• 388
    https://x.com/...869005451477287?s=46

    udoka-alperen gerginliği sezon başından beri artarak artık alenen saha içine taşınmış durumda. play-off öncesi amerikan nba medyasının gündeminde de zirvede yer alan konulardan biri haline geldi. kısacası artık mızrak çuvala sığmıyor. steven adams ve fred vanvleet gibi saha içi saha dışı paratonerlerin devre dışı kalması da bu süreci körükledi şüphesiz.

    alperen hiçbir zaman iyi bir savunmacı olmayacak. kolları boyuna göre kısa ve ayakları nba kısalarını savunmak için oldukça yavaş. yani ortada bir iki pozisyonla açıklanacak çaba sarf etmiyorun ötesinde fizyolojik gerçekler var. houston onu seçerken de yatırım yaparken de bu durum böyleydi. öte yandan alperen geçen yıllar içerisinde hücumda topla yaşayan bir oyuncuya dönüştü. sayı atmak onun için ilk seçenek değil. ilk amacı topla boyalı alanda baskı oluşturarak rakip savunmayı içeri itmek. açılan alana gelen katları yada oluşan şut fırsatlarında takım arkadaşlarını buluşturma konusunda elit bir oyuncu. skorerlik kısmında ise ritm oyuncusu daha çok. o ritmi yakaladığında çok kısa sürelerde 15-20 sayı atabiliyor ama skorer oyuncu diyerek tanımlamak mümkün değil. ergin atamanlı milli takımda da houston’da da örneğin çok iyi başlamadığı maçlarda topla oynadıkça ritm bulup skor üretimini arttıran ancak hareketli bir takımda genel olarak hücum akışkanlığını elit seviyeye çıkartan bir oyuncu. her süperstar gibi onun da kullanma kılavuzu var. 2-3-4 numaralarda atletik ve şutör bir numarada ise ikincil yönlendirici olabilen yüksek zekalı oyun kurucularla maksimum verim alınabiliyor kendisinden. normal sezonda savunma eforunun yada hücum verimliliğin düştüğü dönemlerde eleştiri alması normal. ancak aynı seviyede olup olmamasından bağımsız süperstar rolünde oynayan jokic, doncic, brunson, edwards, brunson, lamelo gibi oyuncular da zaman zaman rölanti modunda oynuyor normal sezonu. zaten yıllar içinde oldukça hızlanan oyunda yoğun maç temposu nedeniyle oyuncuların normal sezonda dinlenmesi ve artan sakatlıklar uzun zamandır tartışılan bir konu. all nba için gelen 65 maç sınırı ve dinlendirmelere karşı nba yönetiminin tutumu nedeniyle yıldızlar sahaya çıkıp aktif dinlenme maçları oynuyor. öte yandan wemby gibi oyunun iki tarafında kilit olan isimlerin dakikaları sınırlandırılıyor yada sga örneğinde sık sık erken maç koptuğunda kenarda kalabiliyorlar. kısacası houston gibi play off’u garanti olan ve hedefi nba finali koyan takımlar için bu durum anlaşılabilir.

    nba’de yılın savunmacısını ödülünü yüzde 90 oranında uzunlar alıyor. çünkü savunmada en büyük rolü üstlenen onlar oyunun doğasından dolayı. bu hem olumlu he olumsuz olarak geçerli. pota savucunuzun defekt oluşturduğu senaryoda gömülmek zorunda kalıyorsunuz. bu durumda da rakip hücumu istediği gibi şekillendirme rahatlığına erişiyor. kat ve jokic bu defektin iki uç örneği bence. kat minnesota’da pota savunması konusunda yaşattığı zaafiyet nedeniyle overpaid gobert takasını mecbur kıldı. şu an takaslandığı new york’ta da brunsonun da kötü savunmacı olması nedeniyle çözülemeyen bir zaaf oluşturuyor. minnesota’da gobert ve new york’ta mitchell robinson gibi savunmada işi tek başına iki gömlek yukarı taşıyan ancak hücumda etkisiz elemanlarda arıyor çözümü. bu durumda da hücum akışkanlığı yerine birebir temelli oynamak durumunda kalıyorlar ve sıkışma kaçınılmaz oluyor. tabi kat’in alperen gibi hücum akışkanlığı sağlayan değil skorer karakterli olması da burda farkı oluşturuyor diyebiliriz. diğer örnek jokic ise aynı şekilde yapısal olarak iyi savunma yapması mümkün olmayan bir isim. üstelik bir numara jamal murray’de kötü savunmacı. denver’ın burada en büyük şansı aaron gordon şüphesiz. pota altında belirli oranda defektleri kapattığı gibi hücumda hem şutu hem de hareketliliği ile akışkanlığa katkı sağlıyor. genel olarak, denver hücum akışkanlığından vazgeçmeyip elit bir hücum takımı olurken savunmada yıldızlarını saklamaya çalışsa da vasat bir savunma takımı olarak şampiyonluk hedefliyor. minnesota savunma takımı olmayı new york ise kararsız olmayı seçiyor diyebiliriz.

    houston öncelikle bir karar vermeli. alperen profilinde uzunlar bu oyun için çok yeni. bu tür bir uzuna uygun takım kurmak hiç kolay değil. henüz ncaa’den de buna uygun yan rol üretimi sınırlı. doğal olarak udoka’nın, gm’in yada herhangi bir basketbolseverin alperen tipi bir uzunla şampiyon olunmaz, jokic çok uç bir örnek demesi oldukça anlaşılabilir ve saygı duyulacak bir fikir. jokic korkunç bir verimlilik sunuyor hücumda. buna ulaşana kadar da defalarca duvara çarptılar playofflarda. alperen bu keskinliğe ulaşır mı meçhul. ulaşmazsa şampiyonluk kolay olmadığı gibi ulaşşa bile bu risk satın alınamayacak kadar yüksek görünebilir.

    gelelim udoka’ya. korkunç derecede takıntılı bir adam kendisi alperenden bağımsız. boston’un başında oynadığı nba finali için jaylen brown açıklama yaptı geçenlerde. seri boyunca curry’i drop yaparak savunduk ve bu şekilde kazanmamız imkansızdı dedi kısacası. bilmeyenler için drop savunması kısaca, perdeleme gelen rakip savunmanın karşısında kalan uzununuzun geriye gitmeye devam ederek potayı koruması demek. bu da kısa için şut cebi demek. curry için ise üç tane şutu çıkaracak kadar zaman demek. udoka’nın hayalinde kurduğu ütopik bir savunma var. bu savunmayı yapabilmek için tüm takımın 2,10 ve ayaklarının hızlı olması lazım. böylece herkes adam değişip kısanın karşısında kalabilir ve herkes potayı koruyabilir. hücumda ise topu sürüp şut atmanız gerekiyor. organizasyon üzerinden set çizme kapasitesi primitif düzeyde. bunu yapabilen bir hücum koçu da istemiyor. zaten bu tür setlerin uygulanması için sahada yüksek oyun zekası gerekli. udoka’nın hayalindeki takım hepsi 2,10 ve üzeri olan, ayakları hızlı, hücumda topla etkili mümkünse iyi şut atan ve ikili sıkıştırma geldiğinde çizilmemiş sete iyi pas atabilen 5 oyuncu lazım. bu imkansız olduğu için hücumu bir şekilde bireysel yetenekle hallederizci bir yaklaşımı var. belki de tüm nba’de hayaline en uygun takım boston’du zaten. orda da saha dışı sebeplerin de etkisyle kovuldu.

    ben ütopik ve tek taraflı olduğunu düşünmeme rağmen udokanın oyun felsefesine saygı duyalım hadi. ancak bu ligin mantığı elindeki yetenek setini maksimize edecek esneklikte olmayı gerektiriyor. parayı basıp oyuncu alamayacağına göre elindeki starı parlatacaksın ki istediğin kadroyu kurma şansın olsun. udoka ise tam tersini yaparak alperen ve reed’in zaaflarını sadece saha içi oyun planıyla göstermekle kalmayıp medya önünde ve oyunculara yaklaşımında açıkça belli ediyor. artık saçmalama ve terbiyesizlik boyutuna gelen bu durumun seneye takımda olmayacak olması ihtimalinin yüksek olduğu anlamına geldiğini düşündürüyor bana. belli ki rafael stone kendisiyle aynı fikirde değil. udoka’da sene sonu ayrıldıktan sonra zaten bunlarla şampiyon olunamazdı ben başarısız olmadım diyerek başka takımdan kontrat almak derdine düşmüş gibi. bu kadar dağılmış görünen bir takımın playoff’ta gidecek yerinin de olması zor gibi. doncic ve austin’in sakatlıkları olmasa ilk turda elenmeleri olasıydı ama kanadı kırık bir lakers’a karşı ilerleme şansları var.

    alperen kanadına gelirsek udoka’nın da medya önüne atmasıyla cicim yıllarını net olarak geçti onun için. eleştirmeye hazır bir kitle olduğu gibi takımın her düşüşünde ilk sorumlulardan olacak. benim kendisiyle ilgili endişem yukarda düşüncemi açıkladığım üzere kendisinin etrafına takım kurması zor bir oyuncu olması. bu nedenle olası bir takasta dağınık ve plansız yönetilen bir takıma giderse birden zaafları göze batan bir boş kalori istatistikçisi olarak görülebilir alpi. önünde kötü örnek olarak duran domantas sabonis var. alpiden de bir kötü savunmacıydı ama beş numarada kötü savunmacıysanız zaten çok kötüsü az kötüsü çok fark etmiyor. sabonis indiana’da tartışılan ama değerli oyuncuyken ( belirli açılardan alperenin şu anki durumuna benzer ) sacramentoya takaslandı. orda yüksek tempolu bir hücum takımının önemli parçasıydı. çokta iyi bir sene geçirip 7. maçta golden state’e tosladılar. sacramento sonra hızla gelişelim derken uyumsuz parçalar ekleyince sabonis birden savunma zaafları çok göze batan, kariyerindeki iki takımın da tavanını aşağı çeken bir isme dönüştü. nba, artan yetenek setiyle denklemlerin ve algıların bu kadar hızlı değişebildiği bir yer. bu nedenle çok ama çok kritik bir playoff dönemi bekliyor bence kendisini. kaç tur oynarsa oynasın maksimum verimle hem nba medyasına hem de houston yönetimine benim üzerime takım kurulur mesajını vermeli. o mesajı verebilirse sene sonunda udoka yerine kendisini merkeze alacak, kadro planlamasını buna göre kuracak bir koçla en az 2 senelik daha penceresi olur. buna müsaitte bir kontratı var şu an. o yüzden udoka’yı durant’i unutmalı ve bir süperstara yakışır şekilde işini yapmalı. giresundan buraya onu getiren inatçı ve ben buyum diyen karakteri, onun merkeze oyuncu olmasına olanak sağlaan yetenekleri bu sefer en iyilerin olduğu arenada tarihi bir testin eşiğinde olacak.
  • 351
    yazın eurobaskette yunanları kudurtmuştu, bu sıralar ise yayınlanan istanbul tanıtım videosu ile "içimizdeki dış mihrakları" kudurtan, türk oğlu türk milli basketbolcumuz.
    nba 2025-2026 sezonunda bu tarihe kadar trible-double a çok yakın performans ortalaması var. bu sene de all-star olup cumhuriyet ve atatürk düşmanlarını delirtmeye devam edecek aslan parçası
  • 356
    muhtemelen keyifle çektikleri videodan sonra olumlu tepkiler almayı beklerken hayal kırıklığı yaşayan oyuncu.

    alperen’in ailesi öyle çok modern bir aile değil. gayet muhafazakar, tipik bir doğu karadeniz ailesi. alperen de her ne kadar batılılaşan biri olsa da milliyetçi bir kardeşimiz. beklenmedik bir tepkiyle karşılaşınca da morali bozulması normal. alperen yine kaldırabilir ama ailesi kaldıramaz. alperen de bunu kaldıramaz.

    yapacak bir şey yok. bizim ülkenin insanı bu maalesef. alperen farklı bir oyuncu. çok uzun sürmez, toparlanır. yine bizi gururlandırmaya devam eder.
  • 204
    geçmişinde hakeem olajuwon, yao ming, charles barkley gibi uzunlara sahip houston rockets bünyesinde takım tarihinin üst üste iki maçta triple double yapan ilk pivotu olmuştur. geçtiğimiz yıl muazzam bir sezon geçirmiş, all star oylamasında ciddi oy almasına rağmen seçilme şansı bulamamıştı. bu yıl takım daha iyi gidiyor. takımın iyi olması demek genel menajerlerin all star seçimi zamanı geldiğinde takımların sıralamasını da göz önünde bulundurdukları düşünülürse önem arz edecek. sezona biraz tutuk girmiş olsa da şu anda açılmaya ve özellikle de asist rakamlarını yukarıya çekmeye başladı alpi. böyle devam ederse hem kendi için, hem takımı için hem de potansiyel all star seçimi algısı için harika olacaktır. nazar değmesin.
  • 172
    bu gece oynanan 6 mart 2024 san antonio spurs houston rockets maçı'nda kariyer gecesini geçirmiş olan basketbolcu. yaklaşık 37 dakika sahada kalan sengoat, maçı da 45 sayı (kariyer rekoru), 16 ribaunt, 3 asist, 5 top çalma (kariyer rekoru) ve 1 blok ile tamamladı. bu istatistikleri biraz daha görkemli yapan şey ise sahada muhtemelen bu sene yılın çaylağı seçilecek olan ve nba'de yerini sağlam şekilde alacak olan victor wembanyama'ya karşı yapması oldu. ki kendisi de maçı biraz az top kullanmasının da etkisiyle sadece 10 sayı ile bitirdi. (kötü oynadı deyip rakip pivota ezildi diye düşünülen maçta dahi 10 sayı 11 ribaunt ve 7 blok ile triple double'a göz kırpması nasıl bir azman olduğunu da gösteriyor ama)
  • 102
    6 şubat 2023 depremine yaptığı bağış ve düzenlediği imzalı forma kampanyası üzerinden eleştirilen basketbolcu.

    önce ahbap'a yaptığı 200k'lık bağış, maaşına oranla yetersiz bulundu ve "cimri" denildi. şimdi de depremden 6 gün sonra düzenlediği imzalı forma bağış kampanyası için "nerede kaldın" deniliyor internette.

    20 yaşında kariyerini bambaşka bir gezegende sürdüren üstelik yeni ünlü olmuş birine geç aksiyon aldığı için bu gerginliği göstermenin bir alemi yok. çocuk sadece siyah beyaz bir ekranda taziye mesajı yayınlasa, belki de böyle bir tepki almayacaktı ve daha az eleştirilecekti. bağış miktarı üzerinden eleştirmek nedir? niçin ürkütüyoruz ve böyle bir saygısızlık yapıyoruz kendisine?

    eminim ki bundan birkaç ay sonra biz bu afeti hayatımızdan yavaş yavaş çıkardığımızda, o depremzedeler için bir şekilde destek olmaya devam edecek. biz de bu nankör yorumları yapıp ayıp ettiğimizle kalacağız.

    eline sağlık kendisinin. umarım doğru yerlere ulaşır bu destekleri.
  • 7
    çok amiyane bir tabir olacak da; envaiçeşit kaşardan, her türlü yoldan çıkarıcıdan, türlü türlü emiciden saklamamız gereken; türk basketbolunun cedi osman - furkan korkmaz ikilisinden sonra yetiştirdiği en büyük potansiyel. çok pis geliyor, öyle böyle değil hem de ve bu arkadaş henüz 18 yaşında. idolü de mehmet okur'muş bu arada, doğru yolda: https://twitter.com/.../1334440884734107649

    kendisini türk basketboluna kazandıran banvit de vasat altı bir futbolcuya ödenen maaş kadar para bulamadığı için ligden çekildi işte. türk basketbolunda altyapıya, oyuncu fabrikalarına verilen değer bu. sonra maddi manevi bey çıksın "biz şöyle iyi federasyonuz böyle iyi yapıyız" falan goygoy çevirsin. aynen kardeşim, süpersiniz, devam.
  • 358
    alperen, türk basketbol tarihinin açık ara en büyük oyuncusudur; bunu daha 23 yaşındayken dahi rahatlıkla söyleyebiliyoruz.
    bu yaşta yaptıkları, milli takıma kattıkları ve kazandığı devasa kontrat, onun artık hiçbir “çatlak sesi” ciddiye almaması gereken bir seviyede olduğunu gösteriyor. dahası, o; geçmiş jenerasyonlardaki bazı sporcular gibi aklını ve vicdanını birilerine teslim edenlerden değil, fikri hür, vicdanı hür bir türk gencidir. basketbolu bıraktığında da memleketine başı dimdik dönebilecek bir karakterdir.

    öte yandan sosyal medyada linç etmeye çalışan o azgın azınlık, ettiği hizmet kadar var olan; kendi kendine hiçbir değeri bulunmayan, zamanı geldiğinde kullanılıp atılacak birer kâğıt mendilden farksızdır. iktidarı destekleyen geniş halk kesiminin bile büyük çoğunluğunun umrunda olmayan bu kişiler, yukarıya görünmek uğruna saldırganlaşmaktan çekinmiyorlar.

    ama şunu unutmasınlar: yapay zekâ programlarının bile ismini değil lakabını kullanarak tanıdığı birinin son dönemde düştüğü durum ortadadır.

    bizim halkımız yeri geldiğinde namazını kılar, orucunu tutar; yeri geldiğinde de rakısını yudumlamaktan çekinmez. alkol kullanmayanlar da bunun bilincindedir, saygı duyar.

    alperen de her zaman bu halkın gönlünde üst sıralarda yer alacaktır. sizler ise, hak etmeksizin tuttuğunuz köşelerinizde çığırtlanlık yapan ve umursanmayan birer parazitsiniz. umuyorum ki, alperen kardeşimiz bunun bilincindedir.
  • 228
    bu sabah ilk kez allstar maçına çıkan oyuncu. kariyer basamaklarını tek tek çıktı ve artık o bir allstar. önce gençler liginin en iyi oyuncusu seçildi. ardından türkiye liginin en değerli oyuncusu seçildi. şimdi ise mvp sıralamasında ilk 10’da gösterilen bir oyuncu haline geldi. ve henüz 22 yaşında.

    bu sezon gösterdiği performans ile bunu hak etti alpi. bu performansının devamı da gelecek. sadece onu burada kaç kere daha görürüz emin değilim. amen thompson inanılmaz bir çıkış yaptı ve koçları onu daha fazla tutuyor. o da çok genç ve amerkalı. alperen’den istatistik olarak daha iyi olması muhtemel. o girdiğinden beri ribaund ve asist ortalamaları düştü alperen’in. ikincisi de houaton yukarılarda bitirebilir mi, bu önemli. ama performans olarak yine çok şey vaat ediyor.

    maça gelecek olursak; tam bir hayal kırıklığıydı. hem organizasyon çok kötüydü, hem de alperen 4 dakika süre bulabildi. iki tane 40’ta biten maça çıktı ve ikinci maç koçu onu son 19 saniye sahaya aldı. 3 tane yedek var ve bir tek alperen girmedi. ki takımında oynamaya niyeti olmayan, organizasyonu ciddiye almayan isimler de vardı. gerçekten hakaret gibiydi. ki ilk kez çaylak ve 2. yılını geçirenlerden de bir takım geldi ve onlar da 1 maç yaptı. onlar dahil en az süre bulan oyuncu oldu. diğer oyunculardan da 5-6 dakika oynayanlar oldu. bütün sezon bunun için çabalayıp gelip 5 dakika oynayıp eve dönüyorsun. çok büyük bir hayal kırıklığı.

    alperen şimdi sezonun kalanına konsantre olacak. canını sıkmasın. önünde kocaman bir kariyer var. daha çok şeyler başaracak.

    https://x.com/...305243272532010?s=46

    https://x.com/...305423526924567?s=46
  • 173
    wembanyama'yı evire çevire paketleyerek evine geri göndermiştir. wembanyama tarafından bloklandığı bir iki pozisyon hariç wembanyama'yı ve spurs'u domine etmiştir.

    şimdiden rockets efsanesi oldu. allah nazarlardan sakınsın, nba tarihine adını yazdırma yolunda ilerliyor.

    tanım: nba tarihinin en genç 45+ sayı, 15+ ribaund, 5+ top çalmasını yapmış oyuncu. kendisinden önce bu istatistiği yakalayanlar da anthony davis, joel embiid, james harden falan yani.
  • 336
    az önce houston’un portland karşısında 140-116 galibiyetiyle sonuçlanan karşılaşmada 25 sayı 10 ribaund 9 asist 3 top çalma 3 blokla oynadı. 13’te 9 saha içi isabeti, 6’da 4 üçlük attı. kaçan 2 üçlüğü de 24 saniye süresi dolarken atmak zorunda kaldığı şutlardı.

    bu sezon 11 maçını tamamladı alperen. bu sezon hücum tarafında en büyük ve belki de tek yapısal eksikliğini çözmüş görünüyor. rakip perimetre gerisinden onun şutunu riske etmek zorunda kaldığı ya da bunu tercih ettiğinde hiç eli titremeden potaya gönderiyor topu. yüzde 42 ile de sokuyor.

    savunma tarafında ise takıma katkı sağlamanın yollarını buluyor. üç civarı blok + top çalma istatistiği var maç başına. pick and roll sonrası kısanın karşısında kaldığında elit savunmacı diyemeyiz halen. zaten olması da mümkün değil ama akıllı kalmaya ve yardıma zaman kazandırmaya çalışıyor burdada.

    öte yandan, 2 gün önce washington ile oynadılar. ligin en zayıf takımı. alperen için tam bir istatistik kasma maçıydı. maçı zorlayabilecek kredisi de şüphesiz var. ancak tam tersini yaptı. 16 sayıyla oynadı ve aktif dinlendi hatta. sadece bu maç özelinde değil genel tutumu bu. direkt rakiplere karşı çok daha konsantre. yaşının çok ötesinde bir olgunluk bu.

    öyle komple bir silaha dönüştü ki 20-25 sayıyı zorlamadan atabiliyor zaten alperen. daha fazla atmaya çalışmak yerine takımın verimliliğine odaklanıyor. çift haneye yakın asist üretiyor. topsuz oyunda takım arkadaşlarına pozisyon hazırlıyor. durant gibi saf skoreri rahat ettiriyor sahada. rakip durant’e ikili sıkıştırma getiremiyor. getirmesi halinde 30-35’i de rahat bulur zaten. üstelik udoka, örneğin jokic’e sağlandığı gibi ona emanet etmiyor topu sürekli. takım arkadaşları kolay basketler de hazırlamıyor ona. çoğu sayısı ekmeğini taştan çıkartarak geliyor.

    sonuç olarak, nur topu gibi bir nba süperstarımız var. maşallah maşallah maşallah diyelim. sakatlık uzak olsun kendisinden. parmakları yüzüklerle dolsun inşallah.
  • 66
    şu çocuğu draft gecesi san antonio'nun seçme ihtimali baya baya vardı. iki sezon gregg popovich görse bambaşka bir noktaya evrilirdi. oyuncu gelişimi konusunda spurs/popovich'in üstüne yoktur. yerli ve milli bir jokic'e sahip olurduk.

    şimdi bana göre nba'in en leş takımı olan houston da zaman kaybediyor. koçu silas'a koç demek hayvan olan koça bile hakaret olabilir o derece.
App Store'dan indirin Google Play'den alın