• 1
    bugüne kadar başlığının açılmamış olmasına çok şaşırdım. turkcell süper lig 2006-2007 sezonu 'nu hem fenerbahçe, hem beşiktaş, hem de galatasaray açısından gayriresmi olarak noktalayan 31. hafta mücadelesi.

    o sezon fenerbahçe'nin 100. yılı olmasına ve bir önceki sezon * son maçta şampiyonluğu vermesine rağmen, eze eze, galibiyet serileri yakalayarak değil de, aynı bizim süper lig 2012-2013 sezonu gibi çata pata, 1 ileri 1 geri 2 ileri 1 geri kıvamında gidiyorlardı. hatta 11. 12. haftalara kadar vestel manisaspor bile namağlup liderdi, ilk devre bitiminde yarışın içindelerdi. galatasaray ve beşiktaş, el ele berbat bir sezon geçiriyorlardı. fener 1 ileri 1 geri, 2 ileri 1 geri giderken 2 takım da ilerlemeden geri gidiyorlardı sürekli. öne geçtiğimiz halde verdiğimiz maçlar, kaçan penaltılar vs. çok geçmeden fenerbahçe, 4 maçlık bile galibiyet serisi yakalayamadan liderliği devraldı ve 7-8 aralığında puan farklarıyla uzunca bir süre liderliği götürdü. herkes fenerbahçe'nin artık işi bitireceği inancındaydı ancak 27. haftadan sonra gelen üst üste puan kayıpları, 31. haftadaki bu derbiden önce farkı 2. sıradaki beşiktaş ile 2 puana kadar düşürmüştü. hele bu derbiden önce oynanan bir denizlispor maçı * var ki, fenerbahçe'yi kahretmişti adeta. bir önceki sezonun intikam maçı olarak nitelendirilen maçta, fenerbahçe kadıköy'de 2-0 öne geçmesine rağmen son 15 dakikada 2 gol yiyerek 2-2 berabere kalıyor ve derbiye 4 puan önde çıkmak varken 2 puan önde çıkıyordu. zaten bu puan kaybından sonra, fenerbahçe-beşiktaş arasında maç saatine kadar sürecek olan demeç savaşları yaşandı.

    bu şartlar altında derbiye 2 takım da hafta boyunca hazırlandı. beşiktaş kendi içinde türkiye süper ligi 2003-2004 sezonu 'nun rövanşını almak istiyordu. o sezonda da beşiktaş namağlup liderken 8 puan öndeyken şampiyonluğu fenerbahçe'ye kaptırmıştı ikinci devrede. bu sezonda da beşiktaş, 8 puan geriden gelerek, hem de fenerbahçe'nin 100. yılında şampiyon olmayı hedefliyordu. zaten türkiye kupası'nda da birkaç hafta önce, yarı finalde fenerbahçe'yi inönü'de 1-0 yenerek ve kadıköy'de de 1-1 berabere kalarak elemişlerdi. şimdi de ligde de fenerbahçe'yi geçmenin hesaplarını yapıyorlardı. derbi kazanılsa nitekim, beşiktaş, fenerbahçe'nin 1 puan önüne geçecekti ve kalan 3 haftada da fenerbahçe'ye göre gayet kolay bir fikstürle oynayacaktı. fenerbahçe'nin kalan 3 haftada trabzonspor, galatasaray gibi maçları da vardı üstelik. beşiktaş cephesi, maça ve galibiyete çok konsantre olmuştu. hatta neredeyse galibiyetten son derece eminlerdi.

    ancak maç hiç de öyle başlamadı. daha maçın başında, fenerbahçe mateja kezman'ın golüyle 0-1'lik üstünlüğü yakaladı. bu dakikadan sonra fenerbahçe, topu beşiktaş'a bıraksa da beşiktaş kalan bölümde net bir pozisyona dahi giremedi. maç da böylece 0-1 fenerbahçe galibiyetiyle sonuçlandı. sonraki gün ise, biz de içerde antalyaspor'la * 1-1 berabere kalarak tamamen havlu attık. beşiktaş lider olmayı düşünürken, galatasaray da puan farkını eritmeyi düşünürken, fenerbahçe deplasmanda derbi kazanıp beşiktaş'la arayı 3 puan daha açmış ve biz de içerde berabere kalarak fenerbahçe'den 2 puan daha uzaklaşmıştık. bundan sonraki hafta zaten fenerbahçe, matematiksel olarak da şampiyonluğunu ilan edecekti. * * *