• 213
    futbol ile ilgili aklımın başında olduğu yıllar 2000'li yılların başıydı. playstation oyunları sayesinde de avrupa futbolunu yeni yeni tanımaya başlıyordum. sanırım fıfa oynamaya başladığım tarihler 2002'li yıllar falandı. bu oyunları oynayana kadar dünyadaki en güçlü takımın galatasaray olduğunu zannediyordum. sonra oyunlar sayesinde büyük takımların oyuncularını görünce ben de türk takımlarını yerme dönemi başlamıştı. en etkilendiğim takımlar arasında da juventus vardı. trezeguet, del piero, nedved ve buffon gibi son derece üstün, ikon topçuları vardı adamların. o sıralarda galatasaray'da ikinci fatih terim dönemi başlamıştı. hatta imza töreninde anneme bu adam babam gibi, ona çok benziyor demişim. büyük umutlarla fatih terim takımın başına gelmişti. ben çocuk aklımla uefa kupasını kazandık, şimdi de şampiyonlar ligini kazanırız diyordum. ne kadar da safça düşünceler imiş.

    konuyu getirmeye çalıştığım maç 2003 yılının eylül ayında italya'da oynanan juventus- galatasaray maçı. o maç öncesi takımların kadrolarını defterime yazıp karşılaştırma yapıyordum. çok heyecanlıydım. ama her türlü juventus kazanıyordu. gözümde çok büyümüştü adamlar. bizim ilk 11 hiç umut vermiyordu. mondragon, bülent, de boer, hakan ünsal, sabri, prates, ergün, pinto, prates, hasan şaş, hakan şükür ilk 11'deydi. adamlar zaten yukarıda bahsettiğim isimlerden oluşuyordu.

    maça 5 dakika kala falan beni heyecandan titreme tutmuştu. sanırım bunda şampiyonlar liginin müziğinin etkisi de vardı. ne yapacağımı bilemiyordum. maç öncesi takımı olumlamaya baslamiştim. bülent korkmaz korkusuz gözüküyordu. pirates'in frikikler harika idi. sabri genç yetenekti. de boer barcelona'dan gelmişti. hakan şükür'ün bol forması rüzgardan sallanıyordu. benim de elim ayağım durmuyordu. star tv açıktı ve maçı bekliyordum. neyse maç başladı. juventus maçın hemen başında golü bulmuştu. del piero ile. ağlamak üzere idim. anneme okula gitmek istemediğimi falan söylediğimi hatırlıyorum. ama çok geçmeden hakan şükür krallığını yapmıştı ve imkansız bir olay gerçekleşip beraberliği yakalamıştık. çılgınlar gibi bağırıp bir o yana bir bu yana koştuğumu hatırlıyorum. dakika 20 falandı. ve maç dakika 80'e kadar falan bu skor ile gitmişti. ben aşırı umutlanmıştım. beraberlik bile iyiydi. cihan haspolatlı'nın oyuna girdiğini hatırlıyorum. hiç sevmezdim kendisini. fatih terim'e çok kızmıştım.
    (bkz: 17 eylül 2003 juventus galatasaray maçı)

    ancak son dakikalarda del piero yine sahneye çıkmıştı. bir çocuğun umutlarını çöpe atan golü atmıştı. ulan ne takımlardı. o maçla beraber avrupa takımları ile aramızdaki farkın çok ama çok açıldığına tanık olmuştum.son dakikalarda ergün'ün ortası da sonuçsuz kalmıştı. o sırada maçı izlemeyi bırakan babama çok fena gol kaçırdık diye kandırmaya çalışmıştım. babamın lucescu olsaydı yenilmezdik dediğini hatırlıyorum.

    bugünkü bayern maçı öncesinde de aynı çocuksu duyguları en tepede hissetmesem de yine de yerimde duramıyorum. belki o gün trezeguet için del piero için nedved için o maç benim önemsendiğim kadar önemsenmemişti. bugün de yüksek ihtimalle sane, kane ya da müller tarafından bu maç bizim önemsediğimiz kadar değerli değil. zaten olmasın da. şampiyonlar liginin de önemi bu. önemsenme isteği ve galibiyet umudu.

    her şeye rağmen icimzde bir yerlerde galibiyet umudunu küçücük de olsa muhafaza eden bugünkü galatasaray takımına teşekkür ediyorum. umarım vurduğunuz gol olur. kolay gelsin.
  • 59
    hayatta en önemli şeylerden biri gerçekçi olmaktır. biz bu maçı kazanamayız. beraberlik olasılığımız ise % 5.

    takım bu maçta 1-2 farkla kaybederse görevini yapmış olur. önemli olan büyük fark yemeden bu geceyi atlatmak.

    hatta bu maçta b.münih tarafından daha da ciddiye alınacağız. yıllar sonra onları ezen bir takımla karşılaştılar ve epey sarsıldılar. siz misiniz bizi ezen kafası ile maçı extra ciddiye almaları daha olası. adamlar hiç bir şey oynamadan 3 attılar bize. kendi evlerinde allah korusun.

    münih'te kendi sahamızdaki gibi ilerde basarsak, 10 saniyede kalede biterler. oyunu soğutup, ağırdan alıp, savunmayı/orta sahayı sağlam tutup, hasarsız çıkmaya bakmalıyız.

    sad but true.
  • 251
    okan hocanın da -kendimce gördüğüm- hataları, eksikleri var ama taktik ve kadro seçimi konusunda gözü kapalı güvendiğim bir isim. galatasaray ayarında bir takımın bayern'i yenmesi için aynı anda gerçekleşmesi gereken çok fazla faktör var ama şans biraz yanımızda olur da öne geçebilirsek, okan hocanın bunun için de güzel bir planı olduğuna eminim. umarım öğreniriz ve sonu da iyi biter.
  • 257
    bayern maça güçlü bir oyun ve skor için elinde sağlam bulunan en güçlü kadro ile sahaya çıkıyor. bu az çok herkesin ön göreceği bir durum. yedeklerinin durumu bayern çapında bir takım için hiç açıcı olmayan bir vaziyet de. grabry,tel fln :( üç kalecileri de var ama yedek de onu da söyleyim.*

    fakat biz de kendilerine adeta rest çekiyoruz. ziyech bu oyunumuz da çok ama çok önemli nokta da. hoca ilk 45 de kafasında kurduğu oyunun yüzde 90-95 ni doğru oynatmak zorunda. adeta hataya yer olmayacak bir ilk yarı olacak. ilk yarı tutarsak oyunu ve skoru ikinci yarı da bu dünyanın en zor deplasmanlarından olan allianz arena dan puan çıkartırız.

    allah yardımcımız olsun.

    hasbinallah ve nimel vekil..
  • 168
    umarım almanya'da yer alan gurbetçiler aynı 2000 yılında dortmund maçında olduğu gibi truva yaparlar ve deplasman psikolojisinden çıkabiliriz. dünyanın en zor deplasmanlarından birisine gidiyoruz, ilk maç taraftar desteği ve doğru taktikle beraber gerçekten galibiyeti kaçırdık. okan hocaya bu tarz maçlarda güvenim sonsuz, doğru kadro ve doğru oyunu bulacağına inanıyorum, fakat zor bir maç 5-0 yenilsek bile kızmamak destek olmak gerekiyor. karşımızdaki takım messi'li barcelona'ya tek maçta 8 gol atbilmiş, sürekli daha fazla gol atma düşüncesi olan bir takım, her sezon mutlaka 6-7-8 gollü galibiyetleri var, 2.golü attıktan sonra bir anda vites yükseltebiliyorlar, bu nedenle konsantrasyonu kaybetmemek çok önemli. bir anlık bir hatada ilk maçta görüldüğü üzere anında cezalandırabiliyorlar, yediğimiz üç golde benzer şekilde basit hatalardan geldi. zayıf yönlerimiz unutmamamız lazım. önemli olan galibiyetten önce mücadele ve reaksiyon verebilme.
  • 171
    b.münih takımında bizim oyunculardan biriyle arası iyi olan biri var mıdır acaba. eski takım arkadaşı olan, memleketlisi olan biri vs. psg den 5 yediğimiz maçta muslera ile cavani'nin kanka olması, mevzunun daha da can sıkıcı bir hal almasını engellemişti.

    takım aslan gibi mücadele edecektir, bunda bir sıkıntı yok ama bu almanlar acımasız olur, ezkaza işler ters giderse bir fren lazım.
  • 132
    bilet fiyatlarının çılgın attığı maç. bayern tarafı üyelerine bile bilet bulamadı. gişe fiyatı 40 euro olan biletler, şu an karaborsada 300-350 euro civarında. bayern'in ana sponsorlarından audi, fabrikalarında gişe fiyatından bilet sattı ve fabrikada çalışan türkler bu biletlere hücum etti. o biletin 1000 euroya satıldığını gördü bu gozler*.
  • 173
    portekizli hakem nobre’nin yönettiği maç.

    beklenenden daha fazla sarı kart çıkmasını bekliyorum.
    ve hatta belki de rakip oyuncuların en az biri, 2.sarı kartı görecektir diye tahmin etmekteyim.

    galatasaray oyuncuları 2.sarı kartı görmemeye çoğunlukla dikkat etmiştir.
    fakat; rakiplerimizi çoğunlukla 2.sarı karta zorladığımız birçok maç olmuştur.
    çoğuna hak ettiği hâlde çıkarılmamıştır, özellikle de süper ligde.
    fakat bu nobre, hak edene hak ettiğini uygulayan bir hakem diye emin bir şekilde hatırlamaktayım.

    istatistiklerine ayrıca bakmak gerek tabii.

    kaynak bulup editlenecektir.

    ve evet edit:

    türkiye temcilciliği sahtekâr ellerde olan fenerbahçeli oyuncuların dünyanın en iyi oyuncuları olduğu için(!) bonservis bedelleri uçuk gösterilen ve galatasaraylı oyuncuların bonservis değerleri olması gerekenden çok daha aşağıda yazılan
    transfermarkt sitesine göre olan bu konudaki istatistiklerinde sahtekârlık olmayacağı için ortalamasını oradan aktarıyorum efendim:

    bütün kuluvarlarda
    toplam 13 maç
    65 ilk veya tek sarı kart: ortalama 5.00
    5 kez aynı maçta aynı oyuncuya 2.sarı kart: 0.38
    4 kez direct kırmızı kart: 0.31
    yeterli yükseklikte bir ortalama olduğunu düşünüyorum.

    bu maçımızdan önceki bu güncel istatistik, daha sonra güncellenmeyecektir.
  • 175
    antremanı ve maç taktiğini gizlediğimize göre maç için şöyle bir diziliş bekliyorum:
    muslera
    boey nelson sanchez apo angelinho
    kaan torreira kerem
    zaha icardi.
    bilmiyorum bu takım ne vaat ediyor ama içimde bir his ilk 15-20 dakika gol yemez isek yenilmeyeceğimizi söylüyor. inşallah galibiyetle döneriz.atletico taktiği.
    12 kişilik kadro kurmuşuz yanlışlıkla ilk olarak*
  • 135
    çok sık galatasaray ile ilgili rüya gören birisi değilim. bu gece bu maçı gördüm.

    bir serbest vuruş kazanıyoduk, kaleyi cepheden gören yerden. abdülkerim ve diğer oyuncularımız bayern savunmasını sağa doğru çekiyodu, koşu atarak. herkes ziyech’in orta yapmasını beklerken o kaleye vurdu, 90’a attı golü. dk 30 falandı.

    bilinç altı olduğunu düşünmüyorum çünkü ziyech’i hiç bir zaman 11’de düşünen, isteyen birisi de değilim. bakalım hayırlısı :). 30. dk’dan sonrası yok, bayern ne yapmıştır bilmiyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın