• 1
    ilk haftalarda medyanın arkadan ittirmeleri, yaratılan algı operasyonları gösterdi ki açılması elzem olan ve canlılığını koruması gereken konudur.
    buradaki başlıklar arasında dolaşırken çok tesadüfen antu.com başlığı altına girilen bir entrinin aşağıdaki linkine tıklayınca karşıma galatasaray versiyonu çıkan başlıktır;

    http://forum.antu.com/...ID=36983&sayfa=1

    belli ki algı operasyonunu profesyonel ve daha görünür hale getirmek adına, maçlarımızda olan ya da olmayan pozisyonların kendi at gözlükleri ile hafta hafta çetelesini tutarak gündem oluşturacaklar akılları sıra...
    diyeceksiniz ki neden bu kadar ciddiye alıyorsun, bu görüşe katılmakla birlikte bu güruha meydanın boş olmadığını da ara ara hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum.
    bu nedenle, bence bu arkadaşların da maçlarında ne kepazelikler yaşandığını dağınık değil de toplu halde kayıt altına almak iyi olur diye düşündüm.
    3 haftası geride kalan 2019-2020 sezonunda oynadıkları maçların tümünü izleyemedim ancak aklımda kalan bir iki pozisyonu buraya iliştirmek isterim;

    1. hafta (bkz: 19 ağustos 2019 fenerbahçe gazişehir gaziantep maçı)
    * fenerbahçe lehine verilen ilk penaltının penaltıyla uzaktan yakından alakası olmaması, aksine kruse'ye sarı kart verilmesi gerekmesine rağmen var'a bile gidilmeden penaltıya hükmedilmesi. 5-0'lık maçtaki önemi kilidi açan ilk gol olmasıdır. hadi diyelim ki hatalı penaltı kararı ilk defa yaşanmıyor ancak burada önemli olan, birincisi var'a bile gidilmemesi, ikincisi ise hakemlerin fener lehine karar vermek için nasıl fırsat kollayacaklarını 1. haftadan ayan beyan ilan etmeleridir.
    * pozisyonu görmedim (gören arkadaşlar detaylandırabilir) ama emre'nin rakip oyuncuya küfür ettiğine dair söylemler çokçaydı maç sonu yorumlarda...

    2. hafta (bkz: 24 ağustos 2019 istanbul başakşehir fenerbahçe maçı)
    * fener'in ilk yarıda kabak gibi ofsayttan attığı golü dakikalarca izleyip, 2 çizgiyi çekemeyip, bende sanki golü haklı çıkarmaya çalıştıkları izlenimini uyandırmaları, hayır bir yerden yakalasalar fırsatı değerlendirecekler hemen...

    3. hafta (bkz: 1 eylül 2019 fenerbahçe trabzonspor maçı)
    * maçın başından beri baskılı oynayan fenerbahçe'li oyuncuların topu her kaptırdıklarında rakip atağa çıkarken artık ersun yanal'ın klasik hali gelmiş taktiği olan basit fauller yaparak oyunu kesmeye çalışmalarını biz yemiyoruz da asıl dikkat etmesi gereken hakemler yiyor maalesef, bu da çıkması gereken sarı kartları, dolayısıyla takip edecek kırmızıları es geçmeleri anlamına geliyor. maçın yaklaşık 20. dklarında sağdan gelen trabzonspor atağında dirar kendisini geçen rakip oyuncunun omuz hizasından hızlıca çekip bıraktı, ve adım gibi eminimki muadillerinde aleyhimize çat diye kartla olay yerine koşarak gelen hakem(ler) bu pozisyona normal bir faul muamelesi çekti. aynı dirar nasılsa kartının da olmamasının rahatlığıyla 1-2 pozisyon sonra rakip oyuncularla dalaşabildi.

    özetle, belliki bu sene sıkça arkadan ittirilecek rakibimizin lehine yapılan bariz hataları karınca kararınca biz de gündemde tutabilmeliyiz. aleyhimize oluşturulan "kollandığımıza dair algıyı" elimizden geldiğince kırmalıyız. zira görülüyor ki rakipler, çoğu zaman maşa kullanarak (bkz: erol bedir gibi, bkz: hasan kartal gibi) bu yıl geçtiğimiz yıllardan daha fazla üzerimize oynamaya devam edecekler, ilk 3 hafta bunu net şekilde ortaya koydu.
    sonuç olarak, bu yıl kazanacağımız her maçın sonunda stadın önünde kamera ışıklarının önünde salya sümük ağlayan bir başkan görmeye hazır olalım.
    bu bağlamda, gerek taraftar gerekse de yönetim ve camia olarak oluşturulmaya çalışılan bu psikolojik algıya izin verilmemeli, her mecrada gerekli tepkiler uygun üslupla gösterilmelidir.