• 10
    rakip takım oyuncuları oyun kurucularımıza baskı yaptıklarında top ister istemez beklerimize geliyor. ne balta ne de sabri oyunu kurabilecek nitelikte pas çıkarabilecek adamlar değiller. ne yazık ki carole da aynı klasmanda bir oyuncu. riera, telles, eboue, denayer gibi oyuncular teknik becerileriyle bu yükün altından kalkabiliyor oyunu bek mevkiinden kurabiliyorlardı. onlar olmadığı için artık toplar hep kaleciye dönüyor. oyun kurulamayınca doğal olarak topu ileriye atıp rakip sahada presle kazanma taktiği(!) işin içine giriyor. yine taktiğin en boktan yanı ileride hakan şükür, elmander gibi topa çıkıp alıp kontrol ederek takıma hücuma çıkmak için zaman kazandıran özellikte bir adam olmaması. eh ileride de burak yılmaz gibi kafa topunu almayı bırak "sekerse gelebilir belki lan" kafası yaşayan bir arkadaş olunca bu olay gerçekleşiyor. eh takım da basacak fizikte bir takım değil. bastı mı zaten 30 dk sonra piller bitiyor. idare edince yatınca falan düşük tempoda "takımın sorunu mental bakın yoksa fizik var"cılar çıkıyor ortaya ki 31 olsalar çekilmez.

    galatasaray tarihinde kalecisi eğer bir sezonda çok geri pas almışsa ya işler yolunda gitmemiş ya da takım tepe taklak olmak üzere demektir. vaktiyle mondragon ağır diye eleştirilmişti hatırlıyorum eh çünkü adamı neredeyse libero gibi oynatıyorduk. yine çekirgenin sıçradığı dönemlerde kalecinin libero gibi oynaması skor yazarları tarafından övülmüş akabinde de çöküş başlamıştı.

    kadromuz kalitesiz. kim ne derse desin, yerli oyuncularımız profesyonel değiller ve yeterince çalışmıyorlar, kendilerine bakmıyorlar. bunun da sorumlusu futbolcuya dayalı düzen.

    (bkz: fucking turkish mentality)
App Store'dan indirin Google Play'den alın