• 1
    zafer bayramı, 30 ağustos 1922'de dumlupınar'da mustafa kemal'in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan büyük taarruz'u anmak için türkiye cumhuriyeti ve kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti'n de her yıl 30 ağustos günü kutlanan ulusal bayramıdır.

    atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için başkomutanlık meydan muharebesi adıyla da bilinen büyük taarruz'un başarıyla sonuçlanmasından sonra yunan orduları izmir'e kadar takip edilmiş; 9 eylül 1922'de izmir'in kurtarılmasıyla türk toprakları yunan işgalinden kurtulmuştur. ilk kez 1924 yılında afyon'da başkumandan zaferi adıyla kutlanan 30 ağustos günü, türkiye'de 1926'dan itibaren zafer bayramı olarak kutlanmaktadır.

    şimdiden tüm türk vatandaşlarının zafer bayramını kutlarım!
    mustafa kemal atatürk başta olmak üzere tüm silah arkadaşlarını saygı ve minnet ile anıyoruz.
    ne mutlu türk'üm diyene!

    not: (izmir marşı) https://www.youtube.com/watch?v=jwNt6PeTitA
    (kemal atatürk) marşı https://www.youtube.com/watch?v=uzfXZfewqe4
    (gölcük marşı) https://www.youtube.com/watch?v=uIkO3M7IrKU
    (30 ağustos marşı) https://www.youtube.com/watch?v=S85X8Z2uFGw
    (harbiye marşı) https://www.youtube.com/watch?v=Iu_FTRz-JQY

    dipnot: harbiye marşı da eklenmiştir.
  • 5
    gurur duyun...

    bugün zafer günümüz.
    bugün cepheye silah ve mühimmat taşıyan, siper kazan, cephede hemşirelik yapan, yara saran, demiryollarını tamir eden kadınlarımızın, şerife bacıların zaferidir...

    bugün, düşmanla gece gündüz çarpışan kara fatmaların, çete emir ayşelerin, tayyar rahimelerin, gördesli makbulelerin, kılavuz haticelerin, halime çavuşların, zeynep onbaşıların zaferidir...

    bugün, sütçü imamların, topal osmanların, şehit kamil beylerin, kara yılan'ın, demirci mehmet efelerin, yörük ali efelerin zaferidir...

    bugün, imalat-ı harbiye tezgahlarında mermi imal eden, silah temizleyen, süvari atlarını tımar edip cepheye hazır hale getiren türk çocuklarının zaferidir...

    bugün, "ben buraya kaçmaya değil ölmeye geldim" diyen diyap ağaların, "silahı olmayan türk ve müslümanların yerden taş alıp düşmana atması farzdır" diyen denizli müftüsü ahmet hulusi efendilerin, istiklal marşımızı yazan mehmet akiflerin, milli mücadele yazarı yakup kadrilerin, halide ediplerin zaferidir...

    bugün, taşıdığı mühimmatı yakalatmamak için kendini batırıp sonra tekrar yüzen rusümat 4'ün, bandırma vapurunun, istanbul-inebolu arasında mekik dokuyan silah kaçakçılarının, karakol örgütünün, hamza ve mim mim gruplarının zaferidir...

    bugün, 7.75'lik dolu top mermisini torna tezgahlarında inceltip 7.5'luk mermiye çeviren mühendis atıfların, hasan ve bekir ustaların, kendi kendine lokomotif kullanmayı öğrenen makinist hakkı ve eşref beylerin, muğla'daki düşman uçağını tamir edip polatlıya getiren vecihi hürkuşların, pilot rıdvanların, pilot ibrahim ethemlerin zaferidir...

    bugün, 39 derece sıtma ateşi ile düşman kovalayan fahrettin altayların, yaralı olmasına rağmen hastaneden kaçıp müfrezesi ile şehit düşen yıldırım kemallerin, baba oğul birlikte şehit düşen çetmilli ali çavuş ve evladı onbaşı mehmetlerin zaferidir...

    bugün, fevzi çakmakların, ismet inönülerin, sakallı nurettinlerin, reşat çiğiltepelerin, ali fuat paşaların, deli halitlerin, ayıcı asımların, kazım karabekirlerin, izzettin çalışların, şükrü naililerin, mustafa kemallerin ve şehit-gazi olmuş binlerce mehmetçiğin zaferidir...

    bugün 30 ağustos...
    bugün kadını, erkeği, genci, yaşlısı, çocuğu, subayı, astsubayı, neferi ile bütün türk milletinin zaferidir...

    gurur duyun...
    bayramımız kutlu olsun...
  • 6
    büyük bir destan.
    yalnız büyük bir destan diyerek geçmemek süreci anlamak, yaşamak gerek.

    dilimizin döndüğünce anlatalım, eksik yanlış var ise değerli arkadaşlar uyarır düzeltiriz.

    ———

    sakarya savaşından sonra italyanlar, fransızlar anadolu’yu terk etmiş, geriye sadece ingilizler ve yunanlılar kalmıştı.

    ingilizler ise yunan ordusuna sadece siyasi destek vereceğini açıkladı ve savaş artık türk - yunan savaşına dönmüştü.

    büyük paşa tam bir yıl bekledi büyük darbeyi vurmak için.

    neden bu kadar beklendi ?

    meclis’te kıyamet kopuyor. “ordu neden çürütülüyor, neden taarruz yapmıyoruz”.

    mustafa kemal’in kafasında büyük bir plan var. tek bir darbede komple anadolu’yu temizlemeyi düşünüyor.

    bu bir yıl boyunca hazırlık yapıyor.

    ingilizler önce ateşkes sunuyorlar. orduya takviye yapılmaması amacı taşıyan.

    amaç yunanlılara zaman kazandırmaktı...

    mustafa kemal elinin tersiyle hemen hayır diyor.

    kabul olmayınca sevr’in yumuşatılmış halini barış antlaşması olarak sunuyorlar.

    mustafa kemal sinirlenip “4 ay içerisinde misakı milli sınırlarını terk edin o zaman barış görüşmelerini görüşürüz” diye bunu da reddedecek.

    meclis yine “neden kabul etmiyoruz” homurdanmaları ile öfkelenmekte.

    ilginçtir ki bu teklifin kabul edilmemesini eleştirenler daha sonra lozan’ı beğenmeyecekler.

    türkler başarılı bir taarruzun ardından hiçbir şeyi kabul etmeyecek ve bu taarruzun sadece yunanlılarla sınırlı kalmayacak...

    26 ağustos 1922

    önce nazım’a kulak vermek gerek...

    sarisin bir kurda benziyordu.
    ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
    yürüdü uçurumun basına kadar,
    eğildi, durdu.
    bıraksalar
    ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
    ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
    kocatepe'den afyon ovasına atlayacaktı.

    diyor bir şiirinde.

    afyon kocatepe’de taarruz başlıyor.

    30 ağustos’ta dumlupınar’da başkomutanlık meydan savaşı yapılır. bu mustafa kemal’in sakarya savaşından sonraki ikinci meydan savaşıdır.

    başkomutan : mustafa kemal
    genelkurmay başkanı: fevzi çakmak
    batı cephesi komutanı: ismet inönü
    1.ordu komutanı : sakallı nurettin paşa
    2.ordu komutanı: yakup şevki paşa

    bu savaştan sonra mustafa kemal, fevzi çakmak’a mareşallik ünvanını sunar. büyük bir devlet terbiyesidir. keza cumhuriyetimizde iki adet mareşalimiz vardır. bunlardan diğeri pek tabii mustafa kemal’dir.

    mustafa kemal buradan “ordular ilk hedefiniz akdeniz’dir. ileri!” emrini verdi.

    1930’lara kadar osmanlı’da akdeniz ve karadeniz vardı. keza ege denizi yerine “adalar denizi” de deniyormuş.

    mustafa kemal nutuk’ta, 444’üncü sayfasında bu emir ile ilgili olarak. “çünkü ordularımız izmir rıhtımında ilk verdiğim hedefe, akdeniz’e ulaşmış bulunuyorlardı.” yorumunu yapmakta adalar denizi ifadesini kullanmıyor.

    buradan sonra biz arkada, yunanlılar önde koşmaya başladık.

    yunan 1.ordu komutanı nikolaos trikupis esir alınır. çok saygıdeğer davranılmıştır.

    9 eylül’de izmir, 11 eylül’de bursa ve balıkesir kurtarılır. herkes bu işin bittiğini zannediyor.

    hatta bu denize dökülme olayı da şöyledir; yunanlı askerlerin çoğu körfeze atlamıştır körfezde ingilliz gemileri var diye. ingilizler yunanlıları tek tek vurup denize atıyorlar.

    denize dökmek olayı buradan geliyor.

    sıradaki hedef çanakkale !

    ingiltere türk ordusu çanakkale’ye yürüyünce bunu savaş sebebi sayıyor.

    :mustafa kemal geri adım atmayacak.

    ingilizler müttefiklerden yardım isteyecek ancak ingilizlere kırgın olan müttefikler destek vermehyecek.

    dominyonlar bu savaşı örnek alıyor.

    bundan sonraki savaş sadece bir türk ve ingiliz savaşı olmaz. sovyet rusya’da yerini alacaktır. diyor. çiçerin de destek verecek. ingilizler yalnız kalacak ve mudanya antlaşması imzalanacak...

    dominyonlar burada çok önemli keza bu savaşı örnek alıp bağımsızlık mücadelesine başlıyorlar. ingilizler mustafa kemal’den nefret ederler. bu savaş onların sömürgelerine taş koymuştur.

    bir çok ülke bir milyona yakın para yardımında bulunacak. bu savaştan sonra mustafa kemal o para ile iş bankası ve atatürk orman çiftliğini vs kuracak.

    işin özeti inanılmaz bir savaş, bir strateji, bir deha.

    bakmayın bugün mustafa kemal atatürk’ü tanımadan, bilmeden sevenlere ve sövenlere.

    mustafa kemal paşa o zaman da yalnızdı. o zaman da karşısında çok kişi vardı. doğru olanı yaptı, ölümsüz oldu.

    çok yaşa, mustafa kemal paşa. çok yaşa fevzi çakmak, sakallı nurettin...

    çok yaşa bu vatanın her karışını kanlarıyla kutsayan aziz atalar, çok yaşa !