• 227
    sahada mücadele vardı ama öyle bir tarafın iyi oynadığı da yoktu. dengede geçiyordu maç. ismail kartal oyuncu değişiklikleriyle kendi takımının hücum gücünü azalttı resmen. o zaman denge kayboldu. bjk kontralarla farkı da yakalayabilirdi.

    fb'de kante iyiydi ama tüm sezonu kaldıramaz böyle.

    hakem kötüydü. her iki taraf için de kötüydü ama bjk için daha kötüydü. bu maçta nasıl kırmızı kart çıkmadı o anlaşılır gibi değil. bjkli oyuncu rakibe eliyle top işareti yaptı. skriniar zaten yine futbol adıyla rakibe vuruyor. kerem bela okur. brown f*ck you der hakeme.

    beinsports da her zamanki gibi. yan kameralar daha soluk renklere sahipti. bazı tribün çekimlerinde ışık çok azdı. saçma bir yayın.

    bjk teknik direktörü fb'yi iyi çalışmış ama. fb'nin bekleri öne çok çıkıyor. sık sık arkalarına top attılar. fb önde yakalanınca geride çok dağınık kalıyor. bunu da değerlendirdiler.
  • 228
    daha önce de (bkz: #4496745) bahsettiğim üzere iki takımın da geçen seneden iyi kadrosu var. fenerbahçe düzgün bir forvet bulmuş ve mason greenwood gibi oyuna direkt etki edebilecek bir oyuncuları var artık. kayıpları da var ama bence artıları daha çok. ancak bir miktar yolları var. sol kanat ve 10 numaraları soru işareti her ne kadar orta saha göbekleri iyi olsa da. nathan ake'yi de çok beğenemedim, belki bu maça özgüdür ama güvenilir bir stoper gibi gelmedi. kalecileri sezona iyi başladı bekleri ise ortalama / ortalama üstü. takım oyunları pek oturmuş değil, ismail kartal da iyi bir hoca olmadığından; bir yerde iyice patlarlar gibime geliyor.

    beşiktaş'a gelirsek, ciddi bir hoca farkı var bir kere. oyunları daha bir takım oyununa dayalı; daha düzgün bir oyunları var. duslan vlahovic cidden iyi forvet ve daha da tehlikelisi maçları isteyerek oynuyor. ne yetenekler, iyi oyuncular geldi türkiye'ye ama oynamak istemediklerinden bir şey yapamadılar. orkun kökçü zaten iyi oyuncu. junior olaitan ve salih özcan ikilisi de ortalama / ortalama üstü oyuncular. leandro trossard da ortalama ortalama üstü oynuyor. bir tek vaclav cerny'yi o kadar beğenemiyorum ben, sadece bu maç değil; birçok maçta beğenemedim. kalecileri iyi, defans hattının genel kalitesi ise bence rakiplerinin gerisinde; ciddi eksileri burası. ancak dediğim gibi korkutan kısmı takım oyunları ve istemeleri.

    bire bir karşılaştırmaya girersek kaleci performansları + kaliteleri şu anda 3 takım için de tatmin edici seviyede *. defans hattının ortalama kaliteleri için beşiktaş'ı bir tık geride görüyorum. hücumda hala bize yaklaşabilen yok. orta alanın ortasında ise en geride olan biziz.
  • 232
    bu sezon en büyük rakibimizin bjk olduğunu kanıtlayan maçtı. belki buldukları pozisyonların büyük çoğunluğu geçtiğimiz sezonlardaki derbi maçlarda olduğu gibi kontratak kaynaklıydı fakat belli bir kalite var oyunda ve futbolcularda. italiano iyi bir oyun kurgulamış, başarılı da oldu. böyle hocalarda şöyle bir özellik olabiliyor: fazla detay düşünüp kendilerine mağlup olmak. örneğin sezon içinde bir dönem olmadık bir oyuncuyu stoper oynatmakta ısrar edip takımın dengesini bozmak. veya beklerin merkezde konumlanmasına kafayı çok fazla takıp trossard’ın geriye koşarken sakatlanmasına sebep olmak.
    fb şaşırtmadı. hücum etkinliği sağlayamadığı gibi savunmada da problem yaşadılar. bjk’ye çok fazla alan bıraktılar. kerem, irfancan, greenwood ve muriç’in top rakipteyken kaybolmasının da etkisi var. bu düzen böyle devam ettikçe fb daha çok puan kaybeder. lyonlu oyuncular ilk maçtan sonra “fb’yi geriye koşturmak istedik.” demişlerdi. geriye koşmayacaklarını bildikleri için bunu amaçlamışlar.:)
  • 234
    bir galatasaray maçından daha dikkatli izledim. iki takımın da en ciddi karşılaşmasıydı nitekim. ilk ev sahibinden başlayalım. fener kadro planlamasını yanlış yapmış gibi duruyor. hiç sevmesem de osterwolde'nin nasıl tandemi topladığına şahit oluyoruz. ake bu zamana kada alışagelmiş oyununu oynuyor. nedir bu? daha çok orta sahaya yaklaşarak stoper ve libero arasını kapalı tutuyor. city'de bu iş çok üst düzeydeydi. bütün maçları orta sahada oynuyorlardı. şimdi fener'de ise hem sağ stoperi ve sağ bekinin defansif olarak aksadığı yerde tam bir macuncu olarak gözüküyor. yani sürekli arkasına açık veriyor. skriniar ise bu boşluğa gidebilecek serilikte, hızda bir oyuncu değil. o da daha çok kale önüne gömülmeyi seviyor çünkü açık alan onun için kabus. 4 maç izledim fener'i bu sene. sürekli aynı hatalar ile karşımıza çıktı. ilk yarı kante maçın adamıydı. orta sahayı sürklase etti. ancak o kadar. oyunu yönlendirme işi irfan'a kalmış durumdaydı ve sürekli ezildi irfan. diğer bir libero genduzi ise hırçın, sert ve tek hamleli oyununa devam etti. maç başladığında fener de bjk de üçer orta saha ile sahaya çıkmıştı. bire bir eşleşmelerde dahi bireysel özellikler üstünlük sağlıyordu. fener bala bir gol attı ve öne geçti. ancak bunu koruyabilecek bir defans anlayışına sahip değiller. ake yerini kaybetti, bir yalandan koşu ile skriniar onun arkasına koşmak zorunda kaldı. semedo ile arası açıldı ve içeri sızan sol bek rıdvan düzgün bir vuruşla ederson'u tuş etti.
    çok iyi bir setti bu. çalışılmış bir oyundu. ilk yarı 1-1 bitince ismail (binim hoca) o kritik hatayı yaptı. orta sahada üstünlüğü bjk'ye verdi. 3 orta sahayla maça devam eden bjk değişiklği sol bekten yana kullanırken fener gitti yuhlanan irfanı çıkarıp forvete yakın oynayan, 9.5 rolünde olan kerem'i sahaya attı. işte kırılma anı buydu. ne oyunu yönlendirebildiler, ne ileride top tutabildiler. vedat sürekli sola kaydı ama sert savunma karşısında çok top ezdi. brown çok atletik, sürekli gidip geliyor ama çok kolay çalım yiyor. büyük bir defo bu. bu sefer topu hücuma taşıyamayan fener'de ilk oyundan düşen sağ açıkları grenwood oldu. ismail kartal eğer kerem yerine ismail'i oyuna alsaydı belki yine kısır kalırlardı ama orta sahaları delik değiş olmazdı. 60 demeden kante oyundan düştü. elini kolunu sallaya sallaya 3. bölgeye geçti bjk. efor harcamadan 3 pasla direk kale önüne indiler. çünkü direnç kalmadı yaşlı fener'de. nitekim yine ake'nin yerini kaybettiği o epik pozisyonda savunma arkasına atılan topla golü yediler. savunma çizgideyken skrinar kale önündeydi. istediğin kadar çalış bu uyumsuzluk atlatılamaz.
    gelelim bjk'ye. bu sene ikincilik için çok iddialı olduğunu gösterdi. dışarda fener'i yenince hemen moraller tavan yaptı ve daha sezon başından şampiyonluk hayalleri kurmaya başladılar. iyi bir şey tabi bu. sadece bize değil fener'e de rakip olacaklar demek. hocaları çakal adammış. gol atmasına rağmen sarı kartı olan rıdvan'ı oyundan şak diye aldı. zaten yerine giren outtara da canavar gibi bir performans verdi. hiç ettiler sağını fener'in. salih-orkun-oulai ile hem dirençli hem de dengeli bir takım olmuşlar. 2 ağır orta saya rağmen oulai dinamiklik katarak savunmada güçlü kılıyor takımını. tabi bjk'nin de en büyük sorunu stoper bölgesi. agbadu her an takımını yakacak potansiyelde. çok kalın bir vücut var ve açık alanda sürekli faul arıyor. bjk ne yaptı? bekledi, üçlü orta sahayı bozmadı, dengeyi genelde trossard üzerinden kurdu. cerny'i savunma arkasına koşturarak iki bekin ve stoperin arasını açtı. orkun ve oulai de bu boşluklara sızmayı denedi. o epik irfan-kerem değişikliğinden sonra da zaten bjk orta sahası güç gösterisine döndü. 60 sonrası neredeyse ikinci topların hepsini topladılar. nddi hamlesini biraz geç buldum açıkçası. daha erken girse daha çabuk tuş edeceklerdi. fener'in kışkırtmalarına da gelmediler. sadece vlahaoviç-skrinar dövüşü oldu. iki oyuncuya da kırmızı çıkmalıydı bu arada.
    hakeme değinecek olursak özellikle kerem'in penaltı beklediği pozisyon sonrası bütün fener tribünü koro halinde ana bacı sövdü hakeme. halbuki penaltı ile uzaktan yakından alakası yoktu pozisyonun. ancak bu dakikalarca süren sinkaf sonrası hakem hakimiyetini iyice kaybetti. olmayacak pozisyonlarda fener lehine fauller verdi. bjk'nin buz gibi golünü yedi. hele lukaku'nın turuncuya yakın kartını es geçip faul dahi çalmadığı pozisyon vardı.
    sonucunda bence bize yarayan bir skor ortaya çıktı. bjk bu sene tavşan atlet rolünde olacaktır. beklenmedik anadolu takımlarına puanlar bırakacaktır. fener ise şampiyonlar ligi faktörü ile bitik ve yorgun dönülen maçlarda tff-mhk yardımı alarak yarışta tutulmak istenecektir.
    eğer bu maçta yasin kol hakem olsaydı bjk 9 kişi maçı bitirir, fener lehine en az 1 penaltı çalardı.
  • 235
    fb’nin yeni bir kaosa sürüklenmesiyle sonuçlandı. fenerbahçe dışında herkes nemalandı bu durumdan. bunun bir başka sebebi, fenerbahçe’nin puan kaybının dijital medyada çok yüksek izlenme alması. tüm bjk, galatasaray ve fb taraftarı konuyu dinlemek için üşüşüyor resmen kanallara. halbuki fb kazansa sadece kendi taraftarına konuşmuş oluyorlar.
    aziz yıldırım’ın mert müldür çıkışı, talisca’nın sosyal medya paylaşımları, bjk’nin pozitif oyunu ve enerjisi, fb’nin ne yaptığını bilmez bir kadıköy performansı…
    daha 4 haftada sarı kacivertli ekibin tüm defolarının ortaya saçıldığı bir maç oldu. ligdeki tüm takımlar italiano hoca’nın bizlere sunduğu bu kullanım kılavuzunu umarım değerlendirirler.
  • 236
    kaç gündür özeti tv'de dönüp duruyor. illa ki gözüm takıldı hep. özellikle bjk'nin ikinci golü öncesi çok değerli bir futbol sahnesiydi bence. tv'de, dijital ortamlarda veya burada bahsedildi mi hiç bilmiyorum ama ikinci gol öncesi bjk sahasında top çevirirken trossard'a topun gelmesiyle tüm taşlar yerinde oynadı fb'de. trossard semedo'yu peşine taktı ve topu sürerek rakibini orta sahaya kadar çekti ve arkadaşına pası doğru zamanda verdi. trossard o pası çizgideyken de tek pasla rahatça verebilirdi. verseydi ne olurdu peki? semedo pozisyonunu kaybetmez ve geriye doğru dönebilirdi. dönemeyince fb savunması çok dengesiz yakalandı ve ileride orkun sol içte boş kaldı. ben bunun şans olduğunu düşünmüyorum. bunu bjk çok net çalışmış.
  • 237
    hoca farkı bu maçı aldı. fenerbahçe, akıldan yoksun hamlelerle hata üstüne hata yapmaya devam ediyor. milyonlar harcayıp takımın başına özgüveni tartışılan, kompleksli bir teknik adam getirdiler; ardından bu ligin x faktörlerinden biri olan talisca’yı gönderdiler.

    beşiktaş ise tam tersine, i̇talya’da daha küçük kulüplerle önemli işler başarmış bir i̇talyan hocaya güvendi. doğru hamleleri yapan taraf kazandı.

    bence beşiktaş bu sezon şampiyonluk yarışının içinde olacaktır. ancak kadrosunun kalitesi ve derinliği açısından hâlâ galatasaray’ın oldukça gerisindeler.

    bizim açımızdan bakınca da tablo net: doğru teknik kadro, doğru kadro mühendisliği ve doğru kararlar şampiyonluk yolunda en büyük farkı yaratıyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın