resim
Dany Achille Nounkeu Tchounkeu
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Stoper
Yaş:39
Boy:1.84
Uyruk:Kamerun
  • 2140
    iyi ya da kötü, kalsın ya da gitsinden ziyade ki bunlar tartışılabilir, tartışıyoruz da. ben neden ligin dibindeki bir takımda dahi hiç oynayamadığını merak ediyorum. biz sadece bu adam bomba diye kötü bakıyoruz mesela ama adam hiç oynatılmamış gittiği takımda. oynamadan bu adamın saatli bomba olduğu anlaşılamaz. biz bile sezon sonuna doğru anladık. kulübü bu adamı demek ki defansif yetenek bazında da yetersiz görüyor. lig sonunda yer alan takım bile kendisine şans vermiyor. düşünmemiz gereken şey bu olabilir aslında.
  • 2195
    dany ne zaman kullanacağını bildiğin sürece yararlı oyuncudur; derbi maçta ya da şampiyonlar ligi maçlarında kullanırsan yani baskı altındayken oyunun belli bir süresince kapanmak zorundaysan dany bu yükü kaldıramaz, hata yapar.

    ama süper lig maçlarında ya da kupa maçlarında defansı orta sahada kuracaksan yani açık alanda oynayacaksan çok faydalı olur, adam açık alanda cristiano ronaldo'yu geçirmeyip omuzla devirme gibi bir olaya imza attı başka örneğe gerek yok heralde.

    bu sebeple gelecek sezon hazır yabancı sınırı da kalkmışken faydalı bir yedek olabilir. ha 3 milyon euro gibi bir teklif gelirse düşünmeden satsınlar o da ayrı mevzu.
  • 2268
    oldum olası risk alıyor diye eleştirilen stoper. kimi zaman haklı bu eleştiriler ancak bence bazen de haksız. stoper la bu adam. niye risk alsın? ya da niye risk almasın?
    volkan demirel değiliz ki stoper için "duran asker" muamelesi yapalım.

    forvet risk alınca bir şey yok stoper risk alınca auuvwvwvw.

    olmaz arkadaşlar. stoper de risk alacak. alması tehlikeli ama alacak alırsa ve riski kazanırsa takımı çok rahatlatır. yıllarca servet risk almadı da n'oldu? her topu taca attı. atmadığında gol yedik de attığında yemedik mi?
    hatta bir maçta sanırım sestak'a topu kaptırdı da yemedik mi?

    dany kafası çalışmayan bir adam. yani çok zeki değil, futbolu yıllarca böyle oynamış, karman çorman oynamış, gelişigüzel oynamış. atletik olduğu için hızlı yapısıyla bir şeyleri halletmiş.

    galatasaray'a emeği var mı? elbette var. herhangi bir yanlışını gördük mü? hayır. efendi adam mı? sonuna kadar.

    bence verdiği emekler için kendisine saygı duymalıyız. dalga malzemesi yapmamalıyız. adam yeterince fedakarlık yaptı, git dedik gitti.

    adam dünya'nın en kötü takımlarına kiralık gitti la.

    1. granada
    2. evian
    3. beşiktaş

    insan hayattan soğur mk.
  • 784
    --alıntı--

    tolunay kafkas’ın bir demeci var: “top dany’ye geldiğinde kalp krizi geçiriyordum” diyor…
    evet bana sürekli bunu söylüyordu, ben de ona “koç, benim oyun tarzım bu” derdim. bugün olduğum yere geldiysem, oyunda risk alabildiğim için. bu beni ben yapan özelliklerden biri.

    peki fatih hoca ne diyor bu işe?
    oh, fatih terim. “risk yok dany, basit oyna” diyor, ben de ona tamam diyorum. ama pozisyon geldiğinde dany yine aynı dany. eğer o an içimden hücumcuya çalım atmak geliyorsa atmalıyım o çalımı. karakterim bu. nasıl bir hücumcu kafaya çıkıyor içgüdüsel olarak, ben de örneğin topu göğsümle karşılayabilirim.

    galatasaray’a geldiğinden beri topu hiç taca atmamış olabilirsin. hatta topu en yakınındaki adama bile değil, direkt oyunu kuracak adama atmak gibi bir çaban var.
    altyapıda çok antrenörle, çok oyuncuyla çalıştım. böylece benim oyunumun bütünü, birçok parçanın bileşiminden oluştu. ben oyunu dikine oynamayı seviyorum, antrenmanda bile pası en uzaktakine vermeye çalışırım çünkü o pası geçirirsem bir anda 50 metre kazanıyoruz. yandakine verince aynı enlemde oynamış oluyoruz.

    tribünde, geride kaldığın adama yetişeceğine dair bir inanç, güven oluştu. bugüne kadar tek yetişemediğin oyuncu wellbeck’ti herhâlde…
    ah, o pozisyonda kaydım ben. yakalar mıydım bilmiyorum ama hızımın benim iyi özelliklerimden bir tanesi olduğunu biliyorum. bunu en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorum. semih de çok hızlı bir oyuncu. iki stoperimizin de hızlı olması takım için bir avantaj, bu sayede savunmayı daha yukarıda kurabiliyoruz.

    100 metreyi kaç saniyede koşuyorsun?
    aydın benden hızlı koşuyor! takımda yarış yaptık, en hızlısı aydın. ben ikinci oldum. hızlıyım evet ama bu natürel bir şey. çünkü artık koşu antrenmanı yapmıyorum.

    türkiye’deki taraftarlar hakkında ne düşünüyorsun?
    neredeyse çılgınlık boyutunda. geçenlerde babam geldi ve bir sürü maçımı seyretti. son fenerbahçe maçından sonra bana dedi ki, “oğlum sizin taraftarlarınız deli.” hayatında böyle bir coşku görmediğini söyledi.
    işin garibi, ben antep’e geldiğimde seyrettiğim ilk maç galatasaray maçıydı, ali sami yen’de. oynamıyordum, tribündeydim ama orada bile tüylerim diken diken olmuştu.
    bu taraftarı görünce kendime diyorum ki, neyin var neyin yoksa sahaya dökmelisin. çünkü 90 dakika, tezahürat yapıyorlar. ne var ne yoksa veriyorlar, senin de hesap yapmaman lazım.

    peki sahaya çıkmadan önce taraftarların sesleri geliyor, korkutucu olmuyor mu bazen? rakip sahada örneğin…
    hayır bu bana tamamen motivasyon veriyor. 12. adam arkamda diyorum, sahaya çıkınca hiçbir hesap yapmayalım, çıkalım ve kozlarımızı paylaşalım.
    mesela manchester united maçını düşün, şampiyonlar ligi’nde maça çıkıyorsun, old trafford’da. dışarı bir çıkıyorsun, senin taraftarının sesi yine geliyor, yine oradalar. o anda her şeyi unutuyorsun. rekabet, deplasman, hiçbir şey kalmıyor.

    bazı oyuncular maç sırasında oyuna konsantre olduklarını ve tribünleri hiç duymadıklarını söylerler, sen ise old trafford’da köşedeki az sayıda galatasaray taraftarını bile duyduğunu söylüyorsun…
    evet, tabii ki duyuyorum. ve o kadar motive ediyor ki... tamam diyorum, bizimkiler buradalar, arkamızdalar, e hadi, biz de çıkalım oynayalım!

    dany, eboue hakkında ise şunları kaydetti:
    benim için bir takım arkadaşı değil, öz abim o benim. bizde önce saygı gelir, ben profesyonelim ve galatasaray’ın oyuncusuyum doğru. ama eboue ile aramdaki profesyonel bir ilişki değil; ben ona önce abi saygısı veriyorum. eboue aileden birisi gibi benim için.

    --alıntı--

    topla oynama konusunda tam düşündüğüm şeyleri söylemiş. tarzım bu, taca atmam demiş. taraftar konusundaki söylemleri de samimi. velbek pozisyonunda ayağı kaydı, yoksa yetişir demiştim; o da ayağım kaydı, yoksa yetişirdim demiş..

    galatasaray tarihi'nin en başka stoperi olduğunu düşünüyordum, artık eminim. burdan real madrid'e de gitse hala sevmeyen taraftarlar olacak o'nu. real madrid'e gittiğinde de sevmeyen real madrid taraftarı olacak. bazı oyuncular böyledir, tamamen sevemezsin. başkadır çünkü. dany başka bir stoper. galatasaray tarihi'nin en iyi stoperi olabilir mi? şu an için değil ama olabilir. çünkü galatasaray forması giymiş en potansiyelli, en başka stoper kendisi.

    ayağındaki topu kayarak taca atsan severler seni dany. cengaver derler, asi ruh derler. bir de reklam panolarına çarptın mı senden kral yoktur. taparlar. çünkü bu memleketin stoper algısı bu. o yüzden egemen korkmaz 2 milyon euro para alıyor. niye? çünkü göğsüyle kontrol edebileceği topa uçan kafa atıyor. uçan kafa atınca da tribünler etkileniyor tabii. uçan kafa sonuçta. bugün cüneyt arkın filmlerinde görsek bile gururlanıyoruz. böyleyiz biz. kucağına gelen topa planjon yapınca 500 bin yüron garanti bu memlekette. uçan kafa zaten direkt 1.5 milyon euro'dan başlıyor + taş gibi stoper oluyorsun.
  • 2167
    ilginçtir, net kötü oyuncu olmasına rağmen terim döneminde iyi maçlar çıkarmıştı. tam aşama kaydedecekken burnunun dikine gitmesi yüzünden prestijini yerle bir etti. hocalarından daha az riskli oynaması için ne kadar çok uyarıldığını bilmiyorum ama dany hep "tarzım bu" diyordu. sonuçta dany şunu anlayamadı. futbol bungee jumping tarzı bir adrenalin sporu değil. risk alarak sadece taraftarı kalp hastası yaparsın ancak. d.luiz de bu arkadaşın üst düzey versiyonu. insanlar kötü bir stoper olduğuna daha yeni yeni uyanıyorlar.

    terry, nesta gibi ağır ama zeki defans oyuncuları üst düzey stoperlerdir. bunun aksinin tartışılması bile abestir ama fifa, pes etkisinden midir bilinmez türk insanının defans oyuncusunda aradığı ilk şey hız ve gösteriş oluyor.
  • 2150
    bence kimse dany'i anlamıyor. o futbol dünyasında yeni bir soluk, yeni bir ses. o yep yeni bir akımın temsilcisi. hatta temsilcisi ne demek lan direkt yaratıcısı. kesinlikle sıradan bir futbolcu değil. herkesten farklı ve piyasadaki futbolcuların hiçbirisine benzemiyor. bugün belki bize garip geliyor fakat yakın gelecekte oynamaya çalıştığı futbol kendi adıyla yani "dany stili" olarak anılınca ne demek istediğimi anlahahasbhasbagvsagvsasah.

    yok mudur la bunun yaptığı çılgınlıkların ve trollüklerin bir arada olduğu bir video neyin bir şey. az açak da yarılak amk.*
  • 2314
    savunan tek kişi kalsam bile savunucam ne kadar büyük bir stoper olduğunu.

    bu ülke futbolu seni anlayamaz dany, risk alıyor derler, bir kere bile rakip forveti çalımlarken top kaybettiğini göstermeden. ilk hamleleri yapamıyor derler, ikinci hamlede hızınla rakibi yakalayıp tepesine bindiğini görmeden. şaka maka baya özledim ben bu ikinci hamle kademelerini ya, 2012-2013 sezonu efsane bir performansı vardı, öyle bir güven veriyordu ki, rakip ilk pozisyonda dany'den sıyrılıyor, gram heyecan yok, biliyorum dany 3-4 saniye içinde topu kazanacak. bakın bu dediğim olay 1-2 kere gerçekleşmedi, neredeyse bütün sezon her maçta bu tarz ikinci hamleleri var. hatta benim değil bir çok kişinin dikkatini çekmiş bu, kendisiyle yapılan röportajda sormuşlardı, sen rakibin gerisinde kaldığında taraftar artık heyecanlanmıyor, çünkü topu kazanacağını biliyorlar diye.

    bir de sağ beke geçtiği bir kaç maç var, ne ortalar açtın arkadaş sen o maçlarda. benim diyen sağ bek zor açar. bir tanesi sol bek oynadığı kopenhag maçında sağ korner direğinden melo'ya yaptığı asist, ligde de sağ bek oynarken bir kaç ortası vardı ama maçı tam hatırlamıyorum, gol olmadı net olarak çok iyi ortalardı.

    ayağı düzgün, savunmada sürekli hareketli, gerektiğinde fiziğini mükemmel kullanan, 10 üzerinden 8lik defans oyuncusu. ronaldo'ya omuz koyup ronaldo'yu auta gönderdiğin pozisyonu unutmadık başkan, o omuz ezilen tüm halklar için zengin piçine atılmış bir omuzdu. ideolojik bir anlamı vardı.

    olcan ve yekta, sözüm sizlere, bu çocuğun babasını takıma geri kazandırmak için lobi çalışmalarına başlayın. yanınıza burak ve selçuk'u da alın, hamza hoca'ya baskı yapın. kadroda bulunsun yeter, o formayı alır.
    https://www.youtube.com/watch?v=0JCOF7s3Vr0
App Store'dan indirin Google Play'den alın