• 1
    http://gss.gs/hC4.jpg

    3'lü savunmayı çok sevdiğimden bahsetmiştim.
    ancak bu biraz çılgınlık gibi gözükse de 10 yıl içinde herkesin benimseyeceği bir sistem olacağına inanıyorum.

    3'lü savunmaların bir zaman sonra bir stoper iki bekten oluşacağına dair öngörümün bir süre daha beklemesi gerektiğini biliyorum. yıllar evvel iki stoperin arasındaki liberonuz ne kadar iyi ise o kadar iyiydiniz. fatih terim'in oynadığı mevki olarak akıllara gelir.

    bir dönem sonra geriden oyun kurmak yerine topu şişirmeyi veya orta sahalara aktararak onların oyun kurmasına yönelik bir oyun dizayn edildi. 1994'de iki şahane bek ile 4-4-2 oynayarak gelen dünya şampiyonluğu ile birlikte dunga'nın üstlendiği rol ile defansif orta sahaların hükmü altına girdi futbol. eskiden liberonuz ne kadar iyi ise o kadar iyiydiniz... şimdi ise ön liberonuz ne kadar iyiyse o kadar iyiydiniz.

    dunga'nın rolü zamanla gelişti.
    sonra o rolü afrikalı oyuncular fiziksel özellikleri sayesinde muazzam oynar hale gelince tüm büyük kulüpler oraları afrikalı oyuncular ile doldurdu. biraz teknik ise o afrikalı 40-50 milyondan aşağı satılmaz hale gelmişti. ve orası ne kadar iyiyse o kadar iyiydiniz... zamanla aynı liberoda olduğu gibi ön liberolar savunma ile orta sahanın bağlantısını kurmak, savunmayı başlatmak gibi görevleri üstelenince bazı sıkıntılar doğmaya başladı. yanındaki merkez orta saha oyuncuları da geriye yaslanıyordu. 4-2-3-1'in doğuşu da böyle başladı. zamanla biri savunmacı, diğeri ofansif iki defansif orta saha ile oynar oldu takımlar.

    sonrada liberolu zamanların yok olmasına neden olan "özel mevki" işi burada da başladı ve oranın iyileri yerini merkez orta sahalara savunma yapabilenlere bıraktı çünkü zamanla mevki savunma mevkisine dönüştü. dunga'nın rolüyle alakası yoktu. stoperin arasına giren üçüncü bir stoper gibi ön stopere dönüştüler.

    hücum ederken orta sahadan bir kişi eksiltmek zorunda kalınmaya başlandı. özellikle 4-3-3 oynayan takımların bek katkısına olan ihtiyaçları yüzünden 2 stoperin arasına ön stoperleri daha sık görmeye başladık. oyunu rakip sahaya yıkabilen "15 rules" ile oyunu rakip sahaya yıkmadan önce en az 15 sahaya yerleşmek için pas yapılması gerektiğinden bahseden pep guardiola ile bu iş ayyuka çıktı.

    takımları iki bekin merkeze geçtiği anda 3-2-2-3'e (mw) dönen yapıları ile fark yarattı ancak özel bir oyundu ve her oyuncu ile oynanamıyordu. bu fikir bielsa'nın 3-1-3-3'ünden çıktığı için ufak değişiklik ile yeniden uyarlanmıştı. bielsa'nın 3'lü stoper çizgisi pep'e uymuyordu. 3'lü oynamak istiyordu ancak bunu iki stoper ve bir defansif orta saha ile yapacaktı.

    ben ise bu konuda farklı düşünüyorum.
    özellikle topa sahip olmak isteyen, rakip yarı sahada oynamayı kendine ilke edinmiş, en önemlisi presi bir yaşam biçimi olarak düşünen takımların önünde sonunda 3-2-4-1'e geçeceğine inanıyorum. çünkü özellikle savunma anlamında half-space kullanabilen takımlara karşı 5'li savunmayı çok daha kolay kurabiliyorsunuz. bekinizin nerede olduğunun bir önemi kalmıyor. dahası beksiz bir oyun oynadığınız için ileride yakalandığınız zaman geri dönüş için 70-80 metrelik deparlar attırmanıza gerek kalmıyor.

    http://gss.gs/x14.jpg

    5-4-1'e geçişiniz çok daha hızlı olduğu gibi hücum ederken 7'li bir ön tarafa sahip olabiliyorsunuz.

    http://gss.gs/dSb.jpg

    bizim gibi son derece kötü hücum eden takımların merkez katkısı alamadan hücum etmesi en büyük sorunlarıdır. merkez orta sahaların yeterli desteği veremediği zaman ceza sahasından birden fazla oyuncu ile yer alamıyor böylece tek forvet ile oynadığınız içinde stoperler arasında o oyuncunuz kayboluyor. bu yüzden rakibi sete yerleşmeden yakalamak gerekiyor. bunu içinde pres yapmak şart ancak topa sahip olduğunuz bir oyunda rakibe pres yapamazsınız. ligin en çok topa sahip olan takımlarından biri olarak pres etkiniz azalıyor. bu durumda set hücumu yapmanız gerekiyor.

    ancak 3-2-4-1 ile sete yerleşen rakibe karşı en az 5 oyuncu ile hücum edebiliyorsunuz. bunu yaparken de alandan ve uzunluktan tasarruf edebiliyorsun. çünkü sahaya yayılırken özellikle rakibi ilk karşıladığın anda 7 kişilik bir pres gücüne sahip oluyor ve rakibi kanatlara uzun oynamaya mecbur bırakıyorsun.

    bugün değil ama gelecekte daha fazla tercih edileceğini düşünüyorum.
    çünkü, gitgide bloklar arasındaki mesafeye kafa daha fazla yoruluyor, özellikle oyunun matematiği ve geometrisi üzerine daha fazla düşünülüyor. sonuç olarak daha kısa mesafede etkili olacak, oyuncuların daha az efor sarf etmesine yardımcı olacak bir sistemin hakim yapıya dönüşeceğine eminim.