resim
Emin Bayram
Takım:Westerlo
Mevki:Stoper
Yaş:22
Boy:1.92
Uyruk:Türkiye
  • 1932
    kendisinin seviyesinin uçuk kaçık olduğunu düşünmek ve westerlo tercihini anlamamak, aslında bizlerle ilgili bir hata.

    emin orta halli bir stoper ve kariyerinde oynadığı en büyük takım galatasaray olacak.

    westerlo, anderlecht, malaga yapsa mesela nedir problem kendi açısından? westerlo ona uygun bir atlama noktası, atlayamazsa da gelir gaziantep fk veya eyüpspor’da devam eder mesela. ne olacaktı ki daha fazla?
  • 1933
    bence kendisi okan hocanın istediği derecede ileri çıkıp baskı yapacak, yakın oynayıp top aldırmayacak ya da topa beraber hamle yapacak kıvama gelemedi bu nedenle takımdan ayrılmak istediğini düşünüyorum yoksa ayağı çok temiz bir stoperdi. herhalde başka bir tarz stoper olmak kendisi için daha geçer akçe olduğunu düşündü. kariyerinde başarılar diliyorum belki okan hoca selefine bıraktığında yollarımız kesişir. yoksa kulüpte 18-21 yaş arası oynamış oyuncu çok kıymetli.
  • 1935
    insanların atladığı bir nokta var. bugün 4. stoperimiz konumundaki victor nelsson'un aldığı dakika 612. üstelik bu dakikaların yarısından fazlası (360 dakika) 4. stoper konumuna düşmeden aldığı süre.

    neden bu önemli? sezon başında emin bayram davinson, nelsson ve apokerimin ardından 4. stoperdi de o yüzden. he westerloo tercihi, oynadığı dakikalar potansiyeli vs her şey tartışılır ama roma'da 2. adam olmaktansa galya kasabasında 1. adam olmayı tercih etmesi doğru bir yolda olduğunu gösterir. ama tüm bu tartışmaların kazanını zaman belirleyecek. zaman, onun yolunu tekrar roma'ya çıkarır ve galya'da cermenya'da kaybolur, bilinmez.
  • 1937
    ilgimiz olduğu söylenen eski futbolcumuz.

    --- alıntı ---

    uğur karakullukçu: "galatasaray'da emin bayram'ı geri getirmeye çalışıyorlar."

    --- alıntı ---

    bir kaç gün önce bir yayında daha iddia edilmişti, eski açık, kazan dairesi veya p4 otopark yayınlarından biriydi sanırım, hangisi net hatırlayamıyorum.

    ateş olmayan yerden duman çıkmaz. emin'in satılması hatalıydı, emin'in gitmek için girdiği tavır da hatalıydı. kalsaydı sezonun büyük kısmında 11 oynayabilirdi.

    hatanın neresinden dönersek dönelim kardır. aldığımız fiyata geri gönderiyorlarsa, ki westerlo'nun türk sahipleriyle olan ilişkiler sayesinde kolaylık sağlayacaklarını umuyorum, transferi olumludur.

    ayrıca altyapımızdan yetişiği ve u21 futbolcu olduğu için uefa listesine yazmadan uefa maçlarında oynatabiliyoruz. +3 kontenjanından yemiyor. bu da ayrı bir avantaj.

    suyun karşı tarafı geniş kadrosuna rağmen devre arasında kağıt üstünde 3 sağlam hamle yapmışken ve buna devam edecekler gibi görünüyorken bizim de kadroyu genişletmemiz gerekiyor.

    edit: kap açıklaması şu şekilde.

    --- alıntı ---

    profesyonel futbolcumuz emin bayram'ın transferi konusunda kvc westerlo ile anlaşmaya varılmıştır.

    yapılan anlaşmaya göre kvc westerlo, şirketimize net 4.000.000 euro tutarında transfer bedeli ödeyecektir.

    ayrıca, futbolcunun ileride diğer bir kulübe transferi halinde; kvc westerlo elde edeceği transfer bedelinin %50'sini sonraki satıştan pay olarak kulübümüze ödeyecektir. ek olarak, kulübümüzün futbolcuyu satın alma önceliği bulunmaktadır.

    kamuoyuna saygıyla duyurulur.

    --- alıntı ---

    bize sattığımız fiyata geri göndermeleri mantıksız değil. zaten bonservisinin yarısı bizdeymiş ve satın alma önceliğimiz varmış. satın alma önceliği de şöyle oluyor; futbolcuya bir teklif geldiği ve westerlo'nun kabul ettiği durumda adamlar bize de bunu söylemek zorunda, bu durumda gelen teklifle aynı teklifi verirsek önceliği bize veriyorlar.

    westerlo tarihinin en pahalı satışları 11m € ile lyle foster ve 10m € ile lucas stassin, 3. sıradaki isim 4m € ile nicolas madsen.

    emin seviye atlayıp iyi bir performans gösterse yine satacakları maksimum fiyat 10-12m € seviyelerinde olacak. yarısını bize bırakmak durumundalar, doğru düzgün bir karları olmayacak.

    westerlo sahipleri ile hatır ilişkimiz varsa 4m€'ya (sattığımız fiyat) bu iş çözülür, yoksa maksimum 6m€'ya biter. gelecekte 12m€'ya başka yere satsalar 6m € bize verecekler, total karları 2m € olacak bu işten. 6m€'ya alırsak kazanacakları 2m €'yu önceden vermiş oluruz. 6 ay önce 4m€'ya sattığımız adamı niye 6'ya geri alıyoruz diyen olursa da yaptığımız hataların bedelidir.
  • 1938
    pavlovic'in alınmaması durumunda geri çağırılması gereken eski oyuncumuz.

    +3 kontenjan hakkı doldurmayacağı gibi, üstüne bir de stoper bölgesindeki niceliği arttıracaktır. şöyle de güzel bir mantığı var.
    morata'nın geldiğini varsayarsak 2 kontenjan kalıyor.
    bek+kanat bölgesini yedekleyebilecek bir sallai ile 1 kontenjan kalacak.
    kalan 1 kontenjanı da lemina tarzı bir orta sahayla doldurursak çok iyi olur.

    bu yüzden de emin veya emin gibi kontenjan kaplamayacak oyunculara yönelmek gerekiyor.

    edit: altyapıdan çıkan 21 yaş altı oyuncu kontenjanında olsaydı +3'ten sayılmazdı ama 2 nisan 2003 doğumlu, yani 21 yaşını doldurduğu için kontenjandan götürebilir. kısacası tam sınırda. o yüzden biraz daha araştırmak gerekiyor. bu konu hakkında uyaran yazar arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
  • 1942
    nasıl mutlu musun kardeşim? belçika liginde küme düşmeme mücadelesi nasıl gidiyor? metehan'a gelen sıra sana gelmeyecek miydi gerçekten? kendi istedi kendi gitti eyvallah. ama listeye yerli oyuncu bulamıyorken kadroda tutulması için daha çok çaba sarf edilmeliydi. gerekirse söz vereceksin, gerisi oyuncunun çabasına kalmış. ne kadar da kolay vazgeçiyoruz 10 yılda bir çıkarttığımız altyapı oyuncularından. galatasaray yerine westerlo denilen çapsız takıma bir oyuncunun gitmek istemesi de normal değil. zaten hemen çıkıp, bu kötü bu badem gözlü diyen bir güruh da var. sanki takımda 10 tane davinson sanchez oynuyor da haberimiz yok.
  • 1944
    benim gözümde huzuru tercih etmiş futbolcudur. istanbul'da çalışan mühendis bile yarın sokakta gezerken manyağın birinden durduk yere bıçak yer miyim yemez miyim endişesi ile geziyor, çoluğunu çocuğunu dışarı salmaya korkuyor vs. bu yüzden isviçre'de, belçika'da çöpçü olmak mı yoksa istanbul'da ceo olmak mı daha çekici bilemiyorum.

    ülkemizin bu gibi gerçeklikleri varken ülkeden giden futbolculara bu sebepten ötürü asla kızmam. yaptığı seçim kariyeri için zararlıdır veya galatasaray'ın işine gelir gelmez bilmem ama en nihayetinde bu leş ortamdan kendini kurtarması ve gittiği yerde mutlu olması tek temennim oluyor.
  • 1946
    25,288 kişinin yaşadığı westerlo kasabasında yaşayan türk genci.

    kanalların yanında sessiz, sakin ve muhteşem doğanın içinde yaşamaktadır.

    futbol, her zaman size milyon dolarlar veya elit seviye kulüpler sunmaz.

    istanbul gibi bir cadı kazanında milyonlarca dolara kıyasla, westerlo'daki sessizliği ve istikrarı seçecek bir sürü insan var. emin de onlardan birisi olabilir.

    türkiye'de yaşayan bazı insanların, artık bazı türklerin yurt dışına çıkıp yaşama sebebinin para ve yüksek mevkiiler olmadığını anlaması gerekiyor.

    (bkz: hukuk)
    (bkz: adalet)
    (bkz: türkiye'de spora siyasetin karışması)
    (bkz: türkiye)
  • 1947
    sezon başında yapılan hatalı planlama yüzünden takımdan ayrılmış altyapı futbolcumuz.

    okan hoca kendisini 4. stoper olarak takımda tutmak istiyordu. 4. stoper olarak istediği süreleri alamayacağını düşündüğü için ayrılmak istedi.

    burada hata ne yazık ki hoca da. nelsson ayrılmak istediğini zaten uzun zamandır söylüyordu. kendini güvene almak için nelssondan vazgeçmeyip eminden vazgeçti. şimdi her ikisinden de oldu biz de 10 milyon euro’ya stoper arıyoruz.
  • 1948
    mümkünse geri çağrılması gereken oyuncumuz. kendisi 21 yaş altı ve altyapıdan olduğu için avrupa'ya eklenecek 3 kişilik listeden muaf oluyor. yani emin bayram + 3 kişi ekleyebiliyoruz.

    hele ki üçlüye geçeceksek kiralık transferi çok mantıklı duruyor. kanı hızlı atan 21 yaşındaki gencecik adam da emekliliği gelmiş dayılar gibi sessiz sedasız kasaba şehrinde yaşamayı bıraksın bence*
  • 1949
    türkiye’de oynamak istemiyorsa bildiği yere kadar yolu var beyimizin.

    sıradan bir vatandaş olarak türkiye’de yaşamak istemeyen insanları anlayabilirim (o da bi yere kadar, avrupa öyle matah bi yer değil, yıllarca yaşadım anasını satim) ama bir futbolcunun, üstelik galatasaray gibi türkiye’nin en büyük futbol takımında oynayan bir futbolcunun, burada oynamak istemeyişine şaşırıyorum cidden.

    bizde oynayan ortalama bir futbolcu bile halk nezdinde yıldız muamelesi görüyor, gittiğin yerlerde ilgi alaka tavan. hesap bile ödetmezler adama. siz sanıyor musunuz ki bizdeki yıldız topçuların aidiyeti sadece florya suyundan kaynaklanıyor. adamlara o kadar çok love bombing yapıyoruz ki bizden önce ve sonra gittiği hiçbir takımda böyle bir sevgi görmüyor. dünya yıldızı dediğimiz drogba bile burda 1,5 sene oynadı, peygamber muamelesi gördü, drogba diyorum ya. chelsea’nin en büyük 3 efsanesini say desek aklımıza gelir yani. yıldız futbolcu olduğu, tüm kupaları aldığı chelsea’de bile burdaki sevgiyi saygıyı görmedi adam. tabi elçimiz olur anasını satim.

    emin’e gelince. ya kardeşim, yıllardır altyapımızdan çıkan oyuncu sayısı belli. sahada olduğunda gözbebeğimiz olacaksın, belli bir süreçte kimse senin ne hatalarına kızacak ne de kötü futbolunu eleştirecek. derdin neydi de gittin yahu. şu sorunlu defansımızla zaten hiçbir şey yapmasan bile forma şansı bulurdun. metehan bile denendi, birazcık ışık gösterseydi, formayı kapmıştı şimdi. halt ettin af edersin.

    futbolcuların çoğunun kafası çalışmıyor, cidden inanıyorum buna. ben futbolcu olsam, çok üst düzey takımlarda oynamıyorsam ya da düzenli forma şansı bulamıyorsam, kafamda da futbol oynamak varsa, ilk durağım türkiye’deki büyük takımlar olur. yemişim valencia’yı, villareal’i, lazio’yu, tottenham’ı, newcastle’ı. ilgi üstünde olacak, her yaptığına alkış tutacak sana tapan taraftar kitlesi olacak, gittiğin her yerde padişah muamelesi göreceksin, vergisiz paranı kazanacaksın, istanbul zaten dünyanın en güzel şehirlerinden biri. gerizekalı mıyım gideyim kasaba takımı villareal’de oynayayım. 30’uma girdiğimde tatil için oynarım anca ):
App Store'dan indirin Google Play'den alın