• 1
    çok ilginç bir olayın kahramanıdır.

    souness, southampton'un teknik direktörü iken onu telefonla arayan weah bir yeğeni olduğundan ve süper kabiliyetinden bahsederek tavsiye eder. souness te araştırmadan etmeden bu adamın transferini yapar.

    yanılmıyorsam, southampton'da sadece 1 maç, o da 23 dakika oynayabilmiştir.

    ardından yapılan kısa bir soruşturma ile souness'i arayanın weah olmadığı ve olayın bir dolandırıcılık numarası olduğu anlaşılır.

    sanırım (bkz: issiar dia) ile aynı sülaleden.

    edit: aklımda yanlış kalmış. 23 değil 43 dakika oynamış.
    edit2: hafızam beni yanıltmamış. 23 dakika oyunda kalmış. harry kewell the wizard of oz'a milyonlarca teşekkür.
  • 6
    sanırım ingiltere'de bulunma sebebi öğrencilikmiş. hatta souness'ı arayıp "öğrenciyiz b'aabi" dese kimseyi şaşırtmazdı.

    adam bildiğin işletme okumuş newcastle'da, 2001'de kep atmış, askerliği de kısa dönem yapmıştır kesin. daha da ilginci, hala "ulan belki yalan değildir söyledikleri" diyen gateshead'in ali dia'yı alması, southampton sonrası kendini geliştiren ali dia'nın burada 8 maçta 2 gol atması.

    yıllar sonra, hallederiz kadir'in kardeşi semih, rafi maranga'yı istanbul kulüplerine kakalamaya çalışmış, burada ali dia'ya bir gönderme yapılıp yapılmadığı sürekli tartışma konusu olmuştur.
  • 7
    futbolun içindeki en büyük dolandırıcılık hikayesi şüphesiz ali dia’nın southampton’a transferidir. 1965 yılında senegal’in başkenti dakar’da dünyaya gelen dia, çocukken avrupa’ya göç etti. şansını futbolda deneyen dia, pek yetenekli olmamasına rağmen fransa ve almanya’nın yarı amatör takımlarında şans bulmayı başardı. 1995 yılında alman vfb lübeck takımından kovulduktan sonra dia şansını ingiltere’de denemeye karar vermişti. artık 31 yaşına gelmiş olan dia için bu son şanstı. port vale, gillingham, bournemouth gibi 4. lig takımlarında dahi denemeleri geçemeyen dia, ancak 1996 yazında amatör lig takımlarından blyth spartans’da şans bulabildi. 1996 ekim’i geride kalırken dia sadece 1 maça çıkabilmişti ve gol atamamıştı. dia hayallerindeki yükselişi futboluyla yapamayacağını anlamış olacak ki, aklına şeytani bir fikir gelir. dia, southampton’un menajeri graeme souness’e bir şekilde telefonla ulaşmayı başarır ve o dönemin büyük yıldızlarından biri olan george weah olduğunu söyler, ingiltere’de yaşayan yeğeni ali dia’nın çok yetenekli bir oyuncu olduğunu, psg ve ülkesi için forma giymiş olduğunu, kadrosunda mutlaka şans bulması gerektiğini söyler. george weah gibi bir ismin ricasını kıramayan souness, belki de hayatının hatasını yaparak bu teklifi kabul eder. kasım ayında southampton ile 1 aylık sözleşme imzalayan dia, takımla antrenmanlara çıkar. yeteneksizliğini fark ettirmemeyi başaran dia için önünde çok büyük bir engel daha vardı: rezerv takımın arsenal rezervleri ile yapacağı maç. ancak dia’nın şansı burada da yardımına yetişir ve maç sağanak yağış nedeniyle iptal edilir. üstüne üstlük souness, dia’yı leeds united maçının kadrosuna alır. leeds united maçının 53. dakikasında sakatlanan kulüp efsanesi matthew le tissier’in yerine oyuna giren dia, 1 ay içinde amatör ligden premier lig’e yükselmeyi başarır. bir anda kendini sahada bulan dia, ortaya rezalet bir performans koyar. öyle kötü oynar ki, 86. dakikada oyundan alınır souness tarafından. dia’nın performansı le tissier tarafından utanç verici olarak nitelendirilir ve geyik bambi‘ye benzetilir. maçtan sonra kulüpten kovulan dia, tekrar amatör lige döner, gateshead için 8 maça çıkan dia, 1997 yazında futbolu kariyerine sadece 10 gol sığdırmış bir santrfor olarak bırakır. futbolu bıraktıktan sonra northumbria universitesi’ne kaydolan dia, işletme fakültesinden 2001 yılında mezun olur.

    kaynak: http://www.yarisaha.com