• 1
    yabanci oyusu sayisinin bir turlu gundemden dusmedigi ulkemde, turkiye super ligi icin uygulamaya konmasini istedigim kuraldir.

    ingiltere premier ligde takimlar 21 yasindan buyuk 17’den fazla oyuncuyu kadroda bulunduramıyor. galatasaray’da bu rakam su anda 27. eger premier ligde uygulanan sistem turkiyede de uygulaniyor olsaydi 10 ''yasli'' oyunuyu kadroya alamayacaktik ya da gondermek zorunda olacaktik.

    dun aksam 30 ekim 2019 liverpool arsenal maçı'ni izledik. her iki takimda da genclerin azmini, caliskanligini, temposunu, hatalarini ve eksikliklerini gorduk. sonucta takimlar rotasyona gittiginde 30-32 yasindaki temposuz oyuncular izlemektense 20 yasindaki oyuncunun hatalarini izlemekten daha cok keyif aldim ben.

    almanya’da ise kadronuzda en az 8 altyapi oyuncusu bulundurmak zorundasiniz. bence bu rakam 28 kisilik kadro icin oldukca adaletli. yoneticilerimiz yerli oyunculari cok seviyorlarsa bu sayi super lig icin 10 bile olabilir!

    cok merak ediyorum yukaridaki her iki kuralin sartlarini turkiye super ligi ve ikinci liginde saglayabilen kac klup vardir. muhtemelen sadece altinordu ve bursaspor cikar. zaten her ikisinin de oyuncu yetistirebilen nadir kluplerimizden oldugunu soyleyebiliriz. ayrica trabzonspor da bu iki klube eklenebilir.

    altyapilardan yetisek oyuncularimizin kalitesi zaten genel olarak dusuk. bu konu ayri bir mevzu. profesyonellik cagina gelen genclere ise az sure verilerek veya hic verilmeyerek gelisimleri yavaslatiliyor, hatta durduruluyor. bunun onune gecmek icin yabanci kuraliyla oynamak yerine yerli oyuncularin kalitesini artirmaya odaklanilmali.
  • 5
    siz angela merkel'in hertha berlin divan kuruluna katılıp orada fanatik açıklamalar yaptığını göremezsiniz. liverpool belediyesinin takım kurup, liverpool ve everton'ı yenip, bir de o insanlarla dalga geçtiği bir durumu hiç göremezsiniz. ispanyol juan'ın 10m euro borçla devralıp, borcu 240m euro'ya çıkarttığını, utanmadan pişkin pişkin kaçtığını, sonra da gayet normal şekilde yaşamına devam ettiğini hiç mi hiç göremezsiniz. "altyapıdan oyuncu çıkartıp, yatırım yapayım, birkaç sene başarısız olsam da olur" diyen büyük takım yöneticisi, "olsun birkaç sene beklerim, altyapımdan formayı benim gibi seven kardeşlerim oynasın nolacak, beklerim" diyen büyük takım taraftarı da ölsen göremezsin.

    kısaca burası, bu ülke, bu coğrafya örnek alınan/verilen kulüpler, ülkeler, kültürler ile alakasız bir yer. kendi dinamikleri var, o dinamiklere göre iş yapabilirsiniz. altyapıdan bir çocuk bu ülkede planlı, programlı çıkmaz. çıkıyorsa da o an şartlar kendi kendine gelişir, denk gelir; onur'un ayrılması ve uğurcan'ın mecburen oynaması gibi.

    altyapı oyuncusu kuralı koymak, insanların milliyetçilik duygusunu istismar için değil de gerçekten planlı, programlı olarak ilerlediği zamana kadar benim için çok iyi niyetli olmak demektir.