• 1
    tıpkı 4-1-4-1 asimetrik gibi fatih hocamın repertuvarında yer alan sistem.

    4-1-4-1 asimetrikten farkı iki uzun ile oynanması.
    trequartista ve ya advanced playmaker yerine deep-lying forward kullanılması temel farktır. yani kostas yerine emre akbaba'yı kullanırsan 4-1-4-1 asimetrik olur.. kullanmazsan 4-4-2 asimetrik. buna sonra geleceğim...

    öncelikle şu 4-4-2 için söylenen "kaka" sistem düşüncesinden bir kurtulalım.
    uzun bir süredir, takip ettiğim kadarıyla çift forvetlere olan nefret artmış, hatta almış başını yürümüş. neden bu kadar nefret ediliyor anlamış değilim. çift forvet dendiğinde ikisinin de çakılı ceza sahasında beklediği bir oyun türü geliyorsa aklınıza günümüz futbolu bunu kaldırabilecek durumda değil... statik oynanan her sistem sorun yaratır. bizim oynadığımız statik 4-3-3 gibi.

    4-4-2'nin en büyük avantajı da burada ortaya çıkar "alan parselasyonu"...
    statik olarak hareket eden takımlar alan parselasyon konusunda büyük problemler yaşar. bu nedenle rakip sahada kaptırılan her top alan paylaşımında yaşanan sıkıntıdan dolayı kalede gol tehlikesi yaratır. topu nerede kaptırdığınızın bir önemi yok. rakip korner direğinde bile kaptırsanız statik olarak 3'lü orta saha oynuyorsanız, kanatlarınız da savunma yapmıyorsa 4-4-2'den daha iyisi yoktur. buna 4-5-1'de dahil. tabi ki bugün elinizde bulunan ikilinin 1994'de saffet sancaklı ve hakan şükür ikilisi gibi bir ikili olduğunu düşünmeyin. o ikiliden çok daha fazlasına sahip takım. bu sistemi, keskin hatlar ile 6gen yada diamond oynayacaksak birinin kısa forvet olmasını tercih ederim ancak böyle bir oyuncu profili elimizde yok. bu nedenle asimetrik oynayarak bu ihtiyaçtan kurtulmanın yollarını aramak en doğrusu.

    ben fatih hocamın kostas'ı da, diagne'yi de aynı anda sahaya süreceğine inanıyorum.
    bunu yaparken asimetrik enstrümanını elbette kullanacaktır. kullanmak isteyecektir. oyuncuların 4-3-3'ten daha farklı bir rol üstlenmelerini isteyecektir. tabi ki bu bir düşünce. elindekilere bakınca ben yerinde olsam bunu uygulardım.

    şuna değinmeden geçemeyeceğim;
    4-3-3 şu anda hakim yapı ve bu hakim yapı bizim oynayabileceğim bir yapı değil. zaten dikkat edilirse 4-3-3'ün hakim yapı olduktan sonra (2010 ve sonrası) değişen oyuncu yapıları ve taktiksel değişiklikler ile avrupa futbolunun en üst organizasyonu olan şampiyonlar liginde çeyrek final gören 20 değişik takım var (bunlardan biri biziz mesela). ondan önceki dönemde bu sayı üç katı. değişen yapının ekonomik olarak güçlü takımları yukarı çekip diğerlerinin aşağı ittirdiği gerçeği görünmüyor. çünkü 4-3-3 oynamak için 7 farklı mevkide 14 iyi oyuncu bulundurman gerekiyor. böyle bir lükse sahip miyiz?

    bu sorunun cevabı elbette hayır.
    bu takım 4-3-3 oynaması için gerekli orta saha kurgusuna sahip değil. o tip oyunculara hiç bir zaman sahip olabileceğimizi düşünmüyorum, bir melo piyangosu vurup, iki tane çok teknik ama aynı zamanda pres yapabilen, çift ciğerli orta saha oyuncusuna sahip olabilirsek, iki faklı kanatta, hem deplase olabilen, hem oyunu kanatlardan kurabilen, şut tehditi olan, hızlı, zeki, çevik ve de ahlaklı iki kanat oyuncunuz varsa ve bu akan oyunculara alan açacak, yeri geldiğinde duvar olacak, yeri geldiğinde dönüp vuracak, orta sahayı rakip sahaya düzenli bir şekilde yerleşmesini sağlayacak, bir de stoperlere pres yapacak target man varsa elinizde yarın başlayalım yoksa susup ne bizi kurtarır onu düşünelim.

    her hıyarım var diyene tuzlukla koşmamak lazım.
    bugün 4-3-3'ün hakkını veren city, liverpool gibi takımlar bu oyunu oynayabilmek için (özel oyunculara) harcadıkları para (2016/17 sezonu itibariyle klopp ve pep'in tam olarak kendi takımlarını kurmaya başladıkları zaman) 1 milyar 38 milyon euro... tekrar ediyorum tam olarak 1 milyar 38 milyon euro. bugünkü kur ile yaklaşık 6.23 milyar tl..

    neden bu para harcanıyor?
    o özel oyun için özel oyunculara ihtiyaç duyuluyor. ama hala bu oyunun bizim için doğru oyun olduğuna inananlar var...

    ekol olmak nedir biliyor musunuz?
    ekol olmak : diğer takımların ne yaptığına bakmadan bir futbol kültürü oluşturmaktır.

    dünya futboluna ayak uydurabilecek bir mali yapıya sahip olmayan takımlar başka yollara sapmaları şarttır. bizim yolumuzda 4-4-2'dir... bunu ister asimetrik, ister 6gen, isterseniz de diamond oynayın. bizim futbol kültürümüz 4-4-2'dir. tüm büyük başarılarımızı çift forvetli düzenlerde kazanmış bir kulübüz. neden geçmişi inkar ediyoruz anlamıyorum...

    şu an hocamın elinde;

    1 sweeper keeper (muslera)
    1 goalkeeper (ismail)
    3 winger back (yuto, linnes, mariano)
    2 ne idiği belirsiz belirsiz back (ömer ve emre taşdemir)
    1 ball-playing defender (marcao)
    1 (half ball-playing) center defender (luyindama)
    3 limited defender (semih, ahmet çalık, maicon-gidici-)
    1 anchor man ve ball-winning midfielder mix (fernando, donk)
    1 ball-winning midfielder (ndiaye)
    2 deep lying midfielder (belhanda, selçuk inan) -belhanda'nın advanced playmaker'dan dönüşümü (10 numaradan 8 numaraya evrilmesi)
    1 advanced playmaker (emre akbaba)
    3 inside forward (feghouli, onyekuru, sinan gümüş) -oynekuru ve sinan ters ayaklı, feghouli raumdeuter rolünde. zaman zaman advanced playmaker-
    1 complete forward (eren derdiyok)
    1 winger (yunus akgün)
    1 deep-lying forward (kostas mitroglou)
    1 target man (diagne)

    iki target man ile 4-4-2 oynayamazsınız belki ama bir target man - bir deep-lying forward ile oynayabilirsiniz.
    ikisinin boylarının 1,90 olaması aynı oyunu oynayacakları anlamına gelmez.

    bu noktada zaten asimetrik düzende oyunun tam bir 6gen 4-4-2 olmadığını da hatırlatmak isterim. belhanda'dan farklı olarak emre akbaba'nın advanced playmaker olduğu bir noktada fatih hocamın "kaleye daha yakın oynayacak" diye üzerine basa basa dile getirdiği oyun farkı da burada daha net çizgiler ile şekilleniyor. deep-lying playmaker olarak oyunu geriden kurmak ile görevli olan belhanda ile oyunu son noktada kurmak ve skor üretmekle görevli olan emre akbaba'nın rolleri birbiri ile yıl 2019 olmuşken karışması can sıkıcı. bunu da bu vesile ile anlatayım istedim. oyuncuların rolleri mevkilerinden farklılık gösterebilir.. emre akbaba'nın geriden oyunu kurmasını beklemek eyşan'ın ömer'e kazık atmamasını beklemek gibi. elbette, belhanda'nın bu işi layıkıyla yaptığını söylemekte güç. bir buçuk senedir söylediğimiz şeyde bu aslında. bu adama alternatif yaratmazsan, bu adamın olmadığı ve ya baskı yediği zaman zor durumlara düşersin.

    (bkz: #2473159)

    burada uzun uzun anlattım.
    o günde söyledim tarih 1 ağustos 2018. belhanda'yı satacaksanız 2 adet 8 numaraya satmayacaksınız 1 adet 8 numaraya ihtiyaç var. hücumun sadece bu adam üzerinden dönmemesi için gerekli demiştim.. yineliyorum bunu. yanına gelecek adam ne ndiaye! ne emre akbaba!!!

    2 şubat 2019 alanyaspor galatasaray maçında görüldüğü gibi.
    baskı yediğimiz zaman özellikle çevre kontrolü inanılmaz kötü olan belhanda'nın (bir kanattan oyun kuran advanced playmaker gibi yetiştiği için) -bu arada buna da değinmeden geçmeyeyim. fransızlar zidane efsanesi ile birlikte şunu fark etti. merkez çok kalabalık olduğu için zidane kadar yetenekli bir oyuncu değilseniz oyunu merkezden kurmakta zorlanıyor ve özellikle baskı yediğinde top yapamaz hala geliyordunuz. bunu engellemek için 2002 rezaletinden sonra kanattan oyun kurabilen, çalım atan, şut çeken inside forvet gibi duran ama aslında tam bir advanced playmaker olan oyuncular yetiştirmeye başladılar. hatem ben arfa, younes belhanda, sofiane feghouli son zamanlarda yetişen nabil fekir gibi... antoine griezmann'da onlardan biriydi ama diego simone ile başka bir evreye geçince deep lying forward'a evrildi. bu oyuncular fransa altyapısının merkez sıkışırsa kanattan oyun kurmak üzerine yarattığı ikinci oyun kurucular- pres yediğinde helva gibi dağılmasından sonra yanında ndiaye gibi asla 8 numara olamayacak bir oyuncu ile oynamanın etkisi ile pas yapamaz hale geldi. 140 top kaybı tüm maç.. muhteşem bir istatistik...

    oyuna yapılacak iki hamle vardı.
    ya fernando'yu alıp ndiaye'yi geriye atıp belhanda'nın yanına feghouli'yi çekip iki pas yapabilen adam ile oynayacaktık ve presi kıracaktık.. ya da hocanın ikinci yarıya başladığı gibi 4-3-3'den 4-2-3-1'e dönerek arka tarafa iki tane 6 numara atıp belhanda'yı advanced kullanmayı seçecektik.. onu seçtik ve o golü getirdi ancak belhanda'nın neden artık advanced olmadığını gördüğümüz dakikalar başladı. advanced playmaker dediğimiz adamın basketbolda ki karşılığı point guard'dır.

    rajon rondo'ya yıllardır yapılan en büyük eleştiri şutunun iyi olmamasıdır. şutu olamadan point guard olamazsın. sadece guard olursun. o misal belhanda sadece playmaker.. advanced olabilmesi için skora katkısı olmalı. öyle bir oyuncu değil montpellier zamanlarından beri. özellikle milli takımdaki hocalarının seçimleri nedeniyle. oyun olarak bu yüzden tıkanınca, birde aylardır söylediğimiz henry'nin kanattaki oyunu açık alanda iş yapabilir teorimiz kendini kanıtlayınca alanyaspor gibi sert ve arkayı iyi kapatan takımlara karşı dar alanda beklenen işleri yapamadı. birde üzerine bencilliğini ekleyince takımı tek kanat üzerinden hücum etmesine neden oldu. bu alanyaspor'un işini kolaylaştırdı. çünkü böyle kapanan rakiplerin defans boyunu enlemesine genişletmeniz gerekir araya adam sokabilmek (half-space) için. ndiaye'nin 4-2-3-1'in orta saha tandemini oluşturduğu andan itibaren belhanda o ikiliden ayrıldı ve öne doğru kaydı. bu golü getirdi ancak bu seferde kostas'ın hareketsizliği (fiziksel olarak iyi durumda olmadığı aşikar) rakibin merkez oyuncularının bek kademesine girmesine olanak sağladı. hücum etmek için gereken hiç bir şeyi yapmadı takım.. deplasmandaki bu oyundan kurtulmanın iki yolu var ya oyuncuları ya da sistemin komple değiştirmek. ben sistemin değişmesinden yana kullanıyorum oyumu... çünkü oyuncuları değiştirsek bile çok bir 4-3-3 takımı olmak için gereken oyuncu sayısına, gücüne ulaşmamız mümkün değil.

    "sistem"

    http://gss.gs/BEM.jpg

    oyunu rakip yarı sahada oynamak isteyen bir felsefeye sahip teknik direktöre sahip iseniz, bu teknik direktörünüz presi bu oyunu oynamak için olmazsa olmaz gören biri ise diagne ve kostas ile oynamamayı düşünebilirsiniz. ancak günümüz futbolunda, topun arkasına geçmeyen neredeyse hiç bir takım kalmayınca kendinizi yenilemeniz şart.

    sistematik pres için uzun tekrarlı antrenmanlara ihtiyacınız olduğu gibi takım boyununda 30 metre civarlarında olması gerekmekte. bunu sağladığınız an pres oyunu oynamasanız bile rakibi dar alana sıkıştırma şansına sahip olabilecek olmanızdan dolayı gölge pres bile işinizi görecektir. hele ki elinizde ki forvet hattı ile rakibinizin aklı her zaman savunmada kalacak. bu nedenler hücum ederken daha dikkatli hücum edecek. çünkü kaptırdığı her top gol tehlikesi olabilir.

    bunun yanında central defender ve ball-playing defender ile oynayarak orta sahadaki anchor'dan kurtulma şansına da sahipsiniz. anchor'lar jose mourinho'nun van gaal'den kaptığı ama daha sonra çokça geliştirerek dönemin vazgeçilmezi olan orta saha oyuncuları. çapa olarak türkçeye çevrilir ki fatih hocam ondan hiç hoşlanmaz. orta saha oyuncularının hücum etmesini ister. bu yüzden terimden değil ama terimin altında yatan anlamdan hiç hoşlanmaz.

    bizde de onun bir örneği var.
    özellikle city macerasında ball-winning'den anchor'a evrildi fernando. 4-3-3'den 3-4-3'e dönüşen sistemde stoper rolünü de üstlendiği için bunu alışkanlık haline getirdi. fatih hocamın bundan hoşlandığını düşünmemekle beraber, orta saha kurgusunu da ciddi zarara uğrattığı için düşünceli olduğunu da farz ediyorum.

    bunun yerine ndiaye kullanmayı düşünebilir.
    aslına bakarsanız ndiaye'nin de en iyi zamanları 4-2-3-1'de iki çapanın önünde oynadığı zamanlar. box to box bir orta sahaya evrilmiş gibiydi. ancak şu anda bodo glimt'ten geldiği zamana geri dönebilir. işi top kazanmak ve bunu doğru kullanmaktı. bunu fernando olmadan yapabilir... geriden oyun kurmak oldukça önemli bu yüzden yukarıda değindiğim emre akbaba vs belhanda kıyasına geri döneceğim.

    adının belhanda olmasına gerek yok deep-lying bir orta saha olması yeterli.
    ama emre öyle bir oyuncu değil. kaka gibi.. skor üreten ama takımı 3. bölgede pozisyona da sokabilen bir oyuncu. bunu geride kiminle yapmayı düşünüyoruz? emre bu işi üstlenebilecek alt yapıya sahip değil. ndiaye'nin pozisyonu belli. mevcut listede elinizdeki tek deep lying midfielder (selçuk'u saymazsak) belhanda... bu yüzden uzunca bir süre elimizdeki tek 8 numara belhanda onu kullanmazsak kullanıp memnun olmadığımızdan daha kötü durumlara düşeriz diye hayıflandım. belhanda'yı yedek kulübesine atacak bir 8 numaran yok. bu transfer başarısızlığı mıdır? evet koca bir transfer başarısızlığıdır. fatih terim'in kullandığı mevcut sistemde bir 10 numara yok. iki 8 numara var. emre akbaba'nın sahada olduğu zamanlar onu fransa eğitiminde aldığı winger advanced playmaker gibi kullanmaya gayret gösterdi. kaleye yakın, boşluk bulan veya yaratan bir oyuncu. bir raumdeuter gibi..

    galatasaray'ın şu anda yapacağı en iyi hamle ismi ne olursa olsun ilk 11'ini değiştirmek.
    belhanda'yı kanata atmak.. merkezi donk ve ndiaye ile doldurmak.. 4-3-1-2 / 4-1-2-1-2 (diamond) gibi kanat oyuncularının olmadığı kanat beklerinin desteklediği emre akbaba'nın bir trequartista gibi hareket ettiği bir sisteme de evrilebilir asimetrik düzen. yaz aylarında yapılacak orta saha değişiklikleri ile fark yaratılabilir ama fatih hocamın şu saatten sonra kanatsız bir sisteme dönüş yapacağını düşünmüyorum. belki gelecek sezon? bu nedenle ufak bir değişiklik ile devam etmek gerektiğini düşünüyorum ;

    http://gss.gs/lPN.jpg

    oyuncu pozisyonlarına bu şekilde düşünmek gerek.
    isim ile değil isimiz sadece görevleri ile bakmak resme daha doğru olacaktır. isim üzerinden nefret kusmak, sistemin kusurlarını yok saymanıza neden olur. 4-3-3 oynamak için gerekli hiç bir şeye sahip değiliz. ve şu yaptığımız şey paramız yokken bugatti'ye binmeyi hayal etmek gibi.

    güzel bir hayal ama imkansız...

    not: dizilişler sistemleri belirler.
    kanıt : https://gss.gs/fiG.png