• 1
    28 kasım 2018 tarihinde oynanan lokomotiv moskova maçı sonrası imparator fatih terim’in sarf ettiği bir cümle.

    “ne dediler” başlığına entry olarak değil de, ayrı bir başlık olarak yazmamın sebebi ise, birazdan aşağıda ifade edeceğim gibi, şahsım adına yarınlara umutla bakmamı sağlamış olması. neden?

    ben şahsen cümleyi taraftara söylenen bir cümle olarak algılıyorum. hocamın, “sikerim böyle takım ruhunu, ben bu oyunu bozarım” noktasına geldiğini, takımın alayını satıp, muhtemelen gençler ve farklı bölgede oynayan linnes’ler alacağını, belki muslera ve fernando dışında, ligimiz açısından süperstar seviyesinde adama sahip olmayan, ancak fatih terim hırsını sahada bize gösterecek bir takım kuracağını düşünüyorum.

    belli ki hocanın kafasında bir şeyler var. henry’i kesip yunus’u oynatabilir kanatta. donk yerine celil, badou ile orta sahada fernando önünde forma giyebilir. devre arasına kadar eren kesilip henry forvete, celil orta sahaya yunus kanada atılabilir. radikal değişiklikler bekliyorum ve gençlere forma verilmesini umut ediyorum.

    sorun şu, fatih terim kaybetmeye alışkın adamlara tahammül edemiyor. kaybetme alışkanlığı olan bir kadroya geldiğinde hep 7-8 değişiklik yapmıştır. bu sene şu ana kadar yapamadı; ancak sanıyorum loko maçı sonrası s*kerler tasını tarağını dedi.

    kendisinin kredisi 1 ocak ve 1 temmuz döneminden çok fazladır; bir şey yapıyorsa bir bildiği vardır. o yüzden müsaade sizin hocam; ne uygun görüyorsanız yapınız.
  • 2
    çıkıp "bu sezon şampiyonluğu unutun. selçuk, eren, sinan, maicon vb. adamları kovup bu sezon gençlerle devam edeceğim." demedikçe bir anlam ifade etmeyen açıklamadır. allah aşkına şu şampiyonluk fetişizminden kurtulsun bu camia artık. "ğaassaray her sene şampiyonluğa oynar." diye diye kan emici menajerleri ihya ettik yıllardır.

    yoksa önümüzdeki ilk maçta linnes kesilip yine mariano oynayacaksa, 70'ten sonra yine selçuk oyuna girip manasızca dolaşacaksa, canını dişine takan muğdat yerine eren gamıyok ilk on bir oynayacaksa bu sözlerin hiçbir anlamı olmaz.

    soru şu ki bu saydıklarımın olma ihtimali mi yüksek yoksa radikal değişiklikler olması ihtimali mi?
  • 3
    bu aciklamalardan once bunu birkac kez daha belirtti. galatasaraylilarin cogunlugunun aksine bu basarisizlikta terim'in de cok hatalari oldugunu dusunenlerden biri olarak, bu aciklamalar hatrina susuyorum. degisim baslasin, bu seneyi kaybedelim muhim degil ama degisim baslasin hocam. terim'in oyuncu tercihlerine pek guvenmesem bile kendi aldirdigi vasat oyunculardan bile aldigi katkilardan dolayi cok buyuk saygim var. bu iste 1 ferguson 2 terim. terim'in uzun yillar galatasaray'da kalacagindan yola cikarak kendi takimi icin ilk kivilcimi bu transfer donemlerinde baslatmasini umit ediyorum.
  • 4
    devre aralarında yeterli maddi imkanınız olsa bile kadroda çok köklü değişiklikler yapmak zordur. birçok oyuncunun sözleşmesi devam ediyordur, takımlar iyi elemanlarını bırakmak istemez vs... devre arası, galatasaray'ın da bu anlamda kadroda köklü değişikliğe gitmesi zor görünüyor ancak akıllı hamleler yapmak mümkün. bildiğim kadarıyla aralık -ocak ayı itibarı ile yaşı belli bi' aralıkta olan ve sözleşmesinin son senesinde olan oyuncularla gelecek sezon için görüşme yapmak serbest. adnan polat'ın en iyi hamlesi olan elmander de böyle transfer edilmişti. gelecek sezon transferin yılan hikayesine dönmemesi için bu şartlara uyan işimize yarayacak oyuncularla temas kurup, bağlayıcı anlaşmalara imza attırmalıyız.

    ayrıca, devre arası gönderilebilecek yabancı oyuncular; fegouli ve maicon. maicon'u son dakika araplara satmaya çalışıp faks makinesi problemi yüzünden elden çıkaramamak zaten oyuncunun motivasyonunu yerle yeksan etti.her ne kadar profesyonel olsa da maicon da etten kemikten yapılmış, duyguları olan bi' insan.bu oyuncuyu bu noktada kaybettik bana kalırsa. zaten maddi problemlerle boğuşulan ve kadro kurmakta, transfer yapmakta zorlanılan bi' dönemde oldukça amatörce bi' hataydı bu. ozan'ın beklenmedik şekilde takıma adapte olmasıyla da maicon'un gidişi takımı sarsmaz. fegouli'nin durumu daha karmaşık. fatih hoca'nın şu durumda bile onu düşünmemesi bence hatalı. takımda fegouli oynar. sinan ya da onyekuru yerine her zaman ilk 11'e yazılmalıydı ismi ama hoca oyuncunun üstünü karalamış durumda. geçenlerde bu oyuncunun bi' açıklamasına denk gelmiştim aşağı yukarı şöyle diyordu; '' burada mutluyum. sözleşmemin sonuna kadar burada kalmak istiyorum.'' bu karşılıklı inatlaşmada zararlı çıkacak olan sadece galatasaray'dır. orta yol bulunmalı. oyuncu halen istenmediği yerde kalıyorsa ve 3,5 senelik kapı gibi sözleşmesi varsa galatasaray'ın menfaatleri gereği oyuncuyu kazanıp, ondan fayda elde etmeye çalışmak gerekiyor.

    bu iki yabancı oyuncu haricindeki yabancıların en azından bu sezon sonuna kadar takımla kalması en makul seçenek gibi duruyor. çünkü galatasaray'ın malı olan, geri kalan yabancı oyuncular galatasaray'a öyle ya da böyle fayda sağlayan oyunculardır. ısrarlı talipleri yoksa eğer devre arası bu oyuncuları göndermek isterseniz hem ölü fiyata elden çıkarmak zorunda kalırsınız hem de gönderilen oyuncuyu ikame edecek oyuncu seçeneği sınırlıdır. sezon sonu daha iyisini bulma şansınız çok daha fazladır. yani aşağı yukarı ne vereceği belli oyuncuyu elden çıkarıp ne vereceği belli olmayan, takımla birlikte yaz kampı görmemiş, uyum sorunu çekebilecek bi' oyuncu almak mantıklı gelmiyor. böylesine kritik hamleler için sezon sonu beklenmeli. açık konuşmak gerekirse, garry, mariano, fernando ve belhanda'nın devre arasını takımla geçirip eğer bu oyuncularla ilgili ille de bi' tasarruf olacaksa sezon sonu itibarı ile bunun gerçekleşmesi en tutarlı yoldur bence.

    casper eren, pasta keserek yılda 3 milyon euro kazanan pastacı selçuk, en büyük idolü yasin öztekin olan sinan, karakteri zaafiyetli tarık gibi oyuncuları devre arası göndermenin mümkünatı olmadığından bu oyunculara mecburen 1 devre daha katlanacağız. bu heriflerin maaşı bütçeden düşeceği için sezon sonu önümüzü biraz daha net görebiliriz.