resim
Emre Akbaba
Takım:Eyüpspor
Mevki:On Numara
Yaş:33
Boy:1.80
Uyruk:Türkiye
  • 4635
    uzun zamandır gördüğüm en şanssız futbolcudur.

    2018-19 sezonunda 2 kere ayağı kırıldı.
    ertesi sezon başı 2 kere arka arkaya adale sakatlığı yaşadı.
    2021-22 sezonu başı koronaya yakalandı. herkes 10 günde karantina sürecini tamamlayıp dönerken; fatih terim'in 27.07.2021 basın toplantısında söylediğine göre; emre hastalığı ağır bir şekilde geçiriyor ve hala hastanede tedavi görüyormuş.
  • 2632
    en az 1.5 sene futbol oynayamaz dendikten sonra 1 sene bile olmadan takıma dönen, dönüşünde ise hiç bir uyum sorunu, form düşüklüğü yaşamadan sahada mücadelesini veren ve son dakikalarda oyuna girdiği maçları saymazsak 7 maçta 5 kez direkt gole etki eden (4 gol 1 asist) futbolcu.

    kimse kusura bakmasın ama allah hiç bir futbolcuyu sözlükteki bazı renkdaşlarımızın eline düşürmesin.
  • 679
    yok mu alt liglerde bizim de bir tane bolusporumuz, şöyle paket olarak tarık, tolga, carole, çalık dörtlüsünü 4-5 milyona alacak.
    mustafa başkandan ricam, bir basın toplantısı ile fener ve boluspordan bu transferlerin nasıl yapılabileceğini bize de öğretmelerini istemesidir. hem kamuoyu da bilgilenmiş olur.
    malum söz konusu güzide (!) kulüplerimiz bu konuda oldukça uzmanlar...
  • 1134
    umarım kendisi hakkındaki düşüncelerimiz kanadaya taşınan izmirlinin düşüncelerine benzemez dediğim futbolcu.

    hikayeyi bilmeyenler için buraya bir kopyasını bırakıyorum.

    --- alıntı ---

    kanada'ya taşinan izmirli'nin komik günlüğü

    "denizci" isimli yorumcumuzun tavsiyesi üzerine, "kanada’ya taşınan bir izmirli'nin günlüğü"nü de sizlerle paylaşmak istedik:

    12 ağustos

    kanada'daki yeni evime taşındım. çok heyecanlıyım. burası çok güzel. dağların manzarası muhteşem. onların karlarla kaplı halini görebilmek için sabrımı zorluyorum.

    14 ekim

    kanada dünyanın en güzel yeri. yapraklar kırmızı ve turuncunun tonlarına dönmeye başladı. bir atla kır gezintisi yaptım ve bir sürü geyik gördüm. çok güzeller. yeryüzündeki en güzel hayvanlar. burası resmen bir cennet. kanada'yı çok ama çok sevdim.

    11 kasım

    geyik avlama sezonu kısa bir süre sonra başlıyormuş. bu kadar güzel hayvanları öldürmeyi nasıl olur da isterler anlamıyorum. umarım yakında kar yağışı başlar. sabırsızlıkla bekliyorum kar yağışını...

    2 aralık

    dün gece kar yağdı. her yerin beyaz bir örtü ile kaplanışını seyretmek için gece saat kurup kalktım.tıpkı kartpostal gibi. dışarı çıktık merdivenlerdeki ve garajın önündeki karları kürekle temizledik. kartopu oynadık (ben kazandım). kar temizleme makinesi gelince, garajın önündeki karları tekrar temizlemek zorunda kaldık. yorulduk ama çok eğlendik.

    12 aralık

    dün gece biraz daha kar yağdı. kar temizleme makinesi ile garajın önündeki karları tekrar temizledik. burayı seviyorum ama kar da bazen sıkıcı oluyor. yine de, iyi ki gelmişim buraya diyorum.

    19 aralık

    dün gece biraz daha kar yağdı. işe gitmek için garajdan çıkamadım. burası çok güzel bir yer fakat kürekle kar temizlemekten yoruluyor insan epeyce.

    22 aralık

    boktan kar dün gece yine yağdı! kürekle kar atmaktan ellerim su topladı, belim tutuldu. kar temizleme makinesi ben garajın önünü kürekle temizleyene kadar yolun köşesinde gizlendi. pezevengin evladı!

    25 aralık

    ..ktiğimin karı yine yağdı. eğer kar temizleme makinesini kullanan pezevengi elime bir geçireyim, o puştu geberticem. yollardaki buzu eritmek için neden tuz kullanmıyor acaba ?

    27 aralık

    allahın belası kar dün gece yine yağdı. inanılır gibi değil. durmaz mı hiç ulan bu? kar temizleme makinesinin son gelişinden beri 3 gündür karları kürekle atamadığım için resmen eve hapsoldum. hiçbir yere gidemiyorum. hava durumunu sunan spiker bu gece 25 santim daha yağacağını söyledi ! yuh ! ana............ yağ bari!

    28 aralık

    dün gece kar " 83 cm " yağdı, ne 25'i ! bu kodumunun karı yazdan önce erimez abi. kar temizleme aracı kara saplandı, hıyar herif benden kürek istedi. karları temizlerken son kalan küreğimi de kırdı ibne! ben de gittim kafa attım. burnu yamuldu ..ospu çocuğunun. mahkemelik olduk...

    4 ocak

    nihayet evden çıkabildim. markete gittim, yiyecek filan aldım. dönüşte bir geyik arabamın önüne atladı. arabamda 3000 dolarlık hasar var. bu pis hayvanların hepsini gebertmek lazım.

    3 mayıs

    arabayı şehirde tamirciye götürdüm. yollara dökülen tuz yüzünden arabamın kaportası çürümüş. "arabayı atın, yenisini alın" dedi tamirci...

    10 mayıs

    türkiye'ye kesin dönüş yaptım. izmir'e bir daha ayrılmamak üzere yerleştim. ..kerim kanada'yı da, karı da, geyikleri de....

    --- alıntı ---
  • 2065
    ben boyle kaderi 6222 dedirten futbolcu, adasim. sen once fransa’da allahin bile bilmedigi bir takimdan gel turkiye’de parla, sonra hayalini kurdugun, taraftari oldugun takima transfer ol. o takimda inanilmaz hizli bir baslangic yap gol,golleri sirala, yetmedi milli takimda bir deplasman macinda iki gol birden at, en tepeye cik. yasin da 26, gencsin hala. belki de o gumbur gumbur gelen milli takim jenerasyonunda 10 numara sen olacaktin.

    sonra o anlamsiz erzurumspor maci, belki 1-0 kazandik ama sen sakatlandin. doktorlar ameliyat dedi. inanmak istemedik once. ama ne yazikki resmi aciklama geldi. donmen aylar surdu. tam form tutmaya baslayacakken, yavas yavas 90 dakikalik maclar cikarmaya baslarken, bu sefer de o gudubet rize maci cikageldi. gene kirildi ayagin. o gun hasan kartal’in gerzek aciklamalari bile bizi o kadar sinirlendirmedi, cunku hepimizin akli sendeydi.

    hatirlar misiniz, bir donem eski futbolcumuz alper tezcan ayda bir ana haber kanallarina cikar, “galatasaray bana yardim etsin, onlarin yuzunden ayagim kirildi, futbol oynayamiyorum, elimde tek uefa madalyasi kaldi onu da satcam, bak satiyom haa, valla satarim” derdi. ama isin gorunen yuzu baskaydi. kendisini taniyanlarin ifadesine gore alper sakatligi doneminde gece hayati ve sigaraya baslamis ve kendine bakmamisti.

    iste alper’in sozde yasadigi o dramin gercek oznesidir emre akbaba. turk futbolunun yeni stari olacakken 9 ayda iki kere ayaginin kirilmasidir ona tokat gibi carpan. belki uefa madalyasi yok ama belirsizlesen bir gelecegi var. gecen 3-2 kazandigimiz isvec macini izledim, huzunlendim. o macta emre akbaba cosmustu. keske o sakatliklar olmasa, fransa ve izlanda karsisinda da seyretseydik onu.

    kendisine adas tavsiyesi, pes etmesin. okan’in da, umit davala’nin da ayagi kirilmisti. ikisi de kullerinden dogdu. umit davala’nin o 98 subatinda aglayarak ambulansla hastaneye tasindigi sahneyi cogumuz izlemisizdir. youtube’da televole nostalji kusaginda cikar. o umit davala subat 98den yaklasik iki sene sonra milan’in hayallerini yikti, uc bucuk sene sonra milan formasi giydi, ve dort bucuk sene sonra 2002 dunya kupasinda tarih yazdi. okan da cocuk yasta ayagi kirildi ama pes etmedi. inter’e kadar gitti (tabi inter’e transfer sureci, ona olan tepkimiz, bize inaneti ayri konu.)

    o yuzden emre, kariyerin bitmedi! hala kendini toparlaman icin sansin var, sen yeterki inan!!
  • 390
    madem yine gündem oldu, adettendir,

    http://gss.gs/rh3

    daha önce yazdım ama tekrar edeyim, ablası galatasaray lisesi'nde fransızca öğretmenidir. ailece galatasaraylılar. zaten alt yapısı fransa'dan. fransızca biliyor oluşuyla birlikte de galatasaray futbol takımı hücum hattıyla da iyi bir iletişimi olacaktır.

    gelirse yabancı oyuncu sınırı gelmeden önceki en önemli hamleyi biz yapmış oluruz. bu adam fatih terim'in elinde ligin en önemli türk oyuncularından birisi olur.
  • 2251
    10 ocak 2020 galatasaray altay maçında 70. dk itibariyle şu yazdığım entryden yüzde yüz emin oldum: (bkz: #2799101)

    abi cidden bacağın kırılıp geldin sahaya çıktın ama hiçbir temastan çekinmeden kayarak müdahalelere girişerek oynaman inanılmaz bir şey. bir ofans oyuncusuna kayarak müdahale yaptıramazsın ama bunu emre gibi çok ağır sakatlıklardan gelen bir oyuncudan görmek cidden tarifsiz bir his. falcao'nun arkasında kendisini izlersek inanılmaz bir emre inanılmaz bir galatasaray bizi bekliyor olacak sezonun ikinci yarısında. maşallah.
  • 1992
    kapitalist hayallere mahkum giden futbolcumuz. "belki linç edilebilirim" diye cümlelere başlanıp yumuşatmaya gerek yok. emre işini yaparken sakatlanan bir futbolcu. sorumsuzca evde playstation oynarken, ya da 3. kattan havuza atlamaya çalışırken sakatlanmadı bu adam.

    şuta izin vermemesi, o şutun gol olup şampiyonluğu yakma ihtimallerini de göz önünde bulundurmaya gerek bile yok. bu adam 4-0 önde olduğumuz bir maçın son dakikasında orta sahada önemsiz bir ikili mücadelede de sakatlansa aynı şeyler geçerli; bu adam işini yaparken sakatlandı.

    sözleşmesinin dondurulmasını istemek bir işçinin, iş sırasında yaralanması ile benzer durum. sanırım fabrikatör olsanız ve işçiniz yaralanma, iş görmez raporu alsa ona da maaşını ödemeyeceksiniz siz. peşinen söyleyeyim hiç "abi asgari ücretli işçi ile milyonluk topçu bir mi?" demeyin çünkü evet, bir. kişinin aldığı ücret onun yasalar ve koşullar çerçevesinde hakedişidir ve miktar hiçbir şeyi değiştirmez.

    bu tarz hastalıklı (afedersiniz ama öyle) fikirleri gelip tam da soma faciası'nın yıldönümünü devirdiğimiz dakikalarda yazılmış olması ise insanı daha fazla yaralıyor. 5 yıl geçti. insanlar öldüğü ile yaralandığı ile kaldı. o günkü sorumlular ise halen daha hiç hesap vermeden dolaşıyor. bu 5 yılda insanımız en ufak gelişme göstermemiş, yazık.

    ne kadar maaş alırsa alsın emre de bir işçidir. sermayeden önce işçiye önem vermeye başlamadığınız sürece hiç ağlamayın bu ülke ne hallere geldi diye. çünkü "emre'nin sözleşmesi dondurulsun" düşüncesi vahşi kapitalizmi besleyen düşüncelerdir. konu nereden nereye geldi.

    umarım emre'nin kendisinin de böyle bir düşüncesi varsa bile hemen vazgeçer. çünkü böyle bir durum, gelecekte yaşanacak haksız hakediş gasplarının da önünü açar, sermaye sahiplerini cesaretlendirir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın