resim
Emre Çolak
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:On Numara
Yaş:34
Boy:1.69
Uyruk:Türkiye
  • 3902
    iki senedir selçuk'tan beklediklerimizi son maçlarda yapmaya başlayan oyuncumuz. geriden top alıp oyunun her tarafına yüksek bir isabet oranıyla dağıtıyor, maçların sonunda da oyundan çok düşmüyor gibi. oynamayı da istiyor ve keyif alıyor gibi bir hali var ama keşke bu kafaya birkaç sene önce gelseydi, daha fazla süre alsaydı.

    taraftar da çok sabırlı davranmadı bence, "beyblade", "adamsın kuzey" gibi konulardan bile vurdu ilk çıktığı zamanlarda. yavaş yavaş alışıyoruz, alışacağız ama genç oyuncuların gelişimine sabretmeye. aslında fatih terim'in son döneminde oldukça etkili kullanmaya başlamıştık kendisini ama sonra italyanların döneminde kayboldu gitti. kaybolan yaklaşık 1.5 senesi var ama hala 23 yaşında. eksikleri var, gelişimini tamamladığında da pirlo falan olmayacak zaten ama belli bir standardı yakalayıp, istikrarı sağlayabilirse uzun yıllar kendisini bu takımda görebiliriz. bunun seçimi emre'de tabii.
  • 2836
    burhan'ın kaçırdığı -muslera'nın çıkardığı da diyebiliriz- pozisyonu başından sonuna izlemek, kendisi hakkında çok net bir verecektir. izledikten sonra, hala emre'nin galatasaray kariyeri ile ilgili olumlu bakabilenler varsa, onlardan da bir şekilde, etraflarına yardımcı olmalarını rica edelim, zira hayata bu derece pozitif ve iyimser bakabilmenin bir sırrı olmalı ve bundan daha fazla kişi faydalanabilmeli.

    http://www.ligtv.com.tr/...toto-super-lig#video 'dan bi zahmet galatasaray maçını seçiyoruz.
    söz konusu pozisyon 51. saniyede başlıyor ve bir mersin kontratağı izliyoruz.
    bir şekilde hücumdayken topu kaptırmışız, mersin de hızlı çıkmış, sabri 20+, melo ve sneijder de en az 10'ar metre geride kalmışlar. topun ortaya nobre'ye, sonrasında da sağa burhan'a gideceği çok belli, dolayısıyla üçünün de bu atağın savunmasında yapacakları pek bir şeyleri yok.

    savunma dörtlüsü, sabri'nin hücumda kalmasından dolayı, üç kişiyle yakalanmış ve bu tip pozisyonlarda sigorta görevi yapan, pozisyonunu kaybeden oyuncunun yerini dolduran melo da taca çıkmış durumda.

    buraya kadar her şey olağan, iç sahada baskılı oynadığın anlarda, bu tip kontralarda yakalanmak çok normal. normal olmayan ise, emre'nin sağlıklı yaşam için koşuyor hali. bu şekilde koşan insanlara, güzel havalarda boğaz'da ya da halka açık park/bahçelerde falan denk geliyorsun, profesyonel bir spor müsabakasında değil. normal şartlarda, nduka'nın, gökhan'dan kurtulup, topu nobre'ye aktardığı sürede, emre'nin nobre'ye yetişmesi, o pası kesebilmesi ya da en azından nobre'ye müdahale edebilmesi gerekiyor, hiç olmadı en kötü, son çare düşürüp sarı kartı görerek atağı kesmesi şart. ancak, top nobre'nin ayağına temas ettiği anda, emre hala en az 10 metre geride.

    nobre topu alıyor, kontrol ediyor, sürüyor, o sırada ekranın sağından burhan fırlıyor, emre yine ortalarda yok. oyun zekan hadi yeterli değil, atağın ne şekilde gelişebileceğini kestiremedin, kafan basmadı diyelim de, maçın daha başında bir 40-50 metrelik bir deparla hiç değilse ceza sahasına kadar koşmama gayretsizliğini ne açıklar?

    pozisyon devam ediyor, nobre yetenek fakiri bir adam olduğu için topu burhan'ın koşu yoluna aktaramıyor, hakan balta'nın da iyi pozisyon almasının payı var elbet, neyse top yine paşamıza geliyor. 20 metre kadar önünde sneijder, 10 metre civarı da sağında melo var, arkasından da hakan balta geliyor, tek pasla soluna da bırakabilir topu. emre ise, d-hiç biri şıkkını seçip çalım deniyor ve topu kaybediyor.

    bu kadar büyük bir hatanın üzerine, genelde oyuncular artık yetişemeyecek olsalar bile, refleks olarak deli gibi koşup pozisyonu kapatmaya çalışırlar ama emre onu da yapmıyor, burhan'ın iki vuruşundan sonra ancak teşrif ediyor olay mahaline ve orada da anlaşılmaz bir pas tercihi kullanıyor. topu kornere veya taca vurmak yerine, tek pasla iki rakibin ortasındaki dany'e bırakıyor.

    dany bir şekilde topu ceza sahasının dışına uzaklaştırıyor, emre bu sefer de çok kontrolsüz bir şekilde dalarak, tehlikeli bir yerden bir duran top şansı yaratıyor. pozisyona faul çalınmamış olması, hareketin anlamsızlığını değiştirmiyor. 5 saniye öncesinde topu kornere vurmayan bir adam, dönüp burada kornerden çok daha tehlikeli bir duran top fırsatı vermekten çekinmiyor.

    kısacası, emre'nin gerek fiziksel gerek mental kapasitesinin aynasıdır bu kontratak pozisyonu. emre'nin galatasaray kadrosundaki yeri yedeğin yedeği olur ancak, ötesi değil. yani, selçuk yoksa, atıyorum yekta oynar, maçı kopardığında yekta yorulmuşsa, emre'yi alırsın. ya da sneijder'i son 15-20 dakika riske etmek istemezsin zaten almışsındır maçı, o zaman girer emre. ziraat türkiye kupası kadrolarının da vazgeçilmezi olabilir mesela, ama o kadar.

    zaman ve sabır her şeyin ilacı değil malesef. kaldı ki, zaman da, fırsat da fazlasıyla verildi emre'ye, şans da tanındı, sabır da gösterildi. olmayandan olmuyor işte, olmadı, olmuyor, olmayacak...
  • 6122
    milyonların aşık olduğu, çocukken uyumadan önce formasıyla hayalini kurduğu, büyüğünde dişinden tırnağından ayırıp maçına gittiği, sırf sevdasına kavuşmak için kırkı çıkmayan evladıyla kışın soğunda tribününe koştuğu “o kulüp”e dönmemesi gereken çakma tarkan.* o kadar kılım ki bu zararlıya adam tayfasının baş aktörü falan mı bu mu deseler malum “adamı” seçerim. o kadar kılım, o kadar nefretim. hadi oradan çapsız. umarım buraları okurda o kulübe gelme gafletinde bulunmaz.
  • 2138
    malesef artık adı çıkmış olan futbolcudur. istediği kadar kendini geliştirsin, sabri sarıoğlu misali şamaroğlanına dönmüştür taraftarlarca. bir an önce gitse kendisi adına iyi eder.

    not: sabri sarıoğlu hakkında insanların nasıl bu hale geldiğini merak edenler, emre çolak'ın taraftar gözündeki gidişatını inceleyebilirler. 6 7 yıl sonra da gelir başlık açarız emre çolak ile dalga geçen taraftar modeli diye. altına da döşeriz emre'yi savunmamız gerektiği ile ilgili entry'leri.
  • 6186
    zamanında frank rijkaard‘in övgüler dizdiği futbolcu. kendisinin 5 numarayı giymem çünkü diye başlayan haberleri çıktığında delisi olmuştuk. kupa maçında arda frikiği ona attırdığında a class futbolcu olacağı düşünülüyordu. olamadı tabi...

    dün bir kanalda taner çağlı diye bir ingilizce öğretmenine rastladım. kültür ve dil ilişkisi konusunda uzmanlaşmış biri. türk bebeklerinin 18 ayda konuşmaya başlarken, ingiliz bebeklerinin 24 ayda konuşmaya başladığından bahsediyor. ama burada zekanın değil, toplum ve kültürün belirleyici olduğunu belirtiyor. çünkü o bebekler daha sonrasında okuduğunu anlama konusunda bambaşka yerlere evriliyorlar.
    youtube’da ismini aratıp izleyen olursa emre çolak özelinde neden bunu anlattığımı daha iyi anlayacaktır.

    8 sene önce de aynı seviyede oynuyordu sayın yeni arda.
  • 5044
    23 ocak 2016 osmanlıspor galatasaray maçıkamp kadrosuna alınmamış. gidici sanırım. ilk 11 oyuncusu değil ama yedekte gideri vardı bana göre. oyuna sonradan girdiği maçlarda takıma hareketlilik katmak olsun, pas yapmak olsun, ayakta top tutmak olsun bize katkı veriyordu. ayrıca 1.5 milyon tl ile takımın en az kazananlarından. tamam beni de tam olarak tatmin etmiyor oyunu ama şu dönemde gitmesine de gönlüm çok razı değil açıkçası.
  • 3168
    sanırım bu herife sallamayan tek ben kaldım sözlükte. ben de bişeyler söyleyeyim de başıma bişey gelmesin.

    ulan elin yabancısı 19 yaşında şampiyonlar liginde takımına tur atlatıyor, bizim de son yıllarda alt yapımızdaki en umut veren adam 23 yaşına geldi, hala kas yapacak diye bekliyoruz.

    yaa hadi fiziğini geliştiremiyorsun. tamam. demek ki bünye bu kadarına izin veriyor. ama allahını kitabını seviyosan bari pas verdikten sonra aynı yerde mal gibi bekleme. başka bölgeye hareketlen, boşa kaç, bişey yap amk. pası verip mal gibi kalma yaa. kurban olayım. çıldırıyorum yemin ederim.

    arz ederim.
  • 6249
    fatih hoca'nın kendisini isteyip istemediğini bile bilmeden üzerinden spekülasyon yaratıp yönetimi eleştirmenin anlamsız olduğu futbolcu. ben açıkçası fatih hoca'nın kendisini istediği konusunda çok da emin olamıyorum. kendisini 2011-2012 sezonunda sol kanatta kullansa da 2012-2012 sezonunda yıldızları fazla barışmamıştı ve fatih hoca bi maçta net bir pozisyonu harcayan emre'ye küfür ederken kameralara yakalanmıştı. oyununu geliştirmekten çok instagramdan manken düşürmeye çalışıyor, sercan yıldırım'la falan takılıyordu. bunu oyunu geliştirmeye, seviye atlamaya da en müsait olduğu dönemde yaptı. hoca fazla sevmez böyle topçuları. instagramda takip ettiği kişilere bakılırsa da emre'de hiç bir değişme belirtisi yok. hala aynı emre.

    evet taraftar da emre konusunda çok masum değil. ancak emre de galatasaray'da 1 sezon dolu dolu oynayınca çok farklı kafalara girdi ve görüntüye bakılırsa yaşı 30 a gelmesine rağmen hiç bir olgunlaşma belirtisi yok. 30 yaşına gelmiş ama hala düzenli ilişki olayına girmemiş, hala mankenlerle one night stand kovalayan bir emre profili var karşımızda. keşke aynı enerjisini sahada da gösterseydi. çok farklı bir kariyeri olabilirdi.
  • 3999
    sınıfın tembel öğrencisinin en zor matematik sorularını ilk çözen olmasındaki diyalektiktir emre çolak.
    bilinenin aksine zeka seviyesi çok yüksektir.

    sevgili küçük adam;

    namus genelde namussuzların dilinden düşmez.
    namağlup averajla ikinci olduğumuz dönem sümen altı yapıldı. *
    bizi de genç hamza hocamızı da utandırma.

    (bkz: 4 ocak 2015 beşiktaş galatasaray maçı)
  • 5258
    24 nisan 2016 galatasaray kasımpaşaspor maçında 78 topla buluşmayla sahada en çok topla buluşan futbolcu kendisiydi. biri asist olan iki kritik pas attı. bu maç özelinde defansif olarak da çok iyiydi aslanım benim.

    maçkolik'e göre bugünkü maçta istatistikleri şöyle;

    topla buluşma 78
    isabetli pas 51
    isabetsiz pas 8
    kilit pas 2
    kazanılan faul 6 , yapılan faul 3
    top kazanma 2
    ikili mücadele kazanma 11

    ayrıca bugün maçta selçuk inan çıktıktan sonra sabri'nin tribiyle karşılaşınca kaptanlık pazubandını önce muslera'ya götürdü. muslera da takmayınca pazubandı koluna geçirdi. bu sezon bir kaç maçta daha kaptanlık yapmıştı. inşallah artık ilerleyen yaşıyla beraber olgunlaşır da katkı vermeye devam eder. yüreyedur aslan.
  • 6203
    murathan mungan'ın sevdiğim bir sözü vardır, "sürekli geçmişe dönersen boynun tutulur" diye, emre çolak, arda turan ve bunlar gibi gidenlerin peşinden bakanların evinin girişine asmak gerekir.

    galatasaray'ın rakiplerinden en belirgin özelliğidir, geriye bakmaz, gözü hep ileride olur. o yüzden 'dönecekmiş, gelecekmiş, istiyormuş'lu geçmiş zamanla biten cümlelere bakmamak gerekir.

    yaşı genç, gitsin kendisine kulüp bulsun. o bulamıyorsa, menajeri bulsun. kimse bulamıyorsa aydın yılmaz'ı örnek alıp futbolu bıraksın.
App Store'dan indirin Google Play'den alın