• 45
    12 gün kalan maç.

    https://gss.gs/BuZ.jpeg

    (bkz: sezonun en önemli maçı)

    maç eksiği ile 9 puan geride olan fenerbahçelilerin içten içe son umudu olan maç.

    kazandığımız anda bodrum-trabzon maçlarından çıkabilecek bir puan kaybıyla havluyu attırırız.

    beşiktaş'ın ise son 2 maçta 10 kişilik rakibi inönü'de, 9 kişiliği de deplasmanda yenememesi ve dahası yenilmesi yanıltmasın. sonuçta bu bir derbi ve beşiktaş'ın bu maça çıkışı daha başka olacaktır.

    kadro kalitesi falan eyvallah, bizden düşük ama derbilerin havası başkadır. ilk devrede fener'i de böyle yendiler.

    bizim iyi mücadele ederek, sakin oynayarak bu maçı kazanmamız lazım. kazanamazsak da dünyanın sonu değil gün itibariyle.

    takım moralli, camia yükseldi, havalar ısınıyor ve bizim zamanlarımız geliyor.

    konsantrasyon!
  • 95
    (bkz: bugün günlerden galatasaray)

    https://gss.gs/BtT.jpeg

    (bkz: sezonun en önemli maçı)

    sen nasıl büyük bir takımsın ki şu düzende şu şartlarda bu kadar şampiyon oldun, bu kadar kupa kazandın.

    kasımpaşa
    hatay
    rize
    bodrum
    alanya
    antalya
    karagümrük
    başakşehir

    her sene 30+ puanla yarışa başlayan rakibini nasıl geçip farkı açtın bir anlatsana, seni delicesine seven ruh hastası taraftarına...

    ali sami yen'in, jupp derwall'in, baba gündüz'ün, metin oktay'ın, fatih terim'in, okan buruk'un ve daha nicesinin ilmek ilmek işlediği bu winnerlikla, düzeni nasıl yıktın bir anlatsana adanmış hayatlara...

    bizim için galatasaray, bizim için...

    konsantrasyon!
  • 123
    bir türlü maç moduna giremedim. umarım futbolcu ve teknik ekibimiz yeterince konsantre olabilmiştir bu maç için.

    bjk deplasmanı her zaman zordur. bjk derbilere iyi konsantre olabilmeyi başarıyor sahasında. bu yüzden en kötü zamanında bile puan alabiliyor derbilerde. biz ciddiyetimizi bozmadan, küçümsemeden maça çıkmalı ve kazanmalıyız. ki kazanacak güçteyiz.

    ancak maçın hakeminin bu maça atanması rezalet. hiçbir doğru bir tarafı yok hakemin. puanı bile yüksek değilmiş. birkaç hafta önce alanyaspor maçımızda bize 7 sarı bir kırmızı kart göstermesi bu maça atanmasını sağlamış gibi görünüyor. geçen hafta var kayıtlarında ortaya çıktı ki hakemin yabancı dili de yok. sahadaki futbolcuların en az %90'ı yabancıyken nasıl iletişim kuracak gerektiğinde? anladığım kadarıyla dili olmadığına kartlarını konuşturacak bol bol. özellikle bize karşı cesaretli! olan hakem bilerek atanmış gibi duruyor bu maça. bjk'nin yabancı hakem yakarışlarının ateşini dindirecek kararlar verip bjk'yi tatmin etmez umarım.

    neyse, maça bir saatten az kaldı. bundan sonrası artık futbolcuların. jakobs yine yok. yabancı sınırı dolayısıyla, tam da hazır değilse, tercih edilmemiştir sanırım.

    lemina ve torreira beraber oynadığında savunma yönümüz güçlü oluyor ama hücumda kısır kalıyoruz. anadolu takımlarına karşı lemina torreira ikilisi çok gereksiz kaldı. ama fb maçında işe yaramıştı. bu da demek oluyor ki denk ve bizden üstün takımlara karşı oynarken torreira ve lemina ikilisi ile başlamak daha doğru oynamamızı sağlayacaktır. ancak bu maçta lemina yedekte. maçta savunma zaafiyeti yaşarsak lemina torreira ikilisine geçiş yapıp maçı kilitleyebiliriz. yeter ki ilk 11 ile hücumda verimli ve becerikli olup skor olarak öne geçelim.

    ayrıca, osimhen ve sallai'nin kart sınırında olduğunu hatırlamakta fayda var. kart görürlerse samsunspor maçında oynayamayacaklar. ama sallai kadroda yok. bu yüzden osimhen dikkat etmeli sadece. hakemden dolayı kırmızı kartlara da dikkat edelim elbette.

    başarılar aslanlarım! şampiyonluk yolundaki önümüzdeki kritik 2 maçı kayıpsız geçip şampiyonluğa yaklaşalım.

    https://x.com/...J_XPFFbEgQg&s=19
  • 584
    maçın bitiş düdüğü ile birlikte "namağlup tek şampiyon beşiktaş" pankartı açılıverdi kale arkasından...
    27 puanlık farkın 24e inmesinden ziyade beşiktaşlıların son yıllarda geride kalmalarından dolayı tutunacak tek dalları varmış, "namağlup" şampiyon olmuşlar bir ara... galatasaray üçüncü şampiyonluğa yürürken hiç kaybetmemişti de, hedef "namağlup" şampiyonluk değildi, "herşeye ve herkese rağmen" 5. yıldızı takmaktı...

    o sebeple inönü'de beşiktaşlıların galatasaray'ın elinden yenilmezlik ünvanını almak kimsenin canını acıtmadı, son iki hafta antep ve konya'ya yenilen takıma üç puan vermek üzdü sarı ve kırmızıya gönül verenleri sadece...

    bir de maç sonu stad hoparlörlerinden çalınan "şinanay" şarkısı da buraya not edilsin, "efendi beşiktaş" diyenlere hatırlatırız yeri gelince...

    siyah-beyazlıların şampiyon olacağını düşündükleri galatasaray'dan namağlup ünvanını almak gibi bir motivasyonu varken, maçın hakemi yasin kol ile var'daki pawel pskit'in heyecanı neydi acaba?

    iki hafta evvel galatasaray'ın alanya deplasmanında kazandığı maçta sarı-kırmızlı topçulara 8-9 sarı kart ve 1 kırmızı kart gösterdikten sonra federasyon başkanından övgüler alan "yabancı dil bilmeyen", fıfa kokartı olmayan, erman toroğlu'nun anlatımıyla bir zamanlar maç toplarını "aşırtmaya" çalışan yasin kol'un daha 20. saniyede çaldığı faulle!? "niyeti" ortaya çıkmadı mı?

    ya sonrası:

    4. dakika eren omuzla aldı, ani atağı faul diye kesti...

    11. dakika barış-masuaku mücadelesi barış yerde, beşiktaşlı oyuncu tekme atıyor, barış elle oynadı kararı verdi...

    15. dakika barış'a faul yapmadığı pozisyonda faul çaldı... itiraz eden idari menajere sarı kart çıkardı...

    20. dakika moratta-paulista pozisyonunda ispanyol topçu dokunmadı, faul çaldı...

    32. dakika frankowski'ye sarı kart gösterdi, var ile nasıl anlaştı da kırmızı verdi ki maç sonu yerli-yabancı tüm eski hakemler sarı yeterli dedi...

    45. dakika emirhan topsuz olarak osimhen'e omuz atıyor, ne faul verdi ne de sarı kart çıkardı...

    59. dakika svensson-osimhen çarpışıyor, beşiktaşlı oyuncu düşerken dirsek atıyor, osimhen'in dudağı patlıyor, sarı kart çıkarmadı...

    70. dakika rafa silva eren'i çekiyor ama faul beşiktaş lehine çalınıyor...

    78.dakika sanchez ceza sahasında emirhan tarafından düşürülüyor ama penaltı düdüğü çalınmıyor...

    80. dakika barış ikili mücadelede masuaku'nun ayağına basıyor, faul bile vermiyor...

    81. dakika galatasaray korner kullanıyor, osimhen kafayla vurup beşiktaşlının sırtına çarpıyor, aut veriyor.

    90+5. dakika sanchez'e peşi sıra fauller yapılıyor, var çağırmasa kart dahi çıkmayacak, var kararı ile semih'e kırmızı kart çıkıyor, kart tartışmalı...

    ve 96.dakika 54. saniye...

    yasin kol'un "turnusol kağıdı" olan o pozisyon...

    lemina ile rasitca omuz omuza, diz dize carpısıyor ve hakem lemina'nın faul yaptığına hükmediyor... filmi 20 dakika geriye sararsak sanchez ile emirhan'ın beşiktaş ceza sahası içinde çarpışmasının "copy-paste"i olan pozisyon... galatasaray lehine karar verilecekse "oyna devam", beşiktaş lehine verilecekse "çal düdüğü"...

    adı sanı bilinmeyen var hakemi ile ilgili de tevatürler var da, yaptı görevini gitti, o artık ülkesinde kazandığı paranın keyfine bakıyor, bakalım bir daha ne zaman karşımıza çıkacak pawel pskit... onun da memleketlisi frankowski ile "hesabı" ilginç, daha önce legia gdansk forması giyerken frankowski'yi oyundan atan pskit, var koltuğundan da yasin kol'a attırdı polonyalı oyuncuyu...

    bunları uzun uzun yazdık da, tuhafımıza gittiği için değil, tarihe not düşülsün diye zira bu sene galatasaray'a karşı açılan savaş son sürat devam ediyor...

    peki bizim "cephede" işler ne alemde...

    yönetim kademesi "sus pus" içinde... varlıkları yoklukları belli değil...maç öncesinde yasin kol atamasında da, maçtan sonra hakemin yaptıklarında da "kafalarını kuma gömdüler"...

    onlarla sezon sonu hesaplaşılacak... şimdilik dursunlar bir kenarda...

    milli ara öncesi sami yen'de antalyaspor'u 4 farkla geçen kadroyla çıktı okan buruk sahaya, milli maçlardan yorgun dönen oyuncular sahadaydı. beşiktaş ise forvetsizdi, galatasaray'ın bu sezonki defosu olan "savunma arkasına adam kaçırma" kozunu oynadılar, rafa ile mario ve muçi ile bunu başardılar da, ilk gol ve kırmızı kart böyle geldi...

    eksik olmak, deplasmanda olmak galatasaray adına oyuna tutunmak için zordu ama torreira'nın klas golü devreye eşitlikle gidilmesini sağladı da, ikinci yarı 10 kişiyle oynamak zorladı galatasaray'ı ve savunmanın dikkatsizliğinde fernandes takımına galibiyet getiren golü attı...

    girenler ve de çıkanlar hakkında herkes bir şeyler yazdı, abdülkerim bile neden çıktığını anlamadı da okan buruk ve yardımcılarının kararlarına saygım var, topçularla çalışan, onları gözlemleyen, konuşan, dertleşen onlar...

    lakin, fikrim alınacak olsa mertens'le başlarım ben maçlara, gücü bitince de kenara alırım ama uzun zamandır belçikalı yıldız kenarda unutuluyor...

    hayatta hiç birşey sonsuz değildir, galatasaray'ın yenilmezlik ünvanı da bir gün bitecekti, belki de takıma "stres" oluyordu ve artık böyle bir ünvan korumak derdinde değil topçular. bundan sonra belki kafalar daha rahat çıkacak maçlara ve yeni bir galibiyet serisi başlayacak...

    hadi inşallah...

    kaynak ve maçtan fotoğraflar: https://ultrasmovement.blogspot.com/...s2-1galatasaray.html
App Store'dan indirin Google Play'den alın