• 1
    d*-peeh hangi maç bu.
    t*-galatasaray-fenerbahçe maçı dedem.
    d-sivassporun maçı ne oldu?
    t-dede onlar yarın oynuyor.
    d-heh peki.
    d-biz senin yaşındayken lefter vardı fenerde.
    t-dede ben galatasaraylıyım.
    d-heh metin oktay vardı galatasarayda bir gol atmıştı ağları delmişti.
    t-doğru diyosun dede de metin oktay öldü*.
    t-al işte yaaa,5. dakkada gol mü yenir amk!!!
    d-olsun yavrum olsun atarsınız,cimbom cimbom şampiyon şampiyon.

    başımdan geçti bu olay geçen seneki maçta çok bi sakıncası olmasa da maç dışında her türlü muhabbeti etmeye hazırdır dedeniz.
  • 6
    (bkz: babaannenin yanında maç izlemek)

    -ne maçı bu.
    -türkiye ligi babanne.
    -kimler oynuyo yabancılarla türkler mi.
    -yok babanne ikiside türk takımı.
    -o zaman kosunlar birbirinin a*una.

    yabancılarla oynanan versiyonu için;

    -ne maçı bu.
    -şampiyonlar ligi babanne. galatasaray'ın maçı.
    -yabancılarla mı oynuyo.
    -evet babanne. gavurlarla. ehe ehe.
    -hee allah'ım ayaklarına zeval vermesin. allah'ım mutlu mesut getirsin onları buraya. yensinler gavurları.

    **
  • 10
    ilginç diyaloglara sahne olabilecek bir durumdur. dede ile basketbol maçı izlenmektedir ve dedemin basketbol bilgisi beni dumura uğratmıştır.

    d*- şuna bak! 14 sayı fark varıdı, sayıya sayı oldu. *
    v*- vallaha ya. hemen gaza gelip bırakıveriyolar.
    d- n'oldu yürüyüş hatası mı oldu? * ha yok faulümüş.
    v- evet, faul.
    d- son raund mu bu? *
    v- ** evet evet son.
  • 13
    yanımızdan ayrılıp cennete göçeli tam 14 sene olmuş nur yüzlü dedemin. o da babam gibi, benim gibi gönülden bağlıydı galatasaray'a. daha ufacık çocukken, ailesi onu galatasaray lisesi'ne yazdırmış yatılı olarak. o çatı altında okurken tanışmış galatasarayla. o günden itibaren ölene kadarda sarı-kırmızı yaşamış hayatı. hayattaki tek erkek torununada daha bebekliğinden itibaren aşılamış galatasaray sevgisini,büyüklüğünü,asaletini...işte o adam ile ilgili hatırladığım son karelerden biride, ölümünden 3 sene önce 1993 yılında, ali sami yen'de oynanan manchester united maçı'ndandır. (bkz: 3 kasım 1993 galatasaray manchester united maçı). yanılmıyorsam rahmetli ile beraber izlediğim son maçlardan biriydi. bilindiği üzre ilk maçta galatasarayımız tarih yazmış ingiltere'de manchester'a 3 gol birden atıp avantajlı bir skorla evine dönmüştü. rövanş maçı zorlu geçicekti. bunu biliyorduk. bir solukta izlemiştik maçı babam ve dedemle beraber. son dakikalarda manchester united bastırdıkça bastırıyordu, bizde kapandıkça kapanıyorduk. işte tam o dakikalarda dedeme baktım ve kalp hastası olan dedemin kalp haplarını leblebi gibi birer birer ağzına attığını gördüm. benimle beraber bunu gören babamsa dedeme ; 'baba napıyorsun? ölüceksin' dedi. dedemde dönüp 'bırak evlat, biz bu ingilizler'i eleyelimde varsın ben öleyim' diye cevabı yapıştırmıştı. şimdi, seneler sonra, biri bana dönüp, 'oğlum sen manyak mısın? bir futbol takımı için bu kadar üzünülür mü/sevinilir mi?' diye sorduğunda, kafamı gökyüzüne dikip bir selam çakıyorum rahmetli dedeme. nur içinde yat...
  • 14
    mehmet topalın transfer ettiğimiz zamanlar...babam , ben ve dedem oturmakta olurken bendenizin gözüne gazetede mehmet topal'ın transfer haberi çarpar..

    i * : baba bak mehmet topalı transfer etmişiz...
    b*: evet, ben de az önce internette okudum.
    d*: ne ? nolmuş?
    i: mehmet topal'ı almışız.
    d: kim almış.
    i: galatasaray dede.
    d: mehmet topal...hmmm... topa vurabiliyomuymuş bari?
    i: nassıı ?
    d: topalmış ya , topa vurabiliyor mu ? **

    ilahi dede...
  • 15
    dedem koyu fenerbahçelidir, ordu mensubu tanıdığım çoğu insan gibi. ve ne yazık ki söz konusu takımın gidişatı ve oynadığı futbol yüzünden sırf benim bildiğim üç kez kalp krizi eşiğine geldi. önce ananem, sonra doktor tarafından futbol izlemek kesinlikle yasaklandı. hatta ananem işi abartıp gazetelerin spor sayfalarını kopartır. sık sık fısıldayan dedemden telefonlar alıyorum, yeni transferleri ve puan durumunu soran. işte sana fenerbahçe'den nefret etmek için bir neden daha. adamın en sevdiği şeyi aldınız elinden!
  • 19
    rahmetli dedem hayatı boyu ne maça gitmiş ne de televizyondan izlemiş. ama beni o kadar çok severdi ki, gazetelerden galatasaray'ı takip eder ve bir araya geldiğimiz ya da telefonla aradığımda bana galatasaray'la ilgili yorumlar yapardı. fb kongre üyesi babam ve amcam ise bu durumdan çok rahatsız olurlardı. işin komiği, herkes yeğenini, küçük yaşta olan akrabasını ya da tanıdığını galatasaray'lı yapmaya çalışır, ben rahmetli dedemi galatasaray'lı yapmıştım! *
  • 23
    dedenin anneanneye "salak mısın kadın!!" diye haykırısına canlı canlı tanık ettiren hadise.

    mac: 2-1 kazanılan athletic bilbao macı..

    milas'ta yasayan dede-anneanne ikilisi marmaris'e bizi ziyarete gelmistir.. dedem yanında torunu* ve damadı* ile birlikte macı izlemekteyken anne-anneanne ikilisi mutfakta oyalanmakta..

    ancak anneannem ve annem mutfak yarı acık sayılabilecegi icin, mutfakla salonun arasındaki duvarın hemen hemen tamamı cam/pencere oldugu icin macı net olarak gorebilmekteler..

    okan attı 1-0 one gectik, ben bir dedeme bir babama kosturuyorum 11 yasın verdigi enerji ile.. sonra athletic bilbao'nun urzaiz ile bulacagı golden 1-2 dakika once anneannem gelip yanımıza oturuyor macı izlemek icin..

    urzaiz atıyor evde ufak caplı bir olum sessizligi.. dedem koy enstitulu ogretmen oldugundan duzgun ve dil bilgisine bire bir uyan turkcesi ile savunmaya kotu laflar sarfederken bir alkıs sesi duyuluyor salonda..

    kafamı cevirmemle birlikte anneannemin ayaga kalkıp kırmızı-beyaz cubuklu forma giyen takımın gri-fume forma giyen takıma attıgı golu ayakta alkısladıgını goruyorum..

    "anağğneeğğğ napıyorsun" diye haykırdıgımı hatırlıyorum o an.. "kim attı hangisi attı, arif mi attı" diye sorarken dedemden o vurucu laf geldi:

    - salak mısın kadın!!

    gulerken koltuktan yere atladıgımı hatırlıyorum net sekilde..
  • 24
    bir dedem fanatik fenerli diğer dedem beşiktaşlıydı. fenerli dedem maç izlerken beni tahrik etmeye bayılırdı. eğer galatasaray yenilmişse gönlümü alır, gönlümü almaya çalışırken bile galibiyetlerini araya sıkıştırıverirdi. kızmak istesem bile kızamazdım dedeme. çünkü dünyalar tatlısı dedem, beni yirmi yıldır fenerli yapmaya çalışmış ama başaramamıştı. doğduğumdan beri galatasaraylı olarak ben zaten dedemi her galatasaray - fenerbahçe maçında yenmiştim.

    dedelerime sevgilerimle...
  • 25
    dedelerimden bir tanesini(babamın babası) hiç görmemenin burukluğunu hayatım boyunca yaşadım. bundan sonra da yaşayacağımı düşünüyorum. diğeriyle giderdim dede özlemimi. hiç görmediğim dedem bu konuda nasıl olurdu bilmiyorum ama, diğeri tam bir futbol düşmanıydı. biz dedenin yanında maç izlemek nedir bilemedik. ama ''dededen kaçarak(gizliden) maç izlemek nasıldır?'' diye sorarsanız, bunun erbabı benim işte.

    ''gavur oyunu'' diye bir tanımı, futbol ile alakalı ek bir tanım olarak zihnine işlemiş bir insanım. arabayla, sokakta top oynayan çocukların arasından geçerken ''dinünü imanunu'' diyerek yakınan, hele bir de o top arabaya büyük bir gürültüyle çarparsa soy sop bırakmayan bir insanın torunuyum. o küfürleri kendi üstüme alınırdım bazen. çünkü sokaktaki o çocuklar ben, ben de onlardım. işte böyle bir adamdı benim dedem. ama eğlenceliydi, güldürürdü bizi eski kafa yapısı içinden ara sıra kaçıp sıyrılan yeni nesil fırlamalıklarıyla.

    he, diyeceksiniz ki ''neden bu adamı anlattın bize?'' ya da, ''bize ne?'' çünkü ben bu adamın hayatında izlediği tek ''gavur oyunu''nu, onunla beraber izleme şansını ne yazıkki kaçırdım. ablalarım kadar şanslı değilim bu konuda. onları en şiddetli kıskandığım konudur belki de bu. hayatımda onun ilk defa ağladığını, ve bunu o ''gavur oyunu'' için yaptığını göremedim. evet, dedem ağlamış! hem de benim dedem! inanılmaz bir şey! ben, dedemle maç izlemeyemediğim için değil, onun hayatında ilk defa ağlamasına sebep olan bir maçı, onunla beraber izleyemediğim için üzgünüm. ama bir yandan da müthiş gururluyum. benim dedemle ilgili aklımda kalan en önemli şeylerden biri olan bu konu, bana bu ''gavur oyunu'' en yürekli oynayan takımın taraftarı olduğumu hissettirdi. -nur içinde yatsın- bana dedemden kalan en büyük miraslardan biri olarak yer etti bu gurur.

    (bkz: 17 mayis 2000 galatasaray arsenal maci)