• 180
    transferleri, kulüp içi durumları taraftara ulaştırmaya çalışan insan.

    en sevmediğim insan grubu olabilir, ekseriyetle gizem yaratacak tavırlar sergilerler. merak yaratma isteği itici geliyor bana. sözlükte de böyle birçok arkadaş var. en basitinden 21 ocak tarihinde küçük çaplı bir infial yaratan, sözlükteki insanları meraka sürükleyip beyinlerini meşgul eden, dakikalarını çalan arkadaşa herhangi bir yaptırım yapılmadığını gördüğüm zaman bunu yazmak istedim. çünkü çektiği ilgi yanına kar kalmış oluyor. sözlükte, sözlük yönetimine kaynağını özelden de olsa kanıtlamayan ve duyumculuk yapan herkesin sözlükten uzaklaştırılmasını istiyorum. bu durum sandığımız kadar basit değil, sizin bir anlık ilgi budalası olma merakınız insanları kışkırtıyor, zamanlarını çalıyor, içlerinde oluşturdukları beklenti de yönetime öfke olarak geri dönüyor.

    edit: yazım
  • 182
    keriz silkeleyen kişi. hem de baya aleni aleni keriz silkeliyorlar.

    duyumcu twiti: "arkadaşlar çok bomba bir haber var ama teyit edince yazacağım, herkes hazır olsun bomba patlayacak!"

    takipçi yanıtı: "başgan ver haberi ver, kuruduk!"

    kafamdan geçen: "amk zaten kaynağım var diyorsun bilgiyi ondan alıyorsun, teyiti kime yaptırıyon o zaman? saçma engelle geç"

    duyumcu twiti: "arkadaşlar o bomba isim ronaldo nazario idi ama yönetim futbola dönmeyi ikna edemedi maalesef. yeter artık fatih hoca'nın sizden çektiği yeter!! siz de kusura bakmayın :(("

    takipçi yanıtı: "boşver qral transferi sen yapmıyon sonuçta. #yönetimistifa"

    bak bu diyalog hiç değişmez, inanmayan açsın baksın.
  • 184
    baggio denen gereksiz yine başlamış duyumculuk kasmaya. adamı fatih hoca yalan söylüyor inanmayın diye ifşa ediyor, adam utanmadan hala devam ediyor. ilgi manyağı sanırım. üzücü olan hala bu adamı takip eden ve inanlar da mevcut. onlara da allah akıl fikir versin.

    transfer döneminde takıma, yönetime, teknik ekibe ve taraftarların akıl sağlığına zarar veren ilgili manyaklarına verilen isimdir duyumcu.

    (bkz: 2019-2020 sezonu yaz transfer dönemi)
  • 185
    2018 - 2019 sezonu transfer döneminde fatih terim tek tek ifşalamış, ayrı ayrı g.t etmişti bu tipleri.

    hiç utanmaları yok ki bazıları tekrar çıkmışlar piyasaya.

    hoca ısrarla "kimseye inanmayın, prim vermeyin. transfer gizli olur" diyor. bunlar hala prim ve takipçi kasma peşinde.

    her transfer döneminde bazı muhabirler vardır, kendisini belli eder. yönetime yakın isimler olur bunlar.

    dursun özbek döneminde nevzat dindar, ali naci küçük bu işten ekmek yediler. bir dönem bein sports'ta görevli amk kurucusu gökmen özdemir aynı şekilde transferlerde birkaç gün önce bilgi veriyordu.

    mustafa cengiz döneminde bunu yapan da süleyman rodop.

    bir de turkcell'le olan sponsorluk sebebiyle bipspor'a da bilgi paslıyorlar.

    öyle roberto baggio'ymuş, aşkın ateş'miş, şuymuş buymuş inanmayın.

    fatih terim dışarı bilgi sızdıranın aklını alır.
  • 190
    fatih terim tarafından geçtiğimiz yaz ifşa edilmelerine rağmen bir şey olmamış gibi devam eden yalan satıcılarıdır.
    ne zaman bir duyumcudan bir şeyler okusam, kafamın içinde özdemir asaf'ın lavinia şiirini geçiririm.

    sanki bu duyumcular bana bu şiirin bu bölümünü okuyor gibi olurum:
    "...
    sana gitme demeyeceğim.
    gene de sen bilirsin.
    yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
    incinirsin.
    ..."

    yalan olduklarını bile bile okuruz ama sonra da inciniriz.
  • 195
    hazır transfer dönemi açılmışken bu konu hakkında birkaç şey karalamak istiyorum.

    her transfer dönemi böyle şeylerin yaşanması gayet doğal bu iş dondurma gibidir mevsimi geldiğinde güzel olur. bu dönem de öyle bir şey. sözlükte bazı yazar arkadaşları görüyorum transferlerle ilgili bilgiler veriyor. yazılanlar doğru yanlış olabilir bir şey demiyorum ama insan duyduğu bildiği bir şeyi söylemek ister bunun önüne geçmemek lazım. moderatör arkadaşlar kaynak yok vs diye bütün entyleri bu sebeple silebiliyor.

    şunu bilmekte fayda var; hiçbir gazeteci, tv'deki yorumcu, twitterdaki fenomen, vs. kim transfer haberi veriyorsa, transferi şu kişiden duydum, x kişiden aldım demez. zaten kaynak bizzat kendisidir. son raddedir yani en son aktarıcıdır. haberi aktaran kişiye kaynağın kimdi, yanında mıydın, orada mı duruyordun gibi şeyler denmez veya sorulmaz. sen zaten ileride onun doğru mu söylediğini yanlış mı söylediğini anlarsın. sözlük bizim yuvamız, sohbet yerimiz kimse burada her hangi bir tv kanalını veya medya kuruluşunu temsil etmiyor o yüzden entry'nin altına kaynağım şu diyerek ıslak imza veya belge ya da isim paylaşması gerekmiyor. bırakın isteyen bildiğini söylesin. sonuçta bunlar devlet sırrı değil herkesin sorup öğrenebileceği şeyler.

    insanlar tv'de ibrahimoviç uçakta diyen adama inanacağına bırakın burada yazılanlara inansın. yoksa insanlar mata, talisca, falcao'nun filan geleceğini düşünüyor. taraftar her zaman ister şener'i de ister, salih'i de, jimmy'de, ahmet'i de mehmet'i de istemekte hiçbir sorun yok. 3 maçını izler sonra bu gs oyuncusu değil der yuhlar. taraftar olmak böyle bir şey oldu son dönemde.

    ben basında geçen çoğu yabancı futbolcunun geleceğine inanmıyorum. taraftarında hayal kurmamasını öneriyorum. çünkü galatasaray oyuncu satmadan oyuncu alamaz. o yüzden şu gelsin bu gelsin diye hesap kitap yapmaya gerek yok. şu an ortalık çok sakin, hele kamp başlasın ondan sonra transfer dönemi hareketlenir. hatta ağustos ayında alev alır.

    kendi adıma birkaç şey yazayım. galatasaray'dan çok sevdiğim bir ağabeyle konusurken laf arası "bu arada babel az önce imzaladı" demişti bana. bunu sözlüğe yazmak suç değil. şimdi bunu duymayan kalmadı. geçen sene kap bildirimleri açıklanmadan "marcao, diagne ve mitroglou'nun yıllık alacağı ücretleri öğrenmiştim." ama basında çıkmadığı ve kap bildirimi olmadığı için buraya yazmadım. kimseyi zan altında bırakmak istemem, buradan da medyaya servis olsun istemem. çok fazla takip edilen bir yer çünkü. özelden soran arkadaşlara fiyatları söylemiştim, yanlıştı diyen buyursun gelsin.

    burada transfer sihirbazı duyumcu diye tabir edilen ve sonradan kendini uçuran bir adam vardı. yazdıklarının yarısı ya yanlıştı ya da eksikti, doğruları da vardı tabi ama hiçbir zaman yazacağım dediği şeyleri yazmadı. bu adam ronaldinho galatasaray'da dese gözü kapalı inanacak bir sürü insan vardı. bu adama kimse kaynağın kim, bunları söylerken yanında mıydın demedi. sormadı da. herkes gözü kapalı inandı. buradan sözlük admini ve moderatör arkadaşlara sesleniyorum. bilgi vermek isteyen insanların önünü kesmeyin, kendim için demiyorum. her sözlük yazarı için söylüyorum bunlar gizli kapaklı şeyler değil herkesin öğrenip aktarabileceği şeyler. bundan bir çıkarı olanlara tabi ki izin vermeyin ama yazmak isteyene de saygı duyun.

    medyada kim yalan yanlış bilgi veriyor kim doğru söylüyor hepsini biliyorum ama isim yazıp kimseyi töhmet altında bırakmak istemiyorum. ama herkese inanmayın. insanların onlara inanmak yerine burada yazılanlara inanması bana göre daha doğru olur.

    son olarak; ben kimin gelip gideceğini bilmiyorum. pek merakta etmiyorum açıkçası, sormuyorum da. ortalık hareketlenirse o zaman bakarım ama o konularda şimdilik bir heyecanım yok.

    bilin istedim. kalın sağlıcakla.
  • 196
    tadı kaçan aktivite.
    basit bir duyum deyip geçemezsin. aynı yalanı defalarca söylerseniz insanlar yalan olduğunu bilse de algısında gerçeklik kavramı oluşur. ben söylemiyorum bilimsel araştırmalar söylüyor.
    ben burda müsade edilirse duyumculuk adı altında en azından bir kaç kişi yönetime karşı kışkırtabilir ya da tam tersi şekilde yönetime olan tepkiyi hafifletebilirim.
    2 "on" almak için kurallar hiçe sayılsın diyemez kimse.
  • 198
    doğru ve yanlış arasındaki fark ince bir çizgi olduğu için sözlük içinde tartışılması ve ortak bir çözüm üretilmesi değerli olan bir konu bence.

    sonuçta doğru duyumlar sözlüğü daha aktif ve heyecanlı bir hale getirerek olumlu bir katkı sağlıyor. zıt noktada ise yanlış ve popülist duyumlar sözlük içinde boş bir beklenti ve sonunda hayal kırıklığı yaratıyor. bu sebeple, sözlüğün bu konudaki hassasiyetini anlıyor ve bir bilgi verildiğinde kaynak aranmasına saygı duyuyorum ama ortak bir nokta bulunabileceğine inanıyorum.

    mesela, gurrpegi ve tragedystreets renktaşlarımızın bilgilerini paylaşma konusunda ciddi bir hassasiyet taşıdıklarını ve kesinlikle on almak, insanları kandırmak veya burada daha popüler olmak gibi bir niyet taşımadıklarını görüyorum. ayrıca, bu isimlerin sözlüğe entry'leri ile değer kattığını düşünüyor ve zaman zaman bir gelişme var mı diye tüm entry'lerine bakıyorum.

    benim naçizane görüşüm. doğru duyumlarla bizi bilgilendirme niyetinde olan renktaşlarımız konusunda ortak bir kanaate vararak, verdiği bilgiler için kaynak belirtmekten muaf tutmanın iyi bir çözüm olacağı yönünde. yani, belirli kişilere "sözlüğün dimarzio'su", "duyumcu", "istibaharatçı" sıfatları veya unvanları verilebilir ya da bu konuda twitter'daki gibi official - resmi - onaylı bir hesap olarak görülebilirler.

    şahsi kanaatim bu şekilde hem doğru bilgiler veren renktaşlarımız rahat eder hem de sözlük içindeki etkileşim olumlu olarak artar.