• 1
    bir çarşamba günü oynanmış olan atatürk olimpiyat stadı'nın açılış maçında galatasaray, rakibini berkant göktan ve arif erdem'in golleriyle 2-0 yenmiştir. bu maçta aynı zamanda seyirci rekoru da kırılmıştır.

    o maçta bulunmuş biri olarak şunu söyleyebilirim; maçtan çok, hatırladığım şey, maç sonunda saatlerce yol yürüdüğümdü.

    ekleme : maç biletini saklıyormuşum, şimdi rastladım kendisine, nostalji yaptım.
  • 2
    gidip de maça giremediğimiz, bırakın girmeyi stadı bile göremediğimiz lanet şey. trafiğin yolun neresinden başladığını hatırlamıyorum bile. gerçi doğru dürüst yol da yoktu ama neyse. emniyet şeridi olmasa zaten yetişmeyi umacak bi yakınlığa bile ulaşamayacaktık ama birçok kural ihlaliyle anca yolun bir kısmını gelebildik. ha vardık ha varacağız derken baktık ki bir polis araçlara yardımcı oluyor. babam hemen sordu:
    b: ya sabahtan beri geliyoruz hala ulaşamadık nerede bu stad?!
    p: 2 km kadar ileride. zaten tabelalar yardımcı olacak size.
    b: iyi peki teşekkürler.

    yola devam ediyoruz. 2 km oluyor 20 km, ortada ne stad var ne birşey. dağ taş araba, her yer trafik. saate bakıyoruz maç başlamak üzere. biraz daha ilerliyoruz ve görüyoruz ki herkes arabasını yolun ortasına parketmiş yürüyerek gidiyor stada. babam yürüyenlerden birine daha soruyor:
    b: stad nerede? yakın mı?
    adam: valla şu tepenin arkasındaymış işte biz de yürüyerek gidiyoruz yol falan tıkalı zaten.

    saate tekrar bakılır. maç zaten başlamıştır. tepesi atan babam keskin bir u dönüşüyle ters yola girer ve kaptırdığı gibi eve döneriz.
  • 3
    insanların saatlerce yol yürüdüğü, stada girebilen kalabalık kadar birçok insanın da yollarda perişan olduğu; buna rağmen galatasaray dergisinde hakkında "evime dört saatte dönebildim, evim bursa'da bu arada. emeği geçen herkese teşekkürler" şeklinde bir maile yer verilen maç. o maçtan sonra internette olimpiyat stadı hakkında türlü projeler geliştirilmiş; 9-10 kişi helikopter kiralamaktan karavanla birkaç gün önceden gidip konaklamaya, otoparkta çadır kent kurmaktan civardaki arsaları ucuza kapatıp otel dikmeye kadar birçok yaratıcı fikir ortaya çıkmıştı. sırf galatasaray orada diye insanlar alakasız bir yaz günü, hem de haftaiçi bir günde stada girebildiği kadarıyla 79000; yolda kalıp stadı bile göremeyen kalabalığı da sayarsak tahminen 85000 insan hiç bilmedikleri bir maceraya atılmış, iki tepe arasındaki bir oyuktan o stada gitmeye çalışmış, muhtemelen şampiyonlar ligi finali dahil en büyük kalabalık toplanmıştı.
  • 4
    aldığım ilk fotoğraf makinasıyla koşa koşa gittiğim maçtır. bolca güzel kare yakalamışlığım da vardır üstelik. maçı 2-0'lık net bir galibiyetle galatasaray kazanmıştır, lakin benim de içinde bulunduğum bir kısım kişiler arif erdem'in 2. golünü gidilen stadtan değil de ertesi gün tv'den verilen maç tekrarıyla görebilmiştir. "hulen hem maça gidiyorsunuz hem de erkenden kaçıyorsunuz" demeyin. zira hem atatürk olimpiyat stadı'nın eşsiz(!) konumu, hem yolların ve gerekli güzergahın tam olarak işlevsel olmaması ve birtakım akıllı insanların toplu taşıma araçlarını kullanmak yerine 4 kişi kontenjanlı hususi araçlarını tek koltukla kapatıp gaza basmaları, maçtan erken çıkarak aştığımız tepecikleri daha anlamlı kılıyordu. zira erken kaçış sonrası ileri adım koşmanın nafakası körüklü iett otobüslerinde ağırlığımızca bir yer kapabilmekti. gecenin bir vakti otobüslerle eve dönme çilemizin yanında, otobüsün içinde dönen galatasaray muhabbetlerine kulak vermek tüm sıkıntımızı gideriyordu o gece için. tüm bunlar vuku bulurken yıl 2002'ydi. şimdi o stadta ve çevresinde ne değişti peki demeyin, inanın ki cevabı beni aşar.

    dipsos olarak şu notu da sıkıştıralım. maçı izleyen biletli sayısı 79.000 olarak açıklanmıştı ve o sayı o gün için türkiye sınırları içerisinde herhangi bir maçtaki seyirci rekoru olarak tarihe geçmişti. kaldı ki bu rekor tüm hızıyla devam etmektedir. altındaki imza da galatasaray'a aittir elbette.
  • 6
    dört sene üst üste şampiyon olduk'un galatasaray tribünlerinin playlistinde önemli bir yer tuttuğu, takımın da bu özelliğinden bir şey kaybetmemiş olduğu bir dönemde oynanan karşılaşma. trafik ve ulaşımla ilgili çileler bir kenara, tribünlerin maç boyunca dört sene üst üste şampiyon olduku karşılıklı söylemeye çalışması 2002 yazının türk futbolu adına en acıklı olaylarından biridir.

    edit:imla
    edit: o kadar da kötü değilmiş aslında
    http://www.youtube.com/...&feature=related
  • 10
    bu maçın sonrasındaki günlerde edremit'in akçay sahil beldesi civarında bizim okulun panayır mı, sirk mi, bilim şenliği mi artık ne boksa öyle bir yaz etkinliği vardı da ben iyi resim çiziyorum diye bana da bir adet pano ayırmışlardı karikatür için. panoya eskileri asmıştım ama masada otuz birci ergen gibi durmayayım diye bir yandan da yenilerini çiziyordum, sanki panelde imza günü düzenliyoruz amk triplere bak... neyse işte bu maçla ilgili güzel bir karikatür çizmiştim böyle yeni ve devasa stat, içinde aslan var falan hoş bir şeydi yani yaş küçüğüz tabi ama çocuk işi gibi olmamıştı. bulsam koyarım yani keşke düzgün bir yerde saklasaydım kim bilir nerededir şimdi...