ne sözlükte, ne sosyal medyada değil sahada oynanacak olan maç. bilet fiyatlarının sezon başından beri uygulanan avrupa-derbi maçından bir tık aşağıda ama standart tarifeden kat kat yukarıda olması, takımın kötü ve havanın soğuk olması gibi faktörler stada gelişlerde bir doğal seçilim yaratacaktır. full dolu bir tribün olması imkansıza yakın gibi görünse de gelenler arasında seyirciden ziyade taraftarın ağır basacağı kesin.
bu iyi anlamda da kötü anlamda da tribündeki reaksiyonun fazla olacağı anlamına geliyor.
kağıt üzerindeki senaryolara girmeye gerek yok. zira kağıt üzerinde işimizin ne kadar zor olduğu konusunda mutlak bir mutabakat hakim. ancak bu galatasaray, belli olmaz. doğru bir savunma planlaması, osimhen'in gelişiyle hareketlenen ileri uçta maçın başlarında şok bir baskın golü, tribündeki taraftar daha söylenmeye başlamadan omuzlarını geriye atıp kafasını kaldıran bir sekans, tribünden sahaya dalga dalga yayılan enerji ve sahada her dakika artan konsantrasyon...
imkansız bir senaryo değil. bu takımın adı galatasaray. ve tarih bu takımın bu taraftarıyla birlikte bunu başardığı sayısız maçla dolu. çok geriye gitmeye de gerek yok,
30 eylül 2025 galatasaray liverpool maçı var birkaç ay önce.
günümüzün sosyal medyaya endeksli, gerçeklik ve zaman gibi olguların bulanıklaştığı dünyasında çook gerilerde kalmış gibi görünüyor ama daha tam 4 ay dolmadı o maçın üzerinden. bu senaryonun "asla" tekrar edememesi için bir gerekçe yok. aynı şekilde ağzını doldura doldura "kesin olur" diyebilecek bir durum da yok.
kötü bir başlangıçla kalemizde yağmur gibi de gol görebiliriz. bir yere kadar dengede götürüp rakibin her geldiği topta gol attığı 3-4 farklı bir mağlubiyet de olabilir. ama yukarıda anlatılan senaryo da yaşanabilir.
düdük çalıp oynanmaya başlayana kadar bunların hepsi olabilir. başladıktan sonra ne olacağı belli olur...
o ana kadar herkesin hayali kendine...