• 1
    son yıllarda ortaya çıkan, bir futbolcunun oynadığı kulüpten kendi ya da kulübün isteği doğrultusunda ayrılırken, sözleşme feshi aşamasında ortak noktada buluşma formüllerinden biridir.
    ancak yine son birkaç yıldır başımıza musallat olan ffp mevzuu düşünüldüğünde, sattığın kadar alma zorunluluğu bulunan şartlarda bu formülün, özellikle biraz piyasa ederi olan bir futbolcuda uygulanmasının hiç de akıllıca olmadığını düşünüyorum.

    şöyle ki, serdar aziz özelinden ilerlersek, serdar'ın kulüpten alacak-verecek davası olmadığı varsayımıyla güncel bonservis bedelinin en azından 4-5 mil €'lar seviyesinde olduğu konusunda sanırım çoğumuzun itirazı olmaz. normal şartlarda serdar'ı transfer etmek isteyen takımdan, hadi ona da fener diyelim, 5 mil € talep etmemiz gayet doğal.

    haa, gelelim zurnanın zırt dediği yere; başta da bahsettiğim malumunuz ffp olayı sırf bizim için değil, aynı zamanda fener için de geçerli.
    bunun anlamı şu; senin transfer yapabilmen için bonservis ödeyebileceğin meblağ, sattığın ya da kiraladığın oyunculardan kasana giren para kadar oluyor.
    işte bu noktada fener serdar'a mümkünse hiç bonservis paarsı vermeden (burada serdar'ın alacağına karşılık kulüpten bonservisini alacağına güveniyor), bonservisine ödeyeceği parayı ise serdar'a imza parası olarak vermeyi taahhüt ediyor diye düşünüyorum.

    bu sayede;
    1-) fener yapmayı düşündüğü diğer transferler için bonservis kotasından yememiş olacak.
    2-) galatasaray'a bonservis parası kazandırmayarak rakibinin de yapmayı düşündüğü transferlerde kullanacağı bonservis kotasını genişletmesine engel olmuş olacak.
    görüldüğü üzere fener bir taşla iki kuş hedefliyor.

    bu noktada benim düşüncem;
    - serdar'ın varsa tüm alacakları vakti geldiğinde ödenmelidir.
    - bonservis bedeli belirlenerek, mesela 5 mil €, kamuoyuna ve taliplerine ilan edilmelidir.
    - transfer etmeyi planlayan kulübe bu para ödetilmeli, serdar'ın alacağının tarafımızdan halledilecek bir konu olduğu mesajı açıkça verilmeli, serdar'ın alacağına dair hakları ise yapılacak fesih sözleşmesinde oyuncu açısından güvence altına alınarak açıkça yazılmalıdır.

    burada önemli olan kulübün transferde elini rahatlatabilecek şekilde kasaya bonservis girdisinin yansıtılabilmesidir, aynı mantıkla ezeli rakibine bonservis parası ödettirilip, sonraki transferlerini zora sokabilmektedir. rekabetin içinde bu da vardır.

    netice olarak, bu şartlarda serdar gider gider, aksi halde florya'da alt sahada çalışmalarına devam eder. sonuçta oynamayan adama para ödemek hiç yapmadığımız bir iş değil;
    (bkz: tarık çamdal)
    (bkz: endoğan adili)
    (bkz: hakan balta - son yılında)......vs. vs.