• 201
    trabzonspor'un an itibariyle suyu iyice ısınan başkanı.

    gerek evlilik telaşından, iş yoğunluğundan gerek takımın bu seneki tatsız tuzsuz havasından uzun süredir sözlüğü ihmal etmiştim. sadece arada girip neler yazıldığını takip ediyordum, zaten duygularımı düşüncelerimi benim adıma yazan onlarca kişi olduğunu görünce okumakla da yetiniyordum. ama bugün yaptığı açıklamaları okuyunca gerçekten dayanamadım, hiç sevmediğim bir camia ile ilgili de olsa bu yüzsüzlüğe ve iğrençliğe olan nefretimi bir şekilde dışarı vurmak istedim.

    trabzonspor'la ilgili olan kısmına da değineceğim ama ben eren bülbül ve ailesiyle ile ilgili olan açıklamalarını duyunca gerçekten çileden çıktım. bu mu yani? bir teknik direktörü göndermekte haklı olduğunu ispatlamak için sunduğun malzeme bu mu yani? -çok afedersiniz- sokayım futboluna, sokayım kulübüne, sokayım gündemine, sokayım topladığın puanlara, sokayım şampiyonluğa. ülke için canını vermiş bir adamın adını bu rezil, bu kokuşmuş, bu herkesin elinin birbirinin cebinde olduğu, haramın kumarın bulaştığı, insanların her geçen gün daha da birbirinin camiasından nefret ettiği ortama karıştırmaya hiç mi vicdanın sızlamıyor be adam? trabzonspor'dan ve taraftarından muslera olayından beri nefret ediyorum. yalnızca şu son 1-1,5 senedir bu nefretimin azalmasında yalnızca ünal karaman'ın payı var. kimseyle polemiğe girmedi, kadronun elverdiği kadar olabilecek en iyi futbolu oynattı ve gerçekten maçlarını izlemesi oldukça zevkliydi. bundan sonra ne olacak göreceğiz.

    tekrar ahmet ağaoğlu'na dönelim. bence başarılı olduğu yönleri olsa da fikret orman hastalığına tutulmuş durumda. iyi olan her şeyi ben yaptım, kötü olanların suçlusu da şunlar bunlar. kendi camiası ali koç'la gülücükler saçarken bir soru işareti koymuştu, ünal karaman'ın gönderilmesi ibreyi ahmet ağaoğlu'nun aleyhine çevirmişti ve ilk verdiği demeçler kimseyi tatmin etmemişti, şimdi ise eren bülbül isminden medet umması bakalım nasıl etki yaratacak.

    ünal karaman bence mevcut şartlarda olabilecek en iyi oyunu oynatıyordu. çok talihsiz sakatlıklar yaşadı takımı, buna rağmen bu süreci az kayıpla atlattı. benim ünal hoca ekseninde en büyük eleştirim avrupa maçları olabilir. türkiye kupası muamelesi yaptı ve takımın potansiyelinin çok altında puan alabildi. ama ligde bence ikinci yarı şampiyonluğa aday takımlardan biriydi. eğer trabzonspor hakkında eleştiri yapacaksak, ünal hoca son sıralarda yer alırdı. şimdi her yere yanlayacak ahmet ağaoğlu, hükümet, medya, sosyal medya, şehitler, bakanlar ne varsa başladı zaten. dış güçler ve fetö sırada. ünal karaman'sa hiçbirine cevap vermeyip taraftara takımı destekleyin gibi sağduyulu cevaplar vererek klasını bozmadı. fakat bugünkü açıklamalardan sonra kontrolünü kaybedip kendini zor duruma düşürmesini istemem.

    konuyu futbola getirip bu adamın yaptığı terbiyesizliği ikinci plana attığım için kendimi kötü hissettim. bu soysuz laflar, ünal karaman'ın "şehit ailesinin -bile- istemediği adam" gizli metniyle röportaja konu etmesi bence ne kadar çaresiz ve "yedik bir bok sonumuz hayrolsun" şeklinde düşünecek duruma düştüğünü gösteriyor. iki maç üst üste kaybetsin o tribünlere taraftardan çok çevik kuvvet sokmak zorunda kalacak. hayır işin kötüsü bu ortama hangi teknik direktör nasıl gelir imza atar bilmiyorum. işler azıcık kötü giderse ihale mutlaka birine hem de kısa sürede kalacak. bakalım piyango kime vuracak. ama isterse bu saatten sonra trabzonspor şampiyon olsun, bugün yaptığı terbiyesizlik unutulmayacak. aynı çanakkale şehitleri mevzusunda olduğu gibi.
  • 204
    eren bülbül'ü kullanarak yaptığı açıklama kabul edilemez, edilemez de, kimse de demiyor ki eren bülbül'ün ailesi bu adamı arayıp bu konuda niye destek oluyor? ailenin ahmet ağaoğlu'nu arayıp aramadığı kolayca teyit edilebilir çünkü, belli ki yalan da söylemiyor, gerçekten aramışlar.

    sen evladını teröre kurban vermişsin, ülkece yas tutulmuş bu evlat için, herkesin içi kan ağlamış, üzülmüş, kahrolmuş; sen hala ahmet ağaoğlunun başkanlığının derdindesin. sana mı kalmış trabzonspor'daki başkan-td çekişmesi. vallahi hayret ya.
  • 205
    https://twitter.com/...717206611648512?s=20

    acilen midesini yıkatması gereken trabzonspor başkanı. çünkü güç zehirlenmesi yaşıyor. ilk geldiğinde ne güzel efendi efendi konuşuyor doğru işler yapıyordu ortada somut bir başarı olmadan sırf güzel futbol ve birkaç altyapı topçusu ile bu özgüveni yaşaması da ilginç. ilgili tweette yazılanlar ise insanı en kibar tabirle üzüyor.
  • 208
    trabzonspor'un çok konuşan ama hiçbir şey anlatmayan başkanı. boş başkan da diyebiliriz kısacası.

    şimdi benim anlamadığım bir şey var: altını çize çize ünal karaman ile yolların ayrılmasının siyasi değil, tamamen teknik adamlık performansı ile ilgili olduğunu vurguluyor.

    peki o zaman adamın yardımcısı hüseyin çimşir ile yola neden devam ediyorsun? saçma değil mi bu, kendinle çelişmiyor musun? ustasını kovmuşsun, çırağı sana ne katabilir ki senin futbol anlayışına göre?

    yemezler ağaoğlu. :)
  • 213
    camiasına müstehaktır. daha önce de çanakkale savaşı ile basit bir futbol maçını karşılaştırmak suretiyle zırvalamıştı, o yüzden eren bülbül açıklamasıyla hiç şaşırtmadı. açıkçası midem artık böyle insanlara ve yorumlara karşı duyarsızlaşmaya başladı bu ülkede yaşadıkça. sanırım dönüşüm böyle bir olay.
  • 216
    her fırsatta ağız birliği ettiği ali koç'un, şu anda başkanı olduğu takıma giydirmesinden sonra ali koç'u arayıp gönlünü almaya çalışacağını düşündüğüm fenerli trabzonspor başkanı.
    ahmet bey isterseniz hiç zahmet etmeyin ben size akıl vereyim; çıkıp galatasaray'a sallayın araya milli mücadeleden birkaç savaş örneği filan ekleyin, 1-2 saat sonra ali başkanınız kıvama gelir. olay soğumadan hemen ali başkanınızı arayıp "nasıldım başkanım?" deyin. bak kesin tutar bu, danışmanlık ücreti de istemem.
  • 218
    gündemden düştüğü vakit, 'ne mühendisler ne doktorlar istedi de vermedik' muhabetlerine bağlayan başkan. tamam da bize ne. hayır, yarın bir gün bu çocuklar sakatlanır da* elinde kalırsa, bu bedelleri kabül etmemekle iyi bir şey mi yapmış olacaksın. tabi ki de hayır. şehir halkının lincine uğrayacaksın.

    ahmet ağaoğlu: "abdülkadir ömür ve uğurcan çakır için toplam 43 milyon euro'luk teklif aldık. kabul etmedik."
  • 219
    -------------uğurcan-------------
    pereira--da costa--manoel--novak
    --------------mikel----------------
    --------sosa--------n'diaye------
    guillerme-------------------nwakame
    -------------sörloth----------------

    kurduğu şu kadroyla şampiyonluğa oynayacak bir takım ortaya çıkardığı için tebrik edilmesi gereken trabzon başkanı.

    yalnız kedisine sorulması gereken iki soru var;

    1- bu oyunculardan kaç tanesi haritada çanakkale ilimizin yerini gösterebilir?

    2- ''trabzon'un çocuklarıyla oynayacağız'' deyip yedek oturtacağın sturridge'e 3.5 milyon euro maaşı nasıl verdin?
  • 220
    çanakkale mevzusunda gayet boş yapmıştır. o gün oynanan maçta son yılların en dominant galatasaray’ını izlemiştik. skor 2-2 olsaydı bile 4-2’ye gelirdi çok rahat. o potansiyel o gün galatasarayda mevcuttu. onun dışında gayet başarılı buluyorum kendisini. her sene 30 40 tane adam alıp gönderen, takım hüviyetini kaybetmiş, amaçsız, seyircisi hanzo, orta sıraların müdavimi ve borçlu bir takımı devralıp, çok kısa zamanda altyapısından 3 4 tane yıldız veya yıldız adayı futbolcu çıkaran, transferlerinde belli bir planlamayı gözeten, yıldızlarının satılması dahilinde borcu gayet azalabilecek bir takıma dönüştürmüştür. seyircileri hala hanzo ama takımın iyi gitmesi nedeniyle fren yapmayı öğrenmiştir. şampiyon olurlar mı? kağıt üstünde galatasaraydan daha fazla şansları var ama bu ligin dinamitleri çok farklı. o yüzden çok zor. geçen yıl manchester city gibi oynadığı düşünülen başakşehir bile ligin son haftalarında çuvalladı ki başlarında sistem hocası olduğu iddia edilen abdullah avcı vardı. trabzonun başında şu an teknik direktör olduğunu yeni öğrendiğim eskinin kasap dm’si cimşir var. neyse konu başkandan trabzonspora dayanmadan kısa keseyim. geçen sene bizle oynadığı maçtaki demeci haricinde bir yanlışını görmedim. siyasi ilişkileri falan beni ilgilendirmiyor. bu ülkede futbol ve siyaset artık iç içe. buna alışmamız lazım her ne kadar istemesek de...
  • 221
    galatasaray'la uğraşanın çocuğu olmaz lafını bir kere daha kanıtlayan başkan, şükretsin ucuz atlattı.

    galatasaray üzerinden ucuz milliyetçilik kastıktan sonra milliyetçi teknik direktörünü yine ucuz milliyetçi bir damat sebebiyle gönderip türklerden oluşmasıyla gurur duyduğunu belirttiği takımı da 10 yabancılı bir takıma evirmek zorunda kaldı. pragmatik yaklaşımla başarısız bir evrim denemez ama yine de galatasaray'a bok atmayacaksın sözü kanıtlanmış oldu.
  • 222
    önceki trabzonspor başkanlarından tek farkı fenerbahçeli olan cumhurbaşkanı değil, koyu bir trabzonspor taraftarı olan damadı berat albayrak tarafından atanmış olmasıdır. albayrak fenerbahçeli olan kayınpederinin atadığı başkanların kulübe verdiği büyük zararı kendi atadığı ahmet ağaoğlu ile tamir etmeye çalışmakta.
  • 225
    kulübünün borçları nasıl yapılandırdığı, nasıl ederinden fazla sponsor bulduğu ayan beyan ortada.
    bir zamanlar yalı çocuğu ile kankaydı, o da bunu çok güzel sattı, şimdi türkiye kupası yarı finalinde yiyin birbirinizi.

    asıl değinmek istediğim konu, yabancı sayısının azaltılmasını istiyordu, şampiyonluk ihtimali artınca maçlara kaleci hariç full yabancı ile çıkmaya başladılar. iki yıl üst üste ş.l'ye gitseler sınırsız yabancı istemezlerse adımı değiştiririm. ortalama bir çakal esnafımızın zekasına sahiptir, güç kimdeyse, ivme neredeyse oraya yanaşır.

    maçtan sonra bir tane delikanlı muhabir çıkıp acaba, başkan yabancı sınırlaması istiyordunuz, maça 10 yabancı ile başladınız, ne diyorsunuz der mi? azalarak bitsin bu ve türevleri.

    (bkz: 16 şubat 2020 trabzonspor sivasspor maçı)