• her yerde başladılar yine 2-0 kaybederiz, 3-1 kaybederiz, 5 olur diyenler. twitterda timelinea bakmıyorum artık. sorarsan ters totem yapıyor bazıları.
    farkında değiller ki bütün taraftarın zihnine yenilgiyi yerleştiriyorlar, yenilgiyi alışkanlık haline getiriyorlar. bakın az kişiden bahsetmiyorum. milyonlarca galatasaray taraftarının fikrinde "bunlar yine bizi yener" var.
    bir ara sınav sorusu olarak çıkmıştı ya galatasaray'ın fenere yenilmesi "öğrenilmiş çaresizlik" diye de hep beraber küfür kafir saldırmıştık soruyu hazırlayanlara. ama işte bu öğrenilmiş çaresizlik "bunlar bizi yener" diyenler yüzünden oluşuyor.

    aslında "öğrenilmiş çaresizlik" denen şey bir illüzyonu anlatır. gerçek olmayan bir şeyi gerçek gibi kabul etmenin ifadesidir. meşhur bir hikaye var bu konuyla ilgili : "bilimadamları, pireleri 30 cm yüksekliğindeki fanusa koyar. zemin ısıtılır. sıcaktan rahatsız olan pireler, zıplayarak kaçmaya çalışır.
    defalarca kafalarını cama vuran pireler, sonunda o zeminde 30 cm'den fazla zıpla(ya)mamayı öğrenir.deneyin ikinci aşamasında tavandaki cam kaldırılır. zemin tekrar ısıtılır. pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplar! üzerlerinde cam yoktur; daha yükseğe zıplama imkanları vardır ama buna cesaret edemezler. çünkü engel artık zihinlerindedir."

    işte bu bir illüzyondur. kimi çıkar bunları yeneriz de hakemleri nasıl yeneceğiz der, öteki çıkar fener balı der, diğeri muslera yok der...bitmez bunlar.

    nasıl işliyor bu onu da anlatayım. fenerli bir öğrencim vardı. 2011-12'de asy arenada 2-1 kaybettiğimiz maç sonrası aramızda bir konuşma geçti.
    fbli: geçmiş olsun captano
    c: niye ki?
    fbli: dünkü maç için
    c: haaa, eyvallah.
    fbli: ama belliydi
    c: nasıl yani (o anda kafasını kolozete sokmak istedim)
    fbli: siz tek kale oynayıp atamayınca bizim atacağımız belliydi, hep yapıyoruz bunu.

    mevzuyu anladınız mı? milyonlarca fenerli heyecanlansa bile "biz bunları yine yeneriz" diye düşünüyor. aynı şekilde milyonlarca galatasaraylı da "ulan tek kale oynuyoruz ama bunlar bizi yener" diye düşünüyor. maç sonunda ne oluyor peki? herkes haklı çıkıyor. aferin.
    bu anlattıklarımı inception'ı izleyenler daha iyi anlar.

    geçen senelerde neden tutmadı peki? fatih terim gibi birine duyulan güven bütün taraftara bulaşmıştı da ondan.

    diyeceğim o ki;
    arsenal gibi bir devden uefa kupasını almış, real madrid gibi başka bir devin elinden süper kupayı almış bir takımın taraftarına bunu yapmayın. bize bunu yapmayın, galatasaraylılara bunu yapmayın.
  • deli sikmiş gibi lig başladığından beri fenerbahçe'yi izliyorum. bu yüzden kendi izlenimlerimle bazı istatistikleri sizinle paylaşarak ufak bir derbi analizi yapacağım.

    öncelikle alper potuk sarı kart cezalısı olduğu için oynayamayacak. kulübeden de dahil olsa, ilk on bir de başlasa fark yaratabilecek düzeyde hızlı bir oyuncu, bu açıdan orta sahada elimizde ufak bir avantaj var.

    fenerbahçe bu sezon kesinlikle güzel ve olumlu bir futbol oynamıyor fakat gerçekten çok baba bir mücadele örneği sergiliyor. sanki her maç bir ölüm kalım maçı gibi agresif ve ısıran bir takım kimliği var. takımın fizik gücü gerçekten çok iyi. girdikleri her gol pozisyonunu sanki bir daha gol atmak nasip olmayacakmış gibi değerlendiriyorlar. bu motivasyon durumu aslında 3 temmuz sürecinden beri var ve sebebini gerçekten bilmemekle beraber sanırım örselenmiş takımların daha agresif bir kimlik kazandığı iddiası ile açıklayabiliriz. (bkz: yaralı hayvan tehlikelidir) (bkz: fenerbahçe'nin bitmeyen mağduriyeti)

    defans kurgularındaki belirsizlik bizimle yarışacak düzeyde olmasa da hala tam oturmuş değil. banko gözüken isimler sol bekte caner, ortada egemen ve kalede volkan. ilk olarak bu isimlere bakacak olursak;

    volkan demirel: iyi bir sezon geçirmediği ortada fakat istisnasız her galatasaray maçına muhteşem konsantre oluyor ve çok iyi oynuyor. golcülerimiz ustaca hareket etmeli ve girdikleri pozisyonları kesinlikle affetmemeli.

    egemen korkmaz: ayağı iyi değil, tekniği yok vs. diye eleştirilse de savaşçı stoper kimliğine tam olarak uyan yapıda ve sakatlık sonrası kaptığı formayı hiç sırtından çıkarmadı. bu adamı iki şekilde mağlup etmek mümkün, ya kendisinden çok daha güçlü bir hücum elemanı olacak, ya da çalım yeteneği gerçekten çok üst düzey biri. bunun dışında öyle kolay kolay hava topu veren, adam kaçıran bir oyuncu değil. defansın sigortası bu adamdır. sıkıştığı zamanlarda çaktırmadan pislik yapmaktan da geri kalmıyor.

    egemen korkmaz'ın partneri: yobo 1 maç oynadı onda da vasattı, geçelim. bekir 4 maçta, alves ise 6 maçta 90 dakikayı tamamladı. alves bildiğiniz üzere bariz çirkef, agresif, tek hamleli, yavaş fakat mücadeleci, kafa toplarında ise egemen'den daha da iyi bir stoper. ilk geldiğinde çok pis oynuyordu fakat sonra biraz vasata bağlayınca yabancı sınırı mevzusundan ötürü yerini bir süre bekir'e kaptırdı. süper kupa finalinde bekir-alves defansı bizi baya zorlamıştı fakat o alves bu alves değil artık. öyle olmadığı için hata yapmaya ve kırmızı kart görmeye daha meyilli. bekir fena durumda değil fakat bizim maçlarda iyi oynuyor. adama kazma mazma diyoruz ama en azından bir standardı var ve her maç mücadele ediyor, ayrıca egemen'e göre daha hızlı ve teknik olduğu için tamamlayıcı özelliği bulunuyor. alves egemen'le aynı tip ve kendisini şöyle bir gösterip sonra yatış moduna geçti sanki. ismi ve cismi korkutucu gözüküyor biliyorum ama sanırım alves oynarsa daha iyi olacak. egemen - alves = servet - gökhan zan. dikkat!

    caner erkin: gelelim türk futbolunun son trollüne. çirkef oyun tarzı ile sol bekin değişilmez ismi olup hasan ali'yi kulübeye gönderdi. hücum düzeyi gerçekten üst düzey, hızlı ve adam geçebiliyor, eskiden bunları bu kadar yapmazdı ama bu sezon gerçekten formda. şöyle bir örnek vereyim, sol bekteki albert riera'nın biraz daha pırpır olanını düşünün. tam anlamıyla bu, haliyle bir eksiklik gözünüze çarpacaktır, defans bilgisi. bu adamın sol bekteki mahareti tehlikeli hücum bindirmelerinden ötürü rakibin sağ kanadını temkinli düzeyde tutması ve fazla ileri çıkarma konusunda tereddüt etmesinden ileri gelmektedir. yani ya sol bekte caner var, bindirmeleri çok iyi diye sağ kanada defansif yönü daha iyi bir oyuncu koyacağız, ya da sol bekte caner var, hücumu iyi de ileri çıkınca geriyi boş bırakıyor, mücadele etmek dışında defanstan da pek anlamıyor diye patlama yönü olan hızlı bir oyuncu koyacağız. maç deplasmanda, ben olsam ilkini tercih eder, yani ekstra bir önlem alırdım. sebebini hemen alt kısımda anlayacaksınız.

    sağ bek: 4 maç topuz, 6 maç da gökhan gönül sağ bekte görev yaptı. gökhan gönül ligin ilk haftasında ve son 3 haftadır oynayamadı. kesinlikle formda değil, yabana atılacak bir oyuncu değil fakat o eski korkutucu kimliğinden de uzak çünkü motive olsa dahi fizik gücü kötü durumda. topuz oynarsa bayram ederiz, kendisi tam bir kazma ve idareten oynadığı gibi görev yaptığı tüm maçlarda vasatı aşamadı. sağ bek konusunda sıkıntı yaşayan fenerbahçe'yi sol kanadımız ile yıpratabiliriz, bu yüzden de bir kanadımız görece daha ofansif, diğeri de görece daha defansif olmalı ki duruma göre görevleri değişerek takımın savunma ve hücum kurgusunu dengede tutalım. benim şahsi görüşüm bu şekilde. fenerbahçe'nin mevcut sağ bek durumundan ötürü bir ufak bir avantajımız daha var.

    orta sahaya gelirsek fenerbahçe'nin bu bölgesi tam bir çorba. (bkz: çorba). bizim defans nasıl oturmadıysa bu adamların da orta sahası oturmadı ve tamamen üst düzey forvetleri ve sağlam defansları ile işi bitiriyorlar. bakın ilk on birde başlama durumlarına göre ilk haftadan itibaren sayayım size;

    cristian-emre-alper, selçuk-meireles-alper, selçuk-meireles-holmen, selçuk-meireles-holmen, topal-meireles-cristian, topal-meireles-alper, topal-alper-holmen, selçuk-emre-cristian, topal-alper-cristian ve yine topal-alper-cristian.

    saçma değil mi? saçma çünkü ilk haftadan beri izliyorum, şu tablo kesinlikle tesadüf değil. kimse iyi oynamıyor, kimse formda değil fakat idare ederek, biraz da forvetlerin maharetine bakarak 90 dakikayı çıkarıyorlar. görüldüğü üzere son haftalarda bir mehmet topal ve cristian baroni akımı geliştirmiş sayın yanal fakat prensi alper bu maçta olmayacak. meireles falan sakatlık yüzünden bitik durumda, son 4 hafta sakattı, selçuk şahin oynarsa daha çok çekinirim yani o derece. emre ise toplamda 6 haftayı sakatlığı yüzünden kaçırdı ve o da yazdan beri formsuz, özellikle izliyorum keratayı. o yüzden orta sahadaki üçüncü eleman bu ikisinden biri olursa bence çekinecek hiçbir şey yok. bence selçuk şahin oynayacak ve eğer kalecimiz de çaylak eray işcan olursa gerçekten tedirginlik basıyor. şaka yapmıyorum, durumu biliyorsunuz.

    bence cristian yerine holmen oynamaz, 3 maçta oynadı ve hepsinde oyundan alındı çünkü iyi topçu olmasına rağmen formsuz ve tutmadı yani. baroni de kötünün iyisi olduğu için zorunluluktan şans buldu zaten, yoksa onun da oynayacak dermanı yok. bu sezon ne gollük şutlarından, ne de asistlerinden eser var, acınacak halde. baroni bitmiş. geri pas, yan pas. hiç fark yaratamadı ama sonuçta kalıplı ve teknik bir adam tabi o kadar da boş bırakmaya gelmez. fener balı bu sonuçta.

    mehmet topal çok iyi durumda. yeri geliyor orta sahada top çalıp pas yapıyor, yeri geliyor stoperi üçlüyor falan, kesin oynayacak. orta sahayı savunma yönünden bir hayli güçlendiriyor fakat bildiğiniz üzere hücum yönü sıfır. yani fenerbahçe'nin göbeği taş gibi taş.

    gelelim forvete. burayı artık biraz kısa tutacağım. kuyt tüm maçlarda oynadı, yine sağdaki yerini alır. sow 7 maçta sol açık oynadı ve çok formda, o da soldaki yerini alır. şimdi gelelim ileri uç elemanına, emenike de webo da hemen hemen tüm maçlarda oynadı. bu ne demek? fenerbahçe'nin tüm forvetleri yabancı olduğu için yedekte ekstradan bir golcü bulundurmak zorundalar ki öyle de yapıyorlar. yani yabancı sınırı fenerbahçe için 5+1, 5 yabancı ilk on birde, 1 yabancı forvet de yedekte çünkü yedeğe koyacak yerli forvet yok. emenike birkaç maçta sol açık oynayıp sıçıp batırdı, son haftalarda ileriye geçti ve açıldı. webo ise tam bir çakal. ceza sahası içinde en çekindiğim forvet türü çünkü hem ayağı iyi hem de fırsatçı. inşallah formda mormda diye emenike oynar çünkü ne yapacağını kestirmek kolay ve sadece fizik gücüyle oynuyor. topla da arası pek iyi değil.

    buradan hareketle fenerbahçe'nin muhtemel ilk on biri şöyle bir şey oluyor;

    volkan, caner-egemen-alves-bekir, topal-selçuk(emre)-cristian, sow-emenike-kuyt

    5 yabancı kuralına uyuyor, emre duygusal sebeplerden ve derin baskılardan ötürü oynayabilir diye yazdım, yoksa selçuk daha iyi durumda.

    bu durumda duruma bir de bizim taraftan bakmak lazım;

    kalede durum belirsiz. muslera oynarsa hem iyi hem kötü, oynamazsa da hem iyi hem kötü. oynarsa canavar gibi kalecimiz güven verecek ama yabancı sınırı durumu malum, oynamazsa da kalenin durumu muallak fakat en azından bir yabancı daha oynatma hakkımız olacak. iyi durumdaysa ve oynayabilirse fernando muslera oynasın, oynayamayacak ise de kesinlikle aykut erçetin oynamalı. (bkz: #1328715). bu ihtimal yabancı oyuncu sayısını değiştireceği için bizim de muhtemel on biri karman çorman edecek ya dur bakalım.

    ortada semih ve chedjou banko. beğensek de beğenmesek de başka alternatif yok. sağ beke önlem alalım dedim, iyi sağ bek oynatalım ki fenerbahçe'nin güçlü hücum elemanlarını durduralım, haliyle kesinlikle eboue oynamalı. gerçi takımda bir fenerbahçe maçında en iyi konsantre olacak adam sabri'dir ve oynarsa kendi çapında muhakkak çok iyi bir performans gösterir ama olmaz yani onu aşan bir hücum gücü var. artık eboue'ye duacıyız. sol bekte de ben olsam dany'i oynatırdım çünkü bizim sol beke değil her şeyden önce iyi ve mücadeleci bir defansa ihtiyacımız var. dany sakar ama şu an için savunma yönü iyi, hızlı ve fiziksel açıdan güçlü bir defans görünümünde. riera'nın savunma bilgisi düşük, faul yapmaya çok meyilli ve ne yazık ki formsuz. sabri'nin de dol bek performansı meşhur yani, ancak kalede muslera olursa zorunluluktan oynar ve hırsına, galatasaraylılığına duacı oluruz.

    orta sahada da bir sneijder bilmecesi var. oynarsa ne de güzel olur, fenerbahçe'nin kevgir orta sahasını tünel eder, çuval ederiz. selçuk ve melo zaten banko. melo'nun sakin olması, selçuk'un da artık selçuk'luğunu hatırlayıp bu maç fark yaratması gerekiyor. sneijder oynayamaz ise mancini'nin prensi ceyhun melo'ya partnerlik yapar, selçuk öne geçer veya yerine direkt emre çolak oynar. bu maçta emre çolak falan oynamamalı bence, umarım sneijder yetişir. yetişmezse de ceyhun'a razıyım. emre'nin oyun kuruculuğu başka maça kalsın. en azından ceyhun'un mehmet topal gibi garanti bir savunma yönü var.

    fenerbahçe'nin mevcut bek problemi yüzünden ben olsam solda bruma, sağda da umut bulut'u oynatırdım. umut hem pres yapıp caner'i darlar, hem de geriye gelip savunmaya da yardım eder. hücumlarda da gol arar yani adamın golcülüğü tescilli zaten. ideal bir savaşçı sağ kanat elemanı görünümünde şu an. bruma ise eğer kafa olarak iyiyse eleğe çevirir eleğe. konuşmamız bile saçma.

    ileride de drogba. burak'ın mevcut mental sorunları bence bu maçtan uzak dursun. bize mücadeleci adam lazım. performansı umut gibi garanti olsa onu oynatırım ama iyi durumda değil. ihtiyaç olursa ikinci yarı girer, şu an için kendisine güvenemiyorum.

    bu durumda karşımıza bir sürü türlü bir ilk on birler çıkıyor;

    aykut, sabri-semih-chedjou-eboue, selçuk-melo-sneijder, bruma-drogba-umut

    aykut, dany-semih-chedjou-eboue, ceyhun-melo-selçuk, bruma-drogba-umut

    muslera, sabri-semih-chedjou-eboue, ceyhun-melo-selçuk, bruma-drogba-umut

    muslera, dany-semih-chedjou-eboue, ceyhun-melo-selçuk, burak-drogba-umut

    yani, işin yorum kısmı tamam fakat ilk on bir kurmak hem yabancı sınırından, hem de sakatların belirsizliğinden ötürü şu an için çok çok zor. belki hakan balta iyileşip efsane bir geri dönüş yapar kim bilir? sonuçta adam fenerin gizli kocası ama rakibimiz için yapmış olduğum analizin arkasındayım.
  • http://resmim.org/i/37346409.jpg

    şu yukarıda ki malum resmi görünce delirdiğim maç. yahu adamlarda ki laubaliliğe bakar mısın? derbi maçına çıkacaklar, üstelik kritik bir maç ama adamlar nasıl olsa kesin yeneriz diye gol sevinci çalışması yapmışlar ciddi ciddi.

    afedersiniz ama zikerim böyle aşkın ızdırabını. fener yener diyordum, fikrimi değiştirdim. mancini veya tugay'ın yerinde olsam, şu görüntüyü bütün takıma izlettiririm. elim ayağım boşaldı sinirden yeminle. bu ne cürret arkadaş ya?

    fikrimi değiştirdim az önce söylediğim gibi. bu maçın favorisi fener ve talih şu an için onlardan yana. ama bu maçtan puan alıp dönmezseniz, yazıklar olsun. şu adamların şu pervasızlığını, şımarıklığını ödettirmezseniz hepinize yazıklar olsun. şampiyon mampiyonda olamayın istemiyorum ama şunlara şu hareketlerin bedelini ödetin.

    başka sözüm yok hakim bey.
  • eğer ki teknik kadro son haftalarda oynadığımız burak-drogba-sneijder-umut dörtlüsüyle maça çıkartırsa takımı allah yardımcımız olsun. allah muslera'ya güç kuvvet versin. söyleyecek başka sözüm yok bu maçla ilgili. geçen sene fatih terim kadıköy'deki maçta durup dururken takımı bozup elmander-burak-drogba ile sahaya çıkmıştı. kalelerine zor gittik adamların.

    bir şeyi kabul edelim. derbi maçların da özellikle kadıköy'de en rezil hallerinde bile adamlar bize karşı farklı ve inanılmaz hırslı oynuyorlar. herşey bu kadar açıkken takımın bütün hücumcularını sahaya sürüp allah allah diye saldırtmanın bir anlamı yok. juventus maçında nasıl oynadıysak bu maçta da öyle oynamalıyız. ne zaman galibiyet için gittiysek kadıköy'e rezil bir futbolla mağlup olup döndük. işimiz zor ve inşallah bu sene şeytanın bacağını kırarız artık. ama bütün hücumcuları sahaya sürerlerse ve bir sol bekimizin olmadığı rezil savunma hattımızın halini gördükten sonra işimiz çok zor olur.
  • sadece 4 tane forveti aynı anda sahaya koyarak her maç en aşağı 2 tane gol atan bir rakibimiz var. bu adamlar iyi de oynasa, kötü de oynasa 2 golleri var kesinlikle. o forvetlerin sahada bulunması 2 golün atılması için yetip, artıyor. bunun yanı sıra bizim de evlere şenlik bir savunma anlayışımızın olduğunu düşünürsek, işimizin hiç kolay olmadığı gayet açık. ayrıca şu anda fiziksel durumları bizim takımdan kat be kat ötede. çok enerjik oynuyorlar. bizim galip gelmemiz için, sneijder ve drogba'nın maça bütün ciddiyetlerini vermeleri gerekiyor. zira her türlü gol yiyeceğiz. o açığı kapatmak da bu iki oyuncuya düşüyor. iyi oynayan drogba ve sneijder, bizim de en az 2 gol atmamız anlamına gelecektir ki, bu da bize puan almamız için gerekli imkanı verecektir. sneijder oynar mı, oynamaz mı bilmiyorum ama, oynarsa da bruma kesinlikle oynatılmalıdır. oyunu karşı tarafa yığacak ve rakibin bekine kart aldırabilecek tek oyuncumuz kendisi ne de olsa. maça favori olarak çıkmayışımız, bizim için avantaj. futbolcular işlerini daha da ciddiye alırlar. ama geçtiğimiz iki sezon boyunca yaşadığım derbi rahatlığını yaşayamıyorum bu maç için. birilerinin mancini'ye umut'u sağ, burak'ı da sol açık olarak oynatmaması gerektiğini söylemesi gerekiyor acilen. bu maç oyuncuları yeni pozisyonlarına alıştırma, adapte olmalarını sağlama maçı değil. drogba'nın tek forvet olacağı, bruma ve engin'in kanatlarda yer alacağı bir düzende çıkması gerekiyor kesinlikle. maçın gidişatına göre umut ve burak alternatiflerini düşünebiliriz. ha bu arada sabri ve emre çolak'ın maç günü florya'daki odalarında dinlenmeleri sağlanmalıdır. zira bu tip yetenek fakiri oyuncular yüzünden 14 senedir yenemiyoruz bu adamları deplasmanda. sahalarında kupa kaldırdık, ancak hala galip gelemedik. takımın tüm uluslararası oyuncuları aynı anda sahada yer almalıdır. gerekirse gökhan - semih - hakan balta üçlüsü yan yana oynasın. hücum hattımızı dengeli oluşturabilirsek, kazanma şansımız onlardan yüksek olacaktır. çünkü gerçekten karambol futbolu oynuyorlar, duran toplar ve son saniye şutları olmasa, ersun'un gelecek hafta maçtan sonra istifa edip, etmeyeceği tartışılıyor olacaktı şu anda. futbol böyle bir oyun işte. bu sene, her sene olduğundan daha ballılar ve işleri hiç ters gitmiyor. biz ise tam tersi bir durum içindeyiz. her şeye rağmen allah utandırmasın, başımız dik gidip, dik dönelim evimize.
  • bizim gram motivasyonumuz yokken fenerliler sağolsunlar havaya sokuyorlar. gol sevinçleri, yok ben drogba'ya gol attırmamlar falan. zorla bizi de takımı da motive edecek bu mallar. bu okuduklarımızı drogba da okuyordur. eğer topla beraber sokmazsa kaleye alves'i yazıklar olsun. eğer selçuk, burak, semih sow'a lafını yedirmezse onlara da yazıklar olsun. o ayağını kırar yine ona gol sevinci yaşatmazdım.

    kopenhag maçından sonra normal olarak bir umutsuzluk var ama takımın karakter koymasını bekliyorum. bu karaktersizleri yenmek için bu yeterli.
  • havaya girersen, macar basınının da dediği gibi, galatasaray-siker.

    1. "drogba'ya gol attırmayacağım. atarsa hepinize benden yemek." diego alves
    2. "galatasaray'a 'senin krallığın bitti.' diyeceğiz." diego alves
    3. "galatasaray'a şans tanımayacağız." ersun yanal
    4. "kazanacağımızı düşünüyorum." caner erkin
    5. "galatasaray'a darbe vurmak için en iyi zaman." dirk kuyt
    6. meireles'in instagram'da 6 işareti yapıp paylaşması.

    iki lafından biri puan farkı 9 olursa/olacak olan bu hadsizleri, kendilerine aşırı güvenen taraftarlarını ve hatta sana güvenmeyen taraftarlarını göt edeceksin, etmelisin galatasaray.

    kolay gelsin onun bunun çocukları, yarın galatasaray hesabı kesmeye geliyor.

    not: ben de galibiyete inanmıyordum, hıncal stayla totem yapıyordum ama sikerler. yetti lan bu densizliği her sene çektiğimiz.
  • izlemeyenler için kısa kısa notlar aktaralım ki dengesiz taraftarların kör gözlerinden yansıyan yorumlara aldanıp hırslanmasınlar:

    - maçın daha başınd fenerli burak'a tekme attı taç çizgisinde. hakem taç verdi.
    - gökhan gönül denen topçucuk kendini yere atıp penaltı bekledi. vermeyen hakeme koşup "kuran kerim çarpsın"la başlayan bir şeyler söyledi.
    - baroni denen topçucuk kullanacağımız serbest vuruşta gelip selçuk inan'ın ayağının dibindeki topa tekme attı. onu iterek tepki gösteren selçuk'la dalaşırken, olaya webo karıştı, selçuk'u provake etti.
    - chedjou ayağı kayıp düşerken topa hafif elini açtı. hakem penaltı verdi. başka maçta adam mecburen topun üstüne düştü hafif açması normal diyip vermese bişi demezdim. ama penaltıya da bişi denmez.
    - oyuncularımız devamlı kayıp düştüler.
    - egemen drogba'yı tahrik edip duruyor.
    - alves bir pozisyonda arkasından koşan drogba'nın bir saniyelik formasından geri çekmesini öne doğru atlayarak reaksiyon gösterdi.
    - semih 3 metreye zıpladı sow veya webo'nun üstünden gayet nizamiydi. hakem faul verdi. bu tarz birkaç temiz hamleye daha faul verdi.
    - selçuk ve eboue'yi arkadan biçen caner ve emre'ye kart gösterilmedi.
    - drogba 35 metreden serbest vuruş vurdu, volkan iki hamlede durdurdu. pozisyon 1.
    - bruma ceza sahasını çaprazında drogba'ya pas verdi, kaleyi denedi. volkan güçlükle çeldi. seken top burak'a geldi ama ofsayttı.
    - drogba daha yakında bir serbest vuruş daha kullandı. az farkla outa çıktı.
    fenerbahçe bir iki yan top ve çaprazdan gökhan gönül şutu dışında bişi yapmadı.

    ilk yarı sonucu: futbolun tanrıları bize biraz ayıp ediyor açıkçası. takım maç öncesi milletin yerdiği gibi değil, dengeli oynuyor diyebiliriz. ama kanatlar çalışmıyor. bilindik arızalar.