• 2102
    bir dönem, kariyeri bitme noktasındayken çok daha güçlü bir şekilde dönen eski futbolcumuz.

    1998-99 sezonunda alacaklarını alamayan futbolcular, çok önemli avrupa maçlarından önce toplu halde idmana çıkmıyor. aracı olarak kaptan bülent yönetimle görüşüyor ama görüşmelerden sonuç çıkmıyor. tam tersi galatasaray yönetimi ve teknik heyeti, futbolcuların idmana çıkmaması konusunda bülent'i suçlu buluyor ve kaptan'la arasına mesafe koyuyor. sözleşmesi biten bülent'e 1999-2000 sezonunun başında takımdan ayrılması için komik bir teklif yapılıyor. o zaman bosman kuralları falan yok tabi, kaptan kibarca kovuluyor ama gitmiyor.

    tam da bu tarihlerde, dönemin popüler kanalı olan kanal 6'da yeni bir yapılanma var. spor servisinin başına ümit aktan geçmiş. galatasaray'la ilişkilerini kullanarak, sunuculuğunu serhan başbahçıvan'ın yaptığı bir spor programına bülent korkmaz'ı konuk alıyor. sunucu hepimizin aklından geçen sözleri 32 yaşına giren kaptan'a söylüyor: "taraftarlardan çok sayıda telefon geliyor. bülent futbola galatasaray'da başladı, başka takıma gitmesin, taklifi kabul edip 1-2 sene daha oynasın, futbolu burda bıraksın diyorlar" diyor. bülent korkmaz'ın cevabı ise hepimizi güldürüyor, hatta spiker de tebessüm ediyor. kaptan diyor ki: "ben 5-6 sene daha oynamayı düşünüyorum"

    takımdan ayrılmayınca kulüpte kalan ve o sezon neredeyse bedavaya oynayan bülent korkmaz, kadroya alınmıyor. yedek kulübesinde bile kendisini göremiyorsunuz. popescu, capone, fatih, ahmet, ümit hatta altyapıdan alper tercih ediliyor, bülent şans bulamıyor. işte tam da bu dönemde hepimiz bülent'in bittiğini düşünmüştük. ama o bülent'ten bir galatasaray efsanesi doğdu. ve kaptan, tam da söylediği gibi 6 sezon daha futbol oynadı.
  • 2105
    son dönemde ilhan palut, okan buruk*, sergen yalçın, hamza hamzaoğlu, lucien favre* gibi isimleri sözlüğümüzde dillendiren yazarları başlığı altında sükunetli bir şekilde toplanmaya davet ediyorum.

    bu saatten sonra bülent korkmaz'dan öte köy yok arkadaşlar. dile getirdiğiniz isimlerin yarın sabah veya devre arası başlama ihtimali yok denecek kadar az. gerçekçi hayaller kurmakta fayda var. kendisi ile ilgili fikrimi sorarsanız da antalyaspor'daki son dönemini göz önünde bulundurursam mevcut oyunumuzdan daha kötü performans sergileme ihtimali kesinlikle sıfır. ayrıca kaptan özelinde de değil bu sözlükteki 10 kişiden en az 6'sının da daha kaliteli bir oyun planı sunacağına inanıyorum.

    galatasaray formasını 566 kere sırtına geçirerek maç sayısı ve dakika olarak tarihimizde en çok formamızı giyen isimdir. çok yüksek ihtimal galatasaray yaşadıkça da bu rekor el değiştirmeyecektir. bu sebeple başımın üzerinde yeri var.
  • 2107
    teknik direktörlük kariyerinde 2 önemli başarısı var.biri karabükspor diğeri de antalyaspor. ikisi de dar kadrolarla defansif futbol kontratakla takımları kümede tutup sürpriz sonuçlar almaktı. 12 senede gösterdiği bu kadar yani. bu benim için galatasaray teknik direktörlüğü için bir pozitif algı yaratmıyor. defansif kapanan futbol oynayacaksak aykut kocamanı alalım bari. o konuda kimse eline su dökemez. beğenirsiniz beğenmezsiniz geçmişine takılırsınız falan bilmem ama gidişat şu yönde fatih hocadan sonra okan buruk galatasarayın başına geçecek gibi duruyor. sergen de beşiktaşın başına geçer.
  • 2109
    takımımızdaki teknik direktörlük döneminin kısa sürmüş olması ve sonrasındaki anadolu takımları ile olan teknik direktörlük deneyimlerinde çarpıcı bir başarı elde etmiş olmaması nedenleriyle kimi taraftarlarımız tarafından gelecekteki hipotetik bir teknik direktör ihtiyacı durumunda galatasaraya uygun görülmeyen, savaşçı ve yılmaz karakteri ile "büyük kaptan" lakabını sonuna kadar haketmiş gerçek anlamda efsane futbolcumuz.

    yukarıda belirtilen görüşe karşı bülent'in galatasaray'da ikinci bir teknik direktörlük şansını hakettiğini düşünüyorum: herşeyden önce galatasaray altyapısından yetişip futbolu bırakana kadar sadece takımımızda oynamış olması nedeniyle gerçek bir galatasaraylı ve galatasaray değerlerini belki de yeni futbolculara en iyi anlatabilecek olan kişi bülent. bunun yanında, çoğumuzun hemfikir olduğu artık oyuncu yetiştiren bir kulüp olmamız gerektiği düşünüldüğünde de altyapıda yetiştirilecek veya genç yaşta transfer edilecek futbolcularla bu özelliği nedeniyle en iyi iletişim kurabilecek kişi bülent olabilir.

    ayrıca bülentin çarpıcı başarı elde etmiş olmaması değerlendirilirken çalıştırdığı karabükspor, antalyaspor gibi takımların ekonomik olarak batık takımlar olduğunun dikkate alınması gerekir. bu açıdan bu takımlar kimilerince bülent'ten daha başarılı görülen okan buruk'un çalıştırdığı ama arkasındaki siyasi iktidarın desteği ve devre arasında 7-8 transfer yapabilecek ekonomik gücü olduğu göz ardı edilen çaykur rizespor ile bir tutulmamalı. kaldı ki geçen yıl antalyaspor son hafta ligi beşinci bitirip avrupa kupalarına gidebilirdi.

    aynı şekilde galatasaraydaki 2009 yılındaki teknik direktörlük deneyiminin çok başarılı olmaması üzerinde de fazla durulmamalı çünkü o tarihte hem teknik direktör olarak çok deneyimsizdi hem de o günden bu zamana 10 yıl geçti ve bülent çok önemli deneyim kazandı.

    son olarak oynattığı oyunun defansif olduğu argümanına karşı da bir şeyler söylemek gerek: doğru, defansif bir oyun gördük şu ana kadar çalıştırdığı anadolu takımlarında ama bu demek değil ki galatasaray'da çalışırsa aynı şekilde tamamen kapanan bir futbol oynatmaya çalışacak. sanmıyorum ki bülent böyle bir şey hayal etsin büyük galatasaray kaptanı olarak. ayrıca, eğer yetiştirici bir kulüp olmayı ve futbolcu satarak ekonomik açıdan düze çıkmayı hedefliyorsak avrupa kupalarında istikrarlı bir şekilde çeyrek finaller görmeye başlamak için kendimizi dev aynasında görmeyi bırakıp birazcık defansif oynamayı da kabul etmemiz gerekir.
  • 2110
    --- alıntı ---

    futbol oynadığı yıllarda mesleğine profesyonelce yaklaştığını, disiplin ve iş ahlakı içinde görevini en iyi yapmaya gayret ettiğini, sahada elinden geleni ortaya koyduğunu ve gücünü sonuna kadar harcadığaını söyleyen korkmaz, bir ögrencinin 'galatasaray size neden jübile yapmadı?' şeklindeki sorusuna "bana jübileyi galatasaray taraftarı yaptı. adıma şarkı yazıp, tribünlerde besteleyip okudular. bu beni çok mutlu etti. herşey para değil. maddiyat kadar maneviyat ve duygular da çok önemli" şeklinde konuştu.

    --- alıntı ---

    https://www.google.com/...irkinligi-75621h.htm

    2007 yilina ait bir roportaj. ne demisti hoca jubile konusunda arda icin ? buyuk kaptan ne diyor yukarida jubile icin ?

    bu camia "bulent korkmaz" a jubile yaptirmadi (dunyanin en yanlis seylerinden biridir kesinlikle tasvip etmedigimi belirteyim.) sen kimsin arda turan ?

    adam olsaydin da sunu diyebilseydin :

    "bana jübileyi galatasaray taraftarı yaptı. adıma şarkı yazıp, tribünlerde besteleyip okudular. bu beni çok mutlu etti. herşey para değil. maddiyat kadar maneviyat ve duygular da çok önemli"

    edit: kendisi uzerinden hocaya sallayan yok. kendisine taninmayan onore etme hakki , kendisinin yarisi etmeyecek birine neden taniniyor konu bundan ibaret.

    --- alıntı ---

    futbol extra dergisinin mayıs sayısında röportajı yer alan bülent korkmaz, avrupa kulüplerinin aksine türkiye'de bazı değerlerin görmezden gelindiğini savunarak, kulüplerle özdeşleşen isimlerin hak etmedikleri muamelelere maruz kaldıklarını iddia etti.

    ispanyol ekibi real madrid'in, sözleşmeleri 2011'de sona eriyor olmasına karşın casillas ve raul'a ömür boyu sözleşme yaptığını anlatan korkmaz, "bunu maddi olarak düşünmeyin. kulüp, 'benim altyapımdan çıkan oyuncu, benim için daha değerlidir' diyor. böyle bir mesaj verme ihtiyacı duyuyor. o oyuncular da kulübü her ortamda yüceltiyor. bizdeyse manevi değerlere sahip çıkmak yok. örneğin, galatasaray'da bu böyle. metin oktay yaşadığı zaman değer veriliyor muydu veya bu kadar değer veriliyor muydu? hayır. allah rahmet eylesin, öldükten sonra değer verildi. insana yaşarken değer verilmeli" diye konuştu.

    galatasaray'dan ayrılış şekli tartışmalara neden olan bülent korkmaz, sarı-kırmızılı taraftarların kendisine değer verdiğini aktararak, "ama kulüp içinde ne yazık ki başarılı insanlarımız paçalarından aşağıya çekiliyor. başarılı bir adamı yüceltmeniz gerekmiyor mu? bu manevi değerlere sahip çıkılmama olayı benimle sınırlı değil. birçok arkadaşımıza bu yanlışlar yapıldı" dedi.

    -"kendim jübile yapmam"-

    futbolu bıraktıktan sonra jübile yapma imkanı bulamayan bülent korkmaz, bu yönde bir isteğinin olup olmadığıyla ilgili, kendisinin jübile yapmayacağını kaydederek, "ben jübile yapmam. ben bir takımda başladım, bir takımda bitirdim. kendim yapmam. bana jübile veya başka şekilde bir jest yapılabilir" derken, futbolu bıraktığı dönemde kendisine ulaşılamadığı yönünde yapılan açıklamalara da tepkisini sürdürdü.

    --- alıntı ---

    http://spor.haber7.com/...orkmaz-jubile-yapmam

    yapilan hocalik ve jubile tekliflerinin kaynaklarini beklemekteyim olur ya belki de benim balik hafizamda sorun vardir , olabilir.

    edit2: selaminko bir kac link yolladi kaptanda da hata var evet ama goruslerim yukaridaki gibi degismedi. sonuc olarak kariyerinde sadece galatasaray olan efsane bir kisilik galatasaray formasiyla jubile yapamamistir.
  • 2111
    futbol oynayacağım diyerek galatasaray'dan gelen hocalık ve jübile teklifini kabul etmeyerek sonradan yardımcı hoca olarak gençlerbirliği'ne gitmiş eski kaptanımızdır.
    o dönemlere ait bir haber aşağıda. terim'e ve kulübe sallamadan bir hatırlamak veya öğrenmek lazım.

    --- alıntı ---
    bülent, türkiye ile bulgaristan (a) milli takımları arasında yarın sofya'da yapılacak özel maçla birlikte, 15 yıl formasını giydiği (a) milli takım'da jübilesini yapacak.
    galatasaray kulübü'nün jübile teklifini kabul etmeyen, yeni sezon öncesinde de hiçbir takımla anlaşmayan bülent korkmaz, milli takımlar teknik direktörü fatih terim'in jestiyle, yarınki maçta son kez sahaya kaptan olarak çıkacak ve karşılaşmanın ilk dakikalarında forma giydikten sonra milli takım defterini kapatacak.
    --- alıntı ---
  • 2121
    29 ocak 2020 tarihinde şu an trtspor kanalında "gündem futbol" adlı programda yayında. onu görünce yüzümde sadece tebessüm oluştu. programda "galatasaray'a asla kırgınlığım olamaz ama yöneticilere kızgınlığım var" diye açıklama yaptı. fatih hoca ile iletişimi yokmuş. bülent kaptan bizim efsanemizdir ne olurdu efsanelerimizi küstürmeseydik.
  • 2123
    --- alıntı ---

    "niye yabancıya takılıyoruz çok anlamıyorum. emre akbaba iyi, oynuyor, ömer bayram oynuyor. iyi olan oyuncu takımında oynar. ozan, merih, çağlar niye oynuyor? iyi olan oynar, yerlisi-yabancısı olmaz futbolda."

    --- alıntı ---

    bu açıklamasını ne kadar yenilikçi, çağdaş ve farklı bulduysam,

    --- alıntı ---

    "geriden oyun kurmak diye bir şey çıktı, ben buna karşıyım. öncelikle topu kesmektir savunma oyuncusunun işi. topu keser, alır, ben önce buna bakarım savunmacıda. geriden oyunu kurmak diyorlar, 10-15 metreye de pası versin artık."

    --- alıntı ---

    şu açıklamasını da o kadar gereksiz ve zırcahil bulduğum efsane canım kaptanımız.

    sevgili kaptan, 10-15 metreye pas vermekten bahsedilmiyor bu geriden oyun kurma olayında. asistin asistini yapabilen marcao gibi futbolculardan bahsediyoruz. adam* kesici görevinin dışında, attığı pasla adamlar eksiltebiliyor, ortasahadaki baskıyı azaltıyor, kanatları kaçırıyor, üzerine pres çekip ileride opsiyon yaratabiliyor. elbette yoksa kesicilik işini yapamayan futbolcuya stoper demiyoruz, ama devir birkaç işi yapanların devri artık.
  • 2124
    burada nasıl bir galatasaray efsanesi olduğunu konuşmaya dahi gerek yok. sözüm sadece teknik direktörlüğüne. mutlaka ama mutlaka almanya veya ingiltere gibi ülkelerde iyi bir teknik direktörün yanında en az beş sene yardımcılık yapması gerekiyor. iyi bir yabancı dil bilgisi türkiye'ye gelen yabancı futbolcularla olan birebir iletişimi için çok önemli. diğer türlü 5 ay antalya 2 ay bursa 6 ay kayseri gezer durur.