• 5
    ömrümden en az 5 yıl alan dakikalar. o arada bir de özhan başkan kalp krizi geçirmese diye aklımdan geçiyordu. bittikten sonra yere oturup ağlamaya başlamıştım. inanılmazdı. ama en güzeli o şampiyonluktan sonra gsstoredan aldığım formamla elimde gsstore poşeti ile beraber bağdat caddesinde salına salına yürümemdi. fenerbahçe'de oturuyorsanız * * böyle anlar daha bir kıymetli hale geliyor.
  • 8
    "3 senelik çile bittiğinde..."
    "16 dakika beklendiğinde..."

    kafa dümdüz oluyor, hisler prangalardan boşanıyor.
    böylesine şampiyonluklar nasıl hislerdir?

    o gün o mabedde eski açıkta, bir sezon boyunca yağmurda
    çamurda her maçına gittiğim, takımımın aleme inat bir inançla
    şampiyonluğu göğüslemesi ile...

    kaç dakika mı ağladım?

    gözlerimde tuz ile su bileşeni kalmamıştı
    dökecek.

    boğazımda tel kalmamıştı ses verecek...

    ah be sarı kırmızı...

    ben sana öylesine aşığım ki...
  • 9
    çanakkale- izmir yolunda lan artık bitir 16 dakika uzatma mı olur diye bağırdığımız o 16 dakikanın bitiminde, sevinçten az daha otobüsün devrilmesine sebep olacağımızı fark edemediğimiz unutulmaz uzatma dakikaları.

    o yolculukta unutmadığım bir olayı da anlatmak istedim.okul gezisi kapsamanında çanakkaleye giderken yanımda oturan kızın hasta fenerli olduğunu farkettim. iki gun karşılaşmadık bile doğru duzgun. izmir'e dönüş gunun sabahı ki akşama şampiyon belli olacak, ben sadece bilekliğimi takmış arabaya binerken bu arkadaş adı gizem di galiba fenerbahçe formasını giymiş yanıma gelip ya hala umudunuz var mı ? demiş bende erken öten horoz hikayesini bilir misin demiştim. malum maç denizli ile. neyse , yola çıktık dort bir yaka fenerbahçe bayrakları ile dolmuş, sarı lacivert her yeri kirletmişti. dönüş yolunda cunda adasında yemek yerken maçlar başlamış herkes pür dikkat izlemekteydi. yola çıkmak gerekiyordu maçın devamını mecburen dinlemek zorunda kaldık biz beş inanan en arka koltuğa oturup hadi aslanım falan derken, bizim maç bitti fenerbahçe maçını dinlemeye devam ettik. fenerli arkadaş önce kızarmaya sonra bozarmaya en sonunda da morarmaya doğru yol alırken hakem maçı bitirdi. ve şampiyon galatasaray ... tam nolduuu? demek için gizemin yanına gittiğimde telefonda babası ile konuşuyordu;
    - ağlama baba seneye alırız ? kendide ağlıyo tabi.
    telefonu kapattı bana baktı uzun süre suskunluktan sonra kına yakın artık dedi
    unutmuyorum unutamıyorum be. formaların yavaşça çıkarılışını ağlayışları unutamıyorum ...
    (bkz: fenere yapılan en güzel kapak )
  • 10
    upuzun bir 16 dakika. aynı saatlerde başlayan iki maç, hemde şampiyonu belirleyecek olan iki maç, nasıl olurda bu kadar uzun zaman farkıyla bitirilir sorusuydu belki ilk akla gelen ama o uzun dakikalar, neredeyse ağır çekimin nasıl gerçekleştirildiğine canlı şahit olduğumuz, asla unutamayacağımız ve unutturamayacağımız dakikalar. sonunda sevinç, mutluluk, zafer, daha şu an bile aklıma gelmeyen birçok duygunun gözyaşlarını döktüğümüz 16 dakika işte.* *
  • 11
    yaz kış demeden stadda olsun, ekren basşında olsun kendisi destekleyenlere bir armağınıdır aslanlarımızın. maça gitmeyenlerin neden gitmediğini soranlara "ne gitcem amk zaten fener şampiyon olacak" diyenlere bir tokattir, sarı - kırmızı formayi, armayi gormeye gidenlere bir ödüldür. inancin sınandığı bir 16 dakikadir. bu aciyi cekenlere bir cennet vadedilmiştir. ertesi gün gazeteden haberi öğrenenler "aaa galatasaray mi şampiyon oldu?" diye yaban yaban sorarken stadda, tv de salya sümük o anı yaşıyanlar buraya yazacak bişeyler katmıştır hayatına, hayatta vazgeçmemeyi öğrenmiştir. babamin tv 'yi tutarak izlemesi hala aklimda sanki bir an tv uçacak da biz o andan mahrum kalacakmışız gibiydi. beni sonradan soylediler son dakikalari yere oturarak izlemişim. benim bu yaşıma kadar gördüğüm şampiyonluklar içinde en anlamlısıydı. yaşatanlara buradan bi kere daha teşekkür ediyorum.
  • 12
    gururdur o 16 dakika... sadece sene boyunca göstermiş oldukları mücadeleye alkış için gidilen stattaki gözyaşıdır... hiç tanımadığına sarılarak ağlamaktır... onurdur... ölesiye mutluluktur... içinden marşlar söylemek dualar okumaktır... kafanı ellerinin arasına alıp mondragon'a , hasan şaş'a bakmaktır... ömründen ömür gitmesidir...
    16 dakika sonrası ise sevinçten çığlık attığın derin bir sessizliktir aslında... gelecek nesillere anlatacağın bir galatasaray efsanesi dahadır...
  • 16
    yorucu bir günün ardından gidilen alışveriş merkezindeki bilimum mağazalara girip galatasarayımızın formasını diğerlerinin önüne geçirme, askıda karışık halde duran t-shirtlerden sarı ve kırmızı olanları yanyana dizip lacivertleri bir kenara ayırma gibi önemli görevimizdeki özverili çalışmalarından dolayı çok çok takdir ettiğim gsuser.**
  • 18
    o gün kumanda elimizde, trt'deki stadyum programındaki sunucu son 16 dakikayı heyecan içinde anlatıyordu. biz de aynı şekilde dinliyorduk. bir ara babam ''boşver dinlemeyelim'' dedi. sonrası ekranda şampiyon galatasaray yazısı bende bağırış çığrış. fenerbahçeli ablamın suratındaki ifade. hasan şaş'ın elindeki bebek ve babamın ''şimdi fırlatçak çocuğu'' sözü. tek hatırladıklarım bunlar hakim bey*
  • 19
    akla geldikçe o an yaşanılanlara geri döndürten galatasaray taraftarları için bitmeyen dakikalardır.

    arkamdaki adamın kulaklıklarından birini kardeşime vermesi. onun ''appi a ohhhh'' demesi. benim sinirden bir yandan ağlarken bir yandan ''ulan ne diyorsun a oh adam gibi söylesene ne oluyor ne bitiyor''lar içinde kendisini yumruklamam.

    vay arkadaş gece gece gerildim.

    (bkz: ulan gaassaray)
  • 20
    kapali üstte, yeni açiga daha yakin bolumde bekledigim süredir. diger renktaslarimi bilmem ama benim sampiyonluktan hiç umudum yoktu o gun. sonrasinda kiminle konustuysam, ben biliyordum sampiyon olacagimizi diyor. ben bilmiyordum. yalan yok. sadece ve sadece onuruyla mucadele eden takimima tesekkur etmeye gitmistim maça. hatta adetim olmadigi uzere maça yalniz gitmistim. yanimda tanidigim kimse yoktu. maç içinde iki-üç kere denizli'nin gol attigina dair soylentiler, sevinçler olusmus, bunlarin asparagas oldugu ortaya cikmisti. bir onumdeki sirada hemen çaprazimda bir abinin kucuk bir radyosu vardi. her yanlis gol tevaturunden sonra o abi, durun durun gol mol yok amina koyim, diye bize gerçegi soyluyordu. ulan diyordum, atar kesin bunlar bir tane. ne yapalim ki atarlar. yapacak bir sey yok. ve derken yeni acikta korkunc bir sevinc gordum. radyolu abi bir sey demiyordu. gozum, kulagim ondaydi. ve derken eleman kapalinin yarisinin duyabilecegi bir sesle gol diye bagirdi. uc sira one dustum. tanimadigim kaç kisiyle sarildim bilmiyorum. birbirini openler, aglayanlar, dua edenler, sukredenler... biz tribundeki hasan saslardik. inanamiyordum hala. ve bizim maç bitti. o 16 dakika basladi. tabii o zaman bilmiyoruz daha on alti dakika oldugunu. once alti diye duyduk. o altinin ikisi gecmisti ki, on dakika dediler. o arada fener golu atti. bitmiyordu mac. sahada agliyordu birileri. tribunde agliyordu birileri. ulan diyordum su halimize bak, takim sampiyonluga gidiyor, tribunler agliyor. radyolu abi kaybolmustu. kaç sigara içtim acaba o sirada? sigarasi olmayanlara ikram ettim. son tekimi almadilar sagolsunlar. neler dusundum neler? sevgilimi arayayim dedim. zaman gecer. ama yok. o sirada gol yese denizli, ugursuz diye ondan ayrilmam gerekecekti. anlatamam sana o dakikalari sozluk ama sen anlarsin, sen de yasadin cunku o anlari. hani buyukler anlatiyor ya 14 sene bekledik biz diye. biz de 16 dakika bekledik ama diyesim geliyor. o 16 dakika bittiginde, ben artik eski ben degildim. hep haklinin kazanacagina inanmistim ama iste bugun bu iyice dramatik bir sekilde gerceklesmisti. ne diyeyim ki simdi ben? seni sevmeyen ölsün!
  • 24
    o 16 dakika hic gecmek bilmedi..bizim evde digiturk olmadigindan o macta bizim evin arkasinda cafe tarzi bi yer vardi ,cafenin televizyonu da benim odanin camindan bakinca gozukuyordu..disarida mac izleme aliskanligim olmadigindan cogu maci izlemem o maci da benim odanin camindan cafenin televizyonuna bakarak izlemistim..denizli 70. dakikaya dogru gol atti 1-0 oldu zevkten ve heyecandan ne yapacagimi bilemedim iceri gittim bizimkilere soyledim sonra yine maci camdan izlemeye koyuldum bu sefer sonlara dogru fener gol atti 1-1 oldu..zulum dakikalari basladi pozisyonlari da goremiyordum.. ustune asagida cafedekilerin birbirleriyle kufurlesmeleri, cafedeki tansiyonun tavan yapmasi galatasaraylilarin allahim ne olur mac bitsin artik sozlerine, fenerlilerin buyuk kizginliklarina, hayalkiriklilklarina, 16 dakika boyunca sahit oldum..ve sonuc.. muhtesem bi mutluluk cosku ve guzel bi kutlamayla bitti..o gun de gunlerden galatasaraydi.. hic umulmadik bir seydi 49 yillik lig tarihinde son haftada lider degismis ve sampiyon olmustuk ..
  • 25
    o gün şampiyon olacağımıza hiç inanmıyordum fener ne yapar ne eder denizliyi yener diyordum. beşiktaşlı arkadaşımla fener maçını izlemeye gittik etraf fenerli diye ılık ılık takip ediyoruz maçı. neyse denizli golü attı meğer mekanda ki herkes galatasaraylıymış:) herkes gol diye bağırmaya başladı. bizim maçın 3-0 olduğunu öğrendik tamamen fener - denizli maçına konsantre olmuştuk. uzatma dakikalarını gösterince şok olmuştum tam (bkz: 16 ) dakika yazıyordu tabelada! tuncayın golüde gelince aha dedim bi tane daha atar bu ipneler. zaman geçmek bilmiyordu bitmiyordu 16 dakika! en sonunda bitmişti maç şampiyon olmuştuk hala inanamıyordum. bağıra bağıra caddeye çıktık baktım her yer galatasaraylı dolmuş:) şehir merkezinde onlarla beraber bir tur atıp evde votka içmeye gitmiştim:)

    edit: (bkz: metin olmak) uyarı için teşekkürler:)