Türkiye Süper Lig 14. Hafta Karşılaşması
19:00 Ali Sami Yen Stadyumu
Yayın: Cine 5
3 - 1
  • 4
    hayatımda gittiğim ilk maç.

    https://www.youtube.com/watch?v=rpIabBShThc

    soğuk bir kış akşamı olduğunu hatırlıyorum. babamın elinden tutup stada girmişim. kale arkası tribünündeyiz, ama eski açık mı yeni açık mı hatırlamıyorum. küçücük çocuğum. boyum da yetmiyor sahayı komple görmeye. tribündeki o beyaz korkuluklardan var önümüzde, hani insanlar aşağı yuvarlanmasın diye konulan. onun yan tarafına tutunup, bir yandan da parmaklarımın ucuna kalkıp, insan kalabalığı arasından sahayı görmeye çalışıyorum.

    çubuklu formamız ve siyah şortumuz daha dün gibi aklımda. hani böyle bir imge çakılır ya insanın zihnine, aynı o şekilde sabitlenmiş. futbolcuların nefes alıp vermelerinden çıkan buharı dahi hatırlıyorum. sahayı görebildiğim kadarıyla aklımda kalan tek oyuncumuz 6 numaralı forması ve sarı saçlarıyla ufuk talay. hiç aklımdan çıkmaz o resim. rakip ceza alanına yakın bir yerde topla oynuyordu. ve oyunun yönünü sağ kanada doğru çeviriyordu.

    maçı kazandığımızı da hatırlıyordum ama skoru hatırlamıyordum. linkten maçı izleyince duygulandım. anılarım canlandı. ve ufuk'un 6 numaralı formayı giydiğini görünce de garip bir mutluluk oluştu içimde. o anımın sağlaması gibi, ona tutunmamın boşa gitmemesi gibi. kafamdakiyle gerçeğin bire bir örtüştüğünü görmek büyük bir haz verdi bana.

    üzerinden tam 24 sene geçmiş.
    babama hâlâ içten içe hep teşekkür ederim beni maça götürdüğü için. kimse unutmamıştır sanırım ilk gittiği maçı.
    kendime de sözümdür, bir gün çocuğum olursa ben de onun zihninde böyle bir anı oluşturacağım.
  • 5
    maç ile ilgili aklımda kalan en matrak olay, bursanın maçın sonlarında gelen gol sonrası(3-0 sonrası 3-1 yapan gol) , kapalının o yıl bursaspor un özellikle intertoto maçlarında attığı gollerden sonra yaptığı timsah yürüyüşüne istinaden makarasına timsah-timsah diye bağırmasıdır. yani alın gol attınız madem şimdi de timsah yürüyüşü yapsanıza minvalinde. o zamanlar iletişim bugün gibi anlık değildi, cep telefonu dahi sayılıydı ama gs tribününün maç içi refleks, makara, hazır cevaplılığı bir şekilde telepatikti. tanımazdık aşinaydık birbirimiz ama bilirdik nerede ne denileceğini veya yeni çıkan bestenin neyi ima ettiğini. sadece bir bakıştan çözülürdü durum. bugün hayatımıza bile yansıdı bu durum.