normalde heyecan yapan beni hiç heyecanlandırmamış maç. çünkü 20 senedir galip gelememizin sebebi şansızlık filan değil, gözümüzde çok büyütmemiz ve beceriksizliğimiz. akhisar her sene orada galip, başakşehir her sene galip, bursaspor kaç kere yendi. trabzonspor bile kaç senedir yenilmiyor. üst düzey avrupa takımları gelip tokatlayıp tokatlayıp gidiyorlar. 1 tane şansız yersin, 2 tane şansız yersin sorun yok. fakat sen iyi takımsan 3 tane de atarsın. galip gelmek için 3 tane gol atmamız lazım. yani çatır çatır oynamamız lazım. mesela yakın tarihte çok rahat galip gelebileceğimiz bir maç vardı (bkz:
12 mayıs 2013 fenerbahçe galatasaray maçı). bu maçtan 6 gün önce şampiyon olmuştuk, dolayısıyla 3-4 gün futbolcular barlardan çıkmadı, hoca cezalıydı, burak gibi sahada ne yaptığını bilmeyen umursamaz ve yorgun futbolcular vardı, sonuç yine mağlubiyet. yani şansızlık filan değil bu, çok net becerisizlik. ayriyeten güvenmediğim futbolcular var:
sakatlıktan yeni dönmüş
fernando francisco reges,
taraftarın ayılıp bayıldığı
younes belhanda - sofiane feghouli ikilisi*,
yaşlanmış
selçuk inan,
ve dakika almasından korktuğum
yasin öztekin.
gibi gibi güvenmediğim futbolcular var. rakip sert oynuyor ve
bülent yıldırım buna müsaade eden bir hakem. rakibin avantajları geçmişten gelen özgüven, seyirci, hava hakimiyeti, ikili mücadele, takım defansı, orta sahası ve de en önemlisi ölüm kalım maçı olarak görmeleri. yani bu maç tarafsız sahada da olsa kolay bir maç değil. dezavantajları ise
aykut kocaman ve onun kısmen kısır futbolu. berabere kalırsak kötü değil. galip gelirsek de çok geç gelmiş bir hakkaniyet olur. güzel ve seyir zevki olan, ve ertesinde sadece ve sadece futbolun konuşulduğu bir maç olur umarım. herkese iyi seyirler.
https://www.youtube.com/...e=youtu.be&t=124