• 366
    21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçında yunus-sara değişikliği sonrası oyunun kontrolünü ele aldık. evvelinde atletico baya bunaltıyordu. burada konunun sadece yunus ve sara'nın güncel performansları olduğunu düşünmüyorum. oyuncu tipi ve formasyon da etken. özellikle osimhen-sane-barış gibi atlet hücumcular varken 4-2-3-1 yerine 4-3-3 ile üçlü orta saha oynamak daha doğru gibi görünüyor.
  • 368
    (bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)

    maçta hiç geçmediğimiz diziliş.

    sadece sara'nın girmesiyle forvet arkasına orta saha profilli, geriye yunus'a göre daha çok yardım edip pas alışverişine katılan bir oyuncu ekledik. bu pek konuşulmuyor ama sadece ilgili bölgedeki oyuncu profilini değiştirmek bile seni orta sahada 1 oyuncu kalabalık gösterebiliyor. halbuki yine baskımız osimhen - stoper 1, sara - stoper 2 şeklindeydi. dizilişte bir şey değişmedi.

    hücumda ise yunus'a göre daha çok pas alışverişe katılan bir sara vardı. işte o pas alışverişine katılıp orta sahayı toparlayan sara da bize nasıl bir gerçek 10 numara almamız gerektiğini gösterdi.
  • 369
    kompakt oynayamamanız halinde zor durumda bırakacak taktiktir. biz bırakın kompakt kalmayı oyunu zorla genişleterek bir hücum bir savunma maçına çevirmeye çalışıyoruz. zaten bu yüzden de kenar ortalarda içeride kalabalıklaşamadığımız gibi orta saha oyuncularımızdan ceza sahasına kısa koşular da göremiyoruz. çünkü bir orta saha oyuncumuzun bunu yapması için 40 metre geri koşup topu kazandıktan sonra hız kesmeden ceza sahasına yetişmesi lazım. yetişenin de nefesi yetişmiyor. o yüzden de sürekli atletik orta saha arzımız var diyoruz. bu durumda da tez değil antitez takımına dönüşüyoruz tamamen.
  • 371
    birisi ortalama pozisyonlarla incelese çok güzel olur. benim kişisel gözlemim hiç bir ortasaha kombosunda biz 4-3-3 oynamıyoruz. ben 4-3-3 deyince biraz daha düz ve/veya 4-1-4-1'in temeli bir standart 6 önünde 2'li orta saha düşünüyorum. teknik açıdan yanlış bir saptama olabilir ancak 4-3-3 takımları 7-3 bölünmekten rahatsız değiller. 4-3-3'te kanatlar savunmaya takımın gerisinden bir tık daha aksak gelen santrafor ve santrafor arkası gibi kullanılıyor diye düşünüyorum. zira herkesi aynı tempoda geriye net getirirsen kontra için önde adamın kalmıyor. 4-3-3'ler set savunmasında veya kontra çıkışı kaptırılan toplarda 7'li arkada bekliyorlar. 7 kişi alanları kapatıp 8'i durdurma amacı var. haliyle önde 2'ye 3 hücum eşleşmeye çalışıyor. orta 3'lü ön tarafın değil arka tarafın komşusu gibi. haliyle arka 4'lü öne çıkabildiğinde orta 3'lü de ön alanla kaynaşabiliyor ve bu ispanya milli takımı gibi takımların yarattığı güzel parselasyon oluşuyor. bu tamamen benim gözlemim. genel bilgi budur diye bir iddiada bulunam.

    bizde ise ben 4-4-2'den kaynaklanan bir dizilim olan 4-2-3-1'i görüyorum. yani bu aksaklık santrafor ve ön 3'lünün merkezine veriliyor. eğer kanatlardan biri aksak dönme ihtiyacı olursa merkez geriye daha takım temposuyla geliyor. bu noktada oyuncuların tipolojileri de gördüğümüz şeyi tabiki de değiştiriyor.

    bu yoğunlukta yukarıda bahsettiğim 4-3-3 temelli oyunlar kurmak çok kolay gelmiyor. okan hoca haftada 1 maça düştüğümüz durumlarda hep taktik antrenmanın arttığından bahsederdi. belki böyle bir boşlukta bahsettiğin tarzda bir ekleme olabilir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın