• 603
    (bkz: #2690531)

    bazı hastalıklar vardır ki kliniğe yansıyan semptomları (öksürük, ateş, kaşıntı, ağrı vs) insanın yaşam konforunu anlatılamayacak derecede bozar.

    hekim olarak hastanın o an ki acısını dindirmek bazen hastalığın kendisini tedavi etmekten daha çok fayda sağlar hastaya.

    tavanı damlayan bir banyoda yerlerin ıslanmasını önlemek için yere kova koymak gibi düşünün.
    üst komşu evinin banyosundaki arızanın canı cehenneme, onu sonra da yaptırabilirsiniz ama lütfen şu damlama sesi dursun bi artık dersin.

    içinde bulunduğun duruma neden olan şeyleri tartışmayı boşverelim; ne o dangalak müdürün ne karşılıksız aşkın ne de diğer sorunların...

    kendi problemlerini sadece kendin çözebilirsin, sana akıl verecek değiliz, buna ihtiyacın olduğunu da sanmıyorum.

    tek söyleyeceğim şey, zihnindeki banyo zeminine bir kova koy bari de damla seslerinden kurtul en azından.
    bunun tek yolu var, bir müddet anksiolitik ve antidepresan ilaç kullanmak.

    bakın arkadaşlar, insanoğlu aciz bir varlıktır, gün olur üzerimizdeki yükler o kadar ağır gelir ki dizlerinizin gücü tükenir, çökmenize ramak kalır.
    bir destek sizi kolunuzdan tutup kaldırır ve zamanı geldiğinde üzerinizdeki yükleri kendiniz atarsınız.

    psikolojik yükler de böyle çökertir insanı; düşündükçe boğulur, boğuldukça nefes alamaz ve nefes alamadıkça da dibi görürsünüz.
    bu kısır döngüyü kırmak için bir müddet bahsettiğimiz ilaçları kullanmak elzem, bu delilik değildir, utanılacak bir durum yok.
    ailem üzülür, arkadaşlar kınar vs demeyin.

    tekrar söylüyorum, ana meseleleri çözmeyi ertele, sadece şu kısır döngüyü kır ve gücünü topla dostum.
    sonrasını düşünürüz.

    allah yardımcın olsun...