UEFA Şampiyonlar Ligi 4. Hafta Karşılaşması
0 - 0
  • 1
    lucescu'nun ilk sezonu şampiyonlar ligi ilk grup maçlarının dördüncüsü. bu maça kadar monaco ve glasgow rangers'ı yenip sturm graz'a yenilmiş, 6 puandaydık. ibrox park'ta oynanan ve 0-0 sonuçlanan bu maçla puanımızı 7'ye çıkarıp deplasmandaki monaco maçını beklemeye başladık. çok pozisyonlu bir maç değildi. tek akılda kalan hagi'nin oyundan çıkarken lucescu'ya gösterdiği tepkiydi. comandante kendisine elini uzatan luce'nin elini sıkmamıştı.
  • 3
    adım adım zafere: 0-0

    aslanlar gibi savaştı, glasgow’da ilk deplasman puanını aldı. grupta büyük avantaj yakaladı ve galatasaray hedefine biraz daha yaklaştı. ilk yarı üstün oynadı, ancak pozisyon bulmakta zorlandı. ikinci yarı rakibin baskısını kıramadı ve cim bom kalesinde tehlikeli anlar yaşadı

    yine zirvede kaldı

    yılmadı. 50 bin kişinin önünde oyuna cesur başladı. aslanlar gibi mücadele etti. özellikle ilk yarıda oyunun kontrolünü elinde tuttu, glasgow rangers’a zor anlar yaşattı. ve g.saray, istanbul’daki ilk karşılaşmada yendiği rakibi karşısında iskoçya’da çok önemli bir puan aldı. liderliğini korumayı bildi, grubu lider bitirme yolunda önemli bir engeli aştı.

    önemli bir puanı aldı

    cim - bom maça hızlı başladı. ilk yarıda kontrolü bırakmadı. zaman zaman pozisyon yakaladı, bunlardan yararlanamadı. ikinci devrede tugay’ın liderliğindeki glasgow rangers ataklarını sıklaştırdı. önce popescu, sonra da taffarel kahramanlaştı, iskoç takımı geçit bulamadı. bir puanı kurtaran g.saray, şampiyonlar ligi’nde bir üst tur için avantaj sağladı.

    bu grup bir bilmece

    g.saray teknik direktörü mircea lucescu, “glasgow’da puan almamız gerekiyordu. bunu başardık. ama bu sonuçla fazla bir şey değişmedi. bir üst tur için monaco’yu yenmeliyiz" dedi. rumen hoca, “herkesin köy takımı dediği graz, monaco’yu yendi. onların da şansı sürüyor. o nedenle bu grup bir bilmece" diye konuştu.
    glasgow rangers karşısında puanı hakettiklerini belirten lucescu, “oyunun kalitesi izleyenlere hoş gelmeyebilir. ancak olağanüstü maç oldu. daha iyi futbolu zemin engelledi" yorumunu yaptı. lucescu, “parma, psv eindhoven bile glasgow’da kaybetti. burada, bu sahada kazanmak çok zor" ifadelerini kullandı.

    hagi isyan etti

    oyundan alınmasına sinirlendi, terör estirdi. rumen yıldız zor sakinleştirildi
    galatasaray’ın rumen oyuncusu hagi, glasgow rangers karşısında ikinci yarıda oyundan alınınca adeta kıyameti kopardı.
    hagi, kenarda kendi numarasını görünce saha içinde el kol hareketleriyle isyan etmeye başladı.
    sonra elini sıkmaya gelen bülent’i tersledi. kulübede ise bu kez teknik direktör lucescu’nun tebriğini reddetti.
    hagi, karşılaşma boyunca da takım arkadaşlarını sürekli azarladı. ayrıca glasgow seyircisi maç boyunca top ayağına geldiğinde hagi’yi ıslıkladı.

    ‘o 36 yaşında’

    galatasaray teknik direktörü lucescu ise hagi’yi oyundan almasıyla ilgili olarak, “o 36 yaşında. üç günde bir maç oynuyor. bu zor iş. yorulmuştu" dedi.
    bütün futbolcuların maç bitene kadar sahada kalmak istediğini belirten lucescu, şöyle devam etti:
    “hagi ve jardel de öyle isteyebilir. bu nedenle alındıklarında tepkili olabilirler. bu benim için problem değil. takımın yararı gereği ikisini de oyundan aldım. o sırada glasgow rangers yükleniyordu. o nedenle sahada kalmaları lükstü. bu yüzden değiştirdim. hagi’nin yerine giren okan da iyi oynadı."

    glasgow'da soğuk savaş

    iki hoca arasındaki gerginlik devam etti. glasgow teknik direktörü advocaat, lucescu'yu eleştirdi
    galatasaray ile glasgow rangers arasındaki maçtan önce hocalar arasındaki soğuk savaş dikkat çekti, iki hoca arasında istanbul'da başlayan gerginlik dün de devam etti.
    glasgow rangers teknik direktörü dick advocaat, galatasaray teknik direktörü mircea lucescu'yu eleştirdi.
    hollandalı hoca, lucescu'nun istanbul'da kendisine olan davranışlarını hayretle karşıladığını vurguladı ve "neden bunu yaptı, bilemiyorum. ama burada maçtan sonra elimi sıkmak zorunda kalacak" ifadelerini kullandı.
    lucescu ise advocaat'ın kendisini yanlış anladığını ve sözlerinin iskoç basını tarafından çarpıtıldığı iddia etti.

    glasgow'da beş eksik

    galatasaray'ın rakibi glasgow rangers dün sahaya beş eksikle çıktı.
    iskoç takımında cezalı olan amoroso'nun yanısıra van bronckhorst, mols ve wallace, numan yer almadı.

    maçın kahramanı

    popescu
    mükemmel oynadı. klasını bir kez daha kanıtladı, soğukkanlılıydı. savunmayı toparladı, takımını atağa kaldırdı. glasgow rangers ataklarını yerinde ve zamanında kesmeyi başardı, alkışları aldı. rumen futbolcu, iskoç takımının yıldızlarına kelepçeyi taktı.

    hakem analiz

    hata yapmadı
    oyunun kontrolünü hep elinde tuttu. sarı kartlarını gerektiği gibi kullandı. futbolcuları iyi sakinleştirdi. sonuca etki edecek bir hata yapmadı. glasgow rangers seyircisinin tepkisini aldı ama 50 bin kişinin sesini duyammazlıktan gelip, tecrübesini gösterdi.

    iz bırakanlar

    taffarel: tecrübesini alıp, kale direklerinin arasına koydu. ikinci yarı tek başına oynadı. savunmasına güven verdi. iyi paslar dağıttı.
    hagi: sinirinden, öfkesinden ne yapacağını şaşırdı. herkesle kavga etti, sonra oyundan çıktı. ama o çıkınca galatasaray'da hücum sıfıra indi.
    hasan şaş: hiç bir şey yapmadı. maç boyunca gezindi, durdu. jardel'e ayak uydurdu. ama zaten yanlış yerde oynadı.
    jardel: sabit ve etkisizdi. bir kere pozisyona girdi, onda da çuvalladı. takımı eksik bıraktı. bir tek hava topu bile alamadı.
    ergün: yorgun olduğu belliydi. ama iyi mücadele etti. çok top kaybetmesine rağmen görev adamıydı. ikinci yarı savunmaya iyi destek oldu.
    tugay: sahanın en iyilerinden birisiydi. çok yüksek bir isabetli pas yüzdesiyle oynadı. hem savunmada, hem hücumda etkiliydi.

    graz'dan iki yumruk

    şampiyonlar ligi'nde galatasaray'ın da bulunduğu d grubu'nun diğer maçında avusturya temsilci sturm graz, evinde fransız monaco'yu 2 - 0'la geçti. graz'da 15 bin kişinin izlediği karşılaşmanın ilk golünü 40. dakikada schopp kaydetti. ikinci yarının sonlarına yaklaşılırken, 88. dakikada schopp'un ayağından bir gol daha kazanan sturm graz, ikinci galibiyetini alarak, puanını altıya yükseltti ve üçüncü sıraya yerleşti.

    http://www.milliyet.com.tr/.../10/18/spor/ags.html
  • 6
    maçin hakemi markus merk'ti. merk'in bizi yakmadigi nadir maçlardandi bu maç. istanbul'da aldigimiz galibiyet sonrasi dogrusu ben beraberlige raziydim. nitekim maç sabaha kadar da oynansa popescu ve taffarel'in o oyunlariyla gol yememiz imkansizdi. lucescu'nun maç esnasinda hagi ve jardel'i cikarmasiysa anlasilir gibi degildi. yerlerine okan ve marcio girmisti. hadi hagi degisikligi yine anlasilir bir sey zira yorgundu, okan ile orta sahayi kuvvetlendirmek istedi denebilir (ki o gun boyle dusunmuyordum) ama jardel'in cikip yerine yine defansif katkisi cok sinirli olan marcio'nun girmesinin mantigini isvicreli bilim adamlari bugun bile arastiriyor. dakika 88 tamam, belki oyunda kalsa da gol atamazdik ama ne bileyim abi, jardel bu, ters bir top gelir kaleye gonderiverir. bilemezsin ki.

    bu arada bu maçta tugay kerimoglu rangers formasi giyiyordu. hala bir sezon once devre arasinda iskocya'ya gidip uefa sampiyonu olamamasina hayiflanirim ben.

    (bkz: tarihte bugün)
  • 9
    üzerinden neredeyse tam 20 sene geçen şampiyonlar ligi maçlarımızdan biri. bu dönemlerde şampiyonlar ligi grup aşaması 2 etaptan oluşuyordu. ilk etapta sturm graz, rangers, monaco grubuna düşen galatasaray'ımız bu gruptan 8 puan ve 2 li averaj ile rangers'in önünde 2. sırada grubundan çıkarken, 2. etapta ise deportivo, milan, psg grubuna düşüyordu. bu zamanlar öyle zamanlar ki yemin ederim içerdeki milan,psg maçlarına giderken akşam bi şekilde kazanırız düşüncesiyle gidilirdi ali sami yen'e. bi deportivo maçından çok emin değildim çünkü deportivo o zamanlar gerçekten çok sağlam bir takımdı. bu gruptan da 10 puan toplayarak 2. çıkan galatasaray'ımız real madrid ile eşleşip turun 2. ayağında o efsanevi maçlarından birine imza atacaktı. şu 2 senelik çınar beşiktaşlıların çok çokta zor olmayan gruptan namağlup çıkarken yaşadığı (saygı duyarım iyi bir başarı ne olursa olsun) kasılmaları aslında bizim başardıklarımızın yanında inanın hiç bir şey değil. rangers, monaco, sturm graz, milan, deportivo ve psg ile gruplara girip ikisinde de 2. olmak her baba yiğidin harcı değildir.

    gelelim maça.. dediğim gibi o dönem özellikle içerde her maç favori olarak gördüğümüz galatasaray için nispeten daha kolay maçlardan biriydi çoğu kişinin gözünde. çünkü biz o zamanlar cidden iyidik ve rangers bizim kalitemizde değil düşüncesi ister istemez herkeste hakimdi. beklentilerimizin altında bir oyun oynamıştık ki ibrox'ta o atmosferde oynamak çok kolay değil. bu maçın bir diğer önemi ise eski oyuncumuz tugay kerimoğlu'nun galatasaray'a karşı forma giydiği 2. maç olmasıydı. açıkcası beklediğimden de hırslıydı tugay. dengede giden ve taraftarlarının da gazıyla zaman zaman klasik bir ada deplasmanı haline bürünen maçtan, çok net pozisyonumuz olmadan rangers'a da 1-2 net pozisyon vererek 0-0 beraberlikle ayrılmış rangers'a karşı 2 li averajda avantaj sağlamıştık. ayrıca rangers taraftarının hagi'nin ayağına gelen her topta onu ıslıkladığı ve ciddi anlamda moralini bozduğu gibi bir şeyler de var aklımda. gerçi jardel'e yine 1-2 harika top atmıştı. şimdi yıllar sonra o çekindikleri ve ıslıklardıkları adamın oğlunun ayağına bakacaklar. güzel ve değişik bir detay.

    umarım tarih tekerrür eder ve maç 0-0 bitmese de rangers'ı saf dışı bırakmış bir şekilde avrupa ligine devam ederiz. benim için tam bir şampiyonlar ligi maçı seviyesinde geçecek bu maç. ayrıca çoğunluğu aksine ben taraftarlarının olmasını da isterdim. öyle güzel atmosferlerin deplasman oyuncusunu bile ciddi anlamda motive edip keyif verdiğini düşünenlerdenim.