resim
Claudio Cesare Prandelli
Görev:Teknik Heyet Sorumlusu
Takım:İtalya
Yaş:68
Uyruk:İtalya
  • 2776
    galatasaray başında gördüğüm en vasıfsız hoca olabilir kendisi.

    bu kadar aciz, çözüm üretmekten, liderlikten uzak az hoca gördüm, cevat güler dahil.

    yalnız 1 ekim 2014 arsenal galatasaray maçında sneijder'i savunmanın önünde denemesi, o dönem sneijder'in milli takımda da savunma önü oynatılmasındandır.

    melo'yu stoper'e çekince oradaki pas yoğunluğunu sneijder ile giderebilirim sandı herhalde.

    edit: yanlış hatırlamıyorsam sneijder, jordy clasie ile 2'li ön libero gibi oynuyordu hollanda milli takımında
  • 2777
    kendi yönetiminde yasin öztekin bir metre ileriye pas atamazdı. açık ve net yasin’in top oynayamadığı ama ısrarla oynatıldığı bir sistem yapmıştı. en son yanındakine pas atarken taca atıyordu. hamza gelirken yasin’in gitmesi gündemdeydi. tam o sırada meşhur balçova maçı oynandı ve yasin coştu. sonraki performansı da malum. kimi nerede nasıl oynayacağını tam çözememişti.
  • 2778
    1 ekim 2014 arsenal galatasaray maçı özelinde kendisini etüt etmek bile neden artık kulüp çalıştıramayacağını göstermektedir.

    danny welbeck i arsenal taraftarını heyecanlandıran bir isim yapan adamdır. manchester united'dan transferinden sonra ilk şampiyonlar ligi hattrickini yaptı bize karşı.

    melo'yu stoper olarak oynattığı maçta melo'nun erken kart görmesi ve bu nedenle son adam kaldığı ikili mücadelelerden kaçınmak zorunda kalmasını görmemiş, ilk yarı üç gol yememizi sadece izlemiştir.

    sneijder dmc olarak oynarken önünde yekta ve dzemaili oynadı, hamit yedekti. dzemaili formsuzdu.

    bir de bu maçta pandev 11 çıktı ki kime sorsan mantıklı bir neden göstermez. ligde oynatmıyordu da kendisini.

    daha da fazla hatası vardır ama aklıma kazınan bunlar. tek maçta bu kadar soru işareti ve saçma kararları olan hoca da devam edemedi zaten. daha kötü çok az taktik görmüşümdür başka herhangi bir maçta.
  • 2780
    ayağının tozuyla süper kupayı fenerbahçe’ye kaptıran, avrupa’da 4’lük olup ligde ise 10 maçta sadece 19 puan toplayıp kovulan eski teknik direktörümüz.
    ki ondan sonra fener’e birdaha kupa vermedik, ondan önce ise en son nezaman kaptırmıştık şu an ezberimde yok.

    arsenal maçına herkes değinmiş zaten. içerdeki anderlecht maçına yurtdışından gelip bakmıştım, okadar kötü futbol oynamıştık ki son dakikada gelen beraberlik golüne sevinememiştim bile hakkıyla.

    ilginç olan şey ise giderken liderin 1 puan gerisinde bırakmıştı takımı. aklımızda kalan tek güzel şey ise ligdeki derbi galibiyeti herhalde, onu da sneijderin şapkadan ejderha çıkarmasıyla elde etmişti zaten. ilk yarıda emenike’nin pozisyonlarına dayanamayıp kısa süreli kapattığımı hatırlıyorum zira.

    tudor da böyleydi mesela, 4 kritik ve ağır mağlubiyet alıp gitmesine rağmen o da 16 hafta sonra liderin 1 puan gerisinde devretti takımı.

    fakat hep düşünmüşümdür, iyi kötü bu iki teknik direktör de puanlar topladı o şampiyonluklar yolunda. ha kalsalar olamazdık o kabül de, yine de ne bileyim, belki fazla vefalıyım o konuda, tarık çamdal’ın alkışlandığı şampiyonluk kutlamalarında bir jest yapılabilirdi diye düşündüm hep.
  • 2782
    bir dönem galatasaray'ı da çalıştırmış italyan teknik direktör. prandelli'yi değerlendirirken onun kariyerinin juventus-milan-inter arasında değil de hep italya'nın küçük takımlarında geçtiğini göz önünde bulundurmalıyız. yani roberto mancini'nin türk futbolundaki karşılığı mustafa denizli'yse, cesare prandelli'nin muadili abdullah avcı falan olabilir ki, fiorentina-başakşehir, türkiye-italya ve beşiktaş-galatasaray kariyerleri birbiriyle çok benzeşiyor.

    yani prandelli, bizim mesut bakkal, ersun yanal, aykut kocaman, rıza çalımbay, hikmet karaman gibi sürekli anadolu takımları arasında tur atan teknik direktörlere benziyor. o zaten hiçbir zaman bir lippi, bir capello veya bir trapattoni olamadı. hatta bir mancini bile olamaz.

    bakın mesela mancini bize takım bir düşüş trendine girmişken, real'den 6 gol yemenin üzüntüsündeyken ve terim'in şok edici gönderilişinin travmasındayken gelmişti ve ona rağmen umulmadık şekilde 2-2'lik biten juventus maçıyla bizi hayata tutundurmuş ve real madrid'li juventus'lu gruptan takımı çıkarıp şampiyonlar liginde son 16'ya bırakmış, 9 yıl sonra türkiye kupası kazanmış ve ligdeki amacımız olan şampiyonlar ligine doğrudan katılım hakkını elde etmişti.

    prandelli ise neyi niçin yaptığı belli olmayan bir şekilde hamlelerde bulunmuş, süper kupa'da takıma hiçbir şey oynatmayarak kupayı yine hiçbir şey oynamayan ismail kartallı fener'e hediye etmiş, ligde kazanırken bile "abi biz bu maçı nasıl kazandık ya" dedirten galibiyetler almış ve şampiyonlar liginde 1 puan alarak galatasaray'a tarihinin en kötü şampiyonlar ligi performansını yaşatmıştır. eğer ilk maçta burak yılmaz son dakika anderlecht'e o golü atamasa, prandelli galatasaray'ın adını şampiyonlar ligi'nde sıfır çeken takımlar listesine de yazdıracaktı.

    zaten o yüzden mancini, premier lig şampiyonu olabilmiş ve bugünlerde italya'ya euro 2020'yi aldırabilir mi diye konuşulurken prandelli, italya milli takımı da dahil olmak üzere gittiği her takımdan bir şekilde kovuluyor işte.

    ama benim için mancini'yi prandelli'den; riekerink'i de tudor'dan üstün kılan şey, galatasaray'ı vizyonuna yönelik verdikleri demeçlerdir.

    prandelli şampiyonlar ligi'nde son iki sene gruplardan çıkmış takımı her maç dörtlük yaptıktan ve neticede 5 maçta 1 puan toplayacak duruma düşürdükten sonra hiç utanmadan “bizim için avrupa önemli değil, hedefimiz 4. yıldız" diyerek galatasaray'ın tarihinden bihaber olduğunu ortaya koymuştur. bu sözüne yönelik bizim tek söylememiz gereken yallah fenerbahçe'ye olmalıydı ki prandelli'nin o sözünü ben manşette görünce aziz yıldırım söyledi zannetmiştim ve "ee zaten bunlar avrupa'dan men almadılar mı?" demiştim ve sonra haberi açınca bunu söyleyenin aziz yıldırım değil de prandelli olduğunu görüp on saniye açık ağızla ekrana bakmıştım.

    mancini ise galatasaray-juventus maçı kar tatiline girdiği akşam real madrid, kopenhag'ı yendiği için uefa avrupa ligine gitmeyi grantilemesine rağmen "galatasaray bir uefa avrupa ligi değil, şampiyonlar ligi takımı'dır. her zaman burada olmalıdır" diyerek kulüp tarihi ve vizyonu hakkında bilgi sahibi olduğunu vatandaşı prandelli'nin aksine ortaya koyuyordu.

    benzer bir olay riekerink ve tudor'la da yaşanmıştır.

    tudor, başakşehir ve beşiktaş'a karşı aldığı farklı yenilgilerini normalleştirmek için; "başakşehir ve beşiktaş bu ligin en iyi takımları. onlara karşı bu sonuçları almak çok normal" diyordu. gören de türkiye'nin iki büyüklerini başakşehir ve beşiktaş, galatasaray'ı da her sene orta sıralara oynayan anadolu takımı sanırdı. nasıl bir aymazlıktı tudor'un ki hiç anlamam. hatta tudor daha da ileri gidip beşiktaş için "beşiktaş'a karşı devre arasına kadar gol yemedik, ama sonra ilk golü onlar attı ve her şey tepetaklak gitti. beşiktaş, türkiye'nin en iyi takımı ve yıllardır en iyi oyunculara sahipler, harika oynuyorlar. onlar şampiyonlar ligi'ne konsantre olduğu için şanslıydık ve bu yüzden şampiyonluk şansımız fazlaydı." diyerek galatsaray'ı beşiktaş'tan küçük takım zannettiğini ve ancak beşiktaş müsade ettiği için galatasaray'ın şampiyonluk yarışına girebildiğini düşündüğünü cahilce ortaya koyuyordu. bu abimiz sanırım beşiktaş'la galatasaray'ın tarihlerini karıştırmıştı.

    oysa mesela kısa görev süresi boyunca birini fenerbahçe'nin, diğerini de beşiktaş'ın elinden alarak kulübümüze zor zamanlarında iki kupa kazandıran riekerink görevi boyunca takımımızla ilgili "galatasaray dünya çapında bir kulüp. galatasaray'ın hedeflerinin büyük olması çok doğal. hedefimiz galatasaray ismini tekrardan parlatıp, en iyi yerlere taşımak." gibi kulüp tarihine vakıf olduğunu bildiren açıklamalar yapıyordu.

    yani demem o ki, galatasaray'a gelen yabancı teknik direktörlerin biraz da türk futbolunun en büyüğünü çalıştırdığının farkında olması ve kulübün vizyonunda avrupa kupaları başarılarının çok önemli bir yeri olduğunu bilecek kadar takım tarihine hakim olması gerekiyor. yoksa sonunuz prandelli ve tudor gibi şampiyonluk yarışının içinde olsanız da kovulmak oluyor ve kovulduğunuza tüm taraftarlar seviniyor.
  • 2792
    hakkına girmek istemem; ama hayatımda ''kovun da tazminatı cukkalayayım'' tavrını bu kadar net gördüğüm başka teknik direktör olmadı. daha ilk haftalardan hem de. yaptığı tavırların, çıkardığı abuk subuk dizilişlerin başka açıklaması olamaz. sneijder'ı ön libero, melo'yu stoper, sağ / sol beksiz cl maçlarına çıkıp rakip kanatlarını maçın adamı yapmak vs.

    bu adam galatasaray'ın avrupa'da başarı geleneğini de bitiren adamdır. 4-4-4 yedire yedire özgüven kırıp vasata alıştırdı. ondan sonra başarımız yok. arada sırada ''o sene* prandelli de kalsa şampiyon olurduk'' diyenleri görüyorum da aman arkadaş yapmayın ya. tam manasıyla fenerbahçe'nin comolli ekolünden yanlışlıkla bize sıçramış gibi bir adam.
  • 2797
    euro 2012’de italya’ya final oynatmış teknik direktör. 2014 dünya kupası’ndan sonra da görevinden alındı. galatasaray kulübüyle değil de o zamanki yeniçeri futbolcularımızla kimyası pek tutmadı. yoksa asla kötü bir teknik direktör değildi. ama hafta içi her antrenman bitiminden sonra oynatmak istediği oyun için oyunculara video analiz yaptırmak istemesi, başta burak yılmaz, selçuk inan ve wesley sneijder gibi antrenmanlardan sonra tesislerde kalmak istemeyen oyuncuların işine gelmedi ve organize şekildeki kötü performanslarla takımdan gönderilmesine zemin oluşturuldu. italyanca’dan başka dil bilmemesi, özellikle de ingilizce bilmemesi oyuncularla düzgün diyalog kurmasını engellemiş olabilir. adam bir basın toplantısında bruma’nın oynatılmaması ile ilgili gelen soruya ‘oyuncularıma nerede görev verirsem o bölgede oynamayı benimsemeli, sağ açığa koyduğumda ‘ben solda oynamak istiyorum’ dememeli’ diye bruma’yı kibarca eleştirmişti. düşünün bruma bile o yaşında muhtemelen abilerinden aldığı cesaretle bu tür triplere girebilmiş. kimbilir daha neler yapılmıştır da asla haberimiz olmayacak. yolu açık olsun.
  • 2799
    kendisi döneminde muslera, sneijder ve felipe melo da berbat performanslar sergiliyordu. muslera neredeyse 2-3 maçta bir 4 yiyordu ve prandelli döneminde özellikle son 1 ay kurtarış yapmayı unutmuştu. sneijder sadece malum volkan'ı yatırdığı derbide iyi bir performans sergilemişti. onun dışında bir sol kanatta bir ön liberoda çürüyordu adam. melo desen yine vasat bir performans sergiliyordu. galatasarayda taraftarlar tarafından en fazla eleştirildiği dönem o dönemdi. isteyen bu oyuncuların başlıklarına girip o dönem yazılan entrylere bakabilir. yani takımın demirbaşı bu 3 yabancı futbolcu bile çok formsuzdu ama yerli futbolcular sabote ettiği için başarısız olmuş prandelli güya. bu garabet gidip hamza hamzaoğlu geldikten sonra yerli yabancı demeden hemen hemen tüm oyuncular verebilecekleri en iyi performansı verip şampiyon olduk ve çok kritik sezonda 4. yıldızı taktık. en basit örnek yasin öztekin. prandelli döneminde "bu kim ya" dediğimiz adam hamza hamzaoğlu zamanında müthiş bir oyun sergileyerek 4. yıldızda pay sahibi oldu. birde utanmadan bu şampiyonlukta hamza'nın payı yok, yasin, muslera ve sneijder şampiyon yaptı denildi. sanki prandelli döneminde bu adamlar yokmuş gibi...

    birde kondisyon meselesi var ki bence en acayip durum. güya prandelli'nin yüklediği kondisyon sayesinde şampiyon olmuştu takım. prandelli zamanında takım 1 gol yiyince dağılıp 3'ü 4'ü yiyordu ve zerre kadar direnç gösteremiyordu. daha kendisine hayrı olmamış yüklediği kondisyonun, sonraki teknik direktöre mi hayrı olacak ?
  • 2800
    daha once demistim.

    (bkz: abdullah avci)

    fiorentina’da onun basaksehir‘’idir. kendisi fiorentina’da iyi isler yapar, sonra maceraya cikip basarisiz olur sonra hop gene fiorentina. kendisi daha once galatasaray ve valencia’da basarisiz olmustur. yani basarisiz oldugu tek kulup biz degiliz. hani biz olsak acaba sorun bizde mi derdik ama prandelli yabanci kulturlere alisik olamayan kendisini asimile edemeyen biri gibi geliyor bana.

    claudio ranieri de ingiltere’de ispanya’da hep benzer problemleri yasadi hatta yunanistan’i calistirirken evinde faroe adalarina yenildi. faroe adalari ulan, hani bakkalla manavla maca cikan ulke. ama sonra leicester city ile premier ligde tarih yazdi.

    ha prandelli boyle bir basari yakalayabilir mi onu bilemiyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın