• 3976
    beşiktaş budur işte. divan kurulunda olsun başkanlık seçimlerinde olsun hepsi birbirini yumruklayan adamlardan oluşur. içlerinde elbette başarılı iş insanı olan başarılı kişiler var, ancak iş taraftarlığa gelince çarşı esnafından farkları kalmıyor.

    beşiktaş efendi falan değildir. kendi içlerinde yaşadığı efendilik eksikliğini bastırmak için ürettikleri safsata bir sloganla yaşayan küçük bir kulüptür.

    https://x.com/buzzspor/status/1911040117705171174
  • 3978
    kulübe zengin diye geleni geçeni alırsan, yaşanan şey normal. fenerbahçe’de de durum aynı. ancak onlarda başkan kulüp sahibi gibi despot bir konumda olduğu için karşıt ses çıkmıyor. beşiktaş’ta ise seviye lisede sınıf başkanlığı seçimi gibi.

    her ne kadar kızsak ve tepki göstersek dahi galatasaray lisesinin getirmiş olduğu kültür sayesinde benzer şeyler yaşamıyoruz.
  • 3979
    11 mayıs 2025'te başkanlık seçimleri olacakmış.

    canları sıkıldıkça seçim yapıyorlar, bu kez olağan kongre.

    lakin serdar adalı'nın; mevcut yönetim tarzı ve başarısızlıklar sonrası olası bir rakibe karşı seçim kazanması çok mümkün görünmüyor.

    bu karşılaşmadan tam 1 hafta önce; 4 mayıs 2025'te ise fenerbahçe beşiktaş maçı olacak. buradan alacakları bir mağlubiyet, yaşayacakları bir hezimet seçim sonuçlarına da direkt etki edecektir.
  • 3980
    4 mayıs 2025 fenerbahçe beşiktaş maçı ile ilgili ne bir yabancı hakem isteği ne tribünde oturan gözlemci hakem girişimi ne açıklama hiçbir şey yapmayan salıncak ortağı.

    bizim maçtan önce hiçbir iddiası olmamasına rağmen ortalığı birbirine katan bjk şu an avrupa hedefi olmasına rağmen sus pus duruyor.

    salıncak ne diye sorarlarsa işte salıncak bu!
  • 3985
    son çıkan haberlere göre sermaye artırımında istediğini elde edememiş görünen kulüp. borsadan hiç anlamıyorum ama kulüp bu olaya epey bel bağlamıştı. beşiktaşın gidişatını hiç hayırlı görmüyorum. birinin çıkıp taraftarı ve genel kurul üyelerini gerçekte kulübün neyin beklediğini anlatıp artık şampiyonluk için para harcamamaya ikna etmesi gerekiyor.

    https://x.com/...257253530268093?s=46
  • 3986
    borç ödeyeceğim diyerek sermaye artırımına giden kulüp. hedefledikleri rakamın yüzde 30 civarını toplayabildiler. ama kap'a da spk'ya da yanılmıyorsam gelecek parayla bankalar birliği'nden çıkmak için borçları ödeyeceklerini belirttiler. bu durumda borcun kalan tutarını da ödemek zorunda kalabilirler gerçekten. bunu yerine getirmek zorundalar mı ondan emin değilim. beşiktaş'ı daha zor günler bekliyor olabilir.
  • 3987
    bu ara gündemi ole gunnar solskjaer olan camia. ogs'nin ''gelecek sezon hedefimiz, ilk 2 sıraya daha fazla yaklaşmak.'' demeci bir kesimi ciddi rahatsız etti. bu açıklama, gururuna dokundu beşiktaşlıların. oysa adam çok çıplak bir şekilde gerçeği söyledi sadece. tam bir kuzeyli gibi. popülist yaklaşmadan, rasyonel ve gerçekçi olan şeyi dürüstçe ifade etti. sürekli yerli isimlerden ''beşiktaş öyle büyüktür ki aklınız almaz, beşiktaş hep şampiyonluğa oynar.'' gibi safsatalar duyan beşiktaşlılar rahatsız oldu haliyle.

    önce şunu söyleyeyim ki ogs türkiye başarılı olabilecek bir teknik direktör asla değil. zaten çok iyi bir teknik direktör de değil. kayda değer bir başarısı da yok. zaten genel olarak yabancıların bu ülkede işi zor, üstüne ogs yabancılar içinde de şampiyonluk için yanlış profil. aslında beşiktaş'ın bu dönemi için uygun, bazı hedef maçlarda iyi sonuçlar alıp iyi işler yapabilir ancak çok yüksek ihtimalle gelecek sezonun devre arasını görmeden gönderilecek kendisi. çünkü skor alamayacak, bu sezon alamadığı gibi. yine de bütün bunlar beşiktaş ile ilgili söylediği şeyin haklı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

    beşiktaşlıların ısrarla kabul etmek istemediği en temel şey şu: beşiktaş, galatasaray seviyesine gelemeyecek. zaten normalde de gelemez çünkü öyle bir kitlesi, ağırlığı, maddi gücü yok. üstüne şu an olağanüstü bir fark var arada her anlamda. gelir, kalite, özgüven, istikrar gibi temel bütün unsurlarda. dolayısıyla beşiktaş'ın yapacağı şey, galatasaray'ın düşmesini beklemek. yani burada belirleyici olan beşiktaş değil, galatasaray olacak. bunu kabul etmiyorlar inatla. bunu 2 yıldır yazıyorum ben burada. sen yaklaşamazsın, sen bekleyeceksin bu rüzgarın dinmesini: (bkz: beşiktaş futbol takımı/#3980032)

    bir kere beşiktaş'ın taraftarından medyasına hepsinin yanıldığı bir konu var: para. beşiktaş'ın para harcamadığını zannediyorlar. ''sen de para harcayacaksın, sen de onlar kadar harcamak zorundasın.'' diyorlar. para harcamadığını sandıkları beşiktaş'ın son 3 sezonda sadece bonservis için harcadığı para: 87 milyon euro. bu süreçte bonservis geliri ise 16 milyon euro. arada korkunç bir uçurum var. maaş tablosuna hiç girmiyorum orası tamamen komedi. beşiktaş, galatasaray ve fenerbahçe'den çok da farklı bir maaş giderine sahip değil. üstelik neredeyse hiçbir gelire sahip olmamasına rağmen. böyle bir ortamda bunların taraftarı, medyası zannediyor ki beşiktaş para harcamıyor. para harcamadığı için bu halde. kafayı mı yediniz lan siz? hiç mi açıp mali tabloya bakmıyorsunuz.

    adamlar futbolcu değiştirir gibi başkan değiştiriyor. başkanları genel kurulda saldırıya uğruyor. hiçbir geliri olmamasına rağmen ve ufukta da başarı görünmemesine rağmen sürekli para harcıyorlar, tazminat ödüyorlar. sermaye artırımına gidip onda bile beklediğinin çok azını toplayabildiler. hala para harcayarak başarılı olabileceklerini zannediyorlar hatta hala para harcayabileceklerini zannediyorlar.

    bir kere anlamadıkları şey şu: son 3 yıldır beşiktaş normal/iyi yönetilmiş olsaydı da seneye galatasaray'ı geçmesi olanaksızdı. çünkü galatasaray, şampiyon bir takımın yapması gereken 3 şeyi de kusursuz yaparak ligin altını üstüne getirdi: kaliteli kadro, kaliteli hoca, yüksek ve sürdürülebilir performans. sen beşiktaş olarak ne yapacaksın da galatasaray'ı geçeceksin? 115 puan mı toplayacaksın? hedef nedir yani? üstelik bunu istedikleri beşiktaş normal bir beşiktaş da değil. eşşek yüküyle para kazanan 15 tane boş adamı yollayacaklar, 15 tane de galatasaray ile yarışacak a kalite adam alacaklar. üstüne de hocadan da okan buruk performansı bekleyecekler. beşiktaşlılara bir film önerim var: when pigs have wings.

    bir de dillerinde sürekli şu var: ''galatasaray 13. olduktan sonra neler yaptı. biz de yaparız. bahane üretmeyelim.'' oğlum sizin harbiden kafanız çalışmıyor. galatasaray ile beşiktaş arasındaki doğal kütle farkını ayırıyorum hadi gönlünüz olsun. aynı ağırlıkta, aynı güçte takımlar olsun. sizin takımınızda hazırda muslera, kerem, boey, nelsson, barış alper var mı? abdülkerim gibi nokta atışı yapmak kolay mı?* 6 milyona torreira indirmek kolay mı? bedavaya mertens* çekmek kolay mı? icardi gibi bir şey yakalamanız* mümkün mü? okan buruk faktörünü falan da geçiyorum, her şey kadro ya güya... kaldı ki galatasaray'ın zaten son 15 yılı böyle sıfırdan kadro kurup, lige ambargo koymakla geçti. beşiktaşlı 30-40 yaşındaki bir adam kaç tane böyle beşiktaş şampiyonluğu görmüş?

    beşiktaşlılar dışardan kendilerine baksa ne kadar imkansız bir şey istediklerini anlayacaklar. ne kadar tehlikeli bir şey istediklerini de. galatasaray'ın normalleştirdiği şeyi normal zannetmeye başladı adamlar. hayali bir dünyada yaşıyorlar. dışardan bir kuzeyli gelip, şöyle bir tabloya baktıktan sonra ''bizim hedefimiz önce bu takımlara yaklaşmak olmalı.'' deyince de gururlarına dokunuyor sonra. böyle yapmaya devam etsinler. beceriksiz yönetimlerini iyice baskı altına alsınlar. yakında tesiste yedikleri menemeni de arayacaklar, haberleri yok.
  • 3988
    başarısızlıklara devam eden kulüp.

    (bkz: at şikesi)

    helallik almadıkça bellerini doğrultmaları zor.

    atlar peygamber efendimizin çok değer verdiği hayvanlar. ve bunun ile ilgili hadisler de var.

    --- alıntı ---
    "kıyamet gününe kadar atların alınlarına hayır düğümlenmiştir." (buhârî, cihâd 43, menâkıb 28)
    --- alıntı ---

    --- alıntı ---
    "kim allah'a gerçekten inanarak ve va'dine gönülden bağlanarak o'nun yolunda cihat etmek için at beslerse, o atın yediği, içtiği, gübresi ve bevli kıyamet gününde o kimsenin sevapları arasında olacaktır." (buhârî, cihâd 45. ayrıca bk. nesâî, hayl 11)
    --- alıntı ---

    (bkz: adalının peygamber efendimizin bedduasını almış olduğu gerçeği)
  • 3992
    şerefsiz üçüncülüklerin takımı.

    biz bunların iki sezondur oynadığı rezalet futbolun çeyreği kadar kötü oynasak ilk 10'a girmekte zorlanıyoruz, bunlar ise hep bir şekilde avrupa potasına iteleniyor.

    ligi 13. bitiren galatasaray, avrupa liginde namağlup takılıyordu, çaycı diye dalga geçilen hocasına rağmen barça ile kafa kafa oynuyordu. tinerciler ise bu sezon - puanlı takıma yenildiler, 10 kişiye gol atamadılar, 9 kişiye yenildiler... yine de 4. oldular. neyse ki samsunspor 3.lüğü kaptı da şerefsiz üçüncülüklerin takımı bu kez onu da başaramadı *
  • 3993
    nasıl ki fener 2011 yılında şike ile şampiyon olup o şampiyonluğun ahını çekiyorsa beşiktaş da pandemi zamanı bilong sezonunun ahını çekecektir. o sezon bunlar şampiyon olsun diye babel'in sırtına çarpan topa var el kararı verdi el. bu ahı çekecekler. bizim ve fener'in altında kalmaları, taraftarının iki takımın yanına yaklaşamayacak kadar az olması, maddi gelirlerinin sürekli düşük kalması bunlarda eziklik psikolojisine yol açıyor. geçen gün bir akrabam necip'in sabri'den (sarıoğlu) daha iyi olduğunu iddia etti. iki vasatı karşılatırdık ve necip daha iyi dedi. neye göre diyorum, iyi daha iyi diyor. somut veri yok misal. istatistik yok, oyun şablonunda yeri yok. ancak iyi diyor. bunlardaki bu psikolojik savaş içinden çıkılamaz bir hal almaya başladı. bu sezon başı da bizi 5-0 yendiklerinden sonra çevremdeki beşiktaş'lı taraftarlara takımın hala transfere ihtiyacı var derken, şampiyonluk için en az 2 net performans verecek adam lazım derken onlar çoktan lig sonundaki şampiyonluğu kutlama havasına girmişlerdi.
    şimdi bu transfer sezonunda biz ve fener'in yanına yaklaşabilmek için yine saçma paralar vermeye kalkacaklar. işte bu olay bunları daha da kıracak. en tez zamanda batmaları görmek de beni çok mutlu edecek.
    siyasetin 2. takımı.
  • 3996
    feda sezonundan hiç ders almamış ve bugün çok daha ağır bir varoluş savaşının içine girmek üzere olan camia.

    beşiktaş camiası var olma ve yukarılara oynama çabasını kulübün uzun vadeli geleceğini ipotek etmekle çözmeye çalıştı yine. halbuki feda sezonu, takip eden sezonlar, stadyumun yapılışı ve ardından gelen kendi camiaları için tarihi başarılar sadece beşiktaş'a değil türk spor kültürüne bir örnek olmalıydı belki de. türkiye'de bizim için iyi ki dediğimiz, rakip takımlar için ise mücadele etmesi çok güç bir galatasaray gerçeği var.

    rakiplerin içerisinde yalnızca fenerbahçe, zengin başkanları ve iş adamlarının sayesinde, maddi anlamda her zaman rekabetçi olabildi bu güne kadar. fakat beşiktaş'ın ne galatasaray kadar güçlü bir kültürü ve geleneği, ne de fenerbahçe gibi zengin yönetici havuzu varken sürekli boyundan büyük işlere kalkışması yine altından kalkılamayacak bir sarmalı getirdi.

    türkiye'deki spor kültürü sabırdan yoksun, gündelik başarılar ve anlık parlamalardan ibaret. bu zinciri ve bakış açısını kırmaya yaklaşan tek takım da hep galatasaray oldu. 96-2000 arasındaki dönem ile bugün içinde bulunulan dönemleri başka kulüplerin yaşamamasının sebebi galatasaray'ın sahip olduğu ve paradan da kıymetli olan kültürü ile geleneğinden ibaret.

    beşiktaş bugün yine gazla, isimle, borçlanmayla gündelik rekabet etmek istedi fakat galatasaray'ın açtığı makasla bu şekilde mücadele edemeyeceğini anlamak için aslında bunların yaşanmasına gerek yoktu. taşıma suyla değirmenin dönmediği türkiye'nin en zengin ailelerinin direkt maddi desteğiyle her sene yüzmilyonlarca euro harcayabilen fenerbahçe'nin başarısızlığından belliydi.

    2023/24 ve 2024/25 sezonlarında €60.000.000'ya yakın bonservis harcayan beşiktaş'ın iki sezonda vermeyi taahhüt ettiği maaşlar kemiksiz €120.000.000 gibi bir rakama tekabül ediyor. iki sezonda 180 milyon euroyu havaya sıkan, yaşlı, eskimiş, son kontratını kovalayan futbolculara korkunç kontratlar dağıtan, sadece 2 sezonda neredeyse çift haneye ulaşan teknik direktör sirkulasyonuna sahip bir takımın bugün ayakta kalması bile aslında mucize.

    feda, vefa, menemen sezonları yine çok yakın. ama bu kez şartlar çok daha ağır, devir çok daha farklı ve makas çok daha açık. geçmişinden ders almayanın gelecekte başarılı olması imkansız. futbol şubelerinde rekabetçi olabilmek ve kendi yağında kavrulabilmek istiyorlar ise galatasaray'a ve fenerbahçe'ye bakarak böylesi maliyetlere girmemeleri ve geçmişte olduğu gibi düşük maliyetli, gelişmeye açık takımlarla uzun yıllar sürecek bir yapılanmanın içine girmeliler.

    beter olsunlar mı, olsunlar. salıncağın faydası 2 hafta, gerisinde baş başasın kaderinle. fakat türkiye'de futbolun topyekün halde büyümesi için beşiktaş'ın yönetiliş biçimi olumsuz bir örnek olarak okullarda ders olarak gösterilmeli. bu kadar paraya, borca, kaynağa yazık. sadece beşiktaş'ın bütçesiyle kuzey ülkelerinde koca ligler dönüyor, oyuncu yetiştirilip milli takımlar rekabetçi hale geliyor, kulüpler avrupa kupalarında yarı finaller, finaller oynuyor.
  • 3997
    mertens - icardi hamlesinin etkisiyle bir taraf tadic ve dzeko'yu getirip başarı kovaladı, tutmadı. hadi bu tarafın atımlık kurşunu bir şekilde var. çünkü finansal olarak güçlü bir destek halen mevcut. beşiktaş ise rafa silva ve immobile ile bu akıma uymak durumunda kaldı. ancak flaş bir başlangıcın ardından devamı gelmedi. rafa iyi bir transfer olsa da yalnız kaldı. immobile ise beklentilerin uzağında kaldı. yüklü kontratlar, çevirmesi daha da zorlaşan borçlarla durum daha da vahim hale geliyor.

    bu durum yalnızca bu kulüplerin başarısızlığı ile açıklanamaz. bu takımları bu hamlelere mahkum eden de biziz. taraftar ve camia baskısı gitgide büyüyor. bir şeyler yapmak zorunda olduklarını hissediyorlar. plansız ve ivedi şekilde yanıt verme güdüsüne sokarak hataya sürüklüyoruz.

    sane hamlesinin de etkisi benzer şekilde yansıyacaktır. iki tarafın da yeter ki isim sahibi bir futbolcuyu getirelim diyerek çılgın bir kontrat teklifi yapacaklarını düşünüyorum.

    beşiktaş bu yaklaşımı değiştirmezse iflas bayrağını dikmeye daha da yaklaşır. artık finansal olarak fenerbahçe ve galatasaray'ın gerisinde kaldığını objektif bir şekilde kabullenip buna göre bir strateji gütmeleri gerekir. tabiri caizse la liga'nın atletico madrid'i gibi real madrid ve barcelona'nın ikisinin birden kötü gittiği dönemleri kovalamaları onlar için en hayırlısı olacak.

    suyun diğer tarafı da bulup bulabileceği en güçlü finansal kaynağın sömürüsünü tüketmek üzere. elbette geçmişten gelen taraftar sayısına bağlı olarak halen güçlü destekçileri olacaktır. ancak etkisi koç kadar olamaz. yıldan yıla da kademeli olarak azalacaktır.

    iki tarafın da geleceği yok. geleceğin parlak zekaları, yöneticileri, iş adamları, holding sahipleri bizim olacak. belki bugün ve yakın gelecekte rekabet biraz daha devam eder. ancak son 3 yılın en büyük kazanımı ne diye sorsalar galatasaraylı bir nesilin gelişi diyebilirim. uefa kupasının kazanıldığı dönemde dahi bu kadar bariz bir fark yoktu.
App Store'dan indirin Google Play'den alın