• 1
    kulübümüzün transfer politikasını sıklıkla fc porto, lille osc ve afc ajax gibi kulüplerinkiyle karşılaştırıyoruz. bu karşılaştırmaları yaparken meselenin önemli bir tarafı olduğunu düşündüğüm bir noktayı gözden kaçırabiliyoruz. bu kulüplerin bulunduğu ülkelerin emperyal geçmişleri dolayısıyla çeşitli üçüncü dünya ülkeleriyle bağları var. portekiz’le güney amerika ülkeleri arasında, fransa’yla afrika ülkeleri arasında, hollanda ile de surinam arasında böyle bir ilişki var.

    bu sömürü ilişkisinin politik ve ahlaki değerlendirmesini bir yana bırakarak futbol dünyasındaki etkisine bakacak olursak, ülkeler arasındaki bu tarz bağlar o ülkelerden transfer edilen futbolcuların uyum sürecini kısaltıyor. bu futbolcular transfer olduktan sonra dil sorunu yaşamıyorlar. aradaki kültürel ve ekonomik bağlar dolayısıyla kulüplerin hakim olduğu futbolcu havzası da geniş oluyor.

    bizim bu koşullar altında bu kulüplerle yarışmamız güç. mali olarak daha iyi duruma gelebilmek için kendi insan kaynaklarımızı verimli kullanmak durumundayız. yoksa, yalnızca daha isabetli transferler yaparak, daha iş bilir yöneticilerle şimdikinden daha karlı alış ve satışlar yaparak şu anki durumdan öteye geçebileceğimizi sanmıyorum. daha köklü ve yapısal sorunlarımız var. çözümlerimiz de öyle olmalı.
  • 2
    çok doğru olmadığını düşündüğüm fikirdir.

    ortak dil muhakkak bir avantaj ancak, avrupalı emperyalist ise osmanlı "imparatorluğu" ne idi? bu mantık ile biz de müslüman kaynaklara çökmemiz gerek.

    ancak gerçek hayatta, sen iyi scouting altyapını kurar, kendi sistemini de avrupa'nın büyük kulüplerinin gözüne sokabilirsen, brezilyalısı da koşar sana, kanadalisi da, faslısı da.
  • 3
    hollanda-surinam, curacao
    ingiltere- gana, nijerya, jamaika
    portekiz- brezilya, gine bissau, yeşil burun adaları
    fransa- senegal, mali, orta afrika cumhuriyeti, kamerun, cezayir, fas.
    belçika-kongo

    şeklinde en bariz örnekleri olan ilişki. bu ülkelerin futbolcu havuzları hala eski sömürgesi oldukları ülkeler tarafından sömürülmekte. bununla ilgili en can alıcı örnek ise rsc anderlecht'in chancel mbemba mangulu transferi. adamların kongo üzerinde öylesine güçleri var ki kongo'da 1988 doğumlu olarak oynayan futbolcunun doğum tarihini 1994 olarak değiştirip 19 yaş altına takımına almışlar ve bütün dünyaya 18 yaşında, büyük bir gelecek vaad eden taş gibi stoper olarak pazarlamışlar. http://i2.cdn.turner.com/...rizontal-gallery.jpg