• 2512
    şimdi olaya melonun gözüyle bakalım;

    juventus gibi dünya kulübünün oyuncusuyum. ama takımda istenmediğim için talibim olan bir diğer dünya kulübü galatasaray'a kiralık geliyorum.
    galatasaray'da gayet başarılı bir sezon geçiriyorum, taraftarın sevgilisi oluyorum. olay çıkarmış olmama rağmen yönetim tarafından affediliyorum. sezonu şampiyon kapatıyorum. sosyal medyada şampiyonluk kutlamlarından çok benim dansım konuşuluyor.
    afedersiniz ama kıçım kalkıyor biraz. sonuçta uzun zamandan beri aradığım, özlediğim bir duygu bu, ben kahramanım!
    sonra galatasaray bonservisimi elinde bulunduran juventus ile görüşmelere başlıyor. 13 milyon euro'ya juventus satış bedeli koymuş. ancak galatasaray bu fiyatı aşağıya çekmeye çalışıyor.
    bu arada ben tatilde, deniz, kum ve güneşin tadını çıkarıyorum. beni arıyorlar, diyorlar ki geçen yıl aldığın paradan biraz feda! et. lan diyorum beşiktaş mı yoksa benim geçen yıl oynadığım takım. şaşırıyorum.
    sonra farkediyorum ki türk insanı çok duygusal, birbirinden çabuk etkileniyor.
    yok diyorum olmaz, geçen yıl aldığım parayı isterim. bu arada tatilim devam ediyor, ailemle beraberim.
    çok özlemişim hepsini. isaura hala, rafael dayı hepsini ziyaret ediyorum.
    bu arada hala juventusun oyuncusuyum, juventus takımı kamp programı ve kadrosu açıklanıyor. ulenn ziegler bile var ben yokum kadroda. şerefsizler iyice gözden çıkarmış beni. ama olsun si..tir et, tatil moduna devam, ohhh yatışş.
    arada galatasaray yöneticileri arıyor, ağızlarına balı çalıyorum. siz juventus ile anlaşın ben birşeyler yapacağım. bende sizde oynamak istiyorum. sonra hemen twitter'a birşeyler yazıyorum. taraftara ben burdayım, kalbim sizinle ama çok düşünceliyim mesajı veriyorum. juventus kulübünden ise çaycı bile aramıyor beni. halbuki puşt'a 3 çay 1 tost borcum var.
    herneyse türk basınını takip etmeye çalışıyorum. galatasaray güzel transferler yapıyor. bakıyorum verilen paralar gayet iyi, o zaman ben neden feda edeceğim diyorum kendi kendime. ama sonra bakıyorum beni galatasaraydan başka isteyen takım yok.
    menajerimi arıyorum, bak oğlum! bana yalandan bir kulüp haberi yap belki yemi yutarlar. benim kazma menajer çok akıllı ya! bakıyor rus pazarı hareketli hemen spartak moskova melo'yu istiyor haberi yapıyor.
    lan beyinsiz, şekip bile daha inandırıcı haber yaptırırdı. bir bakıyoruz birkaç saat sonra karpin açıklama yapıyor "melo ile ilgilenmiyoruz" kaldık mı ortada!
    bu arada allahtan habere biraz inanan olmuş yöneticilerden. beni arıyorlar "sakın bir yere gitme, biz problemi çözeceğiz diye" atar yapıyorum, beni alın çabuk yoksa başka takımlardan teklif var!
    telefonu kapatıyorum, çocukluk arkadaşım vasques arıyor, gel kanka plajda maç var diye. hemen gidiyorum.
    bir kaç şovdan sonra soldan bir orta geliyor, tam kafayı vurucam, aradan küçük melo kafayı uzatıyor, golllllll.
    kulakların çınlasın volkan diyorum!
    herneyse ben burda tatile devam ederken bildiğim kadarıyla yöneticiler işi bitirmeye çalışıyor. babama dedim, yaz twitter'a birşeyler ben çok yorgunum yatacağım.
    sabah kalktım bir baktım galatasaray benle anlaşmış! benim neden haberim yok??
    baba sen ne yazdın allah aşkına akşam? gün boyu telefon bekledim ama arayan yok.
    tahmin ediyorum 1-2 gün içinde bu iş çözümlenir. bende arena'da artık gerçek bir pitbull olarak yerimi alırım. *