1026
bir süredir ekonomik bir çıkmazda olduğu söylenen medya kuruluşu.
mesele çok taraflı, karmaşık.
tek tarafın hatası üzerinden bu meseleyi açıklayamayız. ülke futboluna en büyük darbe 3 temmuz sonrasında vuruldu. gerekenler yapılamadı. mesela, eğer her şey kurguysa ibrahim akın neden ceza aldı diyemedik. üstüne gelen passolig saçmalığı, yabancı kuralı vs. derken hem futbolun oyun kalitesi hem de yayın ve yorumcularıyla medyanın kalitesi gün geçtikçe düştü. passolig meselesi bugünkü siyasi konjonktürle tekrar ele alınması gereken bir mevzu, fırsat olursa konuşuruz...
bein sports aslında ülke futbolu için bir şanstı. bunu değerlendirebilir, uluslararası arenada yer edinebilirdik. hatta 2011 sonrası galatasaray'la bu hala mümkün olabilir demeye bile başlamıştık. fakat siyasetin sadece medyaya değil kulüplere, oyunculara kadar uzanması, işi içinden çıkılmaz bir noktaya götürdü; götürmekte... mesela bein sports önceliğini dijitalleşmeye vermek isterken onun çanak anten tedarikçisi bir zevat buna ket vurabiliyordu. mesela bein sports youtube üzerinden büyümeyi isterken başka bir zevat özetlerin bein sports sitesi içinden izlenmesinin daha doğru olduğunu kabul ettirebiliyordu.
diyeceksiniz ki ne alaka? örneğin premier league maçlarının özetleri maçlardan hemen sonra youtube ve diğer sosyal mecralardan ulaşılabilir halde. keza bundesliga ve diğer ligler için de durum aynı. fakat bein sports bunu yapsa trt spor, aspor özet yayınlayarak gelir elde edemez. insanlar decoder aboneliği değil de bein connect aboneliği yapsa o decoder'i ve çanak anteni satanlar bunları kime satacak... diyeceksiniz ki kim satıyor bunları... bakın kardeşim, öğrenin kim satıyormuş...
bein sports hatasız mı? tabi ki değil... onlar burada, amerika ve fransa'da olduğu gibi hareket edebileceklerini düşündüler... yanlış!.. ülkenin stabil bir halde olduğunu, ekonomisinin gelecek vadettiğini düşündüler... yanlış!.. ülke futbolunun bir atılım içerisinde olduğunu, futbolun ilerlemesi için işin ehli insanlarla hareket edileceğini düşündüler... yanlış!.. ülke futbol paydaşlarının kazan kazan sistematiğinde çalışacağını, herkesin sportif başarısını dolayısıyla maddi çıkarını önceleyeceğini düşündüler... yanlış!..
tüm bunlardan sonra bein sports da işlerin nasıl yürüdüğünü görmüş olacak ki öyle başa böyle külah diyerek hareket ediyor muhtemelen. peki bu etik mi?.. ülke de etik (ahlak) içinde ne kaldı ki bunu konuşalım?..
edit: tabi sezon başında bir de şu (bkz: süper lig 2020-2021 sezonu yayıncı krizi/@ubeyd) söylediklerimiz vardı. unutmadan ekleyelim.
mesele çok taraflı, karmaşık.
tek tarafın hatası üzerinden bu meseleyi açıklayamayız. ülke futboluna en büyük darbe 3 temmuz sonrasında vuruldu. gerekenler yapılamadı. mesela, eğer her şey kurguysa ibrahim akın neden ceza aldı diyemedik. üstüne gelen passolig saçmalığı, yabancı kuralı vs. derken hem futbolun oyun kalitesi hem de yayın ve yorumcularıyla medyanın kalitesi gün geçtikçe düştü. passolig meselesi bugünkü siyasi konjonktürle tekrar ele alınması gereken bir mevzu, fırsat olursa konuşuruz...
bein sports aslında ülke futbolu için bir şanstı. bunu değerlendirebilir, uluslararası arenada yer edinebilirdik. hatta 2011 sonrası galatasaray'la bu hala mümkün olabilir demeye bile başlamıştık. fakat siyasetin sadece medyaya değil kulüplere, oyunculara kadar uzanması, işi içinden çıkılmaz bir noktaya götürdü; götürmekte... mesela bein sports önceliğini dijitalleşmeye vermek isterken onun çanak anten tedarikçisi bir zevat buna ket vurabiliyordu. mesela bein sports youtube üzerinden büyümeyi isterken başka bir zevat özetlerin bein sports sitesi içinden izlenmesinin daha doğru olduğunu kabul ettirebiliyordu.
diyeceksiniz ki ne alaka? örneğin premier league maçlarının özetleri maçlardan hemen sonra youtube ve diğer sosyal mecralardan ulaşılabilir halde. keza bundesliga ve diğer ligler için de durum aynı. fakat bein sports bunu yapsa trt spor, aspor özet yayınlayarak gelir elde edemez. insanlar decoder aboneliği değil de bein connect aboneliği yapsa o decoder'i ve çanak anteni satanlar bunları kime satacak... diyeceksiniz ki kim satıyor bunları... bakın kardeşim, öğrenin kim satıyormuş...
bein sports hatasız mı? tabi ki değil... onlar burada, amerika ve fransa'da olduğu gibi hareket edebileceklerini düşündüler... yanlış!.. ülkenin stabil bir halde olduğunu, ekonomisinin gelecek vadettiğini düşündüler... yanlış!.. ülke futbolunun bir atılım içerisinde olduğunu, futbolun ilerlemesi için işin ehli insanlarla hareket edileceğini düşündüler... yanlış!.. ülke futbol paydaşlarının kazan kazan sistematiğinde çalışacağını, herkesin sportif başarısını dolayısıyla maddi çıkarını önceleyeceğini düşündüler... yanlış!..
tüm bunlardan sonra bein sports da işlerin nasıl yürüdüğünü görmüş olacak ki öyle başa böyle külah diyerek hareket ediyor muhtemelen. peki bu etik mi?.. ülke de etik (ahlak) içinde ne kaldı ki bunu konuşalım?..
edit: tabi sezon başında bir de şu (bkz: süper lig 2020-2021 sezonu yayıncı krizi/@ubeyd) söylediklerimiz vardı. unutmadan ekleyelim.

