resim
Ali Acun Ilıcalı
Görev:Başkan
Takım:Hull City
Yaş:56
Uyruk:Türkiye
  • 1077
    kendisinin fb yönetiminde olması bizim için büyük şans.

    -ali koç’un “yöneticimi gönderir riva’da tokat attırırım” sözüne yanlış dedi, koç’u eleştirdi. ahmet çakar’ın tongasına düştü. içeride kendisine döner bu söz.

    -orta saha konusunu “en iyisi için bekletiyoruz” diyerek taraftarını kandırıyor. bizim yönetici bunu dediğinde yemediği hakaret kalmıyor.

    -kadrosunun geçen seneye göre çok iyi olduğunu düşünüyor, kadro değerinden örnek veriyor. halbuki hala takım fred’in ayağına bakıyor. bir tane fark yaratacak oyuncu alamamış. farkında değil.

    -lille’e karşı çok üstün futbol oynadıklarını zannediyor.

    -ferdi’yi satma meyilli konuşuyor. satıldığı an takımın %30 dinamizm kaybedeceğinin ve yerinin dolmayacağının farkında değil.

    ciddi anlamda bize güven, aklı başında taraftarına korku verdiğini düşünüyorum. ileride başkan falan olursa nisanda turlamalara başlarız.
  • 1080
    ali koç’un medyadaki gücü tutup kamuoyu yaratması için uğur dündar başaramayınca sarildigi yeni oyuncağı. pardon yeni sağ kolu.

    bu işler öyle survivorlar, var misin yok musun’lar, veteranlara emekli futbolculara hali saha turnuvası yaptırmaya benzemiyor. zaten satın aldığı hull city’de kendilerini tekrar championship’e çıkaran üst üste ayin hocası seçilen grant mccann’i kovup şota arveladze gibi ingiliz futbolu ile ne futbolcugunda ne de teknik direktörlük döneminde (2001-2005 yillari arası oynadığı glasgow rangers dönemini disarda tutarsak ki o da ingiltere değil iskoç ligiydi) alakası olmayan birini getirmesiyle vizyonunu belli etmişti. ki bence o hull city işi bile allahyar ve ozan tufan araciligiyla hulle ile fenerbahçe’ye para aklama işiydi ya neyse oralara çok girmeyelim. * **

    edit: sayın acun bey, son olarak kişisel fikrim artık 55 yaşındasınız saçlarınızı boyamaktan vazgeçin. gerçekten çok sahte duruyor. salın kendinizi. hadi kadinlari anlarım ama erkeklerin 50 yasindan sonra saç boyaması yasaklanmalı. ** hadi gray touch neyse de simsiyah boyalı saç artık çökmeye başlamış yüze hiç gitmiyor. neyse konu nereden nereye geldi. uzatmayalım.
  • 1082
    fenerbahçe yönetiminde görev aldığına almışına pişman olduğunu hissettiren medyacı.

    acun öyle veya böyle türkiye’de herkesin bir şekilde hayatına girmiş olan biri. kendisi neyi düşündü bilmiyorum ama ali koç yönetiminin kendisini seven azgın azınlık dışındaki herkesin nasıl midesini bulandırdığını hesap edememiş olacak ki acun’un yaptığı her hareketi bana gönülsüz geliyor.

    kendisinin işi ali başkanı gibi garanti değil. bugün koç’u boykot etmeye kalksanız türkiye’de hayatın içinde olan çoğu alışkanlığınızı değiştirmeniz gerekir. fakat acun’un tek işi ekranda olmak, ekran için üretmek. yapacağı her keskin açıklamanın, her holiganca hareketin kendisine geri dönüşünün nasıl olacağını ve inşa ettiği imajın nasıl etkilendiğini fark etmeye başladığını hissediyorum.

    kendisi bana kalırsa zannetti ki mourinho ile vereceği birkaç poz, gelecek 2 transfere yapacağı katkı ve güllük gülistanlık günlerde yapılmış bir yöneticilikten büyük kar elde ederek çıkacak fakat kazın ayağı öyle değilmiş. hem cl’den elenmek hem de lig başında yaşanan mevzular kaybedecek en çok şeyi olan zengin fenerbahçeli yöneticilerden acun için sezonun uzun olacağını gösterdi. işlerin sarpa sarması ve fb’nin erken olarak sezona havlu atması durumunda şu an canhıraş savunmayı denediği başkanını ilk satacak kişinin kendisi olduğunu görmek mümkün.
  • 1083
    neyi savunduğunu bilmeden "çık konuş" denilince çıkıp bir şeyler atıp tutan televole'de iki hatun göstererek meşhur olmuş medya kişisi.

    ali koç'un 17 ağustos 2024 göztepe fenerbahçe maçında yaptığı gibi ingiltere'de kulüp sahibi olarak sahaya girmesini rica ederim kendisinden.

    merak ettiğim kendisine sonrasında ne yapacakları.

    bir daha herhangi bir maça falan girebilecek mi acaba?
  • 1084
    fenerbahçe'nin "kendi erden timur'umuzu çıkaralım" çalışmasının ürünüdür. tıpkı dzeko'ya şarkı çıkaralım, şimanski'nin gol sevincini fenomen yapalım, kendi okan buruk'umuzu ismail ile yaratalım gibi sayısız başarısız girişimden sadece bir tanesi.

    erden timur, eğitimli, donanımlı, zeki, görgülü ve erdemli biriydi. bunların hiçbiri acun'da yok. adı terörle anılan belirli dini kliklerin yetiştirmesi ve ittirmesiyle geldiği noktayı başarı sayan milyonlardan aldığı güçle bu göreve layık görüldü. ancak her deneme gibi bu da muhtemelen bomboş bir çaba olacak fener için.
  • 1086
    fenerbahçe’nin büyüklüğü felsefesi konusunda rahmetli islam çupi ile yarışır.
    bu nasıl büyüklükse yıllardan beri adı konulamadı.

    anlamlandıramadığınız şey şu.
    insanlar fenerbahçe’ye kayıtsız şartsız düşman değil.
    insanlar, kanun kural tanımaz hareketlerinizden nefret ediyor.
    zenginsiniz diye ayrıcalıkları hak görüyorsunuz.
    binlerce insanı kışkırtarak stadyumun içine giriyorsunuz.
    kuralları kendi lehinize yontmaya çalışıyorsunuz.
    formada 5 yıldız ne alaka allah aşkına?
    bu şekilde hukuki geçerliliği olan karar mı var?
    insanlar bunları görüyor ve bunlardan nefret ediyor hepsi bu.

    yoksa fenerbahçe’ye kim düşman?
    kim nefret ediyor?
    tff yönetimi değişti. yeni kurullar neredeyse silme sizin adamlarınızla doldu. yeni başkanla da barış çubuğu içtiniz.
    siyaset dersen, en çok siyaset yapan sizsiniz.
    görüşmediğiniz parti başkanı kalmadı heralde.
    kulüpler desen,
    kulüpler birliğinden başkanın istifa etti,
    adamlar toplandı nolur gel dedi.
    fenerbahçe’ye düşman olan falan yok.
    insanlar tamamiyle kanun kural tanımaz yapınıza düşman.
  • 1087
    başkanının kurduğu "öyle bir takım kuracağız ki şampiyonluk sözü vermeme gerek kalmayacak." sözü yeni fenerbahçe anlayışının bir mihenk taşı olabilirdi. abartılı cümle, kibirli cümle ama fenerbahçe rasyonel bir denklemde yaşamıyor zaten. fenerbahçe için bu başarı formülü olabilirdi. en azından saha içiyle alakalı bir cümleydi.

    mourinho geldi, lille eşleşmesini izledik. benim değil çoğu fenerlinin ortak görüşü orta saha transferi yapılsaydı fener turu geçebilirdi. kadroya yeterli eklemeler hala yapılmadı. galatasaray kadrosu özel isimler olarak hala fenerbahçe'nin önünde. her ne kadar televizyonlara acun çıkıp 250 milyon euroluk kadromuz var diye göz boyamaya devam etse de işin aslı öyle değil. koca bir sezonu bomboş geçiren cengiz ünder'in 15 milyon euro olan değerini 14 milyon euro'ya düşüren o site aynı bomboşlukta sezon geçiren tete'yi 24 milyon eurodan 10 milyon euroya düşürdü. bu sadece bir örnek. o site en azından türkiye ölçeğinde bir anlam ifade etmiyor artık.

    yeni bir dönem diyorsun, hala eskinin dili kullanılıyor. saha içinde bir takım deniyor, saha dışına taşıyor o takım. mourinho hamlesi ile dikkat çekiyorsun. mourinho'nun tek öğrendiği ve algıladığı şey galatasaray'a yönelik iftira girişimleri. adam çıktı basın toplantısında dedi ki fenerbahçe yönetimi bana hiçbir zaman avrupa'nın öncelik olduğunu hissettirmedi. mourinho gibi biri diyor bunu. transfer yapacağız diyorsun, yapamayınca en iyisi için bekliyoruz diyorsun. en iyisi için şampiyonlar ligi bileti lazımdı. hadi yap yapabiliyorsan.

    fenerbahçe değişmiyor. yönetimi değişmiyor. taraftarı da değişmiyor. o kadar para ve imkan lobi için algı için harcanıyor. en ufak krizde de takım saha dışına taşınıyor. bu takımın başarılı olma şansı elbette var, çünkü galatasaray da yerinde sayıyor. beşiktaş her zamanki gibi günü kurtarmanın peşinde. ama nedir bu kadar zor olan, her şeyi bu kadar zorlaştıran, siyasetçilere kapı kapı gezdiren, ortalığı sürekli geren şey? bir şampiyonluk mu? galatasaray'ı yenebilmek mi? gerçekten vizyonları küçük. vizyon diye gelen acun da rezil olacak bu gidişatla.
  • 1089
    (ne yazık ki) kadıköy anadolu lisesi mezunudur.

    ben lisedeyken (98-2002 arası) acun firarda'yla yeni yeni ünlü olmaya başlamıştı. en çok konuştuğumuz özelliği de kal gibi ingilizceye aşırı önem veren bir liseden mezun olmasına ve lisansta ingilizce öğretmenliği kazanmasına rağmen programda berbat bir ingilizce konuşmasıydı. hem öğrenciler hem de öğretmenler için bayağı bir "inside joke" kıvamındaydı kendisi o zamanlar. öğretmenler açık açık "bizim okuldan bülent ortaçgil de çıkıyor acun da çıkıyor" diyerek kendimize çekidüzen vermemizi söylerdi.

    arada bir lisenin sene sonu festivaline gelir, öğrencileri güldürmeye çalışır, başaramaz giderdi. sınıfların en arka sıralarında oturan, dersi dinlemeyip soytarılık yapanlara "geleceğin acunu" derdi herkes.

    sonrası tarikatların gücü, yeni türkiye düzeni, falan filan.
  • 1091
    eski teknik direktörünün vefatıyla ilgili yaptığı bir konuşmaya bile şampiyonluklarının elinden alındığı yalanını sıkıştırmış.

    goebbels "bir yalanı yeterince uzun, yeterince sık, yeterince gürültülü söylerseniz insanlar inanır" demişti. acun'un goebbels'i örnek almasına şaşırmadım.

    sonra da niye her gittiğimiz yerde bize düşmanlar diye ağlayıp durun.
  • 1093
    her fırsatta galatasaray’a sallayan fb yöneticisi. sosyal medyada elimizin güçlü olduğu sayfalar, bu şahısa o elinden alınan şampiyonluk senesini (2005-2006) bir hatırlatsın. bir çırpıda aklıma gelenler,
    -nobre’nin samsun maçında kaleciyi oyundan attırarak aldığı penaltı. kendiside bunu yıllar sonra itiraf etti.
    -luciano’nun kendi ceza alanında el ile oynaması
    -anelka’nın el ile attığı gol.
    bu nasıl bir ezikliktir, nasıl bir komplekstir anlamadım. dün internette bir video gördüm, tv8 bir yarışma programı yapıyor, soru şu, fb ve bjk 100. yıllarında şampiyon olmuş, galatasaray olamamıştır. doğru mu? yanlış mı? bir yerlerden emir almış gibi her koldan saldırıyor.
    benim aklıma gelen şey, yandaşı olduğu partinin gidici olmasından dolayı, kendine oluşacak yeni düzende yer yapmaya çalışıyor. eskiden, kadınların şarkıcı olmak için, fahrettin a , ibo vb kişilerin yatak odasında, özel görüşmeler yapıldığı söylenirdi. sanırım siyasetin yeni döneminde, kendine yer yapmanın yolu, koçun odasından geçicek. biz galatasaraylılar yağmurdan kaçarken doluya tutulacağız.
  • 1094
    kendisi fanatik taraftarlığına rağmen çok etliye sütlüye en azından medya önünde karışmadığı için kendisine notr bakan bir çok galatasaraylı vardı. bu aslında onun gibi kurnaz biri için akılcı bir şekilde konumlanmaktı.

    ancak şu adnan oktar terör örgütü ile olan ilişkileri meydana çıkınca ali koç ayarında bir holigana evrildi. sürekli tüm sülalesine küfür ister gibi yalan yanlış ifadelerle milletin sinir ucuna dokunmaya çalışıyor.

    les performansını kamufle etmeye calisan mert hakan yandaş vibe'ı alıyorum kendisinden.

    sanki bir şeyleri gizlemeye çalışıyor.
  • 1100
    açık ve beyan edilmiş şekilde şike yaptığı tasdik edilmiş bir kulübün asbaşkanı olarak konuşmaktadır. bir yalanı yüz kere tekrar ederseniz buna inanırlar. peki, biz, gerçeği, açık ve beyan edilmiş gerçeği niye söylemiyoruz?
    "şike yaptığı uefa tarafından açık ve beyan edilmiş malum camia" demek zor mu?

    ölü üzerinden bile nefret kusacak, ayrıştırıcı dil kullanacak ve kitleleri daha da öfkeyle hareket ettirecek cümleler kuran birileri ile hala iyi niyetle, cümleleri seçerek, ezeli ve ebedi rakibimiz diyerek mücadele etmek zor.

    karşımızda kötülük var. örgütlü kötülük. baba oğul camiası bunlar artık. iki ayrı kulüp de değil. tek bir nefret objeleri var. tüm topluma tek bir kulübü terörize etmek istiyorlar. empoze etmeye çalıştıkları şey; 14 yıl sonra gelen bütün başarılarımızı, şikeyle; ve adi, aşağılık, cumhuriyet, mustafa kemal düşmanı bir tarikatla adımızı yan yana getirmek... ilmek ilmek örüyorlar, baba oğul camiası.

    daha ne kadar susacağız?
    yalanlar üzerinden tarih inşa edenlere karşı, gerçekleri; ayan beyan ortada olan gerçekleri, ne zaman yüzlerine vuracağız?

    başkan. yönetim. hoca. futbolcu. orada kimse yok mu? son 30 senelik zenginliği, şatafatlı hayatı, garip olan bu zata, kimse bir şeye demeyecek mi? adnan oktar'ın müridi bu zat, kim ki, galatasarayımıza hadsizce dil uzatır? açık ve beyan ederek herhangi bir kurumsal açıklamaya "açık ve beyan edilmiş şekilde şike yaptığı tasdik edilmiş malum camia ve onun tc mahkemeleri tarafından aynı şekilde açık ve beyan edilmiş şekilde terör örgütü bir tarikat ile birlikte bağlantısı olduğu bilinen bu zatın" diye başlamak çok mu zor?

    bir yalanı, yüz kere söylerseniz, kitleniz, buna inanır.
    peki, biz, gerçeği, açık ve beyan edilmiş gerçeği söylemekten niye imtina ediyoruz!

    bir galatasaraylı olarak, galatasarayımıza yapılan bu çirkin, ucuz ve ahlaksız saldırılardan sıkıldım. galatasaray'ı yönetenler, eski-yeni fark etmez, tek bir yumruk olarak, bu; şikeci-tarikatçı-atçı camialar hakkında, ivedilikle ve anlayacakları dilde konuşmalarını talep ederim.

    galatasaray adına arz ederim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın