• 1977
    bize karşı başakşehirin başındayken aldığı bir faklı galibiyet sonrası, ntv spora çıkıp beyaz tahtada, sanki amfide fizik anlatır gibi bir edayla, solbekten çapraza sağbek üzerine atılan topun yönünü çizerken bir iki defa silip eğim vermişti.. birazdan fonksiyonunu yazıp türevini alacak net rakam verecek zannetim. şimdi de kalan zamanı için time series anlatır biraz..
  • 1979
    aykut kocaman kendisinden iyi teknik direktördür. aykut'un belirli bir planı, oyun anlayışı, oyuncu tercih şablonu, başarıları vardır. avrupa'da yarı final oynadı, türkiye kupaları var, sıkıntılı da olsa bir şampiyonluğu var.

    abdullah avcı'nın en iyi döneminde selçuk inan'ı kesmek dışında bir başarısı yok. bir de futbol dünyasına sercan sararer'i armağan etmişti. tunay torun da vardı tabi.
  • 1980
    (bkz: hahahahaha)

    (bkz: #2680472)

    bu kahkaha beşiktaş’ın yenilmesine değil ama abdullah avcı’nın yenilmesinedir. beşiktaş yense mutlu olurdum malum ülke puanına ihtiyacımız var.

    geçen hafta gazişehir mağlubiyetinden sonra teknik taktik konuşmaları bıraktı direk hakemden girdi. o ukala, sinsi her boku biliyormuş gibi konuşmalarını artık görmek istiyoruz. bize ders ver apo der ver. futbol dersi ver, alan savunmasını anlat, pas oyununu anlat. hiç birşey anlatamıyorsan kimya dersine geç. kimyamızı bozmuştun değil mi? göreceğiz, az daha kaldı göreceğiz. benim lafım oyun sistemine, teknik taktik bilgine değil senin karakterine. çok sinsi bir insansın. başakşehir de çok rahat konuşuyordun. aynı konuşmaları bekliyoruz senden. bakalım kimin kimyası bozulmuş?
  • 1981
    kendini ve yaptıklarını olduğundan daha büyük gören teknik direktör. iyi özellikleri olabilir ancak hiç bir zaman ülkenin önemli hocalarından biri olmayacak. güncel futbolu takip etmek ve bunları sahada uygulamaya çalışmakla olmuyor her şey. insan yönetimi ve hatta yeri gelince kulüp ve taraftar yönetimi bile çok önemli. ayrıca burnu havada tavırları kendisini aşırı antipatik yapıyor. hiç bir elle tutulur başarı elde etmeden bu kadar ego sahibi olmak normal değil.
  • 1983
    rezalet baslayan besiktas kariyerine, 23 eylül 2019 beşiktaş istanbul başakşehir maçında zorla kurtardigi 1 puana bakmadan mac sonu bize laf cakan teknik direktor. 2018-19 sezonunda saglam bir ders vermistik o cok bilmis tavirlarina, dedim ki akillanmistir herhalde. adamda en ufak bir emare yok, yine ders istiyor. kac puan fark istiyorsan lutfen soyle fatih hocaya, eger sezon sonunu besiktas'da gorursen yapariz o puan farkini sikinti etme. inanilir gibi degil, ezeli rakiplerimizin birinin hocasi "o kadar da geride degiliz" diye avunur, oburunun hocasi "belki de galatasaray'i sampiyonluktan ettik" der. ne hale geldiler inanamiyorum...
  • 1987
    görmeye ve sesini duymaya tahammül edemediğim kabiliyetsiz. daha lig başlayalı olmuş 5 hafta sana atmışız 3 puan. her iki haftada bir puana denk geliyor neredeyse hatta daha da fazla. neyi konuşuyorsun hala belli değil. geçen yıl puan farkı 11’den gelip seni kepaze etti bu takım hala boş konuşmaya devam.
    tanım: lig sonuncusundan sadece 3 puan yukarıda olan, o salak penaltı olmasa şu anda 14.sırada bulunacak olan kabız ve kabiliyetsiz.
  • 1990
    --- alıntı ---

    çok paralar harcamış ama oyun kalitesi tartışılan takımlarla arada üç puan var. bu tartışmaların sadece bizim üzerimizden gitmemesi lazım.

    --- alıntı ---

    götü sıkışan galatasaray'a sallasın felsefesini benimseyenler kervanına katılmış olan kimyager. anasını sattığım liginde ayağı taşa değen bizim kapımızı çalıyor. hoca kendisini malzeme edenleri her defasında rencide etti. başakşehir ile geçemediği galatasaray'ı bir de beşiktaş'la geçmeyi deneyen adamın galatasaray üzerinden ego tatmin etmesi acınası bir durum.
  • 1991
    aşağıda kadro değeri ve yapılan harcamaların bir açıklaması var.

    galatasaray : gelenlerin toplam değeri: 100,70 mil. €giderler: 9,10 mil. €
    beşiktaş : gelenlerin toplam değeri: 47,95 mil. €giderler: 15,85 mil. €

    çok paralar harcama lafını anlamadım . ama saha içi oyun kalitesinin bu mevcut değerlere göre tartışmaya açık olduğu bir gerçek.

    abdullah avcı'nın ise bu konuları açması tam bir acizlik ve utanç verici bir durum. galatasaray ve fatih terim kompleksi olan, bir ittifak çevresinde anlaşmış insanların yapmak istediği tarzda bir söylem. yoksa bu fikrini kendi takım taraftarı dahil kimse merak etmiyor. tek amacı algı ve gündem değişikliği.
  • 1992
    --- alıntı ---

    çok paralar harcamış ama oyun kalitesi tartışılan takımlarla arada üç puan var. bu tartışmaların sadece bizim üzerimizden gitmemesi lazım.

    --- alıntı ---

    transfer dönemini artıda kapatan bir takım taraftarı olarak, aynı transfer sezonunu eksi 13 milyon euro ile kapatan bir takımın teknik direktorünün bu sözünü ben üzerime alınmıyorum.
  • 1994
    https://twitter.com/...217938048647168?s=21

    kendi les gibi oynayan takimina bakacagina galatasaray'la ugrasmaya calisan kimyasi bozuk. gecen seneden ogrenememis herhalde cim bom'la ugrasanin cocugu olmaz.

    not: cok para harcayan dedigi galatasaray'in odedigi bonservis ucreti 9 milyon 100 bin euro,
    besiktas'in odedigi bonservis 15 milyon 850 bin euro. 6 milyon fazla harcayip utanmadan gevsek gevsek konusuyor ya. en gec devre arasi kovulup yerine sergen yalcin'in gececegi vasat alti bir loser.
  • 1995
    iki sezon üst üste kaynağı belirsiz paralarla kurulmuş takımıyla beraber, galatasaray tarafından avuçları doldurulup gönderildiği için boş boş konuşan teknik direktör. fatih terim yokken, içerde dışarda kazanınca dünyanın en centilmen insanıydı neyse ki bize karşı iki kere şampiyonluk kaybetti de kirli yüzü ortaya çıktı. anlat hoca; caicara'nın mı top kullanmasını istedin, rakibi sağ tarafa mı yönlendirdin, ikinci bölgede mi karşıladın, pasla neden saha boşaltamıyorsun bunları anlat. kazanırken aman efendim 4-3-3, alan parselizasyonu, false back ama kaybedince devamlı sinsi sinsi laflar.

    https://gss.gs/Xlt.png

    https://gss.gs/uNT.jpeg

    https://gss.gs/tJa.jpeg

    https://gss.gs/rNb.jpg
  • 1997
    verdiği demeçle kendi takımını da aciz duruma düşürmüş teknik direktör. düşünsenize bizim takımın bir hocası “şöyle şöyle takımlarla aramızda sadece 3 puan var” diyor ve ezeli rakiplerimizi kast ederek bunu bir başarıymış gibi (ya da başarısızlık değilmiş gibi) anlatıyor. vallahi utancımdan konuşamazdım, “biz denizlispor muyuz, gençlerbirliği miyiz?” derdim.
  • 1998
    ortada malzeme olan birisi varsa o da abdullah avcıdır. kendi takımının yaptığı harcamalarına oyun kalitesine bakmaksızın hala gündem değiştirmek için galatasaray'a laf atmaktadır. şu sözleri sanki doğruymuş gibi kabul edip fatih terim'e de laf atılması gerçekten garip geliyor bana. sen ne futbol oynamışsın ne yapmışsın bitmiş geriye çekilen başakşehir'i yenememişsin hala tek derdin galatasaray olmuş. futbolumuzu tartışacak birisi varsa emin olun o abdullah avcı değildir. o kadar harcama yapıp 5 puanda kalmanın üzüntüsünü ağlayarak galatasaray'a laf atarak üzerinden atmaya çalışıyor ama camiasından bile tepki görüyor. bu şahsın sözlerini doğru kabul edip sanki abdullah avcı uzay futbolu oynatıyormuş da galatasaray'ın oynadığı futbolu değerlendirmeye hakkı varmış gibi görülmemesi lazım. halep orda arşın burda 5 maç 5 puan oynanan futbol belli geriye çekilmiş başakşehir'den penaltı sayesinde puan almışsın ve hala galatasaray diye konuşabiliyorsun.

    edit: kendinde galatasaray'ın oyununu tartışabilecek neyi görüyormuş bilmiyorum ama bu özenti şahıs ama dünkü ligin zorlu deplasmanlarından birinde oynadığımız maç * emin olsun ki kendi evinde son 20-30 dk tükenmiş başakşehir'e karşı oynattırdığı futboldan çok daha iyiydi. en azından pozisyon bulduk bir şeyler yaptık sen kendi evinde oynuyorsun maç boyu 2 isabetli şut birisi zaten penaltı. ayrıca hakem kararı olmasa 10 kişi falan kalacaksın hakem var'a gitmemiş seni kurtarmış. her türlü sözlerinin saçma olduğu ortada zaten. geçen seneden sonra kimyası bozuldu bu sene de matematiği bozulmuş . bir de ljacic'in hakemi ittiği pozisyon var, yani dediğim gibi hakem sayesinde kaybetmekten kurtulmuşsun maçı.

    https://twitter.com/...220352487313410?s=20

    (bkz: 23 eylül 2019 beşiktaş istanbul başakşehir maçı)
  • 1999
    çok paralar harcanarak kurulmuş dediği takım nerdeyse bonservis ödenmeden kurulmuş olup kademeli olarak maaş bütçesi dengelendiği için falcaoları serileri getirebilen galatasaray'dır. kendisine başakşehir'de kurduğu takımın faturası sorulduğunda "fişi atmışız yea" diyecektir muhtemelen. arda'ya, clichy'ye, adebayor'a ispark'tan halk ekmek'ten yağan paralarla ödenen maaşlar zaten hep başakşehir'in muhteşem taraftarının cebinden çıkıyordu değil mi hunter kardeş?