resim
Claudio Cesare Prandelli
Görev:Teknik Heyet Sorumlusu
Takım:İtalya
Yaş:68
Uyruk:İtalya
  • 285
    kimse kusura bakmasın, belki biraz da ön yargılı olacağım ama eğer 3'lü orta saha dediği 4-2-3-1 değilse -ki değil büyük ihtimalle, tek ihtimal kanatları forvet olarak saymasına veriyorum 4-2-3-1 diyebilmek için- 1-0 yenik başlayacak benim gözümde. hatta şöyle söyleyeyim; 4-2-3-1 hariç hangi formasyonla başlarsa negatif yaklaşacağım konuya. sinyor mancini sayesinde sütten ağzımız yandı, yoğurdu üfleyerek yiyeceğiz belki ama yapacak bir şey yok.

    selçuk konusunda ise çok umutluyum.
    aslında öyle ki; formasyon konusunda hiç maceraya girmemesi lazım sayın hocamızın. melo-selçuk-sneijder varsa konu orada 4-2-3-1'le kapanmalı yani. bakalım neler olacak?
  • 288
    hemen oynatmak istediği planı eleştirmeyelim, prandelli planın işlemediğini görürse anında değiştirebilecek, farklı maçlara farklı sistemlerle çıkabilecek biri. bana göre kafasında italya milli takımı'nda oynattığı 4-3-1-2 var. ileri ikilide ise bruma'yı kullanacağını düşünüyorum burak'ın yanında, aynı candreva'yı ve cassano'yu kullandığı gibi. 2000 kadrosunda arif ve hasan'ın kullanıldığı gibi. orta üçlüde selçuk ortada, melo sağ içte oynayacaktır diye tahmin ediyorum. sol içte kimin oynayacağı kritik nokta. olcan'ı kullanırsa inanılmaz değişken, harika bir sistemimiz olur. bu arada prandelli bu sene yekta'yı bol bol kullanır, verim de alır.

    yeter ki chedjou'yu gönderip yerine lider bir stoper alsın. stoper, bruma ve telles arasından da birini oturtur derbi maçları gibi zorlu maçlarda, sıkıntı olmaz çok fazla. yalnız bruma'dan beklenen verim alınır mı, kritik nokta o. aksi takdirde transfer gerekir.
  • 289
    daha tek bir defa takımla antrenmana bile çıkmadan söylediği bir laf üzerinden eleştirilmeye başlanan teknik direktör.

    her teknik direktörün illa ki kafasında bir taktik diziliş vardır. prandelli de aklındakini söyledi. ama bir bekleyin arkadaş. önce bir anrenmana çıksın, oyuncuları tanısın, oyuncuların etkili yönlerini bir görsün hele..

    belki de bahsettiği 3'lü orta sahadan biri de sneijder'dır nereden biliyorsunuz? ofansif orta saha orta sahadan sayılmıyor mu artık?

    ümit ozat'ın, nihat doğan'ın futbol yorumladığı ülkede herkesin teknik direktör olmasından daha doğal ne olabilir?
  • 290
    mancini ile fazla konusmamasini diledigim teknik direktordur. aciklamalarinda yıldız isimlerden ziyade başarıya aç genç isimlerle çalışmayı daha cok istediğini ifade ediyor. ceyhun'dan bi kaka yapma hevesine girmesinden korkuyorum. ayrica takımı tanimadan 3 lü orta saha oynatacagim demesine de anlam veremedim. galatasaray son senede ne cektiyse bu ucube ve kanatsız 3 lü orta saha hevesi yüzünden cekti. kahvedeki amcalara bile kadro yazdirsan bilincli bilincsiz 4-2-3-1 olusturur. bilemiyorum sozluk, cekincelerim var. kanatsiz bir sistem daha gorursem baslarim 3. hafta saydirmaya simdiden soyleyim.
  • 291
    açıkçası hayal edildiği gibi bir 4-2-3-1 beklemiyorum kendisinden.
    aşırı hücumcu ve savunmayı geri plana atan bir oyun anlayışı olur ki prandelli, savunma güvenliğine her zaman öncelik veren bir hoca olmuştur.
    belki kadro kafamızdaki gibi olur ama dizilişin böyle olacağını sanmıyorum.
    italya'da oynattığına benzer bir oyun beklemek mantıklı olabilir.
    3-6-1'e benzer bir diziliş de beklenebilir.
    gerçi işin özü, kendisi inatçı bir "diziliş" adamı değildir.
    eleştirilecekse de gerçekleşen şeyler üzerinden eleştirilsin.
    bir insanı daha işlemediği bir suçtan dolayı hapse atmak ciddi sorunlu bir anlayış...
  • 292
    aptalca elestiriler baslamis.

    adam diyor ki 4 defans 3 orta saha ile oynamayi dusunuyorum. simdi bunun uzerinden elestirenlere sorularim var

    1-) adam dusunuyorum diyor. uygulayacagim demiyor. takimi gormedi bile, adam emin degil sen nasil eminsin?
    2-) 4 defans 3 orta saha diyorsa, orta saha kanatlari iceriyor mu? icermiyor mu? bunu anlayabiliyor musun bu cumleden? hayir anlamiyorsun. anlamadigin bir sey icin elestiri yapma. belki adam bunu soylerken kafasinda melo-selcuk-sneijder orta sahasi kanatlarda bruma olcan forvette burak dedi. nerden biliyorsun adamin bunu kastetmedigini? italyan misin? italyanca mi biliyorsun?
    3-) buraya 250 kere yazilmis bir kere daha ben yazayim, prandelli eger sistemin olmayacagini dusunurse degistirebilen bir adam. imparatore gibi inatci degil.

    hakkaten siktiniz ya yemin ederim sizin gibi taraftarlar yuzunden taraftarliktan sogudum.

    imparatore den baska italyanca bilmezsiniz ama adamin "dusundugu" sey uzerinden hemen kanatsiz oynayacagina kanaat getirirsiniz. zeka seviyenizi opeyim.
  • 294
    sahaya 11 kişi çıkarırsa benim gözümden düşer!!!

    abicim, saracak bir şey bulamadığınızdan mı buraya sarıyorsunuz bilmem ama deli misiniz divane misiniz yahu? bir sakin olun da adam takımıyla iki antrenman yapsın, görsün oyuncuları. üç orta saha dendiğinde herkesin kafasında farklı şeyler beliriyorken adamı asmayın bir söylemiyle. sezon ortasında gelen teknik adamlar için kullanılan klasik tabirle adama bir yaz kampı verin.
  • 295
    daha sözleşme imzalarken, taktik diziliş üzerine sorulan bir soruya verdiği gayet net kıvırmadan verdiği bir cevap üzerinden eleştirilen teknik adam. demek ki bir hafta sonra yapılacak bir hazırlık maçında işinize gelmeyen bir sistemi denese adamı çarmıha gereceksiniz resmen. bakın daha resmi maçtan falan bahsetmiyorum bile.

    ilk resmi maçının da fener ile oynanacak bir süper kupa maçı olduğunu düşünürsek; olası bir kupa kaybında kendisinin ipini çekmeye hazır olacak "sözde taraftar" kitlesinin var olduğunu bir kez daha gözler önüne sermesi de pek sürpriz olacak gibi görünmüyor amk.

    azalarak bitin lan. bitin artık!
  • 297
    galatasaray taraftarı olarak, her zaman abartmışızdır. başarılı futbolcuyu çok överiz, başarısızı da yerin dibine sokarız. bir ortamız yok yani. bu bağlamda sonuna kadar arkasında sabırla durmamız gereken italyan hocadır. hocaların hasıdır. yıllar önce şampiyonlar liginde, fiorentina ile başarılı olmuş hocadır. hatırlayanlar bilir. arjen robben'in sihirli şutuyla elenmişlerdir.
  • 299
    işbu yazı prandelli'nin direktörlük özelliklerini eleştiren bir yazı olmayacaktır. aksine ülke insanının durumuna dair bir analiz olacaktır. bunu da prandelli üzerinden yapmak şu anda en doğru şeylerden birisi.

    öncelikle geçtiğimiz yıla bir dönelim. fatih terim öyle ya da böyle takımdan gidip bir önceki sezon bize hedef gösterdiği ve hepimizi birleştirdiği can düşmanının takımına imzayı attı. kalbimiz o kadar kırıldı ki acının 5 aşamasını birden yaşadık. böyle bir şeyin başımıza gelebileceğini inkar ettik. bir başkasını suçladık, pazarlık yaptık sonunda da kabullendik. bu 5 aşamayı da sezon boyunca geçirdik ve şu an kabullenme aşamasındayız. arada olan mancini'ye oldu. çoğu insan bilinçsizce öfkesini ona kustu, öfkelerini galatasaray'a yöneltenler tarafından suçlu ilan edildi bu adam. mancini her taktik değiştirdiğinde sinirlendik, göndermeye çalışırken pazarlık dahi yaptık kendimizce. günah keçisi oldu adam. böyle bir dönem geçirilmesi gerekiyormuş demek. bilmiyorum yine de o kadar mantıktan uzak şeylerle sallandı ki adama içimde hiçbir şey kalmadı futbola dair. özellikle devre arasında takımın pr'ını yükseltmek için yapılan genç oyuncu transferleriyle ilgili mancini'nin sayfa sayfa yorumu dahi fayda etmedi bu öfke sekansındaki taraftara. normal gerçi. bu topraklarda öfke geçmek bilmez ki. mantığı olmasa da geçmez. anlamsız. sonra adam sessiz sedasız ayrıldı takımdan. hiçbir şey yokmuş gibi ve sanki hiçbir şey olmamış gibi eşyalarını topladı ve gitti. gıkını çıkarmadı uyuşmayınca takımla. taraftar isteseydi kalırdı ya da yönetim, taraftarın çoğu mancini'yi sevseydi takımda tutardı hocayı. neyse olsalardılar ve ölselerdilere girmeye gerek yok. adam gitti. yerine prandelli gelene kadar depresyon sürecine girdik. lucescu'yla pazarlık edildi tutmadı. sonrası depresyon işte. alman mı olsun hollandalı mı olsun derken moyes dahi gündeme geldi. sonra şapkadan prandelli çıktı. herkes bir anda şaşırdı ve anında kabullendi. peki neden? prandelli'nin kariyeri çok iyi olduğu için mi? hayır, zira burada teneke bağlanmaya çalışılan mancini kat ve kat daha başarılı bir geçmişe sahip adamdı. ama ona bu kadar bağlanılmadı. neden? karısını kaybettiği için roma'dan ayrılması? insanlara insan gibi bakması? hayatının kötü dönemlerinin bu kadar paylaşılması? muhtemelen ilk sebepler bunlar.

    bana artık şöyle geliyor: biz başarı istemiyoruz. başarının sonundaki gözyaşlarını istiyoruz. hasan şaş'ın saha ortasında salya sümük ağlaması, fatih terim'in emre çolak'ın gol attıktan sonra başını okşaması ya da ne bileyim başarının düzenliliği yerine bir anlık istekle geleni ve dolu dolu yaşanılanı bizi çekiyor. hüzünlerimizde yanımızda olacak adamlar istiyoruz, biz ağladığımızda hiçbir şey sormadan bizimle ağlayacak bir adam. acıyı ve sevgiyi geçmişlerinde barındırmış insanları seviyoruz. mancini'nin manu'lu taraftarların fotoğrafını çekmesi bile defalarca paylaşıldı burada. ama şampiyonluk maçı sonrasındaki ruh halini göremedik. duygularını profesyonelliklerinin önüne koyanlarla yola devam etmek istiyoruz. bilmiyorum ne kadar doğru bunlar ama yıllardır siyasi geçmişe de bakılınca o gibi geliyor. hep daha fazlasını istiyoruz ama rutini yakalayacak profesyonelliğimiz hiç yok oysa rutinin başarıya giden yol olduğu defalarca kanıtlanmasına rağmen. mancini aylarca konuştu, gazetecilerle alay bile etti, taraftarın kendisine karşı önyargısı sebebiyle benimsenmedi. şimdi daha prandelli bir kez bile konuşmadan çok sevildi. anlaması güç. tek bir sebebi yok haliyle ve birçok etkenin biraraya gelmesi bu durumu ortaya çıkardı. yine de anlaması güç. umarım prandelli'yi de 2 mağlubiyet sonrası satmaz bu taraftar ve ben de bu yazıyı editleyip bu cümlenin altına (sattılar) yazmak zorunda kalmam.
  • 300
    sirf sinerjisini yitirmis bir camiayi durusuyla bir araya getirdigi icin bile basarili olur bu kaliteli insan. bize de böyle biri lazimdi. butun camiayi ve farkli sesleri bir arada toplayacak bir isim olduktan sonra, futbol takimini ahmet calistirmis, mehmet calistirmis farketmez. galatasaray'in taktige, sisteme, ince ayara ihtiyaci yok. hele turk futbolcusunun hic yok.

    butun sihri ve numarasi camiayi bir arada tutup, florya'ya sevgi, saygi ve aile ortaminini kazandirmak olanlarin tarihi basarilar elde ettigine sahidiz cok sukur. galatasaray birlik olursa hickimse ama hickimse önune gecemez. galatasaray'dan daha iyi olamaz. camiaya birlik getirebilecek gucum olsaydi ben de sampiyon yapardim galatasaray'i. sen de yapardin emin ol.

    mancini gibi usta bir hocanin, rijkaard gibi bir sistem uzmaninin ve efsane hagi'nin kismen basarisiz olmasinin sebebi buydu. o pozitif enerjiyi veremediler camiaya. florya'yi işhanına cevirenler basarizliga mahkum oldular ve auralari yetersiz kaldi. mancini'nin gidisi sonrasi tek bir isim vardi bizi bir cati altinda birlestirebilecek. o isim lucescu'ydu ama olmadi. sonra ne olduysa bu guzel adam prandelli cikti karsimiza. icimizi isitti. umutlandik, cunku istisnasiz her galatasarayliya o muhtesem aurasindan tattirdi. tanimayanlarimiz bile sevdi grande'yi.

    ihtiyacimiz ve eksigimiz buydu. bizi umutlandiracak ve icimizi sadece hocaligi ile degil ama hiyakesiyle de isitacak bir isim. futbolcusunu sevecek ve onlarin ortamina girdiginde enerjisi ile oyuncularina guven ve saygi asilayacak bir adam. yasadigi acilar yuzunden kalbini ve hatrini kirmaya korkacagimiz bir adam. kagit ustunde hicbir sampiyonluk basarisi olmamasina ragmen kurnaz italyanlara bile "ben bu dagilmis milli takimi toplarim" sinyalini veren bir adam. cogu hocanin yaka silkecegi melo ve balotelli'den babacanligi ile alinabilecek en yuksek verimi almis bir adam.

    prandelli bizi tekrar birlestirdi. hedefe kilitledi. aurasi ile tribunleri dolduracak tipki terim gibi. florya'ya keyif getirecek.

    biz prandelli ile birlestik...

    bize karaman'i, moyes'i, denizli'yi kitlemeye calisan yavsak turk medyasi ve satilmis kalemler tedirgin...

    simdi onlar dusunsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın