• 5957
    biraz uzun konuşacağım gibi çok doluyum.

    acilen istifa etmesi gereken yönetim. hem de çok acilen.
    bunu bankalar birliğinden çıktıktan, osimhen, sane, singo, ilkay gibi isimleri aldıktan sonra söylüyorum evet. çünkü maalesef ki sane transferi hariç tutulur dalları yoktur.

    baştan başlayalım…

    muslera’nın gideceği 9 ay öncesinden belli olmasına rağmen transfer sürecinde taraftara hayal satmaktan başka, gerçeklikten uzak isimlerin peşinde koşmaktan başka ve son gün sıkışıp uğurcan’a 27 milyon euro bonservis vermekten başka hiçbir şey yapmadılar. uğurcan artık bizim oyuncumuz destekleyeceğiz orası ayrı ama asla ve kat’a 27 milyon euro etmez. city donnaruma’yı 40’a fln aldı düşünün. kaleci transferi rezalet bir transfer süreciydi rezalet.

    osimhen’in serbest kalma bedeli 75 milyon euro olmasına rağmen 1 ayda bitiremediler. tamam zor operasyon burada çok yüklenmeyeceğim. fakat yaklaşık 1 ay boyunca osimhen aşağı osimhen yukarı derken bu süreçte 1 tane bile oyuncu almadılar. dediğim gibi osimhen transferini pas geçiyorum. oyuncu bizi ısrarla istemese de onu da alamazlardı ya neyse.

    barış alper mevzusuna gelirsek bir rezillik de burada. ya arkadaş siz neyi becereceksiniz bi söyleyin de bilelim. gitmek isteyeni satamıyorsunuz gelmek isteyeni alamıyorsunuz.
    bizim adam edip götünü kaldırdığımız adam arap ligine gitmek için ciğeri beş para etmez adamlarla kulübe baskı yapacak, siyah ekran paylaşacak her gün gitmek istiyorum diyecek siz de ceza vermek yerine ödül verip maaşını artırıp takımda tutacaksınız. galatasaray’a yakışan yönetim ne yapardı. barış alper siyah ekran paylaştığı andan itibaren “oyuncumuz barış alper süresiz kadro dışı bırakılmıştır” diye bir açıklama yapacaktınız. barış kim de koskoca kulübe rest çekiyor atar yapıyor. herkes haddini bilecek burası galatasaray. sen onu altyapıya yollayıp

    singo’ya maliyet hariç bişey demiyorum. 30 milyona sağ beki zor aldınız. 9 milyona davinson sanchez alan adama hırsız dendi bu kulüpte o yüzden çok bişey demeye gerek yok. sizin bir numaranız yok yani galatasaray’ın parasını galatasaray markasıyla çarçur ediyorsunuz.

    ilkay gündoğan 2 aydır bizi bekliyor. biz son güne kadar neyi bekledik bir tane yönetici mantıklı bir açıklama yapsın. bonservis düşmesini mi maaşın düşmesini mi? neyi bekledik allah rızası için birisi açıklasın.

    sane transferi ile hepimizin ümitlendiği, “haziran ayında sans çektik galiba bu sene planlı ilerliyoruz” diye düşündüğümüz sezonda geldiğimiz nokta utanç verici.

    kağıt üzerinde iyi hamleler yapmış olabiliriz ama ne yazık ki bu kadro hâlâ şampiyonlar ligi için çok yetersiz. stoper ikilinde davinson ve abdülkerim var ve yedekleri yok kaan ve singo’yu saymazsak.

    en büyük fiyasko da şu ki bu gece şampiyonlar ligi kadro bildirimi var ve bizim kadromuzda üç tane yabancı futbolcu eksik eksikliği var. yani ne kadar plansız iş yaptığımızın en net göstergesidir.

    ben artık çok yoruldum. plansızlıktan, panik transferlerinden, son günde oyuncu kovalayan takımın dakika başı haberlerini takip etmekten saçma sapan futbolculara milyon euro’lar saçılmasından çok ama çok yoruldum. kulübün devamlı ciğeri beş para etmez menajerler tarafından kucağa alınmasından çok yoruldum. deseydiniz ki biz osimhen‘i aldık çok fazla bir bütçemiz yok gerekli yerlere uygun takviyeleri yapacağız deseydiniz bu taraftar size hiçbir şey demezdi. ama siz taraftarı ederson donnaruma diye diye aylarca oyaladınız. yöneticileriniz pr yapmak için satılık kalemşörlerle saçma sapan isimleri medyaya devamlı pompaladı.

    geldiğimiz noktada her ne kadar kağıt üzerinde iyi ama pahalı transferler yapılmış olsa bile berbat bir transfer süreci geçirdiniz.

    sayın dursun özbek, ya siz çok yetersizsiniz ya da ekibiniz çok yetersiz. her iki halde beceriksiz bir yönetim olduğunuz gerçeği değişmiyor. bankalar birliği sözleşmesinden çıkmanıza rağmen, kağıt üzerinde iyi oyuncular almanıza rağmen, avrupa’da başarılı olabilecek bir kadro iskeleti varken gerekli takviyeleri yapmadığınız için ve avrupa başarısını sattığınız için sizi ve tüm ekibinizi istifaya davet ediyorum.
  • 5960
    hakana yapılan hiç hoş olmadı. almayacaksan en başında söylersin o da yoluna bakar gidecekse başka yere giderdi. hem hakan hem taraftar deli gibi istiyor olmasına rağmen inatla almadılar. başka kulüp olsa ne olursa olsun alırdı. cuestaya 8 jelerte 11 uğurcana 30 veren siz hakan gibi top class oyuncuya bonservis veremedi. size yazıklar olsun, istifa ettiğiniz gün mutlu uyuyacağız. utanmaz herifler.
  • 5961
    barış alper denen karakter yoksununu kadroda tutup hakan çalhanoğlu gibi bir adamı almadınız. kaleci konusunda donnaruma hariç alınabilecek en iyi kaleci olduğunu düşünmekle birlikte 4 ay geniş geniş davranıp son gün 27.5 milyon euro'ya transfer yaptınız. sizin gevşekliğinizi, çekmek zorunda değil bu taraftar. özellikle barış alper ve hakan çalhanoğlu işleri istifa için başlı başına istifa sebebi. 3 sene şampiyonluk +100m euro transfer yapılan bir dönemde bunu başarmak da dursun özbek yönetimine yakışırdı.
  • 5962
    hakan'ı hala alabilirler.

    şampiyonlar ligi listesine yazılmamaya bile razı haberleri var.
    hakan'a verilecek bonservisle mi zengin olacak kulüp?

    önünüze gelene 25m eurodan başlayan bonservisler verdiniz zaten. hakan ile taraftar ne güzel bir bağ da kurmuş, alin getirin işte yahu.

    orhan uluca da söylemiş bazen amatör duyguyla da hareket edeceksin, duygusal bir şey bu. hakan çalhanoglu'nu almayacak yönetim istifa etsin.

    ya kardeşim galatasaray transferin son günü saat 16:00 civarında transfer görüşmesini bırakır mı? naptınız abi çok yorulduk bugün yetiversin artık terledik mi dediniz? bu ne saçma iş kardeşim son ana kadar bir şeyler denemeniz lazım değil mi sizin?
  • 5963
    o kadar beceriksizler ki sezon başında dense ki muslera ve mertens'in yerine ugurcan ve ilkay gelecek, kalede yerliye donulecek ayrıca üst duzey 1 sağ bek/stoper, sane ve osimhen alınacak...

    herkes okey der buna. araya bir tane orta saha sıkıştırsak denir en fazla.

    şu an bu oldu ama ben dahil kimse memnun değil çünkü öyle saçma açıklamalar yapıldı öyle saçma adımlar atıldı ki gelinen noktada mutsuzuz.
  • 5965
    özellikle barış alper yılmaz sürecinde yaşananları, gerekirse kanıtlarla taraftara anlatmakla yükümlüler. tabi buraya okan hocayı da dahil ediyorum. yok oyuncuyu koruyoruz, yok galatasaray menfaatleri falan gibi gereksiz edebiyata girmeden, tüm şeffaflığı ile süreci anlatsınlar. halihazırda benim gibi birçok taraftar artık barış alper yılmaz'ı ve onun karakterindeki herhangi bir futbolcuyu takımda görmek istemiyor.
    madem bir his takımıyız, gözü paradan başka bir şey görmeyen, oportünist, pragmatik tiplerle ilişkimiz inceldiği yerden kopsun.
  • 5968
    pr’la, gazeteciyle, sosyal medya fenomeniyle yeni erden timur olunamayacağını ısrarla öğrenemeyen tiplere sahip yönetim.

    geldiklerinden beri erden timur gibi görülmek adına yapmadıkları pr, vermedikleri poz, kullanmadıkları kanal kalmadı. sonuç? twitter’a isim isim aratıp görebilirsiniz sonucu.

    özetle; taraftar gözünde yeni erden timur olmak için çaba harcayıp acun ılıcalı olan kimselerin oluşturduğu grup.
  • 5969
    transfer sezonlarında süreçleri yönetmeyi bir türlü beceremeyen yönetimdir.

    mesela 2025-2026 yaz transfer dönemi'nde önemli isimler aldılar eyvallah ama sonra büyük patladılar.

    leroy sane ve victor osimhen transferlerinden sonra "sınırlarımızı zorladık bu yüzden başka transferler için bütçemiz çok az kaldı. kaleci ve diğer ihtiyaçlar için uğraşacağız ama pek beklentiye girmeyin." deselerdi kimse beklentiye girmeyecekti ve kendi üstlerindeki baskıyı da yaratmamış olacaklardı. taraftar da bir şey demezdi.

    ama bunun yerine ne yaptılar? medyaya büyük isimleri servis ettiler ve limitimiz var ve para sıkıntımız yok mesajları verildi. böyle olunca da herkes beklentiye girdi.

    öyle bir yönetim sergilediler ki aldıkları oyuncular iyi olmasına rağmen taraftarı böyle bir dönemde bile üzmeyi başardılar.

    dünya çapında olan sane, osimhen, ilkay ve singo gibi isimler transfer ettik. sezon başında bu isimler bahsedilse kimse kolay kolay inanmazdı. bu açıdan bakıldığında başarılı bir transfer sezonu geçirildi. az ve öz transfer oldu. ama yine de süreçleri yönetmeyi beceremedikleri için başarısız oldular.

    türkiye'deki en iyi yerli kaleciyi aldık mesela ama bu süreç yönetme sorunundan dolayı tepki aldılar haklı olarak.

    yine de verilen onca paraya rağmen kadro derinliği kalitesi arttırılamadı. mesela sol stopere bir transfer olmazsa olmazdı ama bir isim bile geçmedi oraya.

    yine en az şubat ayına kadar sakatlık ve cezalı olmasın diye dua edip duracağız sayelerinde.
  • 5970
    bonservissiz leroy sane, 75 milyon euroluk yılan hikayesine dönen victor osimhen ve city'i city yapan ve pep'in sahadaki aklı olan ilkay'ı da yine bedavadan kadroya katabildikleri bir transfer döneminde bile yoğun eleştiri almayı ve hatta istifaya davet edilmeyi başarabilmiş yönetim.

    bunun tek sebebi de kötü iletişimleri ve arka planda ne olduğunu anlayamadığımız fakat dönen ikili ilişkiler ve hırslara kurban gitmeleri.

    bugüne kadar galatasaray'ın muhtemel kaleci transferi için ortaya belki 15-20, belki daha fazla isim atılmıştır. petrovic ile başladı, sommer, ter-stegen, tzolakis, perri ile devam etti; donnarumma, lemmens, ederson ile bitecek derken uğurcan ile bitti. hem de donnaruma'nın bonservisinin 5 milyon euro aşağısına. hal böyle olunca eleştiri almaları çok olağan. bu da yanlış iletişimden kaynaklanıyor tamamen. belki uğurcan tüm bu seçenekler içinde en iyisiydi, bunu ancak zamanla görebiliriz.

    diğer bir eleştirilmeyi hak ettikleri nokta da barış alper yılmaz ve hakan çalhanoğlu konuları.
    barış gitmeyi kafasına koymuş ve bana izin verin diye tutturmuşken zorla takımda tutmamız, diğer tarafta ise buraya gelmek için bütün gemileri yakmış bir çalhanoğlu varken sanki oyun oynarmış gibi inter'e resmi teklif yapmamış veya kararlı bir politika gütmemiş olmaları büyük skandal. bana göre bu transfer dönemindeki en büyük hataları da bu.

    barış alper'i severdik, fizikli ve bize katacağı çok şey olan bir oyuncuydu evet. fakat gitmek isteyip bırakılmadığı bu senaryoda ne derece motive olacak, bize yüzde kaçını verebilecek tartışılır. ayrıca elde edilecek net bir 35-40 milyon euro gibi bir rakamdan bahsediyoruz.

    kısacası 2025-2026 yaz transfer döneminde yaptıkları doğrular kadar yanlışları da var. burada da ya kendi içlerindeki bir iletişimsizlik ya da kişisel hırslar ön plana çıktı diye yorumluyorum. zor şeyleri başarıp kolayları yapamamış olmalarının izahı yok başka.
  • 5971
    barış alper' e zam 2 kat zam yapma teklifi yaptığı ileri sürülen yönetim. galatasaray tarihininin yüz karası olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. bakın kendinize gelin, o eleman sahada taraftardan tepkiyi yediğinde yedek kulübesinde veya kadro dışında oturan adama, bu sefer 2 yerine 5 milyon euro vermek zorunda kalacaksınız.

    barış özür dilemediği takdirde galatasaray taraftarı istediği kadar iyi oynayıp, gol atsın kendisini affetmeyecektir.
  • 5972
    kendisini hâlâ galatasaray spor kulübü başkanlığında görüyorsak, bu galatasaray’ın açık bahtındandır. nasıl ki bir teknik direktör, teknik ekibi kadar güçlüyse; bir başkan da altında çalışan profesyoneller kadar güçlüdür. bir futbol kulübü başkanının asli görevi, kulübün genel işleyişi üzerinde etkili olmaktır. dursun özbek, kulübün mali istikrarı konusunda başarılı sayılabilecek bir performans sergilese de futbolun yönetimi konusunda dolaylı yoldan sınıfta kalmıştır.

    tekrar gelişinin ardından başkanlığı süresince, galatasaray futbol takımı her sezona ciddi zaaflar ve eksikliklerle başlamıştır. doğrudan olmasa da dolaylı yoldan bu durumun en büyük sorumlusu yine kendisidir. “işi bilene vereceksin” diye bir söz vardır; o ise bu basit kuralın dışına çıkmıştır. kendi altında çalışan profesyoneller ki aslında hiç profesyonel değiller, abdullah kavukçu ve ibrahim hatipoğlu, aklıselim ve gerçekçi bir transfer stratejisi ortaya koyamamış, defalarca kez aynı hataları tekrarlamışlardır.

    oysa rakiplerimizin ne oynadığını bile bilmediği, dolayısıyla teknik direktör profillerini belirleyemediği bir ortamda, biz elimizdeki doğruyla, yani hücum futbolunu ve baskılı oyunu benimseyen ve bunu çok başarılı şekilde sahaya yansıtan bir teknik direktörle fark yarattık. bu yapılanma bizi ligde bir dominasyona taşıdı. ancak bu yapılanmanın arkasında esas vizyonu koyan, rakiplerimizin bile transfer stratejilerini değiştiren bir isim vardı: erden timur. işte yöneticilik budur; vizyon katmaktır.

    erden timur, görevde olduğu sürece takım üzerindeki kara bulutları göğüslemiş, en zor ve kırılma anlarında taraftara güven vermiştir. büyük sponsorluk anlaşmalarının zeminini hazırlamış, pek çok yıldız futbolcuyu makul ücretlere ikna ederek projeye dahil etmiştir. tabii ki yanlış ve tutmayan transferleri de oldu. ancak o dönemdeki maddi kısıtlamalar ve bankalar birliği anlaşmaları sebebiyle, zaman zaman risk almak zorunda kalındı. kendisi daha sonra, transferlerdeki isimlerin kendi önerisi olmadığını, yalnızca süreci yürüttüğünü de ifade etti.

    ne var ki timur’un ayrılığından sonra görevi devralan hatipoğlu ve kavukçu, defalarca kez kadroyu eksik bırakmış, dar rotasyona mahkûm etmiştir. hem başarısız olmuşlar hem de futbol konusunda hiçbir vizyon koyamamışlardır. osimhen ve sane gibi mali yüklerin altına girip, ardından donnarumma gibi bir kaleciyi kovalamak mantıklı değildir. donnarumma ile ederson profilleri birbirinden çok farklıdır, üstelik ederson transferinin olmama nedeni maaş yükü olduğu söylebiyor. vergiler de hesaba katıldığında bambaşka bir tablo çıkıyor ortaya çünkü türkiye'de vergileri kulüpler ödüyor. peki o zaman neden donnarumma? arkasında da alternatif olarak genç bir kaleci var, farklı bir profil… siz daha nasıl bir kaleci istediğinizi belirleyememişsiniz ki nasıl alacaksınız? bu, elinde paran olduğu halde kafanda model olmadan araba almaya benzer; her şeye bakarsın ama sonunda karar veremezsin. işte bu yüzden futbolu yönetenlerin vizyon sahibi olması çok önemlidir.

    fiziksel özellikleriyle parlayıp bayern’e sattığın sacha boey yerine, savunması oturmamış, fiziksel olarak zayıf bir bek almak hangi futbol aklının ürünü? oturmuş bir profili analiz edip benzerini bulamayan, muslera ayrıldıktan sonra üç ay yerine kaleci alamayan, “kasamız dolu” diyerek taraftarı oyalayan bir yönetimle karşı karşıyayız. gelen başarılar yanıltmasın; biz doğru yaptığımız için değil, rakiplerimizden daha az yanlış yaptığımız için öndeyiz.

    bu yüzden, bu takım defalarca şampiyon olsa bile ben bu yönetimin istifasını isteyeceğim. geçen sene son dakika sağ bek ararken kapı kapı dolaşıyorduk, bu sene kaleci için aynı tablo yaşandı. artık satacak arsa, mal mülk kalmadı; kendi içinden değer çıkarmak çok önemli. ama biz hâlâ 23 yaş altı yabancı kontenjanını bile dolduramıyoruz. yazık…

    bugün bu takımın tek artısı gerçekten futboldan anlayan, aklıselim taraftarıdır. hem sevindirici hem de üzücü olan durum şudur: böyle bir bilince sahip taraftarın takımı, kendilerinin yarısı kadar bile vizyonu olmayan insanlar tarafından yönetilmektedir. sevindirici yanı, taraftarın doğruyu yanlıştan ayırt edebilecek gücü olmasıdır. ülkemizdeki diğer takımların taraftar profili ile kıyas bile kabul etmez. bu kadar plansızlık ve başarısızlıktan sonra, en kısa zamanda bu yönetimin kulüpten uzaklaşmasını diliyorum.
  • 5973
    para buluyor, kötü harcıyor, okan buruk’un varlığı ile şampiyon oluyor. bu döngü devam ettikçe taraftar da memnun seviyede kalıyor, tüm camia da. koltuğunu da korumuş oluyor.

    şimdi hakan ve sol stoper eksik kaldı, futbol yapılanması ise başlı başına eksik. transferi yapanlar başka meslek erbabları. okan hoca şampiyon yapacak, avrupa’da kotaramayıp tepkileri üzerine çekecek, o sıra yine derbiye yabancı hakem, derbide çıkan olaylara tepkisizlik gibi bir şey olur. okan hoca taraftarın gazabından kupa ile kurtulur ve sezon biter.
  • 5974
    kazımcan karataş'ı amedspor'a satmak üzerelermiş. yani kulübün imajını saçma sapan algılara meze etmek için extra extra çaba sarf eden bu rezil yönetimden bıktım artık.

    ya bir taneniz "beyler chobani sponsorluğu ile fenerbahçe'nin düştüğü yere düşmeyelim, laf vermeyelim, bin türlü algı döner üstümüzden, koç medyası saldırmaya yer ararken açılımın kulübü etiketine biz de ortak olmayalım demiyor mu, bu kadar mı galatasaray hainisiniz siz?
App Store'dan indirin Google Play'den alın