• 71
    içimde en çok kalan şeylerden birisidir.

    rahmetli babam futbol maçı izlemeyi sevmezdi.

    ama o güzel adam sırf ben prekaziyi, tanjuyu renkli izlemek istiyorum diye kahvedeki renkli televizyonu eve çıkarırdı.
    televiyon dediysem şimdiki gibi hafif led televizyonlardan değil. eski kocaman, ağır tüplü televizyonlardandı. o hafif yaşlanmış haliyle sırtlar getirirdi. babamla aramda 48 yaş vardı. ben televizyon istediğim zamanlarda yaklaşık 54 55 yaşlarındaydı yani.

    başka bir zaman kardeşimle portakal ile evin içinde maç yapıyorduk. ben bir vurdum portakal gitti camı tuz buz edip aşağıya yola cam parçaları ile beraber savruldu. biz kardeşimle bembeyaz olmuştuk korkudan. annem bize doğru dövmek maksadıyla gelirken bir anda merdivenlerden babamın sesi duyuldu. o an cem yılmaz'ın da dediği gibi içine doğru s.çmak ne demekmiş öğrendik. babam eve girdi. bir bize baktı bir cama baktı bir daha bize baktı. "allahım sana şükürler olsun" dedi. meğer bize birşey oldu sanmış. o yüzden koşa koşa gelmiş bizi sağsalim korkmuş görünce önce gülmüş, sonra "korkmayın lan. sizden kıymetli mi cam, size birşey olmadı ya şükür" demişti.

    iş bu entry 5000. entrym olup babamdan daha fazla hak eden kimse olmadığından yazılmıştır. keşke bir kez bile olsa birlikte maç izleyebilseydik.

    mekanın cennet olsun babam. senin bize her zaman davrandığın gibi merhametli davransın rabbim.