• 3
    14 yıllık aradan sonra jupp derwall hocalığında 1986-1987, 1987-1988 sezonlarında üst üste iki şampiyonluk yaşadık. ardından, 1988-1989 sezonunda teknik direktörlük mustafa denizliye geçince 1.lig te 3.olmamıza rağmen avrupa kupalarında ilk defa büyük başarılar yakalamıştık. (bkz: rapid wien & neuchatel xamax) gibi.
    ancak;
    bu maç, ali sami yen de 3-0 dan 4-3 kaybedilince, avrupa başarılarına rağmen mustafa denizli'nin ipinin çekilmesine, yerine sigfried held isimli zurnanın gelmesine neden olarak tarihimizde sıkıntılarala dolu yeni bir süreci başlatmıştır.
  • 5
    bütün gollerin eski açık tarafındaki kaleye atıldığı maçtır. 3-0 biten devre arasından sonra galatasaray tribünlerinin sustuğu, hatta tribünlerden çıkan taraftarların fenerbahçe'nin ilk golünden sonra geri döndüğü anlatılır hep. galatasaray ve galatasaray taraftarına dair "kötü" diyebileceğim ender şeylerde olan rehavetin en çarpıcı örneklerinden biridir bu maç. bir de yanılmıyorsam kalelerin içinde bir yerlerde mikrofon vardı sanırım. gollerden sonra o mikrofonlardan garip bir ses gelir özet görüntülerinde.
  • 6
    şu meşhur 3-4'lük maçtır.neredeyse ölümüme neden olacak maçtı aynı zamanda.

    çocuk denecek yaşımda, zor bir ameliyattan sonra kaldığım yoğun bakımdan çıkalı üç gün olmuştu.maç günü babam evdeki televizyonu hastane odasına getirdi.3-0 biten ilk devrenin ardından kendimi biraz olsun iyi hissetmeye başlamıştım.ama ahh o ikinci yarı!... o lanet olası 45 dakikayı hiç yaşamamış olmayı çok isterdim...
    maç bittiğinde herkes beni teselli etmeye çalışıyordu, bi kişi hariç:aynı odada kaldığım ve hastaneye yatma nedeni sarhoşken merdivenden düşüp kolunu kırmak olan gerizekalı bir fenerli.kendi üzüntüm yetmezmiş gibi bi de o düşüncesiz herif çok sevdiğim galatasaray'ımla alay edince deli gibi ağlamaya başladım.sinir krizi geçiriyordum,ateşim 40 dereceye yükselmişti.doktorun yaptığı dört iğneden sonra ancak kendime gelebildim.
    neyse ki doktor da galatasaray'lıydı da,güzel bi fırça attıktan sonra o herifi başka odaya aldırmıştı.
    o günü bi daha hiç unutmadım.uefa kupasını aldığımız gece de "o günü fazlasıyla telafi ettin galatasaray'ım,çok teşekkür ederim"diyerek yattım yatağıma.
  • 8
    ne zaman orta yaştaki bir galatasaraylı ile galatasaray-fenerbahçe muhabbeti yapsam çoğu bana bu maçı hatırlatır. ben 3-4 lük maçtan sonra galatasaray- fenerbahçe maçları hakkında konuşmuyorum der. iyiki bu maçı görmemişim. nitekim bu maç oynandığı sırada 10 aylıktım ve o zamanlar ali sami yen sokagın hemen asağısındaki evimizde kim bilir ruhum nasıl kavrulmuştur. beni bu hayatta en çok üzen maç geçen sene oynadığımız ve 2-0 dan 2-3 kaybettiğimiz maçtır. 6-0 lık maç bile beni bu kadar üzmemiştir.
  • 10
    o zaman 7 yaşındaydım. bayram tatili, akrabalara ziyarete gitmişiz. o gün geri döncez.ilk yarıyı evde izliyom 3-0 bitiyor ve otagara doğru yollandık. ben güle oynaya otobüste oturuyorum. neyse radyo açıldı, açıldığı zaman 3-2 mi 3-3 mi ne olmuş, millet heyecanlı fenerli çoğunlukta. maç 4-3 olmuş benim gözlerde az da olsa yaşlar geliyor. bir fenerli abi bana takılmaya başladı. biraz abartınca ben 'tamam be anladık git akranlarınla dalga geç ' türünden diye bir bağırmışım. babam,şöför, muavin ve bütün yolcular benim tarafta. sonuçta adam mosmor yolculuk etti. neyse bu olay ve bu maçtan sonra galatasaray'a sadakatım bin kat artmıştı. her ne olursa galatasaray'ı destekleyecektim. bu olaydan sonra anladım ki ne olursa olsun onu desteklemek asalet verir insana.
  • 11
    sonucundan dolayı ilk maçı unutturan türkiye kupası, tabi o zamanlar federasyon kupasıydı, rövanş maçıdır. ilk maçta kadıköy'de 2-0 geriye düşmüşken tanju'nun iki golü ile 2-2 yapmıştık. hatta birini hala hatırlarım soldan gelen ortayı sağ ayak içiyle kalecinin soluna bırakmıştı tanju. mevzu bahis maçtada sabahçı, yaa sözlük o zamanlar sabahçı öğlenci vardı, olmanın verdiği huzurla maça koşulmuştur. devrede 3 yaptıktan sonra, prekazi ve mirsad başta olmak üzere resmen 2. yarı fenerle dalga geçmiş, sonra rıdvan coşmuş, prekazi atılmış olan olmuştur. o zamanların en çok üzüldüğüm maçıdır. bir de tabi 92'de 9 kişi kalıp son dakikada berabere kaldığımız trabzon maçı.
  • 13
    iki ayakli olan kupa mucadelesinin ikinci maciydi. ilk macta kadikoyde 2-0 maglubiyetten 2-2'yi yakalamistik. ikinci mac ise herkesin bildigi gibi ilk yari 3-0 ondeyiz ve ikinci yari 3-4 maglup oluyoruz.

    3 adet not :

    1- galatasarayin her iki macta attigi tum gollerini tanju atmisti
    2- fb tabiiki o senede alamamisti turkiye kupasini
    3- maclar gunduz oynaniyordu ve ben ikinci maci izlemek adina ehliyet sinavini kacirmis, dosya yakmistim

    ekleme: imla
  • 15
    çocukluk anılarımdan çok net hatırladığım bir maçtır. ilkokul 4. sınıftım... anneannemin evinde, benden 2 yaş küçük fenerli kuzenimle seyretmiştik maçı. ben o zamanlar da fanatiktim de o pek değildi. buna rağmen tipik fenerli gıcıklığı ile galatasaray maçlarında çenesi düşen modellerdendi! maç bittiğinde, koşarak benden kaçtığını hatırlıyorum. onun dışında, maç sonucuna çok sinirlendiğim için ertesi gün okula gitmediğimi de hatırlıyorum!
  • 16
    bu maçın sağda solda pek anlatılmayan, ezeli rekabetin sonsuz sidik yarışı arasında kaybolan detaylarından biri de cevad prekazi'yle baş edemeyeceğini anlayan dönemin fenerbahçe teknik direktörü todor veselinovic'in taygun erdem'i sırf prekazi'yi attırsın diye sahaya sürmesi, o sezon bursaspor'dan transfer edilen taygun'un da bir görev adamı edasıyla skor 3-2 iken prekazi'yi attırarak zaten gardı düşmekte olan galatasaray'a son darbeyi vurmasıdır. takla atan simovic, üç gol atan hasan vezir filan konuşulur genelde bu maçla ilgili. oysa maçın asıl kilit adamlarından biri taygun erdem olmuştur. ezeli rekabete unutulmaz bir anı bırakan bu efsane taktik 20 sene sonra yine bir derbide fenerbahçe'nin imdadına yetişmiş; rüzgarından hasta olduğu popito* ile başa çıkamayan roberto carlos yakalayabildiği ilk pozisyonda sarı kart pahasına popitoya sarılmış, bir türlü çalmayan düdük sonrası yediği yumrukla görevini başarıyla tamamlamıştır.

    (bkz: 25 ekim 2009 fenerbahçe galatasaray maçı)