• 676
    farkı açtığımız buz gibi golümüz iptal edilmiş, hâlâ oyun eleştirisi yapılıyor. adamlar nizami golümüzü yediler, dönüşünde doğal olarak takım düştü ve saçma bir gol yedik. olmayan ofsayttan bile pasif ofsayt çıkarttılar, nizami gollerimizi pasif ofsayt ayağına çatır çatır yiyorlar. oyun olarak soğutup farka gittiğimiz dakikalarda momentumu hakem müdahalesiyle karşıya verdiler ama neyse ki kazandık. haftaya şikecilere çakıp işi bitireceğiz inşallah.
  • 678
    galatasaray'a net operasyon çekilen, çekilmeye çalışılan maçtır. rakibin 4 numaralı oyuncusunun sarı kartı varken iki sari kartı atlanmiştir. net golümüz verilmemiştir. maçı kazanmış olmamız bir şey değiştirmez. allah'ın adaleti şaşmaz. nefis bir ilk yarı oynadık. sane, yunus, sallai, icardi çok iyiydi. barış geçtiğimiz haftalara göre düşüktü. boey korkunç bir performans sergiledi. kayıpsız geçtik. 4 puana çıkardık farkı. derbide beraberlik ile 4 kazanırsak 7 puanla şampiyonluk garantilemiş olur. takımın iştahını beğendim. haftaya işi bitireceğiz.
  • 680
    ligin ilk yarısında kocaeli ve konya maçlarına benzer bir v.a.r operasyonunun sahnelendiği fakat bu sefer galatasaray düşmanlarının istediklerini alamadığı maç.

    kitabın tam ortasından konuşuyorum; bu maç dk 61 itibariyle 3-0 olmuştu ve bitmişti, bu gerçeği görmezden gelip boş beleş konuşanların hem vicdanında sıkıntı vardır hem de galatasaraylılığında. saha içinde kalmayı, oyun konuşmayı seven s* gitsin neospor, vole falan izleyip galatasaray düşmanlarına para kazandırsın.
  • 682
    sahada o kadar kötü bir gençlerbirliği takımı vardı ki bu maçın 1-2 bitmesi daha çok hakem katliamı ama biraz da galatasaray'ın paniği. gençlerbirliği golüne kadar 'yüreğimiz ağzımıza geldi' dediğiniz bir an hatırlıyor musunuz? ben hatırlamıyorum, ikinci viteste rahat rahat maçı kazanıyorduk. gerçi bu maç 0-3'tü, çoktan bitmişti, bakın burasını tüm galatasaray camiası şapkasını önüne alıp düşünsün. bu böyle gitmez. ama bu maç 0-2'ye geri getirilmişken ve 1 dakika sonra golü yemişken de orasını da okan buruk düşünmeli. kesinlikle okan buruk eleştirisi değil bu. ama yine paniğimiz yüzünden gerçekten çok kötü bir takıma az kalsın puan veriyorduk. hakemler, organize şebeke bu kadar kötü etkilendiğimizin farkındalar. ligde bu gençlerbirliği kadar kötü takım 3-5 tane var. geri kalanı bizi hakem kırmışken puanı alırdı. okan hoca bu sezon çokça yaşadığımız bu kırılmalar karşısında takımını daha hazırlıklı kılmalı. evet galatasaray yönetimi görevini yapmıyor diye galatasaray futbol takımına laf söylüyorum. ama inanın taraftar olarak artık çaresiz kalıyorum. o yüzden önce allah'a güveniyorum, sonra bu takıma güvenmek istiyorum.

    çok çok kritik bir 3 puan aldık. hedefe iyice kilitlenmenin tam zamanı ki artık önümüzde bir final var.
  • 683
    normal şartlarda çok daha rahat bitecek bir maçtı. dakika 60'a kadar bizim takımda üretkenlik çok iyi olmasa da isteği ve ciddiyeti beğenmiştim. sonra saçma sapan bir gol iptali ve devamında yenilen golle bir krize girdik.

    devamında takım biraz gerilse de pozisyon vermeden kazandık çok şükür. en az fenerbahçe maçı kadar kritik bir maçtı. şu volkan'ı sevindirmedikleri için bile teşekkürler.
  • 686
    90+1'de ceza sahası içerisindeki tam 7 gençlerbirliği topçusu ellerini kaldırıp penaltı bekledi: https://gss.gs/bst.png
    aha bittik, bu kadar kişi itiraz etmişse hakem de illa ki o penaltıyı verir dedim. gençlerbirliği topçularının itirazlarına o stresle o kadar ikna oldum ki, hani kesin ele değimiştir ama umarım el açık değildir dedim kendi kendime.

    itiraz ettikleri pozisyonda davinson, ellerini arkadan bağlamış: https://gss.gs/8p2.png
    top da göğsüne çarpmış: https://gss.gs/tIe.png

    onun öncesinde de 60. dakikada net golümüz pasif ofsayt nedeniyle iptal edildi: https://gss.gs/G7l.png
    https://gss.gs/MKz.png
    https://gss.gs/Hay.png

    yunus ofsaytta değil ve rakibini engelleyecek bir harekette de bulunmuyor. normal ofsayt, pasif ofsayt, aktif ofsayt, biseksüel ofsayt...
    hiçbir şey yok ama iptal!

    türk futbolundaki sorunu işte bu resimlerde görebilirsiniz: sahtekarlık, ahlaksızlık, liyakatsizlik...
    6 görselde türk futbolunun özeti.
  • 687
    bu maçta yapıyı size şöyle tarif edeyim. galatasaray her gol attığında 2-3 dakika bekledi hakem var'ı. ilk 2 gol de beklenecek bir şey yoktu. gençler gol attığında ise hakem 10 saniye bekledi başlattı sonra. sane'nin pozisyonunda ise 5 dakika beklendi. pozisyonda yunus konuşuluyor ama aslında bence başta var arkada sabit duran icardi'ye verebilir miyiz diye baktı bence. icardi top çıktığında arkada ofsaytta sabit duruyordu arkasından gelen oyuncu icardinin üstünden geçemeyeceği için yarım saniye felan zaman kaybetti. ha yetişemezdi icardi ile temas yok ama ama bunlar ona'da verebilirdi. çünkü bu yapı bir icat üretmiş. futbolun bugunu bulmuşlar. futbolda atılan organize gollerin en az %40 i böyle pozisyonlardan geliyor. bu yüzden her golde iptal edebilirler golümüzü. şimdi pozisyonu izleyin icardi'ye bakın.

    https://x.com/i/status/2045571099958694298
  • 689
    ben 2-0'lık skora rağmen stresten kaşınırken babamın ilk yarının son düdüğü çalar çalmaz "totnım küme düşüyormuş, yazık adamlara" diyerek 79. kanala* zapladığı fantastik maç.

    ondan sonra psikolojik üstünlüğü kaybettik falan diye ağlıyoruz.

    hadi bizim mental sağlık diye bir şey kalmadı ama bu adamları nasıl yeneceksin?

    adam 1963 doğumlu, 1973 şampiyonluğunu muhtemelen bir hafta sonra gazeteden falan okumuştur. yani 24 yaşına kadar beklemiş adam akıllı şampiyonluk görmek için. biz puan farkı 7'den 2'ye indi diye ağlayıp sızlıyoruz. adamlara bana mısın demiyor...

    bu da öyle bir maçtı işte, ligde uzun zaman sonra sadece yapmamız gerekeni yapmayı becerip istediğimizi aldığımız...
  • 690
    kocaelispor maçı’na göre daha konsantre bir takım görsek de söylemlerin altının dolmadığı bir başka maç. zaten 3-5 günde çok büyük değişiklik beklemek hayalcilik olurdu. takımdaki sorunlar aynen devam ediyor. basit pas hataları, bireysel girişimler dışında üretememe, orta sahadaki kırılganlıklar bu maçta da devam etti. galatasaray takımı içeride puan kaybı yaşadığın maçın ardından “artık tek maça düştük”, “yeni bir dönem olacak” diye lanse ettiğin, üzerine rakibin de puan bıraktığı noktadan sonra bu maçı 2 isabetli şut, 2 isabetli orta ile tamamlamaz. ikinci yarı kaleye isabetli şutu yok takımın. başakşehir daha geçen hafta bu takıma karşı 50’ye yakın rakip ceza sahasına girdi. 10’u isabetli 21 şut attı ve 3,79 xg üretti. maç 3-0 bitti ama kaçan 4 de net pozisyonları var. savunmaya dönüyorum 7 maçtır golü unutan rakipten gol yiyip, 11 şut izni verilmez. benim adıma dağ fare doğurdu yine. 3 puanın önemli olduğu haftalarda oyunu göz ardı edenler olabilir ancak şampiyonluk moduna girmemiz, iştah göstermemiz gereken bu tür maçlarda böyle uyutan bir futbol izlemek bana yeterli gelmiyor.

    not: işbu entry zaten yeterince ve haklı olarak eleştirilen hakem konusundan bağımsız yazılmıştır. orası facia zaten ancak futbolumuz da iyi sinyaller vermiyor.
  • 691
    gerçekte galatasaray'ın 60. dakikada 3-0'ı bulduğu ve farkı daha da artırmasının gayet olası olduğu maçtır. ama hacıosmanoğlu ve köpekleri yüzünden son yarım saati rölantide geçmek varken yine strese girdik. burada takıma ve okan buruk'a da söyleyecek fazla bir şey bulamıyorum açıkçası. bariz gol atıyorsun, var'da ailesine edilen küfür ve beddualardan zevk alan bir tane fenerli iptal ediyor. oyuncu da eeeh yeter lan diyebilir, insanlık hali.

    sonrası da jakobs, torreira ve barış'taki fiziksel düşüşün getirdiği suni gol ve baskı. kocaeli felaketinden sonra takımın verdiği reaksiyon ve bir saatte 3-0'ı alacak oyunu oynadıkları için kendi adıma teşekkür ederim.
  • 694
    hakem rezaleti yüzünden o akşam coşkuyla yazmam gerekenler bugüne kaldı.

    ilk golde sane'nin saha görüşü muhteşem. yunus harika bir tek dokunuş asisti yapıyor. açıkçası daha da abartıp hakkını verebilecek sözcük nedir bulamıyorum. çılgın bir asist. mauro'nun üst direğe çakışı muhteşem.

    ikinci golde yine sane'nin çılgın saha görüşü var.

    hakkımızın yendiği üçüncü golde ise sane'nin harika şutu tıpkı ilk gol gibi üst direkten içeri giriyor. hatta o akşam üst direkten içeri giren gollerin hazzı hakkında yazacaktım, bir maçta 2 tane yaşamak nasip oldu diye ama yaşatmadılar.

    yine de biz aslanlarımızla istediğimizi aldık. okan hoca değişiklik üstüne değişiklik yaparak hakemi de yenmek işini bir kez daha yaptı.

    sallai'nin omuz omuza mücadelede faul olmayan pozisyonda sarı kart görmesinden sonra çıkarılması da gayet yapılması gerekendi.

    son söz: konsantrasyon!
  • 695
    "yüksek enerji, birlikte mücadele beyler, birlikte mücadele.... ağustos ayından beri bak, herkes ailesinden uzak, herkes ailesinden uzak, ağustos ayından beri. 5 maç kaldı, 5 maç..." diye motive ediyordu takım arkadaşlarını soyunma odasında gençlerbirliği karşısına çıkmadan uğurcan çakır... evet, şampiyon olmak için, üç kulvarda da oldukça başarılı geçen bir sezonun finalini kupayla taçlandırmak için sadece 5 maç kalmıştı, 5 maçlık kısa bir turnuva oynayacaktı galatasaray...
    bu yolda da ilk rakip bu sene ikinci defa takımın başına gelen volkan demirel'in çalıştırdığı ve 9 maçtır kazanamayan ve 7 haftadır gol atamayan ankara'nın gençlerbirliği ekibiydi. maçlar haftada bire düşünce galatasaray'ın hazırlanması ve odaklanması için de geniş vakit vardı, teknik kadro rakibi iyi analiz ederken, ultraslan da taraftara açık olan idmana gelip oyunculara "baklava" armağan ederek desteğini gösteriyordu. sebahattin (reis) şirin'in idman sahasında topçularla megafonla konuşması kimi çevrelerin eleştirini alıyordu da avrupa'da bunun örneklerini sıkça rastlarken, galatasaray tribünü de kimi zaman iyi niyetle kimi zamanda "uyarı" mahiyetiyle florya ziyareti çok kere yapmıştır, bu defa da kocaelispor'a kaybedilen iki puandan sonra sosyal medyanın linçlediği teknik ekip ve topçulara güvenlerini gösterip, desteklemişlerdi ki ankara'da bu "özgüveni" sarı-kırmızılı oyuncularda açıkça görürken, maçtan sonra barış alper yılmaz'ın ısrarla tribüne gidip ultraslan bayrağını isteyip saha ortasında dalgalandırması bu minnetin göstergesiydi.

    ev sahibi de hazırlanmıştı belli ki galatasaray maçına da, saha içinden çok saha dışına odaklandıklarını galatasaray taraftarına 5 bin 200 liralık rekor bilet fiyatı uygun görerek gösteriyorlardı. "futbolu seven bir galatasaray taraftarı gençlerbirliği deplasmanı için 5 bin 200 liraya bilet almayı anlayışla karşılayabilmeli. galatasaray’ın osimhen’e verdiği bonservis bedeli bizim bütçemizin tamamı. geriye bize bu maçlardan gelir elde etmek kalıyor." diye de pişkince kendilerini savunabiliyordu ankaralı yöneticiler. peki "sol görüşüyle" bilinen kara kızıl taraftar grubu bu "soyguna" ne dedi? sessizce çalılıklar arasından kaybolup gittiler...

    biz yeşil sahaya dönersek, bir hafta evvel kocaelispor maçında yapmadığını yaptı okan buruk ve kaptan ıcardi ile başladı forvet hattında, durum böyle olunca da ideal düzenine döndü, barış ve sane kanatlarda oynarken, sallai de çok daha iyi olduğu sağ beke geçiyordu. kalede uğurcan yer alırken, sanchez ve abdülkerim stoperde, jakobs sol bekteydi. lemina kulübede torreira sahadaydı ve partneri sara olurken, yunus ise mertens sonrası sıkça denendiği 10 numara görevi alıyordu. "maça fırtına gibi başladı" deyimini bir çok spikere kullandırırcasına golle başladı galatasaray, sane'nin kanattan içe yönelip yunus'a topu yollaması, onun da ıcardi'ye ayak dışıyla pası ve "fox in the box" mauro en sevdiği işi yapıyordu: gençlerbirliği:0-galatasaray:1...

    topu galatasaray'a verip, çok adamla savunma yapmayı amaçlamıştı volkan demirel ve ilk dakikada geriye düşmesine rağmen oyun düzeni bozmadı, katı bir savunma yaptı ve galatasaraylıların pas bağlantılarını sürekli kapattılar. bu durumda da abdülkerim ve sanchez orta saha cıvarında bolca pas yapıp, bir "boşluk" aradılar ama istediklerini bulamayınca, kanatlardan ortalarla ikinci golü aradı deplasman ekibi ki jakobs'un ortalarında birinde yunus'un altı pasta şutunu son anda savunma ayak koyarak önlerken, barış'ın kafa yerine omuzla vuruşu da auta gidiyordu. ilk onbirde başlamakla birlikte golü de bulmanın morali ile ıcardi sahada liderliği alıyor, takım arkadaşlarını yönlendiriyor ve pazu bandının hakkını verirken, yine sane'nin ara pasında bu kez sara ceza sahası içinde topla buluşup yunus'a kariyerinin en kolay gollerinden birini attırıyordu. ilk yarım saat biterken galatasaray iki farklı öne geçmişti. soyunma odasına üç farklı da girecekti de ıcardi'ye ceza sahası içinde yapılan bir penaltı pozisyonunda hakem devam derken, bir dakika sonra da arjantinli sane'nin yine harika pasında topa vurmadan savunma son anda araya giriyordu.

    ev sahibi ilk devre kalesini korumakla o kadar meşgüldü ki galatasaraylı gökdeniz gürpüz'ün abisi göktan'ın auta giden serbest atışı, tongya'nın uzaktan uğurcan'da kalan şutu ve zuzek'in auta giden kafası dışında pozisyon bulamamıştı rakip kalede.
    göztepe deplasmanında ikinci devrenin başında üçüncü golü atıp fişi çekememişti galatasaray ve maç sıkıntıya girmişti, aynı durum bir hafta evvel iç sahada kocaeli karşısında olmuş ve yenilen golle bir puana razı olmuştu, ankara'da ev sahibi çok "uyanmadan" sane'nin getirip, yunus-sallai paslaşmaları sonrası tekrar alman topçunun filelerde son bulduğu golle maçın finalini yaptı okan buruk'un takımı ama memleket sahalarında bir ilk de yaşanıyordu. golü atan sane hiç bir şekilde ofsayt değilken, var'ın yarı otomatik ofsayt uygulamasına pasif pozisyondaki yunus için çizgi çizdirildi ve sistem gençlerbirliği savunmacısını kendi kalesine daha yakın olduğunu tespit etti. hakemin gol verdiğini düşünenler fena halde yanıldılar ve var ekranına çağrılan batuhan kolak nizami golü iptal etti. koceali deplasmanı, konya deplasmanı ve şimdi de ankara'da galatasaray'ın attığı goller "pasif" alanda oyuncu olduğu gerekçesiyle geçersiz sayılıyordu da bu kez hiç bir galatasaraylı oyuncu rakiplerinden daha yakın değildi kaleye...

    böyle bir golün iptal edildiğini gören okan buruk, ikinci devrenin başında faul dahi olmayacak pozisyonda sallai'ye çıkan sarı kartı da hesap edince, maçın geri kalanında sahada futbol dışı etmenlerin olabileceğini hesap edip macar topçunun yerine boey'i oyuna alırken, rakip de yaptığı oyuncu değişiklikleri ile galatasaray kalesine daha cesurca gelip, niang ile farkı tek sayıya indiriyordu. trabzon ve kocaeli'den sonra bir kez daha jakobs'un kanadından gelmişti golün pası.

    sara ve ıcardi'nin kenara gelip lemina ve lang değişiklikleri ile oyunu tekrar tutmayı arzu eden okan buruk rakibe kayda değer tehlikeli atak vermezken, 78de torreira'nın eskilerin deyimiyle "dömivolesi" direği yalamasa uzun yıllar jeneriklerde izleyebilirdik. ve beş dakika sonra yine sane'nin akıl ve klas dolu pasında yunus oldukça rahat pozisyonda fileleri bulsa maçın finali çok daha erken olabilirdi de olmadı, hem taraftara hem de takıma gereksiz bir 10 dakikalık stres yaşatmış oldu genç topçu.

    cuma günü fenerbahçe'nin kendi sahasında rizespor ile berabere kalıp iki puan kaybı ile tekrar en yakın rakibinden 4 puan önde olan galatasaray, 26. şampiyonluk için son dört maça odaklanırken, hafta içi kupada oynayacağı gençlerbirliği maçında rotasyonlu bir kadro ile çıkmayı planlarken, tüm dikkatler sami yen'deki derbide olacak... herkesin ilk beklentisi, ki her ne kadar bu sene bulmakta güçlük çeksek de, düzgün bir hakemin maça atanması, gerisini zaten galatasaraylı topçular hallederler...

    kaynak ve maçtan fotoğraflar: https://ultrasmovement.blogspot.com/...i1-2galatasaray.html
  • 696
    bu maçta video yardımcı hakem ile orta hakem arasındaki konuşmalar aşırı şekilde cıvık. normal kosullarda oyuncu ve takım isimleri telaffuz edilmez var konuşmalarında. forma rengi ve forma numarasi kullanilir. video yardimci hakem burada net şekilde galatasarayli oyuncu tabiri ve yunus'un ismini kullanıyor. orada yunus'un ofsayt olup olmadığını tespit etmek veya pozisyona yunusun etkisini hakeme sorma ihtiyacı hissetmek tamamen zorlama ve art niyetli.
App Store'dan indirin Google Play'den alın