• 1
    isterseniz yaz aylarının sonunda ligin başında futbola özlem duyulan günlerde olsun, isterse ligin son haftalarında, her zaman insanı başka bir ruh haline sokan ve tadı, heyecanı, stresi bambaşka olan sabah.

    gecesinde sözlük okur, nabzı tutarsın, eğer tribünde olacaksan maç öncesi ritüellerine başlarsın, eğer maçı evinde ekran başında izleyeceksen, kahvaltı, çay-kahve, yine sözlük*, kafanda maçı bir kez daha oynamaz, muhtemel kadroları kurma, şu oynarsa şöyle yaparız, bu oynarsa böyle olur hesapları.

    saatler geçmek bilmez, kendine aktivite bulmaya çalışırsın.

    eski maçları izlersin, sözlükte zaman geçirirsin, biraz uzaklaşmak için film/dizi izlersin vs ama o saatler daha uyanır uyanmaz yavaş akmaya başlar. saat yavaş aktıkça damarlarındaki kan daha hızlı akar, nabız yükselir...

    maçın kazanılacağına dair hislerin kendini iyi hissettirirken, kaybı düşündüğün an başına ağrılar girer.

    kendini adadığın renkler ve arma için totemlerini yapar, sinerjini, duanı, pozitif enerjini takıma göndermeye çalışırsın.

    dünyanın en güzel sabahına uyanmak gibidir.