2020-21 EuroLeague 2. Hafta Karşılaşması
20:30 Sinan Erdem Spor Salonu
71 - 80
  • 1
    euroleague normal sezon* 2. hafta karşılaşması. saat 20.30'da başlayacak ve bein sports haber'den şifresiz olarak yayınlanacak.

    efes tıpkı geçtiğimiz sezon olduğu gibi iyi gir(e)medi hem euroleague'e hem de türkiye ligine. zenit'e kaybeden* laci beyazlılar işbu entry'den 4 gün önce oynanan mücadelede türk telekom'u 83-78'le geçti geçmesine lakin çok zorlandı. ergin ataman da takım da henüz hazır değil belli ki. shane larkin'in yokluğu olması gerekenden fazla etkilemiş efes'i, vasilije micic de bir yere kadar, fazla yoruluyor. larkin'in yokluğu efes'in set kurgusunu ve temposunu ciddi şekilde yavaşlatmış durumda. ilk adımıyla ve hızıyla rakip savunmaları dağıtması larkin'in alametifarikasıydı, efes de bunun ekmeğini dibine kadar yiyordu ama şu an bu silahtan yoksunlar. ayrıca maçların seyircisiz oynanıyor oluşu da başka bir olumsuz etken, taraftardan güçlü bir enerji alıyordu takım. ilaveten şöyle de bir sorun var, tamamen kişisel fikrim; geçtiğimiz sezonun hem euroleague hem de türkiye ligi arenasında beyaz sezonla sona erdirilmiş olması efes'i mental anlamda kırmış gibi. oyuncu parkeye adımını attıktan sonra gerisi hikayedir gerçi, oyununa bakar ama sanki o havadan çok uzak efes. daha çok erken tabii, önümüzdeki haftalarda toparlayacaktır laci beyazlılar ancak şu an için vaziyet bu.

    fb beko euroleague'e de türkiye ligine de galibiyetle girdi. beklenenden iyi bir görüntü çiziyorlar an itibarıyla.

    maçın favorisinin fb beko olduğunu düşünüyorum, maalesef. hem fb beko'nun daha hazır olması hem de igor kokoskov'un oynattığı basketbolun ergin hocanın basketboluna benzer bir oyun olmasından mütevellit, ergin hocanın -zeljko obradovic'in basketboluna- panzehir nitelikli kurgusunun bir açıdan anlamsızlaşması böyle düşünmemin iki ana sebebi.

    efes'te larkin yok, bryant dunston şüpheli; fb beko'da leo westermann yok, danilo barthel şüpheli.

    izleyecek olanlara iyi seyirler.
  • 2
    ergin hocamın balyajlı saçlarıyla arzı endam ettiği euroleague 2020-2021 sezonu ikinci hafta müsabakası. maçı izlerken periyot periyot değerlendirdim ve öyle yorumumu yapacağım.

    maç başında edgaras ulanovas'ın iki üçlükle dikkatleri üzerine çektiği ama daha ilk periyot bitmeden krunoslav simon'un üç ikilik, bir üçlüğün üzerine vesely'e de bir blokla 16 verimlilik puanıyla kontrolü efes'e getirdi. fbb, obradovic'in ayrılışının ardından yeni koçları igor kokoskov ile yeni bir yapılanmaya gitti. gelenler, gidenler derken iyi bir oyuncu sirkülasyonu yaşadılar. elbette gelenler ayrılanlar kadar isim yapmış isimler değildi. ancak böyle bir değişim gerekiyordu. yeni gelenlerin biraz daha düşük siklet oyuncular olmaları, biraz da yeni takım olmalarından ötürü kimya eksikliği sebebiyle sorun yaşıyorlar.

    ikinci periyotta fbb forvetleri sayesinde maça tekrar tutundu. ilk periyotta sarı lacivertlilerin yaptığı basit hataları bu kez efes yapmaya başladı. ayrıca ilk periyot bitimine yakın beaubois'nın sportmenlik dışı faulü biraz ritmini kesmişti efes'in. ayrıca fb'de johnny hamilton'un atletizmini çok beğendim. ikinci yarının sonlarına doğru efes'te zorlama dış şutlar gelirken, fbb ise melih ve de colo ile çok başarılıydı çizgi dışından. ayrıca ikinci periyot itibariyle efes ribaundlar konusunda 11'e 23 gerideydi. bu da çok önemli bir veri ikinci periyot skoru için.

    üçüncü periyot itibariyle değişen pek bir şey yok her iki tarafta da. ribaund konusunda alarm veriyor efes. micic yine çok kaçırıyor. ayrıca maçın şu ana dek en çok atış kullanan ismi yine o. üçüncü periyotta fbb biraz faul konusunda sıkıntıya girdi. ahmet düverioğlu ve pierre 4'ledi. efes doğru setlerle geri gelebilir. aslına bakılırsa çok da kötü oynamıyorlar. son tercihler ve kötü şutlar etkiledi takımı. ancak şu ribaund konusuna bir çare bulmalılar. periyotun son 4 dakikasında işler yeniden rayına girdi ve simon önderliğinde fark kapandı. bu yaşta bu dinamizm gerçekten büyük profesyonellik.

    son periyotta efes dönmeye çalışıyor, tam saha baskı yapıyorlar ancak micic maçın içine sıçmakla meşgul. zaten saçlarını da uzatmış, çakma larkin gibi duruyor. efes kazanırsa micic'e rağmen kazanmış olacak, micic'le değil. simon üzerinden oyunu yönlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. bunları yazarken simon'un içine damian lillard kaçtığı için uçanı kaçanı sokmaya başladı. zaten efes'in oynadığı oyun da portland'ın oyununa benziyordu. kurtarırsa lillard görevindeki simon kurtarır :(

    maç sonu: kurtaramadı. son saniye buzzerı attı tek elle ancak bir işe yaramadı. 80-71 fbb kazandı. maçın yıldızı 28 verimlilik puanıyla haklı olarak nando de colo oldu. geçen sene topu eline isteyen sloukas, williams, kalinic gibi artık miadını doldurmuş isimlerdense bu sezonki daha az kaliteli ancak daha agresif ve daha atletik oyuncular de colo için daha iyi oldu. ayrıca fbb euroleague tarihinde en çok ribaund topladığı maçı oynamış oldu. bunda efes'in savunmadaki sorumsuzluğu da etkiliydi ancak en büyük pay kendi oyuncularının elbette. 28 ribaund topladılar toplamda.

    fbb de, efes de ilerleyen haftalarda çok daha iyi olacaktır. fbb, obradovic'in ayrılığı sonrası çok kritik bir eşik yaşayacaklardı, adeta ya batacak, ya da çıkacaklardı. kokoshkov getirebilecekleri en doğru isimlerden birisiydi. boşuna nba'e gidip senelerce başarılı sezonlar geçirmiş bir isim değil. yalnızca bu maç için değil, ilerleyen haftalarda isminin ağırlığını koyacaktır.

    ayrıca hatırlatmakta önemli gördüğüm bir mevzu, her ne kadar mevcut kadrosu çok güçlü olsa da, efes'in en önemli kozu shane larkin yoktu. bu sezon fbb çok fazla faul sıkıntısı yaşayacak gibi. larkin gibi penetre konusunda uzman isimlerden birisi formda bir dönemindeyken bu maçta olsaydı tek başına 10'dan fazla faul aldırabilirdi.
  • 3
    igor kokoskov farklı bir basketbol oynatıyor. nando de colo'nun maçtaki hırsı ve savunmaya verdiği katkı fenerbahçe'de yaşanan değişimi anlamak için tek başına bile yeterli bir sebep. koçun bu kadar kısa sürede takım içinde rolleri etkin bir şekilde dağıtması, ilerleyen haftalarda daha başarılı bir grafiğe imza atmalarının öncü göstergesi olarak nitelendirilebilir.

    zenit maçı ile benzer şekilde efes tarafında bir bıkkınlık ve oyuncularda hırs eksikliği gözlemleniyor. bunun zıttında hareket eden tek bir isim var, o da krunoslav simon. bazen işler iyi gidiyor görünse bile oyuncularda değişim gerekiyor. aynı kadro ile devam etmeyi tercih eden efes'in tek panzehiri shane larkin olarak duruyor. geri dönüp iyi bir form yakalarsa takımda roller yerine oturabilir. muhteşem geçen fakat pandemi nedeni ile yarımda kalan bir sezonun ardından play-off dışında kalınması büyük bir hayal kırıklığı olacaktır.