• 5951
    kendisini hâlâ galatasaray spor kulübü başkanlığında görüyorsak, bu galatasaray’ın açık bahtındandır. nasıl ki bir teknik direktör, teknik ekibi kadar güçlüyse; bir başkan da altında çalışan profesyoneller kadar güçlüdür. bir futbol kulübü başkanının asli görevi, kulübün genel işleyişi üzerinde etkili olmaktır. dursun özbek, kulübün mali istikrarı konusunda başarılı sayılabilecek bir performans sergilese de futbolun yönetimi konusunda dolaylı yoldan sınıfta kalmıştır.

    tekrar gelişinin ardından başkanlığı süresince, galatasaray futbol takımı her sezona ciddi zaaflar ve eksikliklerle başlamıştır. doğrudan olmasa da dolaylı yoldan bu durumun en büyük sorumlusu yine kendisidir. “işi bilene vereceksin” diye bir söz vardır; o ise bu basit kuralın dışına çıkmıştır. kendi altında çalışan profesyoneller ki aslında hiç profesyonel değiller, abdullah kavukçu ve ibrahim hatipoğlu, aklıselim ve gerçekçi bir transfer stratejisi ortaya koyamamış, defalarca kez aynı hataları tekrarlamışlardır.

    oysa rakiplerimizin ne oynadığını bile bilmediği, dolayısıyla teknik direktör profillerini belirleyemediği bir ortamda, biz elimizdeki doğruyla, yani hücum futbolunu ve baskılı oyunu benimseyen ve bunu çok başarılı şekilde sahaya yansıtan bir teknik direktörle fark yarattık. bu yapılanma bizi ligde bir dominasyona taşıdı. ancak bu yapılanmanın arkasında esas vizyonu koyan, rakiplerimizin bile transfer stratejilerini değiştiren bir isim vardı: erden timur. işte yöneticilik budur; vizyon katmaktır.

    erden timur, görevde olduğu sürece takım üzerindeki kara bulutları göğüslemiş, en zor ve kırılma anlarında taraftara güven vermiştir. büyük sponsorluk anlaşmalarının zeminini hazırlamış, pek çok yıldız futbolcuyu makul ücretlere ikna ederek projeye dahil etmiştir. tabii ki yanlış ve tutmayan transferleri de oldu. ancak o dönemdeki maddi kısıtlamalar ve bankalar birliği anlaşmaları sebebiyle, zaman zaman risk almak zorunda kalındı. kendisi daha sonra, transferlerdeki isimlerin kendi önerisi olmadığını, yalnızca süreci yürüttüğünü de ifade etti.

    ne var ki timur’un ayrılığından sonra görevi devralan hatipoğlu ve kavukçu, defalarca kez kadroyu eksik bırakmış, dar rotasyona mahkûm etmiştir. hem başarısız olmuşlar hem de futbol konusunda hiçbir vizyon koyamamışlardır. osimhen ve sane gibi mali yüklerin altına girip, ardından donnarumma gibi bir kaleciyi kovalamak mantıklı değildir. donnarumma ile ederson profilleri birbirinden çok farklıdır, üstelik ederson transferinin olmama nedeni maaş yükü olduğu söylebiyor. vergiler de hesaba katıldığında bambaşka bir tablo çıkıyor ortaya çünkü türkiye'de vergileri kulüpler ödüyor. peki o zaman neden donnarumma? arkasında da alternatif olarak genç bir kaleci var, farklı bir profil… siz daha nasıl bir kaleci istediğinizi belirleyememişsiniz ki nasıl alacaksınız? bu, elinde paran olduğu halde kafanda model olmadan araba almaya benzer; her şeye bakarsın ama sonunda karar veremezsin. işte bu yüzden futbolu yönetenlerin vizyon sahibi olması çok önemlidir.

    fiziksel özellikleriyle parlayıp bayern’e sattığın sacha boey yerine, savunması oturmamış, fiziksel olarak zayıf bir bek almak hangi futbol aklının ürünü? oturmuş bir profili analiz edip benzerini bulamayan, muslera ayrıldıktan sonra üç ay yerine kaleci alamayan, “kasamız dolu” diyerek taraftarı oyalayan bir yönetimle karşı karşıyayız. gelen başarılar yanıltmasın; biz doğru yaptığımız için değil, rakiplerimizden daha az yanlış yaptığımız için öndeyiz.

    bu yüzden, bu takım defalarca şampiyon olsa bile ben bu yönetimin istifasını isteyeceğim. geçen sene son dakika sağ bek ararken kapı kapı dolaşıyorduk, bu sene kaleci için aynı tablo yaşandı. artık satacak arsa, mal mülk kalmadı; kendi içinden değer çıkarmak çok önemli. ama biz hâlâ 23 yaş altı yabancı kontenjanını bile dolduramıyoruz. yazık…

    bugün bu takımın tek artısı gerçekten futboldan anlayan, aklıselim taraftarıdır. hem sevindirici hem de üzücü olan durum şudur: böyle bir bilince sahip taraftarın takımı, kendilerinin yarısı kadar bile vizyonu olmayan insanlar tarafından yönetilmektedir. sevindirici yanı, taraftarın doğruyu yanlıştan ayırt edebilecek gücü olmasıdır. ülkemizdeki diğer takımların taraftar profili ile kıyas bile kabul etmez. bu kadar plansızlık ve başarısızlıktan sonra, en kısa zamanda bu yönetimin kulüpten uzaklaşmasını diliyorum.
  • 5952
    para buluyor, kötü harcıyor, okan buruk’un varlığı ile şampiyon oluyor. bu döngü devam ettikçe taraftar da memnun seviyede kalıyor, tüm camia da. koltuğunu da korumuş oluyor.

    şimdi hakan ve sol stoper eksik kaldı, futbol yapılanması ise başlı başına eksik. transferi yapanlar başka meslek erbabları. okan hoca şampiyon yapacak, avrupa’da kotaramayıp tepkileri üzerine çekecek, o sıra yine derbiye yabancı hakem, derbide çıkan olaylara tepkisizlik gibi bir şey olur. okan hoca taraftarın gazabından kupa ile kurtulur ve sezon biter.
  • 5953
    kazımcan karataş'ı amedspor'a satmak üzerelermiş. yani kulübün imajını saçma sapan algılara meze etmek için extra extra çaba sarf eden bu rezil yönetimden bıktım artık.

    ya bir taneniz "beyler chobani sponsorluğu ile fenerbahçe'nin düştüğü yere düşmeyelim, laf vermeyelim, bin türlü algı döner üstümüzden, koç medyası saldırmaya yer ararken açılımın kulübü etiketine biz de ortak olmayalım demiyor mu, bu kadar mı galatasaray hainisiniz siz?
  • 5955
    barış alper yılmaz konusunu acilen neticelendirmesi gereken yönetim. artık çok uzadı bu iş. bakın ''çözmesi'' demiyorum. neticelendirmesi gerekiyor, diyorum. zira çözüm tek taraflı olmaz.

    barış alper'in yaptığı saçmalığın manevi boyutunu geçtik. zaten ipler koptu taraftarla. bu saatten sonra özür dilese, menajeri olacak o düşük zekalı herifi kovsa da fark etmez. taraftar en fazla ''galatasaray'ın yararı'' der, idare eder. o da yarım sezon veya 1 sezon. ağustos ayı galatasaray için hazırlık maçlarıydı. milli ara dönüşü avrupa ile birlikte sezon gerçekten başlıyor. o yüzden şu barış meselesini çözün kardeşim. okan hocayla da konuşun, netleştirin.

    barış'ın olduğu senaryo ile olmadığı senaryodaki galatasaray futbol takımı arasında önemli fark var. barış'ın saha içi katkısını falan geçiyorum. direkt kağıt üstünde santrfor ve kanat rotasyonu açısından bakıyorum. barış'ın olduğu denklemde bence kanat rotasyonu da santrfor rotasyonu da gayet iyi. barış'ın olmadığı senaryoda ikisi de şüpheli. nicelik olarak da nitelik olarak da. avrupa işi zaten bitti ancak barış yoksa, gidin bu takıma lig için de olsa kanat ve santrfor alın. şu anda yedek santrforumuz hiç hazır olmayan icardi, kanattaki 3. alternatif hocanın sağ bek yaptığı sallai. böyle olmaz bu iş. gerekirse bu topçuları korumak için ligde kaliteyi düşüreceğiz artık.

    satıyorsanız satın*, kadro dışı bırakıyorsanız bırakın, en azından saha içinde katkı verecek hale getirebilecekseniz getirin ama bir şey yapın. sonuçlandırın şu işi. yeter ölü taklidi yaptığınız. adamı ne satıyorsunuz ne kadro dışı bırakıyorsunuz. adam da ne antrenmana geliyor, ne kadroya giriyor, ne kadro dışı kalıyor. milli ara dönüşü bu saçmalığın devam etmesini istemiyoruz. önümüzü görelim. ne olacaksa olsun. siz de ona göre gidin lig için rotasyonu zenginleştirecek 1-2 ekleme yapın gerekirse.
  • 5956
    transferi kapattıkları konuşuluyor. halbuki takımın ihtiyaçları var. en azından gelişime açık 2 3 yabancı alsalardı. oyuna girince heyecan yaratacak adamlar da lazım taraftar için. belki biri patlar boey gibi ya da kuş taşa çarpar kaliteli gelişim sağlayan bir oyuncu buluruz. ama yok nerede sakat, çelimsiz, mentali sıkıntılı onlar gelir.
    jelert-cuesta-yusuf demir gibi oyuncular yüzünden bu transferlerden de çekinir hale geldik. scoutlar ile iş tutup yetenekli oyuncular getirilmesi iyi olacaktı. ancak nerede o vizyon?
  • 5959
    taraftarın kendilerinden o kadar beklentisi yok ki kanat, 3. forvet, sol stoper duruma göre orta saha ve sağ bek yedeği lazımken transfer haberi çıkmamasına rağmen taraftar tepki göstermiyor.

    işte o kadar berbat bir yönetim. umarım bir an önce defolup giderler. susunca kendileirini unutturacaklarını düşünecek kadar galatasaray kültürüne yakışmayan bir yönetim.
  • 5960
    2 seneden beri gideceği belli olan 14 yıllık efsane kalecisinin yerini doldurmak için son günü bekleyerek rekor bir bonservisle kaleci alan yönetim, bu yaz başında su kaynatan barış alper'in yerine çalışma yapmak zorundadır.
    kendilerine bir futbol aklınız yok diyerek eleştiri getirenlere 3 yıldır şampiyon oluyoruz ya diyerek cevap verip tüy diken bir başkana sahipken ben barış sürecinden de zararlı çıkacağımızı düşünüyorum.
    kendilerinin bence futbol ile alakalı hiçbir olumlu yanları yok. 4 yıl önce erden timur-okan buruk birlikteliği ile başlayan sinerjiyi yerle bir etmelerine rağmen omurgayı bozmadıkları için başarıya gittiklerini de göremeyecek kadar körler.
    2 yaz 1 kış transfer dönemi geçirip hala aynı hataları yapmaları da cabası.
    büyük paralar verilerek kapında yatan adamları getirmek kolay. 20 milyon vermeden potansiyelli kaleci getirmek zor.
    ne potansiyel yatırımı yapabiliyorlar, ne gidenin yerini doldurabiliyorlar ne de oyuncu satışı yapabiliyorlar. hala daha kasamızda çok para var, biz en zengin kulübüz diyerek de caka satıyorlar.
    çok paran varsa al oradan 27 milyon avro + kdv'ye uğurcan'ı dediler aldın. 30 tane kaleci vardı piyasada daha iyi misal.
    ben galatasaray'lıyım, yönetimci değilim. iyi yapılanları takdir eder kötüleri eleştiririm.
    bu yönetim ne yazık ki yaptığı ve söylediği eylemlerle burada olmayı hak etmiyor.
    osimhen 75 milyon
    singo 35 milyon
    uğurcan 27 milyon
    ama takım hala eksik. 130 milyon harcayarak takımı hala rotasyonda eksik bırakmayı başarmış yönetim. futbol aklı burada devreye girecek işte. bazen teknik direktörün bile ben istemem dese de olsun hocam kulübende dursun diyebilecek bir otorite lazım bu kulübe. tabi onun da cuesta gibi birilerini çakmasına müsaade edilmemeli.
  • 5961
    üstüste 3 şampiyonluğa rağmen başarısız, beceriksiz yönetimdir. temeli atan erden timur’du. şu anda kadronun ana parçaları davinson, abdül, torreira, icardi’yi o getirdi. hem de nispeten ucuz maliyetlere. sonrasında bu yönetim ve ali koç’un tehditleriyle arkasında durulmayıp devre dışı bırakıldı. bu başarı büyük paye okan buruk, oyuncuların. yönetime rağmen bir şeyler başarıldı. bu yönetimin tek bildiği eldeki taşınmazı peşkeş çekip yemek, verdiği vaatlerin çoğu bunun üzerine. arsalar, sermaye artırımı başka bildikleri yok. sürdürülebilir bir yapı oluşturmadılar buna niyetleri de yok. futbolu futboldan anlamayan birkaç insan yönetiyor şu anda. osimhen’i 75e, singoyu 30a almak başarı değil. 3 senedir kombine almaya çalışıyorum girdiğim an tükeniyor. burada farklı işlerin döndüğü kesin. okan buruk’un başarısını üstlenmekten başka yaptığınız şey kulübün kaynaklarını yok etmek. kemerburgaza yapılacak planda gösterilen altyapı sahaları tesisi yok. altyapı florya’da kaderine terkedilmiş, oradaki likayakatsizlik ayrı bir boyut tabii, ona daha sonra değineceğim.
  • 5963
    o kadar hükümsüz, o kadar güçsüzler ki onur özütoprak denen mahluk 17 eylül 2025 fenerbahçe alanyaspor maçına yine var olarak atanmış.

    16 ağustos 2025 göztepe fenerbahçe maçındaki rezaletlerden sonra gündoğdu ve hacıosmanoğlu yine bu atamayı yapabiliyor çünkü bizim başkan ve yanındakiler işi sadece allah'a havale ediyor. salt allah'a havaleyle çözülüyorsa neden yönetime talip oluyorsunuz arkadaş.
  • 5964
    --- alıntı ---

    "normalde galatasaray kulübü, o bench arkası diye bahsettiğimiz noktadan staff ekibi, yöneticiler, analizciler, doktorlar, fizyocular bu 90 dakikayı oradan izlemesi için alman kulubüne yaklaşık 20 kişilik akreditasyon gönderiyor. frankfurt kulübü bench arkasından galatasaray kulübü'ne 10 kişilik bir yer ayırıyor ve kesinlikle bu rakamın üstüne çıkmıyorlar. hatta yönetime yakın bazı isimler karşılaşmayı soyunma odasından izleyecekler."

    ali naci küçük

    --- alıntı ---

    haklarında böyle bir iddia var.
    güya mağdur olmuşlar!
    'yönetime yakın bazı isimler' deplasmanda bile beleşçilik yapıyorlarsa, ev sahibi olduğumuz maçlarda hayli hayli yapıyordur. öyle 5-10 kişi de değildir, yüzlerce...
    bu eminim ki her kulüpte vardır ama biletleri yakınlarına beleş verip, sonra diğer taraftarlara "bakın biz transfer yaptık hadi gidin forma falan alın" demek ayıptır.
    neyse, türkiye gerçekleri diyelim.
  • 5968
    hadi ali koç ile boy ölçülemiyorsunuz, ibrahim hacıosmanoğlu’ndan posta yiyorsunuz, transfer yapmayı bilmiyorsunuz, galatasaray’ın hakkını savunamıyorsunuz, arsaları peşkeş çekiyorsunuz, daha çok şeyi de beceremiyorsunuz ama her şeyi geçtim eray işcan’ı o altyapı teknik kadrosuna nasıl dahil ediyorsunuz?

    adamın kariyerinde 23 maçı var toplamda. birde florya çimlerine araba ile dalması var. bu adam ne biliyorda ne öğretecek. hakikaten rezil bir yönetimsiniz ya.
  • 5975
    harcanan paranın hesabını hocadan sorsunlar ayrı da, genel kurul ya da divan da kendilerinden aynı şeyin hesabını sormalıdır.

    130 m euro arkadaşlar. şaka değil bu para. merhum mustafa cengiz’i gözünün üstünde kaşın var diye ibra etmeyen kongre mesela 30+ m euro’ya başka kaleci yok muydu, daha kalitelisi temmuzda alınamıyor muydu, muslera size gideceğini aylar önce söylediği halde neden aon saate kaldı iş gibi soruları soracaktır sanıyorum.

    hesap vermesi gereken yönetim. suçlamıyorum; zaten hesap sormak sadece suçlamak ya da itham etmek için istenmez. ciddi anlamda izaha muhtaç bir transfer dönemini yok sayamayız. bu kulüp 1 milyon euro’ya ihtiyaç duyduğun günleri defalarca yaşadı. gelsin, detaylıca anlatsınlar mesela neden 30+ m euro’ya uğurcan?
App Store'dan indirin Google Play'den alın