• 1
    sozlukte su ana dek basliginin olmamasina sasirdigim ekin isimli sarkicinin klibi. klibi bizim acimizdan ilginc kilan ise 2000 yilinda uefa kupasi zaferinin ardindan 16 milyon euro'ya transfer ettigimiz ve bence turkiye liginin bugune kadar gordugu en ust duzey forvet olan mario jardel'in de bu klipte esiyle birlikte oynuyor olmasiydi. internette o kadar aramama ragmen jardel'li versiyonunu bir turlu bulamadim klibin. ama hatirliyorum boyle jardel'in o zamanki esi karen gelinlik falan giyiyordu, en son bir arabaya biniyorlardi falan.

    http://www.youtube.com/watch?v=hS9T36JwBUs

    o gunleri hatirlamayanlar aslinda sukretmeli, cunku o yillarda turkiye'de kral tv ve fantezi muzik salgini vardi. yani gunumuzden ornek vermek gerekirse sneijder'in hande yener'in klibinde oynayip trip yemesi gibi birseydi jardel'in basina gelen.
  • 2
    klibinde mario jardel ve eşi karen jardel'in oynadığı ekin isimli şahsa ait şarkı.

    ankaralılar bilir. eskiden ankara'da başta korsan cd, elektronik alet, telefon ve kıyafet olmak üzere her şeyin satıldığı maltepe pazarı diye bir mekan vardı. bütün ankaralılar gibi ben de, babamdan kopardığım 3-5 liraya burdan ihtiyacım olan ne varsa alırdım.

    yine böyle bir günde, henüz 13-14 yaşlarında olan ben, babamın rica minnet verdiği harçlıkla haluk levent'in korsan cd'sini almak için maltepe pazarı'na gittim. cd'yi alıp eve döndüğümde babam, turgut özal misali "haydi bir cd koy da, şöyle bir neşelenelim" deyince cd'yi müzikçalara yerleştirdim. aman allah'ım, o da ne! haluk levent diye aldığım cd'nin içinden hakkı bulut çıktı. :) "henüz üç yaşında bir kardeşim var..." :))

    peder sinirlendi tabi, gözünde salak durumuna düşünce ben de üzüldüm. daha önce bu pazardan adidas diye aldığım eşofmanın adiclas, casio diye aldığım saatin casıq, murat kekilli diye aldığım cd'nin sibel kekilli çıkmışlığı vardı ama hiçbiri babamın gözü önünde olmamıştı. ergenliğe adım atmanın verdiği özgüvenle gittim adamın yanına, "paramı ver" diye yapıştım yakasına. adamdan karşı atak geldi, "geçenlerde hilmi topaloğlu pazara geldi, prestij müzik ailesine ait ne kadar korsan albüm varsa toplattırdı. ama elimde şöyle bir albüm var. türkü söylüyor, galatasaraylı jardel'le düet yapmış" falan dedi ve ekin isimli arkadaşın albümünü bana uzattı, hem de orjinal. bu albümü alacak ve hem türkü seven hem de galatasaraylı babama hakkı bulut faciasını unutturacaktım. :)) paramı almayı bırak, üstüne bir de para verdim. herifin beni münih diye istanbul'a götürmediği kaldı yani.

    neyse şarkıya ve albüme gelecek olursak berbattı. zaten babam da şarkıyı dinledikten sonra o büyülü cümleyi kurdu: "bir daha maltepe pazarı'nın yakınından bile geçmeyeceksin!" :)