• 1
    kimilerine göre çok zevkli, kimilerine göre ise ızdırap dolu anlar yaşatan sosyal aktivite.

    ukdeyi gorunen adam kişisi 18 aralık 2012 saat 13:03 sularında vermiş.
    ayrıca "bu durumla ilgili çok komik durumu sizle paylaşmak isterim. 16 aralık 2012 galatasaray - fenerbahçe derbisini kardeşim, 2 fanatik galatasaraylı komşu ve futbolla alakası çok çok az olan babamla izlemek için tv karşısına geçtik. dediğim gibi babamın alakası yoktur, maç sırasında gerçekten abartmıyorum alakasız sorular sorarak beni delirtir, çoğunlukla cevap vermemeyi seçiyorum çünkü verdiğin cevapla alakası olmayan ama sanki ona göre çok alakalıymış gibi yeni bir soru geliyor kendisinden.

    neyse, işte maç öncesi geçtik izliyoruz oyuncuları ısınırken falan, hatırlarsınız fatih terim elindeki çiçek buketini gündüz kılıç'ın formasının üzerine geçirildiği sandalyeye bıraktı çiçeği. bu sırada spiker aynen şunları söyledi "fatih terim elindeki çiçeği gündüz kılıç'ın formasının olduğu sandalyeye bırakıyor, işte görüyorsunuz."

    işte tam bu sırada babam aynen şunu sordu: "orada mı öldürülmüş?" komşular belki duymadı belki saygılarından bir tepki vermedi ama kardeşle benim gözlerimden yaş geldi. böyle bir babam var işte. maç izliyorken odama girer televizyona bakar, galatasaray - kayseri maçıdır mesela o an oynanan, antalya ne yaptı diye sorar. halbuki bir gün sonra oynanacaktır.

    yine 16 aralık 2012 galatasaray - fenerbahçe derbisinde eboue sağdan yardırıp ceza sahasına girmiş ama pozisyonu harcamıştır, biz ah ulan eboue,vah ulan eboue diye bağırırız, kamera o an hasan ali kaldırım'ı gösterir, bu mu eboue? der. öyle bir şey işte babamla maç izlemek." gibisinden bir şeyler demiş.
  • 2
    yalnız benim babam mı böyle sözlük.

    daha maç başlamamış, fatih terim'i görüyor
    -fatih'in suratı b.ktan
    ben de nefret ediyorum ama ilk geri pasta
    -gerizekalılar sürekli geriye oynuyosunuz, gol yiyeceğiz.
    eboue hata yapar
    -eboue bu sene çok kötü, bak yine hata yaptı.
    rakip pozisyona girerken
    -aha yedik
    rakip biraz üstümüze gelsin
    -biz bu maçtan puan muan alamayız.
    melo hata yapar
    - niye bu herifi hala oynatıyorsun.

    ama bi de gol olsun
    -gol ulayyynnn. yabadabaduuuuu

    evet babam 55 yaşında, fred çakmaktaş gibi sevinen, tahminimce totem yapan, maç izlemesi zor kişidir.

    yani benim için babayla maç izlemek, sürekli eleştiri üstüne eleştiri yağdırıp , susmayan bir kişiyle film izlemek gibi.
  • 3
    babamla izlediğim ilk maç (bkz: 2 ekim 1994 galatasaray beşiktaş maçı) idi. bu maç aynı zamanda benim tribünden izlediğim ilk galatasaray maçıydı. onlarca maç izledim çoğunu unutmuşumdur, fakat bu maçı dün gibi hatırlıyorum.

    (bkz: 16 aralık 2012 galatasaray fenerbahçe maçı)'nda her zamanki gibi batı üst tribünde yerimi aldım. normalde sol tarafımda hemen hemen benim yaşlarımda * bir çocuk oturur izlerdi maçı. şu zamana kadar da hiç konuşmadık neden bilmiyorum. ancak o gün babam yaşlarında bir amca geldi solumdaki koltuğa. çok sıcak kanlıydı oğlumun yerine bugün ben geldim inşallah uğurlu gelirim falan diyordu. attığımız 2 golde de dönüp çak yaptık. ancak maç bitiminde nasıl sevindiysek sarılıverdik adını bilmediğim amcayla. oğlum yerine sana sarılayım gel falan dedi. çok duygulandım ne yalan söyleyeyim.
  • 5
    ilk olarak bayan olduğum için küfür edemem, tabi bu da takımın işine yarıyor. ikincisi her maç yaptığı totemlere katlanıp sinir krizi geçirmek. ama sonuçta burak, hamit, aydın ve amrabat konusunda aynı fikirlere sahip olmak paha biçilemez. yoksa çok sorun yaşanırdı o ekran karşısında. bir de benim çok dikkatimi çeken bir ince detay onun dikkatini çekmeyince söyleyince suçlu oluyorsun, "amma konuştun kızım" diye. halbuki ertesi gün gazetelerin köşelerine ilişecek bir ayrıntıdır o. ama her defasında içinde kalır.
  • 7
    özlediğim hem de çok özlediğim olaydır. eskiden yani galatasaray'ın fatih terim'in ilk dönemi, 4 sene üst üste gelen şampiyonluk ve akabinde lucescu dönemindeki şampiyonlar ligi maceramızda maç seyrederken hep babamla izlerdim. yeri geldi üzüldük yeri geldi sevindik. yeri geldi babam bana, neuchatel xamax zaferinde maçı nasıl izlemeyip başkasından öğrendiği zaman yaşadığı sevinci; yeri geldi prekazinin 38 metreden monaco'ya attığı golü; yeri geldi 14 sene sonunda gelen şampiyonluğu; yeri geldi smoviç'in ne güzel bir insan olduğunu anlattı. hepsinde de hayranlıkla dinlemişimdir ve bu anlattıklarının hemen hemen hepsi herhangi bir galatasaray maçının öncesinde muhabbet ederken olurdu. babam her hikayenin sonunda da iç geçirirdi; ne güzel günler dercesine.

    bu aralar en çok özlediğimdir babamla maç seyretmek. son zamanlarda alınan büyük galibiyetler sonunda sarılacağım babamı aradım hep yanımda. ama en fazla yapabildiğimiz maç sonunda telefonla konuşup gülüşmeler oldu.

    ve ben babamın uğurlu olduğuna adım gibi eminim. birkaç örnek vereyim hatta.

    - 17 mayıs 2000 uefa finali

    - 25 ağustos 2000 süper kupa finali

    - 14 mayıs 2006 galatasaray kayserispor maçı, akabinde 16 dakikalık heyecanlı bekleyiş ve gelen şampiyonluk

    ...

    son olarak da

    - 12 ağustos 2012 galatasaray fenerbahçe süper kupa finali

    not: arada hatırlayamadığım nice galibiyetler nice kupalar var aslında ama hatırlayamadım baba kusuruma bakma. ben senin hagi'nin monaco'ya uzaktan attığın gol sonunda zıplayarak sevincini özledim. ben senin her maç öncesinde anlattığın prekazi gollerini özledim.
  • 14
    12 mart 2013 schalke 04 galatasaray maçı için konuşmak gerekirse kendisi benle maç izlemeyi özlemiş olsa gerek. maçtan önce konuştuk sakatlığım sebebiyle maçı izleyemeyeceğimi söyledim kendisine. içi buruk "tamam babacım" dedi. yanından da yeni ayrıldığım için içi bir buruk her gol sonrası aradı "attıııı beeee!" diye. spikerleri dinletti. devre arası yine aradı 10 dakika boyunca hoparlöre dayamış telefonu maç analizlerini dinlettirdi.

    böyle galatasaraylı babaya can kurban.
  • 15
    öncelikle belirteyim bizim evde babamdan iyi galatasaraylı yoktur. yani sorsan öyle der. benden daha mı fanatiksin diye ağzımın payını verir. ve ayrıca kendisi tabiri caizse hamit altıntop düşmanı. sezon boyu savunmak için neler neler yaptım ama yok. her neyse 12 mart 2013 schalke 04 galatasaray maçı'nı beraber izleyemesekte maçtan sonra babamı aradım. konuşmalar şunlar.

    jnbon: alo baba izledin mi maçı ?
    babam: hamit attı diye arıyosun dimi eşşolueşşek.
    jnbon: yok baba ben izleyemedim golleri kim attı ?
    babam: hepsini burak attı hadi geç oldu kapatıyorum.

    adam bildiğin yüzüme kapattı telefonu. *
  • 16
    galatasaray maçlarını izlerken babamdan soğuyorum resmen. maç başladığında oturuyoruz televizyon başına ilk 5-6 dakika izledikten sonra, olmayacağız biz oğlum diyor odadan çıkıp gidiyor. 20. dakikasında tekrar geliyor hala daha 0-0 demi diyor, iyi oynuyoruz baba pozisyonlar var diyorum. yok oğlum olmayız biz deyip odasına çekiliyor, sonradan galip gelince baba bak dedim sana diyorum galatasaray bu sene şampiyon olamayacak diyor. insanı kanser eder gerçekten.
  • 21
    babanız beşiktaşlıysa çoğunlukla cinnet geçirmenize sebebiyet verecek olaydır.
    sürekli bir ağlama ve mağdur edebiyatı söz konusudur.
    bir kaç hafta öncesine kadar "burak kendini atmasaydı liderdik rerererörörö" gibi söylemler duymanız epey olasıdır.
    8-0'a, zalad'a falan hiç değinmiyorum bile, onun zaten sonu gelmez.
    hakem tarafından katledildiğiniz bir maçta bile aslında hakemin sizi kolladığını falan duyarsınız işte öyle enteresan bir şeydir.
    kısacası bütün maçı yav he he diye kafa sallayarak geçirirsiniz ama sonunda gülen hep siz olursunuz. *
  • 23
    üniversite vesilesiyle ancak tatilden tatile beraber maç izler duruma geldik. maç başlamadan önce kadroyu ayrı devre arasındaki pozisyon değerlendirmelerini ayrı gol attığımızdaki golü anlatma anları ayrı maç sonu röportajlarını ayrı dinletir oldu telefonla. sonra gülüp telefonu kapatıyor.* baya baya ilginçleşmeye başladı durum, herhalde ben evdeyken birlikte maç izlemeye alışır olmuş ondan şimdi kanına dokunuyor. bir de evden giden tabi kız evlat olunca dahada bir ağırına gidiyor herhalde. ama en sevdiğim yanı birlikte olduğum erkek arkadaşlarım bile dışarıda maç izlememi istemezken hayatta en çok değer verdiğim erkek yani babam git izle hatta arenaya git diyor ya daha ne diyeyim be baba sana. umarım hayatımın sonuna kadar her maçı senle izleme imkanım olur, umarım senle birlikte arenada maç izleme şansım olur.