• 1
    galatasarayın 4-1 üstünlüğüyle tamamlanması üzerine galatasaray şampiyon olmuş, fenerbahçe ikincilikle yetinmiştir. gunduz maciydi. nedeni sampiyonluk icin cekisen iki takimin maclari aynanda oynamasi yuzunden dir. fenerbahce, statdin da isiklandirmasi olmayan sekerspor ile oynadigi icin galatasaray da gunduz oynamak zorunda kalmistir. o gun kapalidaydim. guzel sicak bir hava vardi. stat gelin gibi suslenmisti. eger fenerbahce, sekerspor' a puan kaptirir ve bizde bu maci alirsak sampiyon olucaktik. beyaz formamizla cikmistik maca. maca istanbul spor iyi basladi ve golu buldu. yanlis hatirlamiyorsam ilk yarinin sonlarina dogru hagi kitledi bir tane ilk yari 1-1 bitti, ikinci yari baskili futbolumuzla skora gittik. en net hatirladigim sey sakatlanarak saha kenarina gelen tugay yerde kivranirken golu bulduk tugay da sakatligini unutup gol sevincini arkadaslari ile saha icinde paylasmisti.
  • 3
    45. dakikada yediğimiz penaltı golüyle, soyunma odasına 1-0 geride gittiğimiz maç. penaltıyı gole çeviren oyuncu, gençlerbirliğinde meşhur olmuş ve daha sonradan istanbulspor'a transfer olan engin isimli futbolcuydu. * eski açık tarafındaki kaleye atılmıştı bu penaltı golü.

    engin'in çok enteresan bir penaltı stili vardı. iki adım gerilir ve yana doğru kayardı. genellikle de penaltıların çoğunu golle sonuçlandırırdı. kendisini anımsayamayanlar için; tip olarak rene higuita'ya benzediğini söyleyebilirim.

    maçın kırılma noktası, ikinci yarıda skor 1-0 istanbulspor lehine iken kazanılan serbest vuruşta, sergen yalçın ve saffet akyüz topun başına geçmişlerdi. herkes sergen vurur diye beklerken, saffet hiç beklenmeyecek şekilde vuruşunu yapmış ve top direği sıyırıp gitmişti. bunun üzerine de sergen'den okkalı bir bakış yemişti. eğer o vuruşu sergen yapsaydı; belki de skor 2-0 aleyhimize olacak ve o dakikadan sonra işler çok daha imkansız hale gelicekti.

    neticede ikinci yarıda şahlanan galatasaray; golleri attıkça coşmuş ve ankara'dan gelen şekerspor-fenerbahçe maçının berabere bittiği haberiyle şampiyonluk turunu mabedde atmıştı.

    edit: idrisk dostum sağolsun; malum engin kişisi, engin özdemir'den başkası değil.
  • 5
    ali sami yende gündüz açık ve sıcak bir havada beyaz formayla sahaya çıkmıştık.gözlerimiz sahada kulaklarımız ankaradaki şekerspor-fener maçındaydı.fener puan kaybeder biz kazanırsak şampiyon olacaktık.ilk yarıda son dakikada saffet akyüz penaltı yaptırdı engin penaltıyı attı ve soyunma odasına 1-0 yenik gittik ve panikledik.fenerin ilk yarısı 0-0 dı. ama ikinci yarı müthiş bir galatasaray vardı sahada.önce okanın aşırtma golü beraberliği getirdi.tugayın ara pasını hakan gol yapınca 2-1 oldu ve coştuk.arif okanın pasını ağlara bırakınca 3-1 oldu ve artık tamamen fb maçına kilitlendik.fb gol yiyince sami yen karnaval yerine döndü.arif soldan ortaladaı hakan şükür ayak koydu ve 4-1 oldu.fb gol attı ama berabere kaldılar ve biz de 12.şampiyonluğumuzu kazandık.9 puan geriden gelip 20.45 muhabbettinden sonra kazanılan şampiyonluk galatasaraylı olduktan sonra gördüğüm 9 türkiye lig şampiyonlukları içerisinde en sevindiğim şampiyonluklarımızdandı...
  • 7
    evde babam, annem ve fenerbahçeli dayım ile birlikte radyodan dinlediğim ve şampiyonluğa tanıklık ettiğim maçtır.

    bendeki anısı çok farklıdır. belki de hatırlayabildiğim en eski anıdır hafızamda yer eden. bu maç sonrası şampiyonluğumuz ilan etmemiz ile birlikte tüm taraftarlar şampiyonluğu florya'da kutlamaya başlamıştı. tesislerin bulunduğu sokakta trafik anında kilitlenmişti. ben de elimdeki galatasaray bayrağı ile evden sokağa çıkmıştım. tüm arabalar korna çalıyor, arabaların camlarından sarkan sarı kırmızılı insanlar şampiyonluğu kutluyordu. o sırada yanıma birisi yaklaşıp elimdeki bayrağı satın almak istemişti. teklif ettiği tutar o zamanın parası ile 5 türk lirası idi. çocuk kafasıyla ne diyeceğimi bilemesem de sahip olduğum tek bayraktı ve ''hayır abi satmıyorum'' diye cevaplamıştım sorusunu. o da reddedilmenin verdiği eziklik ile bayrak aramaya devam etmişti. daha sonra bünyemi saran, bayrağımı kaybetme korkusundan dolayı eve girmiştim. olanları evdekilere anlattığımda dayımın* ''keşke satsaydın, 5 tl az para mı?'' dediğini hala hatırlıyorum.

    o bayrak mı? hala odamdadır.
  • 10
    galatasaray'ın 9 puan geriden gelip 4 puan fark attığı unutulmaz ve uefa kupasına giden yolun ardına kadar açıldığı unutulmaz sezonun muhteşem perdesi.ali sami yen'de 20 bini aşkın taraftar önünde mayıs sıcağında oynanan ve ilk yarıyı geride bitirmemize karşın ikinci yarıda ard arda gelen gollerle mest olup şekerspor'un attığı golle müthiş bir dalgalanmanın yaşandığı ve maç sonunda gelen 12.şampiyonluğun delicesine kutlanıp 20:45 göndermeleri ve ömer çavuşoğlu'ya yapılan iğnelemerle hatırladığım beyaz formalı bank ekspres formasının çağrıştırdığı hoşlukları hala zihinde tutan maçtır.
  • 14
    gittiğim ilk galatasaray maçı babamın omzunda bilet sırasında beklemiştim yeni açıkta maçı izlemiştik golleri falan hiç hatırlamıyorum hatırladığım şeylerde as; herkes tribünde panter dediği için(güzel maç çıkardıysa demek ki) adını ilk olarak panter sandığım istanbulspor kalecisi zdradkov. hagi, hakan şükür, fatih terim ve fenere edilen küfürlü tezahüratlar hatta o maçta şampiyon olduğumuzu da daha sonra maç özetlerine bakınca fark ettim. tabi yaşadığım heyecanı ve mutluluğu da hatırlıyorum şanslı adammışım ki ilk maçımda şampiyon olmuşuz.
    nice şampiyonluklara.