ulan bu adam hani duygusuz herifin tekiydi. futbolu bırakırken gözyaşlarına hakim olamamış. gençliğimizin, çocukluğumuzun bir kahramanı daha futbola veda etti. ibra'yı böyle görmek beni bile etkiledi. zamansız geçen giden yıllar işte. ibra golleri diye bir kategori vardı. hala attığı çoğu golün bir tane daha aynısı atılmadı. belki farketmiyoruz ama o sevdiğimiz futbol yavaş yavaş gözümüzün önünden silinip gidiyor.
2582
gereksiz egosu, irrite edici tavırları bana uygun olmayan davranışları ile hiçbir zaman sevemediğim futbolcu. futbolcu yeteneklerine asla laf edemem. bundan sonra teknik adamlık yapar mı bilemem ama bu ego ile yaparsa çok enteresan şeyler izleriz :)
2583
uefa, şl'de attığı bütün gollerin videosunu hazırlamış.
bu narşistlikle teknik direktörlük hayatında tudor'dan öteye gidemez.
2585
baba bu dünyaya gelmiş geçmiş en başka santraforlardan biriydi. tekvando skillerini futbolda kullansam ne olur acaba diye düşünüp yeşil sahalarda görülmesi imkansız ne kadar vuruş varsa hepsiyle gol attı, yerden 1 metre havadayken topuğunu ensesi hizasına getirip topa kuvvet uygulayarak gol attı bu adam. benim gördüğüm en ikonik futbolculardan biri, çok başka severim kendisini.
ingiltere'ye attığı meşhur golü bu sene en son haaland denedi, topu yetiştiremedi. bence kendisini anlatmak için kafi. böyle adamların futbol sahnesinden yavaştan silinmesi gerçekten üzüyor. hem zlatan henüz genç bir yaşta (!) bıraktı futbolu. 45 görür diye bekliyordum ben.
uzun lafın kısası, sevgili futbol baronları size sesleniyorum: ben ibra görmüşüm, totti görmüşüm, ronaldinho görmüşüm, lampard görmüşüm, drogba görmüşüm, henry görmüşüm, eto'o görmüşüm. bana kalkıp da haaland'mış mbappe'ymiş falan pazarlamaya çalışmayın, gidin kendinizi avutun süper yıldız bunlar falan diye..
zlatan, seni de dediğim gibi çok başka seviyorum, bence gelmiş geçmiş en iyi santrafor sensin abi, ne zaman canım sıkılsa açıp açıp gollerini izleyeceğim, gözümüz gönlümüz açılır fena mı :)
allah kahretsin ki eskiye özlem duyuyoruz. neler izledik ya biz zamanında.
2588
dursun özbek, birinci döneminde erden timur ile birlikte olsaydı kendisini galatasaray formasıyla izleyebilirdik belki de. her yerde ibrahimovic konuşuyorduk o dönem. yönetimin çapı yetmediği için alamamıştık ibrahimovic'i. https://www.youtube.com/shorts/OXeC9cRwBNE
2589
bana göre dünya tarihinin gelmiş geçmiş en iyi santrforu. o boya sahip birinden pivot santrfor olmasını beklersiniz ama bu abimiz çok süratliydi. dribblingciydi ve hakkını vere vere oyun kurucu forvet oynayabilecek seviyede topa hakimdi.
o boyla o fiziksel estetiği, o topla ilişkiyi başka adamda görmedim. adamın topuğu bizim hali hazırda oynayan oyuncularımızdan bazılarının ayak içinden iyiydi yahu. yaşayan efsanedir. ayrıca çok ikonik adam gerçekten.
2590
benim nezdimde son 20 yılın en iyi santrafodur.
bazıları çıkıp sövmesin diye peşinen söylüyorum. messi, henry ve son zamanlarına kadar ronaldo santrafor değillerdir. forvetlerdir. ben santraforlar arasından bahsediyorum.
lebron'un (evet lebron james) ona gönderdiği formayı imzalayıp lebron'a geri göndermiş. manyak adam..
2593
ilk dursun özbek döneminin en iyi oyalama taktiğiydi. aylarca da idare etti. döndük dolaştık 2024 yılında yine aynı döngüye farklı farklı oyuncularla giriyoruz. üstelik bu oyuncular ibra'nın krampon bağcığı olamaz. en azından bir tane podolski indirsek bari.
şampiyonlar ligi şampiyonluğu, altın ayakkabısı, şampiyonlar ligi gol krallığı olmayan eski forvet. ama kimsede olmayan bir çene var kendisinde.
2596
en iyilerden biri olması için şampiyonlar ligi şampiyonluğuna, altın ayakkabıya, şampiyonlar ligi gol krallığına ihtiyacı olmayan efsane. 42 yaşına kadar en üst liglerde oynayabilecek bir fizik ve tekniğe sahiptir.
2597
yürüyen "ego".
ben zamanında biyografi kitabını okuduğumda bir kere daha hayran kalmış ve anlamıştım neden böyle biri olduğunu. zor ve fakir bir hayat. türklere sempatisi olduğu söylenmesi her gün eve parası olmadığından antrenman çıkışı çaldığı bisikletle 2 saat pedal çevirerek döndüğünde dolabı açtığında alkolik babasının 2 kutu birasından başka bir şey olmadığından bunu bilen üst komşuları olan bir türk ailenin annesinin onun kapısını çalarak onu kendi çocuklarından ayırmadan sofralarına davet etmesidir. hayatı sokaklarda kavga dövüş ile geçmiştir. o yüzden bu kadar hırçın olmasını hiç garipsemiyorum. asla kendini ezdirmemiş, kavgadan kaçmamıştır çocukluğunda.
kendi anlattığı olayda; milano'ya geldiğinde evi döşemesi için eşine telefonda evi ikea'dan döşemesini söyler. menajeri " modanın başkenti milano'dasın ve artık milyonların var. zenginsin. neden ikea'dan alışveriş yapıyorsun der" o da " aptallar lüks mağazalardan, akıllılar ikea'dan alışveriş yapar." diye cevap verir ama bu tutumluluğunu araba konusunda asla göstermez. çünkü en büyük keyfi arabalardır.
emekli olmadan formamızı giymesini en çok istediğim isim kendisiydi.
2598
attığı spektaküler gollerin bir benzerini atacak forvet hiç çıkmadı. bu özelliği ibra'yı diğer efsanelerden ayıran yegane şey. izlemek büyük keyifti.
2599
bugün rüyamda görmemle yetinmemiş bir de sözlükte gündemde en başta karşıma çıkmıştır. rüyamda ben de oyuncuydum sanırım. antrenmanda biri bana sallıyor. sonra ben ''hangi lavuk (ya da daha ağır bir şey de söylemiş olabilirim) söyledi lan onu? dediğimde zlatan'ın söylemiş olduğunu anlamamla bir yutkunduydum.
bela adam. sevdiğim forvetlerden.
2600
dünya tarihinin en ikonik ve en unutulmaz golcülerinden biridir.