• 255
    --- alıntı ---

    metin oktay’ın zamanında maçlarını ali sami yen stadında oynayan galatasaray bakım, yenileme çalışmaları adı ile yuvasından ayrı bırakılmıştı. yıllarca ki 6-7 yıl inönü’de maçlarını oynamak zorunda bırakılmıştı.

    1980-81 sezonunda ali sami yen’e tekrar kavuştuk. gerçi ben eski zamanları hatırlamıyordum, küçüktüm. evet, ben de bir zamanlar küçüktüm.

    --- alıntı ---

    http://captano.blogspot.com/...yen-stad-2-acls.html
  • 273
    -----alıntı-----

    o kadar zor ki sana veda etmek... ne yani bir daha o kırmızı , eski koltuklarında maç izleyemeyecek miyiz ? ıslanamayacak mıyız o adı kapalı olmasına rağmen kapalı tribünümüzün ön saflarında?... saf diyorum çünkü orası bizim mabedimiz , dinimizin , galatasaraylılığımızın ibadethanesi...

    sana veda etmek ne kadar zorsa, metin oktayımızı son kez evimizde anmak bir o kadar daha zor...dün belki birçoğumuz maç heyecanıyla bu gerçeği göz ardı etsek de bugün bunu acı bir şekilde anımsadık. metin oktay'ın krallığını aldığı , ağları deldiği , uğruna aşkını terkettiği sevdamızın yuvasında son kez 10'u andık.

    -----alıntı------

    http://akilpiyadeleri.blogspot.com/...izde-son-vedamz.html
  • 298
    ali sami yen vs. türk telekom arena

    vs.lu başlıkları sevmeyenlere inat bir başlık değil bu, işin doğrusu. hele ki ali sami yen’i yıkacak dozerin anasına sövülürken.

    ah be, yıllarım geçti ali sami yen’de. tam 30 sene. ikinci kez açıldığında oradaydım http://captano.blogspot.com/...en-stad-2-acls.html.
    hep söylerim hayatımda bu kadar uzun süreli devam ettiğim hiçbir yer olmadı. öyle ya, ne okul bu kadar sürdü ne de benim 30 yıllık iş hayatım var. gerçi bazı münafıklar bunun doğru olmadığını iddia edip ihtiyar yerine koymaya çalışırlar ama, yemeyiniz bu numaraları.

    kim bilir kaç galibiyet, yenilgi, beraberlik gördüm. kim bilir kaç gol gördüm galatasaray’ın attığı ya da yediği. kim bilir kaç kez mutlu, kaç kez üzgün ayrıldım. bunların içinde elbette galibiyetler, galatasaray’ın attığı goller, mutluluklar diğerlerinden fazladır. hem kendi evimiz olduğu için hem de galatasaraylı olduğumuz için.
    her maça hep aynı heyecanla gittim, hani o meşhur kapıdan geçip yemyeşil sahanın göründüğü an hep aynı heyecanı yaşattı bana. hatta hala stadın yanındaki köprüden geçerken azıcık da olsa yeşil çimleri görmek için eğilir bakarım. 30 yıl diyorum, sadece ali sami yen’de 30 yıl, bundan önce inönü var bir de. mutsuz bile ayrılsam ertesi maç yine koşarak gittim ali sami yen’e, hala öyle gidiyorum. seviyor muyum nedir?
    para durumuna göre tribün seçerdim ama genellikle paramı biriktirip kapalıya giderdim. o zamanlar kapalı üst-alt gibi farklılıklar yoktu. maç izlemek isteyen, bağırmak istemeyen alta, holiganlar üste çıkardı. gişe önünde sabahladığımız maçlarda, içeriye girince kapalı alta gidip tahtalara uzanıp birkaç saat kestirirdim. altıma pazar, şey gibi çıplak kadın resimleriyle dolu dandik ve zamanı geçmiş gazeteleri sererek. aklıma geldi de, ben o gazeteleri hiç gazetecilerde satılırken görmemiştim, belki de ayıp gazeteler olduğu için sotada tutuyordu bayiler.
    tahtalara uzanıp mı? evet, açık tribünlerde bildiğin betona, kapalı tribün beton üzerine çakılmış uzun tahtalara oturulurdu. numaralıda da sanırım bir kısım koltuk, bir kısım yine aynı tahtalardan vardı. açık tribünlerde “bettonaa minderrrr” diye satılan ayıp gazetelerden almazsanız poponuz kirlenirdi.
    karnınız acıkınca ayran-pide-meysu ile nefsinizi köreltebilirdiniz. sıraya girmeyi göze alırsanız nallı kuzu köfte ekmek ve sosisli de var.
    tuvaletler diye bir şey yok. tuvalet var, bir tane. o da sadece erkekler için. kadının ne işi var maçta(!) numaralıda belki vardır kadın tuvaleti, bilemiycem şimdi.
    numaralı demişken. tüm zamanların elit tribünü. yaş ortalaması yüksek, kalantor, rahatına düşkün insanların maç izledikleri yer. ne kombine sistemi geldiğinde onlar için pek bir şey değişti ne de yeni stadda değişecek. eskiden de maça istedikleri saatte gelirlerdi şimdi de öyle. tribünde viski-çikolata satılan bir yerden bahsediyorum. saha içinde olanlara çok kızmazlarsa ya da ayağa kalkmayan fenerli olsun denmezse bağırmak için kıllarını kıpırdatmazlardı, hala öyle.
    ali sami yen’de eski açık yeniden yapılana kadar tezahürat yapan iki tribün vardı. kapalı ve yeni açık. her zaman kapalının ortasının ayrı bir yeri olmuştur. galatasaray tribünlerinin kalbidir. çok şükür orada çok maç izledim.
    diğer tezahürat yapan tribün yeni açık’ın numaralıya yakın köşesiydi. eski açık emeklilerin gittiği bir yerdi o zamanlar. ben tribünün müthiş olduğu iki tribünden anlardım. biri eski açık tezahüratlara katılıyorsa diğeri de 3lü çekilirken bütün yeni açık zıplıyorsa. işte o zaman tribün müthiş demekti.

    ali sami yen’le ilgili kişisel tarihimde çok maç var elbette, 14 yıl sonra gelen şampiyonluk gibi.
    çok can sıkıcı maç ta yaşadım. werder bremen’e elendiğimiz maç gibi.
    ama orası benim yuvam yahu. her santimini bildiğim evim. maçtan önce kıçımı dayadığım ali sami yen sokaktaki set benim yerim. oradaki 1 milyon var mı diyen şişko bile. orjin köfte de benim. ataköy şarküteri de. daha eskilerde pek öyle takılma durumu olmazdı maçtan önce. kuyruğa girer bileti alıp girerdik, mecburen. ama şimdi çok daha keyifli tabii ki.

    ali sami yen’i gün geçtikçe yıkılıp yerine apartman yapılan dedemin evine benzetmeye başladım son günlerde. çok benzer geliyor hissettiklerim. bursa’da dedemin evi vardı, dere kenarında. eski, ahşap bir ev. 3 katlı, bahçeli, balkonlu, güvercin kümesinin de olduğu büyük sayılabilecek bir ev. dedem, anneannem, dayımlar yaşardı. yazları orada geçirmek muhteşemdi. o ev gibi bütün komşu evler bahçeliydi. oynanacak oyuna göre birinin bahçesinde takılırdık. geceleri derenin sesiyle uyurduk. çocukluğuma dair biraz fuluğ ama mutluluk uyandıran anılar barındırıyor o ev.
    ama yıkılıp yerine apartman yapıldı, bütün kardeşlere birer daire verildi. sadece o ev değil, bütün komşu evler apartmana dönüştü. derenin bile üstü kapatıldı. dayılarım hala aynı mahallede yaşıyor. yengelerim de aynı mahallenin kızlarıydı zaten.
    eski ev iyiydi, güzeldi, içinde bir çok anı vardı ama yenilemek de gerekiyordu. sobalıydı örneğin. sobanın yanında ısınan, kestaneleri mideye indiren benim gibiler için eğlenceliydi ama o sobaya odunu, kömürü taşıyanlar açısından pek eğlenceli değildi sanırım. kaloriferli yeni binaya geçmekte tereddüt edilmedi.

    ali sami yen’den türk telekom arena’ya geçiş de biraz buna benziyor. eski, anılarla dolu yuvamızdan yeni modern yuvamıza geçiyoruz. bursa’daki dayılar aynı mahallede modern bir eve geçtikleri için onların durumu bizimkinden farklı elbette.

    aslında başka bir şey fark ettim bunları yazarken. eski evdeki anılarda asıl aklımda kalanlar hep kişiler ve yaptıkları. yani mutfakta dayımın kız istemeye gidilmesinden önceki gece söylediği şarkılar ve neşesi var aklımda, mutfak değil. ya da sıcaklarda terasta yatan küçük dayım var aklımda ama teras değil.
    14 yıl sonra gelen şampiyonlukta prekazi’nin frikik golü var aklımda ama stad değil. werder bremen’e elendiğimiz maçtan aklımda rotariu ile soğuk kalmış.
    hatta bazen bir maçı nerede oynadığımızı bile karıştırıyorum. inönü müydü yoksa ali sami yen miydi diye. yeni nesil bunu karıştırmaz, çünkü sadece ali sami yen’de iç saha maçı izlediler. yani, ben galatasaray’ı hatırlıyorum.

    ama elbette tüm bunları ali sami yen’de yaşadık ve elbette çok kıymetli. ama türk telekom arena’yı da çok uzun zamandır bekliyoruz. demem o ki, ali sami yen yıkılacak diye üzülürken tta’yı ıskalamayalım. orası da bizim yuvamız.
    bir de ne var biliyor musunuz, eğer uefa kupası eskiden olduğu gibi çift maçlı finalle oynansaydı uefa kupası'nı da ali sami yen'de alabilirdik.

    bu arada; dozerin ne şuçu var?:)
  • 302
    http://img190.imageshack.us/i/412671o.jpg/
    http://img202.imageshack.us/i/alisamiyen3.jpg/

    onu son maç çok güzel bir şekilde süsleyecek miyiz?
    güzel veda edelim ya. hatta o maçtan sonra çıkmayalım stattan, sabahlayalım.*
    içim acıyor. ama büyük galatasarayın türk telekom arenaya ihtiyacı var. bu da bir gerçek.
    ne bileyim çok güzel anılarımız vardı ya.

    (bkz: severek ayrılmak)
  • 315
    ilk ve muhtemelen son defa 14 kasım 2010 galatasaray manisaspor maci ile gördüğüm mabedimiz...

    çok basit oldu belki tanım, ama yazacaklarımı yazacak başlık bulmakta zorlandım, gel gelelim herşey ali sami yen ile başladı. bu stadı televizyondan kim bilir kaç kere görmüşümdür, ne futbolcular gördüm bu stadda oynayan... ne denli büyük futbolcular izledim... izlerken içimde ahh ulan orda olmak vardı geçer hep... televizyondan izlerken tribünleri insan farklı görüyor, bir bütün gibi ama içinde çok farklı... farklı farklı insanlar farklı farklı memleketler ama aynı aşk...

    gel gelelim herşey sözlükten toka'nın attığı pm ile başladı... maça gideceğimi sözlükten görünce gelince haber et tarzı konuşmalar içine girdik...

    saat 8 itibariyle insan taksimde olunca ne yapacağını bilmiyor... kuzenle taksime indiğimizde saat sabah 8 ortalık bomboş... haliç'e kadar yürüdük, kahvaltı yaptık... oturduk, içimizde bir heyecan, ali sami yen'i görücez yani boru mu... saat 11 sularda ne yapsak da vakit öldürsek derken galatasaray müzesini gezmeye başladık, zaten 1.5 saati orda öldürmüşüz farkında olmadan... bir kez daha galatasaraylı olmakla gurur duyduğum tarihi hissettiğim bir yer oldu benim için, şimdiye kadar gezmeyen varsa en kısa zamanda gidip görsün...

    müzeden çıkınca artık yavaş yavaş formaları giyip nevizade de aslanım'da oturup içmeye başladık kuzen ile. içerken toka'yı aradım... hemen bitiverdi valla sağolsun... oturduk içki içtik daha sonra iyice sözlükçe toplaştık içtik, güzel muhabbetler derken rotamız yavaştan mecidiyeköy oldu.
    sözlükte okuduklarıma bakarak biletimi yeni açıktan almıştım lakin bütün sözcüklerin bileti eski açıkta olunca bize de oraya geçmek farz oldu... sağolsun hagi biletimizi eski açık ile değiştirdi.

    ali sami yen'i çok defa dışarıdan görmüştüm ama maç öncesi bir başka havası var. her yer sarı kırmızı, her yer galatasaray, kenan doğulunun deyimiyle havada aşk kokusu var * asıl olay sokaktaydı... bütün sözlükçüler orda başta captano olmak üzere.

    maçı izledik bol bol bağırdık ıslıkladık hakeme küfrettik, açıkçası benim için skor önemli değildi... ben oraya sadece mabedi yaşamaya gitmiştim.

    sağolsun sözlük tayfası sayesinde hayatımın en güzel gününü yaşadım desem yanlış olmaz... böyle bir birlik beraberlik dostluk arkadaşlık, renklere bağlılık 21 senelik hayatımda görmemiştim...

    orada sözlükten beraber olduğumuz arkadaşlar bana mesaj atarsa çok çok sevinirim, sonuçta herkesin nickini akılda tutmak çok zor oluyor. * hepinize binlerce teşekkür ederim bu güzel gün için...

    hayatımın en güzel gününü yaşatan sözlük arkadaşlarıyla buluştuğum, bana duyguların en güzelini yaşatan, hayatım boyunca aklımdan çıkmayacak bir anı olacak ali sami yen...

    tanım böyle daha güzel oldu sanırım... yazdığım herşeyin ortak bir noktası vardı galatasaray aşkı ve ali sami yen...

    edit:

    o kadar foto çektik maçtan bir iki foto paylaşalım bari...

    http://img716.imageshack.us/...5306/14112010210.jpg

    http://img688.imageshack.us/...3383/14112010227.jpg

    http://img593.imageshack.us/.../740/14112010212.jpg

    http://img101.imageshack.us/.../669/14112010230.jpg

    http://img560.imageshack.us/...032/14112010234e.jpg
  • 345
    http://fizy.com/#s/1aichp

    the everly brothers - bye bye love

    bye bye, love.
    bye bye, happiness.
    hello, loneliness.
    i think i'm a-gonna cry.

    bye bye, love.
    bye bye, sweet caress.
    hello, emptiness.
    i feel like i could die.
    bye bye, my love, goodbye.

    there goes my baby
    with-a someone new.
    she sure looks happy.
    i sure am blue.
    she was my baby
    'til he stepped in.
    goodbye to romance
    that might have been.

    bye bye, love.
    bye bye, happiness.
    hello, loneliness.
    i think i'm gonna cry.

    bye bye, love.
    bye bye, sweet caress.
    hello, emptiness.
    i feel like i could die.
    bye bye, my love, goodbye.

    i'm a-through with romance.
    i'm a-through with love.
    i'm through with-a countin'
    the stars above
    and here's reason
    that i'm so free:
    my lovin' baby
    is a-through with me.

    bye bye, love.
    bye bye, happiness.
    hello, loneliness.
    i think i'm gonna cry.

    bye bye, love.
    bye bye, sweet caress.
    hello, emptiness.
    i feel like i could die.
    bye bye, my love, goodbye.
    bye bye, my love, goodbye.
    bye bye, my love, goodbye.

    (türkçesi)

    hoşçakal, aşkım.
    hoşçakal, mutluluk.
    merhaba, yalnızlık.
    sanırım ağlayacağım.

    hoşçakal, aşkım.
    hoşçakal, tatlı okşayış.
    merhaba, boşluk.
    ölecekmiş gibi hissediyorum.
    hoşçakal, aşkım, hoşçakal.

    işte gidiyor bebeğim
    yeni biriyle.
    bariz mutlu gözüküyor.
    bariz bir şekilde üzgünüm.
    o benim bebeğimdi,
    taki o gelene kadar.
    hoşçakal olası romantizm.

    hoşçakal, aşkım.
    hoşçakal, mutluluk.
    merhaba, yalnızlık.
    sanırım ağlayacağım.

    hoşçakal, aşkım.
    hoşçakal, tatlı okşayış.
    merhaba, boşluk.
    ölecekmiş gibi hissediyorum.
    hoşçakal, aşkım, hoşçakal.

    romantizmle işim bitti.
    aşkla işim bitti.
    yukarıdaki yıldızları
    saymayla da işim bitti.
    ve işte bu denli
    özgür olmamın sebebi:
    benim sevgili bebeğimin
    benimle işi bitti.

    hoşçakal, aşkım.
    hoşçakal, mutluluk.
    merhaba, yalnızlık.
    sanırım ağlayacağım.

    hoşçakal, aşkım.
    hoşçakal, tatlı okşayış.
    merhaba, boşluk.
    ölecekmiş gibi hissediyorum.
    hoşçakal, aşkım, hoşçakal.
    hoşçakal, aşkım, hoşçakal.
    hoşçakal, aşkım, hoşçakal.
    hoşçakal, aşkım, hoşçakal...
  • 351
    1964 yılı.. sezon sonunda galatasaray türkiye birinci profesyonel ligi 3.’sü olur. ali sami yen stadı henüz inşaat halindedir. başında baba gündüz olan takım açılıştan kısa bir süre önce stadı ziyaret eder. kapalı tribün henüz bitmemiş.

    http://4.bp.blogspot.com/...yinaathalindecv3.png

    tam 46 yıl sonrası.. 2010-11 sezonu galatasaray futbol takımı yeni mabedini ziyaret ediyor.

    http://i.sabah.com.tr/...adim_atildi/20_d.jpg

    edit: linkler düzeltildi.
  • 369
    http://www.groundhopping.de/galagr3.jpg

    beş yıl önce tanışmıştım mabedimizle, heyecanlıydım, ali sami yen'e gelmeden önce çok kez stadyuma girmiştim, maç izlemiştim. galatasaray'ım izmir'e geldiğinde kaçırmazdım hiç bir maçını. hangi maç olduğunu hatırlamıyorum tam olarak... zira o günden sonra hep geldim, senede 3-5 maça geliyordum bir kaç arkadaşımla birlikte. bunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum tam olarak... bir kez gelmek yetmemişti bana... bir kez görmek.

    o hissi anlatmaya gücüm yok. belki bugünün etkisiyle fazlaca bir duygusallık yaşıyor olabilirim ama hayatında bir kez dahi mabedi gören insan bu hissi fazlasıyla yaşayacaktır buna eminim. ilk geldiğimde eski açıktaydım. heyecan üst seviyede, coşkuyla bütün tezahüratlara katılıyordum, sesimin kısılmasını istiyordum, boğazımın acımasını...

    acıyordu nihayet boğazım... derken, bir uğultu patladı mabette... başımı sağ tarafa doğru çevirdiğimde o muhteşem kapalı ile tanışmıştım... herkes ayaktaydı ve herkes bir şekilde hareket halindeydi, muhteşem bir sesti, gözlerim dolmuştu.

    şimdi ise veda vakti. türkiye futbol tarihinin en büyük başarılarını yaşamış stadımıza veda ediyoruz. değil 50 bin küsürlük yeni stad, uzay çağında bir stad yapsalar dahi ali sami yen'in yerini hiç bir zaman tutamayacaktır. ali sami yen mirastır, emektir, başarıdır, güvendir...

    ali sami yen stadı galatasaray'dır.
  • 375
    birilerinin kişisel çıkarları ve galatasaraylılıkyoksunluğu uğruna yıkılmasına çanak olduğu stadımızdır. şimdi yine birilerinin karşılığında türk telekom arena adı altında verilen sus payını sahiplenme yarışına şahit oluyoruz ki aynı kişiler takım renklerinden ödün vermeyi bile büyük bir başarı olarak görmektedir.

    nice güzel anıların ve üzüntülerin olduğu sevgiliden ayrılırken akan göz yaşları, bu kirli oyunları planlayanlarla alet olanları hep lanetle anacaktır.

    şimdi o gözyaşları galatasarayali sami yen'den çıkarıp ismini bile veremediği üvey stada geçirenlerin iki yakaları bir araya gelmesin diyor.

    http://facebookvideoindir.gen.tr/...ne-veda-bestesi.html
    http://facebookvideoindir.gen.tr/...yen-olsun-dedik.html

    (bkz: seni dozere yıktırtanın...)
  • 405
    hakkini gectigimiz cumartesi gunu canini acitanlara ruhunu zedeleyenlere helal etmeyen stadyum.

    hava bile ali sami yen'den ayrilisa aglarken tribunlerde ki sizlerin yaptiklari ise gercek galatasaray'lilari aglatti. son 50 yilda turk futbol tarihindeki basarilarin cikis noktasi olan bu stadin veda macinda yaptiklariniz bu formaya gonul veren herkesin icini acitti. 14 sene sampiyonluk gormeyen abilerimizin cektikleri cefali gunlerde bile tepkisi "seni sevmeyen olsun" ken bizim tepkimiz yikip dokmek, kufur etmek. orada o macin oncesini ve sonrasini, o inanilmaz atmosferin ne demek oldugunu ve orada olduklarindan dolayi ne kadar sansli oldugunun farkinda olmayanlar sozum size "asil ali sami yen size hakkini helal etmiyor"

    kaynak : http://armaninpesindeyiz.blogspot.com/...e-hakkini-helal.html
  • 417
    bugün ali sami yen'i ziyaret ettim.
    önce kulaklığımı taktım... http://www.youtube.com/watch?v=dvgZkm1xWPE
    ve sonra stadı izlemek için numaralı tribünün arkasındaki katlı otoparkın en üst katına çıktım. öylece ali sami yen'i seyrettim sözlük...
    maçları, golleri, sevinçleri, hüzünleri hayal ettim..
    tezahüratları, marşları söyledim. hoşnut olmadığım bi kontra olmasına rağmen beşiktaş kontrasını 5-6 kez tekrar ettiğimi hatırlıyorum.
    ali sami yen stadyumu.
    biz orda çok şey yaşadık. ve artık bir devir kapanıyor.
    5 dakika dayanabildim.
    sonrasında çok duygulandım ve sanırım galatasarayımız için ilk defa gözlerim böylesine doldu.*
    "haaaaagiiiiiii" sesi yankılanıyordu sanki kulaklarımda, hagi'nin golü attığı kale; kırılmış koltukları olan bi tribünün önünde öylece duruyordu, ağları toplanmış.
    nondanın fenere çaktığı kaleyi seyrettim sözlük.
    bu görüntü canlandı gözlerimde, http://img526.imageshack.us/img526/813/nondan.jpg
    sonra oyuncuların giriş yaptığı yerdeki kırmızı ülker reklamına baktığımda arka fonda duruyordu nonda.
    30 santim diye bağırdığımız günler geldi aklıma... çok eğleniyorduk yuvamızda.
    daddy cool çalar biz neşemize neşe katardık. baros gol atınca biz de çılgın atardık oralarda.
    yıkılacak diye iyice salmışlar, bit'ap bi haldeydi ali sami yen...
    yazarken hala gözlerimin dolmasına engel olamıyorum.
    bir devir kapanıyor sözlük. bir dev yıkılıyor.
    ellerimizin arasından kayıp gidiyor. görüyoruz, şu an yanıbaşımızda, ama tutmanın imkanı yok artık.
    ali sami yen kollarımızda son nefeslerini veriyor. biz ağlıyoruz artık.
    son nefesinde yanında olmamız gerektiğine inanıyorum...
    o gün, son maçta ordan çıkmamak istiyorum... donucaz belki.. ne bileyim.. şu an düşünemiyorum...
    özleyeceğiz seni stadımız. ilk göz ağrım.
    hani ali sami yen sokaktan kalabalıkla birlikte yürüyüp, eski açığın arkasından geçerken stattan gelen sesler yüreğinin atışını hızlandırır ya.
    öyleyim.
    seni çok seviyorum, özleneceksin işte. çok fazla...
App Store'dan indirin Google Play'den alın